Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1584 E. 2026/1874 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1584
- Karar No
- 2026/1874
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1584
KARAR NO : 2026/1874
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/06/2026
NUMARASI: 2025/2 Esas - 2026/502 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 05/10/2026
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/2 Esas 2026/502 Karar sayılı ilamına karşı , davacı ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı nakliye şirketi, davalı ise ... merkezli bir şeker üreticisi firma olup aralarında nakliye ağırlıklı olmak üzere bir ticari iş ve tanışıklık ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında ... tarihli şeker ambarlarındaki şeker çuvallarının yükleme, boşaltma, istifleme vs gibi iş ve hizmetlerin davacı şirketçe yapılmasına dair hizmet sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin edimlerini eksiksiz bir biçimde yerine getirdiğini, davalı taraf, sözleşme bedelinin ödeme yükümünü yazılı ve yöntemine uygun delillerle ispatlamak zorunda olduğunu, yani ispat yükünün davalıda olduğunu, hatta davalı tarafın bu sözleşmeden ötürü yaptığı kısmi ödemeler, alacağımın tam olarak ödenmediğini davacı lehine gösterdiğini, davacı tarafından davalıya karşı aynı sözleşmeden kaynaklı olarak tek bir faturadan ötürü icra takibi ve arkasından Kayseri 2.ASTCM 2022/984-2024/40 sayılı itirazın iptali davası açıldığını, icra takibinin dayanak belgesi ile sınırlı bir inceleme yapılacak olması nedeniyle dar bir yargılama yapıldığını ve davanın faturanın bedelinin ödenmiş olduğu gerekçesiyle reddolunduğunu, eldeki davanın salt bir faturaya dayalı olarak değil sözleşmeden kaynaklı olarak verilen tüm iş ve hizmetlerin sonucunda bakiye kalan cari alacak davası olduğunu belirterek, davanın kabulü ile 160.000,00-TL'nin taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği 2021 yılı kampanya döneminin bitimi olan 01.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yükse faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: öncelikle davanın yetkisizlik kararı verilerek reddedilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin Kayseri Mahkemeleri olduğunu, dava konusu aynı fiile ilişkin olarak Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/984 Esas 2024/40 Karar sayılı kararı ile kesin hüküm tesis edildiğini, bu davada davacının davasının reddine karar verildiğini, ayrıca zamanmaşımı itirazlarının da bulunduğunu, davacının iddialarının kabul etmediklerini taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davacı taraça varlığı ileri sürülen borca ilişkin de bir ihtar yapılmadığını, alacağın muaccel hale gelmediğini belirterek, davanın öncelikle usulden reddine, bu mümkün olmazı ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; " Mahkememizce ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak her iki şirketin de kayıtları getirtilmiştir. Buna göre her iki şirketin de merkez adresinin aynı adres olduğu, ... şirketinin kurucusunun ...olduğu ancak güncel durumda ortaklığın 03/09/2020 tarihli genel kurul ile sona erdiği, hali hazırda şirketin sahibinin ...olduğu, davacı şirketin ise tek ortağının ...olduğu ticaret sicil gazetesi kayıtlarından anlaşılmaktadır. Ancak bu iki şirketin sahibi ve faaliyet adresleri aynı olsa da Yargıtayın aradığı anlamda aralarında tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirir bir iktisadi birliğin bulunmadığı, hali hazırda her iki şirketin de faal olduğu, her ne kadar ...geçmişte ... şirketinin sahibi olsa da bu ortaklığın 03/09/2020 tarihinde sonlandığı, dava konusu sözleşmenin ... tarihinde davacı şirket ile davalı şirket arasında yapıldığı, davalının, davacı şirket sahibinin geçmiş tarihlerde sahibi olduğu ve farklı tüzel kişiliğe sahip şirketten olan alacağını gerekçe göstererek davacı şirket ile imzaladığı sözlemeden kaynaklı borcunu ödemekten kaçınamayacağı, davacı şirketin bu yönde bir talimatı ya da muvafakatı olmadan davacının alacağını dava dışı şirket hesabına aktaramayacağı, bunun haricinde tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirir delil sunulamadığı, bu hususun salt tanık beyanıyla da ispat edilemeyeceği, davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı ancak mahkememizce verilen kesin süreye rağmen yemin metni sunmadığı, bu nedenle davacının davasının sübut bulduğu ve davalıdan 160.000,00-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.Davacı dava dilekçesinde 01/05/2021 tarihinden itibarinden itibaren faiz talep etmiştir.Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BK'nun 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir. Somut olayda davacı tarafça sunulan herhangi bir ihtar olmadığından dava tarihinden önce temerrüt gerçekleşmemiş olmakla davacının alacağına dava tarihi olan 02/05/2024 tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır.Dava dilekçesinin sonuç kısmında "..tarihinden itibaren en yüksek faiz.." şeklinde faiz talebi bulunmaktadır. Ancak hukukumuzda en yüksek faiz şeklinde bir faiz türü bulunmamaktadır. Bu nedenle hükmedilen alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilerek..." gerekçesiyle DAVANIN KABULÜ ile, 160.000,00-TL alacağın dava tarihi olan 02/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. İşbu kararı davacı ve davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Eldeki davada açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup bu kararı lehe olacak şekilde aşağıdaki sebeplerden ötürü istinaf ettiğini, kararın lehe olan hususlarını onanmasını isteyerek istinaf incelemesi talebi bulunduğunu, faizin başlangıcı tarihine itiraz ettiğini, talebin 01.05.2021 olmasına rağmen mahkemece dava tarihi olan 02.05.2024 tarihinden itibaren verdiğini, ayrıntılarını dava dilekçesinde de ifade ettiği üzere taraflar arasında daha önceden aynı konuya ilişkin dava ve icra takipleri olduğunu, itirazın iptali davalarının özelliği gereğince dar ve sınırlı (tek bir faturaya dayalı olarak) inceleme yapılması nedeniyle usulden davanın reddolmuş olup şimdi cari alacak davanın haklı görülmesi nedeniyle davalının temerrüdün öncesinden başlaması gerektiğini, taraflar arasında noter ihtarnameleri, icra takip ödeme emirleri ve dava dilekçeleri ve beyanları tebliğ edilmiş olup bütün bunların hepsi birer davalının olaydan haberdar edilmesi ve teferrüde düşürülmesini ispatı olduğunu, alacağın para alacağına ilişkin olup her türlü yolla karşı tarafın her türlü bu şekilde temerrüte düşürülmesi mümkün olduğunu, somut olayda da bu şekilde olmuş olup faizin erkenden başlatılması gerektiğini, davalı taraf TTK kapsamında basiretli bir işadamı gibi hareket etmekle yükümlü olup kendisi ticari defterleri usulüne uygun tutulmakla zaten cari bir alacağın varlığını bilmesi gerektiğini, bilmese bile resim ödeme emri ve dava dilekçelerinin tebliği ile bu temerrüt durumunun oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle faizin talep ettiği 01.05.2021 tarihinden başlatılmasında büyük hukuki yararı olduğunu, aksi takdirde ciddi bir faiz ve munzam zararı bulunduğunu, talebin en yüksek faizin verilmesine yönelik olup faizin çeşidinin tayini kamu düzeni ile ilgili bulunduğunu, taraf olarak görevin faizin talep edilmesi olup 'en yüksek faizi talep etmekte' doğrusunu yaptığını, en yüksek faiz avans, ticari, kanuni, yasal vs olması konusunda tespit hususu mahkemenin konusu ve resen belirlemesi gerektiğini, en yüksek faiz neyse o (ticari avans faizi) verilmesi gerektiğini, talebin bu yönde olup mahkemece talebe uyumlu olarak hareket edilmesi ve buna göre hüküm kurulması gerektiğini, inceleme sırasında ortaya çıkabilecek sair sebepler ile davada ileri sürdüğü diğer tüm hususları da ayrı ayrı lehe istinaf sebebi olarak ileri sürdüğünü, arz ve izah edilen nedenler ve resen takdir edilecek sebepler ışığında; 1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.06.2026 gün 2025/2 E.