Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1696 E. 2026/1926 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1696
- Karar No
- 2026/1926
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1696
KARAR NO: 2026/1926
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/06/2026
ESAS NO: 2026/177
KARAR NO: 2026/544
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 08/10/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firma aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin takibe itiraz ettiğini, davacı şirketin sakatat işleri ile uğraşan bir şirket olduğunu, işkembe makinesi için davalı şirket ile anlaşıldığını ve ... tarihinde 40.000,00-TL, ... tarihinde 10.000,00-TL, ... tarihinde 10.000,00-TL ve ... tarihinde 5.000,00-TL olmak üzere toplam 65.000,00-TL'yi işkembe makinesi avans ödemesi olarak davalı şirketin banka hesabına gönderildiğini, davalı şirketin makineleri teslim etmediğini, avans olarak ödenen paranın da iade edilmediğini, bu nedenle davacı şirketin ihtarname ile işkembe makinesinin teslimini aksi halde ödenen 65.000,00-TL'nin iadesinin talep edildiğini, daha sonra davalı şirketin ihtarnameye verdiği cevaba ilişkin olarak işkembe makinesinin alımından vazgeçildiğini ve ödenen 65.000,00-TL'nin davacı tarafa teslimini içerir ihtarname keşide edildiğini, bu şekilde davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünü, davalı şirketin cevabi ihtarnamelerde makine satışı için para aldığını, makineyi davacı tarafa vermediğini tevrilli olarak ikrar ettiğini, bunun üzerine başlatılan icra takibini de haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiği iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 65.000 TL'lik iadesi yapılmayan avansa dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığını, anılan takibe karşı borcun bulunmaması nedeni ile yetkiye ve borca itiraz edildiğini, davaya konu takibin mükerrer bir takip olduğunu, aynı alacağa konu görülüp karara bağlanan davada 65.000,00-TL Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, anılan takibe itiraz edilmesi üzerine İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/382 E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının davalı şirketin temerrüde düşürülmemiş olması nedeni ile reddedildiğini ve anılan kararın kesinleştiğini, davacının daha önce aynı alacağa konu icra takibinde yetkili icra dairelerinin Gaziosmanpaşa İcra Daireleri olduğunu kabul etmiş olduğunu ancak işbu mükerrer takipte kabul etmemiş olmasının kabul edilemez olduğunu, davalının cevabı ihtarname ile davaya konu makinenin bedelinin Ekim 2020 tarihinde geçerli olan 175.000,00-TL olduğu, davacının ise avans olarak alınan 65.000,00-TL'yi dahi 2020 yılı içerisinde parça parça ödemiş olduğunu ve anılan bedelin enflasyon karşısında erimiş olmasından kaynaklı olarak makine bedelinin 210.000 TL+KDV olduğunu ancak bakiye 145.000,00-TL+KDV'nin ödenmesi halinde makinenin davacıya teslim edileceğinin ihtar edildiğini, davacının makine alımından vazgeçtiği ihtarına karşılık cevabi ihtarda 2.5 yıldır davacının talebi üzerine üretilmiş olan makinenin bekletilmekte olduğunun bildirilerek ortada haklı bir neden mevcut değil iken makinenin alımından vazgeçilmesinden kaynaklı davalı şirketin zararlarına karşılık olarak yetersiz de olsa fazlaya dair hak ve taleplerin saklı tutularak 65.000,00-TL'lik avans ödemesinin davalı şirket yedinde tutulacağının davacıya ihtar edildiğini iddia ederek davanın reddine karar verilmesini, davacı hakkında alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...taraflar arasında makine alım-satımına ilişkin sözleşmenin var olduğu, davalı tarafça dava konusu makinenin teslim edilmemiş olduğu, davacının davalıya 65.000 TL ödeme yapmış olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı sözleşmeye konu makine için avans olarak ödediği 65.000,00 TL ödemenin iadesini talep etmekte, davalı ise değişen ekonomik şartlar karşısında güncellenen fiyattan ödeme yapılması karşılığında makinelerin teslim edileceğini talep edilen tutarın ödenmesi halinde makinenin davacıya teslim edileceğinin ihtar edildiğini, davacının makine alımından vazgeçtiği ihtarına karşılık cevabi ihtarda 2.5 yıldır davacının talebi üzerine üretilmiş olan makinenin bekletilmekte olduğunun bildirilerek ortada haklı bir neden mevcut değil iken makinenin alımından vazgeçilmesinden kaynaklı davalı şirketin zararlarına karşılık