Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/307 E. 2026/1553 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/307
- Karar No
- 2026/1553
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/307
KARAR NO: 2026/1553
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
TARİHİ: 04/10/2022
NUMARASI: 2021/522 Esas 2022/659 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in sahibi ... ile davalı arasında ... plakalı aracın alım - satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, davacı müvekkilinin borçlu davalıya ... plakalı aracı 12/03/2020 tarihinde, .... Noterliğinde düzenlenen yevmiye numarası ... olan ''Araç Satış Sözleşmesi'' ile 1.205.000,00 TL bedelle sattığını, aradaki güven ilişkisinden kaynaklı olarak satış bedelinin tümünü satım günü direkt nakit olarak alınmadığını, satış gününde toplam 400.000,00 TL'nin (200.000,00TL + 200.000,00 TL olarak ) EFT yoluyla ödendiğini, bu ticari ilişki dolayısıyla 11/03/2020 tarihinde devirleri gerçekleşen İstanbul- ..., ... Mahallesi Ada:... Parsel:... de bulunan 14.12.2020 tarihli borçlu şirket tarafından düzenlenen faturada 233.310,00 TL bedelli taşınmaz ile İstanbul- ..., ... Mahallesi Parsel : ... de bulunan 14.12.2020 tarihli borçlu şirket tarafından düzenlenen faturada 166.650,00 TL bedelli taşınmazların devri gerçekleştiğini, bu bedellerin de kalan borçtan düşüldüğünü, bu ticari ilişki sebebiyle davalı borçlunun ... plakalı aracı 225.000,00TL karşılığında, 14/05/2020 tarihinde noterde alacağa mahsuben davacı müvekkiline devrettiğini, dava konusu ... plakalı aracın satımından kaynaklı 1.205.000,00 TL'nin davacının, sadece tapu devirlerini hatırlaması, EFT ve araç devrini sehven gözden kaçırmış olması sebebiyle borç bakiyesinin davacı yanca sadece tapuda yer alan işlem bedelleri düşürülerek 843.000,00TL asıl alacak, 135.110,96 TL işlemiş faiz olarak hesaplandığını, bu alacağın tahsili için İstanbul .... İcra Dairesinde 07.04.2021 tarihinde ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalının şifahen 1.024.960 TL'lik ödeme yapıldığına ilişkin evrakları gönderdiğini, davacının gerekli karşılaştırmaları yaptığında toplam 1.205.000,00 TL'lik alacağına ilişkin davalının davacıya 1.024.960,00 TL ödeme yaptığını, fakat aradaki asıl alacak olan 180.040,00 TL'lik kısmın takip tarihine kadar işlemiş ticari faiz olan 26.451,08 TL'nin ödenmediğinin anlaşıldığını, davalının bu bedeli ödemediğini ve takibe itiraz ettiğini, alacağın bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa, dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında abonelik sözleşmesin den kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişi ve sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş; defter incelemesinde, tarafların defterlerini hazır bulundurduğu, 12.03.2022 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar, sözleşme ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil teşkil ettiği, davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davacı tarafın davalı taraftan 31.12.2020 tarihi itibarı ile herhangi bir ticari alacağının olmadığını kayıt altına aldığı ve takip eden 2021 mali yılı içerisinde de davacı ile davalı arasında herhangi bir muhasebe kaydının olmadığı, davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davalı tarafın davacı tarafa 01.04.2020 itibarı ile 805.000,00 TL borcu olduğunu kayıt altına aldığını ve davacı ile dava dışı, davalıya ait başka bir şirketin (... vergi numaralı .... Şti.) alacağını davacı cari hesabına virman ederek, 31.12.2020 tarihi itibarı ile davacıya olan borçlarını 180.040,00 TL olarak kayıt altına aldığı, davaya konu aracın 1.205.000,00 TL bedelle satıldığı, ödemesinin de çeşitli tarih ve ödeme şekilleriyle kısım kısım gerçekleştirildiği, son ödemenin yapıldığı 14.05.2020 tarihi itibariyle, davacının 180.040,00 TL anapara alacağının kaldığı, ancak bir kısım ödemelerin taşınmaz ve araç devri şeklinde ve 3. kişi tarafından gerçekleştirildiği, borcun dış üstlenilmesi konusunun netleştirilmesine bağlı olarak davacının bakiye anapara alacağının 180.040,00 TL olduğunun kabulü halinde, uygulanacak faiz oranı konusunda taraflar arasında bir anlaşmaya rastlanmadığından, 07.04.2021 tarihinden itibaren yasalarla belirlenen (TTK m. 9, TTK m. 10; 3098 s.k.) ticari temerrüt faizinin işletilmesi gerekeceği rapor edilmiş olup, bilirkişi raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça asıl alacak ve ferileri toplamı olan 978.110,96 TL üzerinden takip yapılıp, 206.481,08 TL asıl alacak üzerinden dava açılmış ise de, davalı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına ve faturalara göre tespit edilen asıl alacak miktarının 180.040,00 TL olduğu, davalıya ait olan dava dışı .... Şti. tarafından, dava konusu borca ilişkin yapılan bir kısım ödemelerin, davacı tarafın kabulünde olmasına bağlı olarak dava konusu olayda TBK 196/3 maddesi kapsamında alacaklı davacının, borcun üstlenilmesini kabul ettiği kanaatinin mahkememizde hasıl olduğu, 3095 sayılı yasaya göre taraflar arasındaki faaliyetin ticari iş sayılması ve yıllık %15,00 oranında ticari temerrüt faizi talep edilebilmesinin mümkün olduğu tespitiyle beraber davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak 180.040,00 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,00 oranında ticari temerrüt faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 