- 2026/502 K. sayılı kararının istinafen incelenerek ortadan kaldırılmasına ya da talepler gibi düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Zamanaşımı Yönünden davacının davası zamanaşımına uğradığını, reddi gerekirken kısmen kabulü yasa ve usule aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, kesin hüküm yönünden Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/984 Esas sayılı dosyasında kesin hüküm olmasına rağmen kesin hüküm itirazının reddi yasa ve usule aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, Esas Yönünden ;Dosyada alınan Bilirkişi heyeti 03/01/2026 günlü raporunda, Dacaı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesinde ;... davalı yanın ticari defterlerine konu virman kaydı, TBK madde 196 anlamında hukuken “borcun nakli” sonucunu doğurduğunu, MADDE 196 - Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olduğunu, iç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına geldiğini, alacaklının kabulü açık veya örtülü olabildiğini, alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayıldığını, bilirkişi, hukuki değerlendirme yapmaktan yasaklanmış olmakla, kök raporda takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere usul ekonomisi açısından daha doğru olacağı kanaati ile seçenekli olarak sonuca gidilmesi doğru olup, somut olayda borcun nakli koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olduğunu, açıklanan nedenlerle davacı yanın “borcun nakline” ilişkin itirazlarının değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, değerlendirildiğini, bilirkişi heyeti 09/10/2025 günlü raporunda, -İncelenen davacı şirketin ... -... -... -...-... yılı defterlerinin muhasebe esaslarına uygun şekilde TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlenmiş olduğu, defterlerin kendi içerisinde birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, sahibi lehine delil olabileceği tarafından tespit edildiğini, tarafların ticari defterleri mukayeseli incelendiğinde ;Her ne kadar taraf ticari defterlerinin Borç, Alacak kayıtları toplamı farklılık göstermekte ise de ihtilafa konu 160.000,00 TL dışındaki farkın virman, düzeltme, toplu kayıt vs. Kaynaklandığı, - davacı ticari defterlerine konu 160.000,00 TL alacağın işbu davada talep edildiği; mezkür alacak talebine konu 160.000,00 TL’nin davalı yanın ... tarih ve ... nolu fiş ile “... Nakliyat İle Aynı Şahısa Ait Olan Şirketin Teminat Be-“ açıklaması ile borç kaydının oluşturulduğu; 2. Davalı yanın ticari defterlerinin inceleme konusu yapıldığı 21.07.2025 tarihli bilirkişi raporu ile - Davalı ticari defter kayıtlarında davadışı ... Nak. Ltd. Şti. ile aralarındaki ticari ilişkiye dayalı 05.11.2018 ila 30.09.2019 tarih aralığında muhtelif tarih tutarlarda olmak üzere toplam 10 adet alış fatura bedeli 1.346.748,34-TL davadışı ... Nak. Ltd. Şti.’ hesabının alacağına kayıt yaptığı, alış faturalarına karşılık 16.11.2018 ila 16.10.2019 tarih aralığında 10 adet faturanın her biri için ayrı ayrı ödemeler toplamı 1.346.748,34-TL borç olarak kayıt yapıldığı, yapılan bu kayıtlar neticesinde davacı hesabının borç alacak bakiyesinin kalmadığı, ancak huzurdaki davanın davacısının takip edildiği hesabın borcuna alınan depozito ve teminatlar olarak kaydedilen 160.000,00-TL tutarın bu hesabına alacağına alınan depozito ve teminatlar olarak kaydedildiği ve 31.03.2021 itibari ile “İŞ KAZASINDAN DOLAYI TUTULAN TEMİNAT BE-DELİ” açıklaması ile dava dışı ... Nak. Ltd. Şti.’ nin 160.000,00-TL alacaklı göründüğü, hususu ile; ... ... Limited Şirketi İncelemesinde; Şirket merkezi; ... Ereğli, Şirket Adresi; ... Mah. ... Cad. ... İş Hanı No: ... Adres No: ... Postakodu: ... Ereğli Konya olduğu, Şirket ortakları ise;...olduğu tespit edildiğini, iştigal Konusunun ise, nakliye inşaat ve sair işler olduğu görüldüğünü, ... tarihli GK kararı ile kurucu ortak olan ... , tüm hisselerini ... ’a devrettiğini, şirket tek ortaklı bir yapıya sahip olduğunu, ... Tic. Ltd. Şti. İncelemesinde; Kuruluş;bu şirket ilk olarak ... Ltd. Şti adı altında kurulduğunu, Şirket Merkezi; ... ... , Şirket adresi: ... İş Hanı No: ... Adres No: ... , Postakodu: ... ... Konya olduğu , Şirket ortakları ise; ...olduğu tespit edildiğini, ... tarihli müdürler kurulu kararı ile ...hissesinin tamamını ... ’a devrettiğini, ... tarihinde ise...tüm hisselerini ... ’e devrettiğini ve şirketin tek yetkili Ortağı ...olduğunu, ... tarihli ... ilanında şirketin unvanı değiştirildiğini ve ... Unlu Mamulleri olduğunu, ... Konya Ticaret Müdürlüğü tarafından gönderilen 13.01.2025 tarihli müzekkere cevabında da; “Müdürlüğümüz de ... Ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan... Nakliye Gıda İnşaat Temizlik Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi ‘nin Adres : ... Mah.... Cad. ... İşhanı ... ... / ... Şirket tek yetkili ve tek ortaklı olduğunu, ... T.C. Numaralı ... ‘tir. İkametgah adresi : ... Mah. ... Cad. ... ... NO: ... İÇ KAPI NO: ... ... /Konya olup Ticaret Sicil Gazetesi ekte sunulduğunu, müdürlüğünde ... Ticaret Sicil Numarası ile kayıtlı bulunan ... Nakliye ... Limited Şirketi ‘nin yetkilisi ve ortağı ... T.C .Numaralı ... ” ifadesi yer aldığını, tespitlerinin yapılarak- “... tarihli ... nolu ve 192.431,93-TL bedelli fatura için 32.431,93-TL ödeme yapıldığı ve kalan 160.000,00-TL (192.431,93-32.431,93) nin alınan depozito ve teminatlar hesabına aktarıldığı, aktarılan hesabın ise davadışı ... Nak. Ltd. Şti.’ nin takip edildiği hesap olduğu tespit edildiğini, dava dışı ... Nak. Ltd. Şti.’ ile olan ticari ilişkiye bağlı olarak davalının borç ve alacak bakiyesinin olmadığı ancak davacı hesabından aktarılan 160.000,00-TL’nin dava dışı ... Nak. Ltd. Şti.nin alacağı olarak göründüğü” hususu ile “... ... Limited Şirketi İncelemesinde şirket merkezi ile ... Ltd. Şti.’nin aynı adreste yer aldığı, ... şirketi kurucusunun ...olduğu ancak güncel durumda ortaklığının 03.09.2020 tarihli GK ile sona ermiş olduğu, ... Mamullerinin hâlihazırda şirketin tek ortağının ...olduğu” hususlarının rapor edildiği görüldüğünü, açıklaması yapılarak sonuç olarak hukuki meseleye ilişkin değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosya mevcut delil durumu ile sınırlı yapılan incelemede; davacı ticari defterlerine göre davacı şirketin davalı şirketten 160.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı yan ticari defterlerine göre ise davalı şirketin davacı şirkete olan 160.000,00 TL’lik borcunun dava dışı ... Nak. Ltd Şti.’nin “alınan depozito ve teminatlar hesabı”na aktarıldığı, sayın mahkeme davacı şirketle dava dışı ... Nak. Ltd. Şti arasında organik bağ bulunduğu ve davacı şirkete ait borcun dava dışı ... Nak Ltd. Şti’nin lehine “alınan depozito ve teminatlar hesabı”na aktarılabileceği kanaatine varır ise davacı şirketin davalı şirketten alacağı bulunmadığı, Sayın Mahkemeye arz olunduğunu, gerek ilk raporda lehe tespitler , gerek iş bu rapordaki tespitler ve tanık anlatımlarının lehe kısımları dikkate alındığında davanın reddi gerektiği açık olduğunu, bu nedenle davanın reddi yerine kabulü yasaya usule aykırı olup kaldırılması gerektiğini, gerek arz edilen gerekse resen tespit edilecek nedenlerle yasaya aykırı Yerel Mahkeme kararının kaldırılmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Eldeki davanın karşı tarafça istinaf edilmiş olup işbu istinaf dilekçesini ve içeriğini kabul etmediğini, karşı tarafça eldeki davanın uzaması amaçlı olarak yapıldığını düşündüğü bu istinaf talebinin reddine karar karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Davacı vekili tarafından faiz başlangıç tarihi ve faiz oranı yönünden istinaf başvurusu yapıldığını, mahkeme gerekçeli kararında; Davacı dava dilekçesinde 01/05/2021 tarihinden itibarinden itibaren faiz talep ettiğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BK'nun 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirildiğini, 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlendiğini, temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleştiğini, somut olayda davacı tarafça sunulan herhangi bir ihtar olmadığından dava tarihinden önce temerrüt gerçekleşmemiş olmakla davacının alacağına dava tarihi olan 02/05/2024 tarihinden itibaren faiz uygulandığını, dava dilekçesinin sonuç kısmında "..tarihinden itibaren en yüksek faiz.." şeklinde faiz talebi bulunduğunu, hukuk da en yüksek faiz şeklinde bir faiz türü bulunmadığını, bu nedenle hükmedilen alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür" şeklinde karar