olarak yetersiz de olsa fazlaya dair hak ve taleplerin saklı tutularak 65.000,00-TL'lik avans ödemesinin davalı şirket yedinde tutulacağının davacıya ihtar edildiğini iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190/1. fıkrasında, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, benzer düzenlemeye, TMK'nun 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbirinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, davacı cevap dilekçesinde enflasyon karşısında eriyen bedele karşılık yeni bedelden talepte bulunduğunu ikrar ettiği, bu sonuçtan yola çıkılarak eldeki davada makinelerin bedellerinde değişiklik yapılacağı ve bu bedel üzerinde ödeme yapılacağının ispat külfetinin davalıda olduğu, cevap dilekçesinde yemin deliline dayanılmamış olduğu anlaşılmakla teslimi gerçekleşmeyen makinalar için yapılan ödemeler yönünden davacının alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 65.038,29-TL üzerinden İPTALİNE, 65.000,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda avans faiz uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen 65.038,29-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kesin hüküm nedeni ile davanın reddi gerektiğini, ilk derece Mahkemesi tarafından kesin hüküm davanın tarafları, konusu ve sebebi yönünden ayrı ayrı irdelediğini ancak tamamen eksik ve hatalı bir şekilde değerlendirme yapıldığını, zira mahkemece, iki davaya esas olan icra dosyalarının farklı icra müdürlüklerinde açılmış olması farklı dava konusu olarak değerlendirildiğini, davacının kendisi bile icra takiplerinin konusunun aynı olduğunu kabul etmiş iken, her iki icra takibinin konusunun 65.000 TL'lik avansın iadesine yönelik olduğu bu kadar açık iken her iki davanın konusunun birbirinden ayrı olduğunu belirtmek açıkça görüneni yok saydığını, ayrıca İstinaf ilamında her iki davanın konusunun ve taraflarının aynı olması halinde maddi anlamda kesin hüküm oluştuğu açıkça belirtmekte olup bu durumun mahkemeleri bağlayacağını, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı da kesin hüküm olup ilk derece mahkemesini bağlaması nedeni ile yeniden hem de aksi yönde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının haklı bir sebebi olmaksızın sözleşmeyi feshetmek istemesi sebebi ile müvekkil zarara uğradığını ve mahkemece bu husus hiç bir şekilde irdelenmediğini, Kesin hükme konu İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı, taraflar arasında teslime ilişkin bir vade belirlenmediği, davacı tarafça avans ödemesi yapıldığı ancak satış bedelinin tamamının ifa edilmediği, davalının malın teslimi konusunda temerrüde düşürülmediği tespit edildiğini ve karar bu şekilde kesinleştiğini, buna rağmen davacı tarafından Kayseri ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yine tamamen kararın yanlış bir şekilde algılanması ile sanki makinenin tüm bedeli 65.000 TL imiş gibi davaya konu işkembe makinesinin kendilerine teslimini aksi takdirde 65.000 TL'lik ödemenin iadesi talep edildiğini, Beşiktaş ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı cevabı ihtarname ile davaya konu makinenin bedelinin Ekim 2020 tarihinde geçerli olan 175.000 TL olduğu, davacının ise avans olarak alınan 65.000 TL'yi dahi 2020 yılı içerisinde parça parça ödemiş olduğu ve anılan bedelin enflasyon karşısında erimiş olmasından kaynaklı olarak makine bedelinin 210.000 TL+KDV bedelinde olduğu ve ancak bakiye 145.000 TL+KDV'nin ödenmesi halinde makinenin davacıya teslim edileceği ihtar edildiğini, bunun üzerine Kayseri ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafından makinenin süresinde teslim edilmemiş olması ve oluşan fiyat farkı nedeni ile makinenin alımından vazgeçilmiş olduğu ve tekrar 65.000 TL'lik ödemenin iadesi talep edildiğini, işbu ihtara cevaben Beşiktaş ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 2.5 yıldır davacının talebi üzerine üretilmiş olan makinenin bekletilmekte olduğu bildirilerek ortada haklı bir neden mevcut değil iken makinenin alımından vazgeçilmesinden kaynaklı müvekkil şirketin zararlarına karşılık olarak yetersiz de olsa fazlaya dair hak ve talepleri da saklı tutularak 65.000 TL'lik avans ödemesinin müvekkil şirketin yedinde tutulacağı davacıya ihtar edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından ise davadaki makinenin bedelinde değişiklik yapılacağı ve bu bedel üzerinde ödeme yapılacağının ispat külfetinin müvekkil şirkette olduğundan