Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2253 E. 2026/1970 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2253
- Karar No
- 2026/1970
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/2253
KARAR NO: 2026/1970
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHi: 28/07/2026 ara karar
NUMARASI: 2026/762 Esas
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/10/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 13/10/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde:
"1-) Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ... tarihinde " ... Sözleşmesi" imzalanmıştır. Sözleşme dilekçe ekinde sunulmuştur. (Ek-1) Bu sözleşmeye göre, müvekkil firma davalıya 1200 Ton Elma teslim edecektir. Bunun karşılığında da davalı firma, ödenecek bedelin %30'nu elmaların sarımından sonraki ilk iki haftada yapacak ve yine davalı firma kalan %70 bedeli de 45-90 gün vadeli şirket çekleri ile ödemeyi vaat etmiştir. Müvekkil firma, sözleşmede belirlenen şekilde davalı firmaya 1000 Ton elma paketleyerek teslimat yapmıştır. Ancak davalı firma ödemesi gereken bedelin sadece 1/3 nü ödemiş ve kalan bakiye bedeli halen ödememiştir. Sözleşmeye göre ödeme yapması gereken 2/3 bakiye bedelin dava tarihindeki değerinin ne olduğunun sayın mahkemece belirlenmesini talep ediyoruz.
2-) Davalı firma ile müvekkil şirket arasındaki sözleşmede davalı firma adına diğer davalı ...imza atmıştır. Davalı ... 02/09/2025 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadede de "... isimli şahsı yanında çalıştığım için tanırım. Kendisinin bilgisi dahilinde resmi olarak ... Tarım Meyvecilikin kutu içerisine yapılmak üzere 1.000-1.100 ton arası elma almış bulunmaktayım. Ayrıca çalıştığım dönem boyunca ... şirketinin bütün elmasını ben alıp, anlaşmalarını imzalayıp şirket yetkilisi ... ye atmışımdır. Bu ticarette diğer ki ticaretler gibi aynı olup ticaret başlamıştır. Elma alışverişinde anlaşıldıktan sonra ...telefon açılıp, whatsapp üzerinden resmi anlaşma ... nün şahsi numarasına atılıp ... tarım yetkilisi olan ... ile telefonda konuşup pazarlık bitmiştir" şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Bu nedenlerle ...da işbu davada davalı olarak eklenmiştir. Davalı ... söz konusu ifadelerinin devamında davalı firma sahibinin müvekkil şirkete borcunu ödemediğini de anlatmaktadır. Davalı ... 'un ifade metni dilekçe ekinde sunulmuştur.(Ek-2)3-) Davalı şirket ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamamıştır. Anlaşmazlık tutanağı da dilekçe ekinde sunulmuştur. (Ek-3) Müvekkil şirket, taraflar arasındaki sözleşmeye göre üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesine rağmen davalı şirket üzerine düşen edimi ifa etmemiştir. Yukarıda izah edilen hususlar ışığında, iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, belirtilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile, Öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne; Müvekkil şirketin davalıdan olan alacağının şimdilik 1000 TL'nin (şimdilik belirsiz alacak davası, alacak belirlendiğinde artırılmak üzere) en yüksek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİL EDİLEREK MÜVEKKİL ŞİRKETE ÖDENMESİNE, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine" karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk derece Mahkemesi 28/07/2026 tarihli gerekçeli ara kararı ile;" İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilen bir seçenektir. İİK'nun 257/2. maddesindeki hususlar, bir vakıaya veya üçüncü kişilerle yapılan işlemlere dayandığından, bu konuda mahkemeye kanaat verilmesi için gerekli her türlü delilden yararlanmak mümkündür. Özellikle resmi makamlar tarafından düzenlenen ve bu konudaki tespitleri içeren resmi belgelerin dikkate alınması olanaklıdır.Dava dilekçesi incelendiğinde, ihtiyati haciz talep edenin, aleyhine talep ettiği kişiden alacağının varlığını ve miktarını gösterir, daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğunu ispat etmeye elverişli, yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmaması ve alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi , ayrıca dava değeri azlığı nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş "1-Davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.İhtiyati haciz talep eden davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ;