verildiğini, davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü konular usule yasaya uygun olmayıp reddi gerektiğini, mahkeme kararında davacının itirazları tartışıldığını, bu nedenle istinaf talebinin reddi gerektiğini, istinaf yoluna başvurulduğunu, davacı vekilinin istinaf başvurusun Reddine karar verilmesini ve gereğini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, hizmet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirket bahse konu sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini ancak buna rağmen davalı tarafça kendisine hizmet ücretinin ödenmediğini ileri sürmüş davalı ise davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık hizmetin davacı şirketçe davalı yana verilip verilmediği, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporda davacının davalıdan 160.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının bu alacağı davacı ile organik bağ olduğunu savunduğu başka bir şirketin hesabına aktardığı ve fakat bu hususta davacının yazılı bir talimatı veya rızasının bulunduğunu ispatlayamadığı, davacının alacağını ispatladığı, davalının aksini kesin delille ispatlayamadığı, yemin metni sunmadığı görülmekle davanın kabulü yönündeki karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Davalının bu ücreti başka bir şirketin hesabına aktarmasının davacının alacak hakkını ortadan kaldırmadığı gibi bu davaya da mani değildir, davalı bu alacak kaleminden sorumludur. Tüm bu nedenlerle davalının istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalının yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davacının faizin başlangıç tarihi yönünden istinaf isteminin yerinde olmadığı, tarafların arasındaki sözleşmenin sona erdiği tarihi itibariyle temerrüdün oluşmadığı, buna yönelik sözleşmede hüküm bulunmadığı anlaşılmakla dava tarihinin faizin başlangıcı olarak kabulü yerinde görülmüştür. Davacı tarafça dava dilekçesinde talep edilen en yüksek faizin, avans faizi olarak değerlendirilmesi gerekirken hüküm altına alınan alacak kısmına yasal faiz uygulanması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/16661 Esas 2013/14126 Karar )Fakat bu husus ayrıca yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Dairemiz tarafından HMK.353/1-b2 maddesi gereği düzeltilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
A)1-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/2 Esas 2026/502 sayılı kararına karşı davalının yaptığı istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 10.929,60 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.750,00 TL harcın mahsubundan sonra geriye eksik kalan 8.179,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4- HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359.maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
B)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;
HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek yeniden karar verilmek üzere Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin istinafa konu edilen 10/06/2026 tarihli ve 2025/2 E - 2026/502 sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,
Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine, buna göre;
"DAVANIN KABULÜ ile,
1-160.000,00-TL alacağın dava tarihi olan 02/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 10.929,60-TL ilam harcından, tahsil edilen 2.732,40-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 8.197,20-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 2.732,40-TL peşin harç, 20.000,00-TL bilirkişi ücreti, 460,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 23.620,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,"
2-İstinaf eden davacıdan peşin olarak alınan 732,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
3-Davacının yatırdığı istinaf kanun yoluna başvuru harcı 2.002,00TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
4-Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5- HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359.maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK. 362/1-a bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 05/10/2026