bahisle teslimi gerçekleşmeyen makineler için yapılan ödemelerin iadesi gerektiği yönünde kanaat bildirildiğini, oysa ki TBK madde 106 uyarınca "Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur." davacıya makinenin tesliminin talep edilmesi karşısında bakiye bedelin ödenmesi halinde makinenin teslim edileceği ihtaren bildirilmiş; lakin davacı bakiye bedeli ödememek için makineyi teslim almaktan vazgeçtiğini ve yerine avans iadesi talep ettiğini, oysa ki müvekkil, davacının talebine uygun olarak ve sözleşmenin ifa edileceğine güvenerek makineyi üretmiş olup bu yönde harcama ve masraf yapmış aynı zamanda bu kadar uzun süre için de makineyi muhafaza etmek zorunda kaldığını, dava konusu makinenin bir 3.kişiye satılıp satılamayacağı dahi somut durumda belli olmadığını, davacı, haksız ve kötüniyetli olarak müvekkilin hiçbir kusuru olmaksızın dava konusu makineyi almaktan vazgeçtiğini, her iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler uyarınca müvekkil şirketin bu zararının tazmini gerekmekte olup bu nedenle davacının herhangi bir para iadesi talep hakkı bulunmadığını, mahkemece bu durumda yapılacak iş, satış sözleşmesinin yapıldığı tarihteki değeri ile davacı tarafından makineden vazgeçildiği tarihteki değerinin tespiti ve bu aradan geçen zamanda müvekkilin bu makineyi satamamış ve yedinde deposunda tutmuş olmasından ve satamama ihtimalinden kaynaklı olarak uğrayacağı zararın tespiti iken sanki davacı sözleşmeyi fesihte haklı imiş gibi ödediği paranın iadesine karar verilmiş olması adalet ve hakkaniyet ile bağdaşmadığını, kaldı ki ilk derece mahkemesi 21/01/2025 Tarihli celse de davacı tarafa sözleşmeden dönme konusunda kusurlarının olup olmadığı yönünde yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının huzurdaki davacı vekiline ihtarına yemin edip etmeyeceği, edecekse yemin metni hazırlaması konusunda ara karar oluşturulduğunu, davacı taraf yemin teklif etmeyeceğini bildirerek yemin metni hazırlamadığını, HMK madde 229 uyarınca "Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. Kendisine yemin iade olunan kimse, yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır." bu durumda davacı, sözleşmeden dönme konusunda kusuru bulunmadığını ispatlayamadığını, kaldı ki dosyada bu konuda başkaca bir delil de olmadığını, ilk derece mahkemesi ise bu konuyu tamamen unuttuğunu, davacının kusurlu bir şekilde sözleşmeyi feshetmiş olduğu hususunun artık dosyada ikrar edilmiş olması karşısında bu konuda herhangi bir inceleme yapmamış ve alelacele ilk celse karar verdiğini, bu hali ile dosya eksik kalmış ve gerçekten haklı ve alacaklı taraf belirlenmediğini, bu çerçevede Yerel Mahkemece her şekli ile usule aykırı ve eksik inceleme ile yapılan yargılama neticesinde hatalı ve eksik değerlendirmelere havi gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması anılan kararın ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini gerektirdiğini, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.06.2026 tarih ve 2026/177 E. - 2026/544 K. Sayılı ilamının usul ve yasaya aykırı olması sebebi ile gerek tarafımızca bildirilen gerekse de başkanlıkça re'sen takdir edilecek sebeplere binaen yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf beyanlarının kabulü mümkün olmayıp esasa hiçbir etkisi bulunmadığını, bu nedenle haklı davamıza ilişkin verilen sayın yerel mahkeme kararının ivedilikle onanması gerektiğini, davalının istinaf incelemesi yönündeki taleplerinin sadece davayı uzatmaya matuf olduğundan reddine, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/177 esas - 2026/544 Karar sayılı kabul kararının ivedilikle onanmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, ticari satış sözleşmesi kapsamında avans olarak gönderilen paranın tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/382 E sayılı dosyasında yapılan yargılamada verilen karar usulden red kararı olup uyuşmazlığın esasına ilişkin olmadığından ve bu dava yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği de gözetilerek ispatlanan alacak üzerinden davanın kabulüne ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 16/06/2026 tarih ve 2026/177 E - 2026/544 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 4.440,15 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.110,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.330,11 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 08/10/2026