"1-) İcra ve İflas Kanunu'nun 257. Maddesi kapsamında "yaklaşık ispat" koşulu gerçekleşmiştir. somut olayda yerel mahkeme tarafından ihtiyati haciz talebimizin reddi gerekçesi esasen usul ve yasaya aykırı olduğunu, İİK'nun 258/1. maddesi hükmü gereğince, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının tam bir ispat yükü altında olmadığı, yalnızca "yaklaşık olarak" mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermesinin yeterli olduğu açıkça düzenlenmiştir. Mahkemenin ret gerekçesinde yer alan "alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi, ihtiyati haciz talep edenin, aleyhine talep ettiği kişiden alacağının varlığını ve miktarını gösterir, daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğunu ispat etmeye elverişli, yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmaması ve alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi , ayrıca dava değeri azlığı nedeniyle" gerekçeleri, ihtiyati haczin doğasına ve kanun koyucunun amacına tamamen aykırıdır. Zaten alacak hakkında bir uyuşmazlık bulunduğu ve mahkeme önünde bir yargılama yürütüldüğü için ihtiyati haciz talep edilmektedir. Eğer alacak tamamen çekişmesiz, likit ve yargılamayı gerektirmeyecek kadar net olsa idi, doğrudan icra takibine geçilir veya ilamsız icra yolları tüketilirdi. Yargılamayı gerektirmesi, alacağın miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi ve dava değeri azlığı gibi hukuki olmayan gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi, ihtiyati haciz müessesenin kanundaki varlık sebebini tamamen ortadan kaldırmaktadır. dava dosyasına sunulan deliller yaklaşık ispat için fazlasıyla yeterlidir. sayın mahkeme tarafından diğer delillerimiz de dosya kapsamına dahil edilmek sureti ile karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ihtiyati haciz talebimizin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, dava dilekçemiz ve ekinde sunduğumuz sözleşme , ifade tutanağı , yazışmalar ve diğer delillerimiz birlikte değerlendirildiğinde, alacağımızın varlığı ve muaccel olduğu hususunda mahkemenizde yaklaşık bir kanaat oluşturacak düzeydedir. Yargıtay dairelerinin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere; ihtiyati haciz talep edenin, davanın esası hakkında kesin delil sunması beklenemez; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerin uyuşmazlığın varlığını ve alacağın muhtemel olduğunu göstermesi yeterlidir. davalının mal kaçırma ve hakları ihlal etme riski bulunmaktadır. işbu nedenle ihtiyati haciz talebin kabulüne karar verilmesi elzem olduğunu, borçlunun ekonomik durumu, piyasadaki borç sirkülasyonu ve müvekkilimize karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmemesi, ileride ilam alacaklısı olmamız durumunda haklarımıza kavuşmamızı imkansız hale getirme riskini beraberinde getirmektedir. İhtiyati haciz kurumu tam da bu gibi durumlarda alacaklının alacağına kavuşmasını güvence altına almak için ihdas edilmiştir. Talebimizin reddedilmesi halinde, ileride kazanacağımız ilamı infaz edememe tehlikesi doğacak ve telafisi imkansız zararlara yol açacağını, izah edilen ve mahkemece re'sen nazara alınacak hususlara binaen ; itirazın KABULÜNE, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/762 Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın KALDIRILMASINA, Borçlunun yedinde ve üçüncü şahıslardaki tüm taşınır, taşınmaz malları ile hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA karar verilmesini " ileri sürmüş ve talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :Dairemizce HMK 355. Maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden inceleme yapılmıştır.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı incelendiğinde; İşbu derdest dava konusu bir miktar para alacağı yönünden olmak üzere, ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenmiş olan ihtiyati haciz yönünden davacı vekilinin söz konusu ihtiyati haciz talebinin kabulü için İ.İ.K 257 v.d. maddeleri gereğince alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyetine dair hususlar yönünden yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların mevcut dosya kapsamına göre bulunmadığı, zira bu aşamadaki mevcut derdest dava dosya kapsamı itibariyle ekli olarak sunulan beyan ve belgelerin içeriğine göre İİK 257 vd maddeleri uyarınca istenen ihtiyati haczin kabulü için yaklaşık ispata yeterli olmadıkları anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle dosyaya sunulan mevcut beyan ve belgelerin bu aşama itibariyle İ.İ.K. 257. Maddesi gereğince ihtiyati haczin kabulü için, alacağın varlığı,miktarı ve muacceliyetine dair hususlar yönünden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata yeterli olmadıkları anlaşıldığından söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği soncuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Kayseri 1. Asliye Ticaret mahkemesi'nin istinafa konu edilen 28/07/2026 Tarih ve 2026/762 ESAS sayılı ARA KARARININ hukuka uygun olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.13/10/2026