180.040,00 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğu... " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, 180.040,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 180.040,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,00 oranında ticari temerrüt faizi uygulanmasına, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince 180.040,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 36.008,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın henüz ilk derece mahkemesince dava taraflarından hiçbirine tebliğ edilmediğini, karar ne davacı ne de davalı tarafa tebliğ edilmemişken davacının vekili gerekçeli karara dayanarak davalı aleyhine ilamlı takip başlattığını, gerekçeli kararın taraflarına 21/11/2021 tarihinde ulaştığını, bu kısa istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerini iki haftalık yasal süresi içinde sunduklarını, karar tebliğ edilmeden davacı yanca ilamlı takip açılmasının hakkaniyete ve usule aykırı olduğunu, istinaf süresi başlamadan davalı aleyhine ilamlı takip başlatıldığını, ilamlı takibe karşı istinaf mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alınması mekanizmasının davalı aleyhine kısıtlandığını, bu itibarla hak kaybına sebebiyet vermemek ve yasal süreler içerisinde dava dosyası hakkında kapsamlı istinaf dilekçesi sunma hakları baki kalmak kaydıyla mahkeme kararının usule, kanuna ve içtihatlere aykırı olması sebebiyle ortadan kaldırılmasına ve kararının icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, araç satış sözleşmesinden doğan bakiye alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine, İİK'nın 67.maddesi uyarınca yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 843.000,00 TL asıl alacak, 135.110,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 978.110,96 TL alacak yönünden icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 12.03.2020 tarihli, ... plakalı araç satışına ilişkin 1.205.000,00 TL'lik faturanın ödenmeyen bedelinin gösterildiği, ödeme emrinin 29.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 21.04.2026 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekilince, dava dilekçesinde icra takibi kapsamında davacının 180.040,00 TL asıl alacağı ve takip tarihine kadar 26.451,08 TL işlemiş faiz alacağının ödenmediği belirtilerek bu bedeller üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, ilk derece mahkemesince davacının işlemiş faiz talebinin reddine, 180.040,00 TL asıl alacak bakımından davanın kısmen kabulü ile itirazın bu bedel yönünden iptaline karar verilmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olup bu sebeple davalının, davacı yanca ileri sürülen vakıaları inkar ettiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre, taraflar arasında ... plakalı aracın 12/03/2020 tarihinde, .... Noterliğinin ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile 1.205.000,00 TL bedel karşılığında davacı tarafından davalıya satışına dair ticari ilişki bulunduğu, bedelin bir kısmının nakit bir kısmının taşınmaz ve araç devri şeklinde ödendiği, taraf defterlerinin incelendiği 12.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre bu araç satışı sebebiyle davalının kendi defter kayıtlarına göre davacıya 180.040,00 TL borçlu olduğu tespit edildiğinden ilk derece mahkemesince bu bedel bakımından davanın kısmen kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın "İstinaf Dilekçesi" başlıklı 342/2.maddesi hükmünde, istinaf dilekçesinde bulunması gereken hususlar açıklanmış olup istinaf başvuru sebepleri ve gerekçesi ile talep sonucunun dilekçede yer alması gerektiği belirtilmiş, aynı Kanun'un 355. maddesinde, istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde gösterilen "istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılacağı, ancak Bölge Adliye Mahkemesi verilen kararda kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bu aykırılık istinaf sebebi yapılmasa dahi ilk derece mahkemesi kararının bu aykırılık yönünden kendiliğinden değerlendirileceği” hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre kamu düzenine aykırılık mutlak istinaf nedenidir.
HMK'nın 342/2.e maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık halleri dışında kalan durumlarda istinaf nedenlerinin istinaf dilekçesinde gösterilmesi gerekir. Aynı Kanun'un 355/1 maddesi uyarınca, karardaki kamu düzenine aykırı olmayan hususlar istinaf dilekçesinde istinaf sebebi olarak gösterilmemiş ise istinaf mahkemesince re’sen nazara alınamaz.
Yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirmede; hükmü istinaf eden davalı vekili istinaf dilekçesinde somut herhangi bir gerekçe bildirmeksizin, kararın tebliğ edilmeden davacı yanca ilamlı icraya konu edildiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuş, dilekçede karara ilişkin istinaf sebep ve gerekçesi hiç gösterilmediği için istinaf talebi sadece kamu düzeni ile ilgili olarak incelenmiştir. Dairemizce bu kapsamda yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir kamu düzenine aykırılık tespit edilmemiştir. Kaldı ki, karar tebliğ edilmeden ilamlı icraya konu edilebileceği gibi istinaf dilekçesi sunulmasına engel bir hüküm de bulunmamaktadır.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 9.223,70 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 23.09.2026 oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.