Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1166 E. 2026/1131 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1166
Karar No
2026/1131
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1166

KARAR NO : 2026/1131

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/06/2026

NUMARASI : 2026/551 Esas, Derdest

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının 23.11.2020 tarihli ... Sözleşmesi’nden doğan yükümlülüklerini gereği gibi ve süresinde yerine getirmemesi nedeniyle, şimdilik 100.000 TL maddi zarar ile 1.826.000,00-TL tutarındaki sözleşmesel gecikme cezasının ticari avans faizi ile birlikte tahsili, eksik ve ayıplı işlerin tamamlama maliyetleri ile müvekkilinin uğradığı tüm zarar kalemlerinin bilirkişi marifetiyle tespiti, sözleşmenin feshi nedeniyle barter kapsamında devredilen taşınmazların tapularının müvekkili adına iadesine, taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kayıtlarına tedbir konulmasını talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat, sözleşmesel gecikme cezasının tahsili ile kazanç kaybı, sözleşmenin feshi nedeniyle devredilen taşınmazın davacı adına tapuda iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde tapu bedellerinin tahsili taleplerine ilişkin olduğu, davacının maddi tazminat talepleri yönünden değerlendirme yapıldığında tedbir konulması talep edilen taşınmazların uyuşmazlık konusu olmadığı, bu nedenle tedbir talebinin reddinin gerektiği, tapu iptal ve tescil talebi yönünden ise tarafların sözleşme gereği edimlerini tam ve gereği gibi ve zamanında ifa edip etmedikleri hususunun yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı, kaldı ki söz konusu talep yönünden mahkemenin görevinin de henüz netleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların mevcut olduğu, yaklaşık ispat yükü de yerine getirildiği, ilk derece mahkemesinin, kanunda öngörülmeyen gerekçelere dayanarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verdiği, davalının malvarlığını devretmesi, elden çıkarması veya üçüncü kişilere geçirmesi hâlinde, müvekkilinin dava sonucu doğabilecek alacağının elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak, hatta tamamen imkânsız hâle gelebileceği, bu durumun ise telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına neden olacağı, zira ihtiyati tedbir konulması talep edilen taşınmazların bizzat huzurdaki davanın konusunu oluşturduğu, dava kapsamında, anılan taşınmazların tapularının her türlü haciz, ipotek ve sair takyidattan ari şekilde müvekkil adına tescili, bunun mümkün olmaması hâlinde ise taşınmaz bedellerinin iadesi talep edildiği iddialarıyla 29.06.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına, istinaf incelemesi neticesinde ihtiyati tedbire karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya incelendiğinde, davacı tarafın, taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden davalıya devredilen taşınmazların, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle, davacıya iadesine karar verilmesini talep ettiği ve taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlemesi amacıyla kayıtlarına tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İhtiyati tedbirin amacı, dava konusu hak veya şeyin korunmasını sağlamak olup tedbirin kapsamının davanın konusu ve talep sonucu ile bağlantılı olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafın, feshedilen sözleşmeye istinaden davalıya devrettiği taşınmazların kendisine iadesini talep ettiği, dolayısıyla taşınmazların dava konusu olduğu anlaşılmakta olup, ilk derece mahkemesince, davacı tarafın tedbir talebinin kabulüyle, dava konusu olan taşınmazların üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine karar verilmesi gerekirken, tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/06/2026 tarih, 2026/551 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 07/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1166, K. 2026/1131, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1166-e-2026-1131-k-d3aec13c685a