Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1317 E. 2026/1454 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1317
Karar No
2026/1454
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO : 2024/1317

KARAR NO : 2026/1454

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/07/2024

NUMARASI : 2022/420 E. - 2024/554 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, .... Ltd. Şti., Yaptığı iş kapsamında 47 adet ... ürün kodlu ... ürünü ile 80 adet Oem. Mon.277 ürün kodlu ...-58.4cm(23") ... isimli ürünleri davalı ... .... Ltd. Şti.'den temin etme yoluna gittiğini, davacı şirket yetkilileri tarafından, alınan ürünlerin karşılığında 23.04.2018 keşide tarihli, ... T.A.Ş. 1428 - ... şubesi'ne ait, ... Çek Numaralı, Keşide yeri İstanbul olan 124.229,05-USD değerinde çek keşide edildiğini, davalı tarafça alınan ürünlerin irsaliye ile davacı şirket adına Adana İl Emniyet Müdürlüğü Yenikent Güvenlik ve Yönetim Sistemi (KGYS) Kurulumu işi kapsamında Adana İl Emniyet Müdürlüğüne teslime edildiğini ancak davalı şirket tarafından davacı şirkete herhangi bir fatura düzenlenmediğini, davalı şirketin Adana İl Emniyet Müdürlüğü ile olan sözleşmesi feshedilmiş akabinde aynı ihaleyi ... isimli şahsın aldığını, davalı ... tarafından verilen ürünler ... – ... – ... arasında yapılan mutabakat ile ...’ye devredildiğini, devredilen bu ürünler için davalı ... Tarafından 31.10.2020 Tarihinde aynı ürünler için ...’ye fatura kesildiğini, faturanın alt kısmında " Adana İl Emniyet Müdürlüğü KGYS Projesi Ürünleri" şeklinde açıklama yapıldığını, buradan da davalı şirket tarafından dava dışı ...'ye kesilen faturanın davacı şirkete teslim edilen ürünler olduğunun anlaşıldığını, dava dışı ... 16.12.2021 tarihinde 420.105,00 TL ödeme yaptığını, dava dışı ...'nin ödediği tutar ile fatura üzerindeki tutar aradaki farkın ... ve davalı şirket yetkilisi Timur Büyük arasında şahsi hesaplar üzerinden kapatıldığını, işbu icra takibine konu çekin verilmesine sebep olan ürünlerin davalı şirket tarafından ...'ye fatura edilerek bedeli tahsil edildiğini, dolayısıyla davaya konu çek nedeniyle davacı şirketin davalı şirkete borcunun kalmadığını, davaya konu çekin lehdar tarafından ciro edilmediğini ve doğrudan lehdar tarafından takibe konulduğunu, dolayısıyla lehdar olan hamile karşı şahsi defilerin ileri sürülmesinin mümkün olduğunu, işbu nedenle davalı ile davacı arasındaki şahsi defilerin bu davada dinlenilmesi gerektiğini, tüm açıklamalar ışığında, davacının aldığı ürünleri ... – ... – ... arasında yapılan mutabakat ile ...’ye devretmiş, ... tarafından da bu ürünlerin ödemesi davalı şirkete yapılmış olup, davacının davalıya herhangi bir borcunun kalmadığını, davalı şirketin İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı Dosyası ile başlattığı icra takibi işbu ticari ilişki sonucunda verilen 23.04.2018 keşide tarihli, ... T.A.Ş. 1428 - ... şubesi'ne ait, ... Çek Numaralı, Keşide yeri İstanbul olan 124.229,05-USD değerinde çekten kaynaklandığını, icra takibine konu çekin sebebi olan hukuki ilişkiden kaynaklanan borcun ortadan kalktığından İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya nedeniyle davacının borcunun bulunmadığını, davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti amacıyla işbu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek davacıların İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı Dosyasında 23.04.2018 keşide tarihli, ... T.A.Ş. 1428 - ... şubesi'ne ait, ... Çek Numaralı, Keşide yeri İstanbul olan 124.229,05-USD değerinde çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, yargılama sonucuna kadar takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin İlk derece Mahkemesinin 30/11/2022 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın tamamen mesnetsiz ve davacı şirket yetkililerine karşı açılan İcra Ceza Mahkemesi çek şikayeti davasını uzatmaya yönelik olduğunu, İstanbul 34. İcra Ceza Mahkemesi sanıklardan ... ve ... hakkında mahkumiyet kararı vermiş sanıklar müdafi olmayan bir menfi tespit dosyasını istinaf dilekçesine eklemiş ve BAM'ın yargılama aşamasın da olmayan ve iddia edilmeyen bir menfi tespit dosyasının incelenmediğinden bahisle kararı bozduğunu ve tekrar dosyayı yerel mahkemeye gönderdiğini, Yerel Mahkemenin bozma sonrası ilk celse 25.03.2021 tarihli celse de sanıklar müdafisine mahkeme dosya ve numarasını bildirmeleri için süre verdiğini, sanıkların bu sürede bildirmemeleri üzerine yerel mahkemenin 24.02.2022 tarihli celse de 2 haftalık kesin süre verildiğini, sanıklar ve müdafileri kesin süre içerinde yine dosya ve numarasını bildirmediklerini, Mahkemeyi yanıltmak ve yargılama sürecini uzatmak maksadı ile daha sonra ki celseler de tarafı olmadıkları bir ticaret mahkemesi dosya numarasını yerel mahkemeye bildirdiklerini, Yerel mahkemenin bu dosya bilgilerini istediğini ve tarafların uyuşmadığının görüldüğünü, sanıklar ve müdafilerin mahkeme sürecisini uzatmak için 6.16.2022 tarihli karar duruşmasından 1 gün önce sayın mahkemeniz nezdinde menfi tespit davasını açtıklarını ve yerel mahkemenin bu dosya bilgilerini edinmek için 1 celse daha davayı uzattığını, İcra ceza mahkemesi daha sonra sanıklar hakkında mahkumiyet kararı vermiş olup dosyanın sanıklar tarafından istinafa gönderildiğini, davacı tarafın dava konusu çek borcunun ödendiğine istinaden hiç bir ödeme, protokol ve makbuz sunmadığını, davacı tarafın dava dışı kişilerle davalı şirket arasında ki ticari ilişkileri ileri sürerek borcu olmadığını iddia etmiş olup dava konusu çekle dava dışı kişilerin hiç bir ilgisi olmayıp tamamen üste belirtiğimiz üzere davacı şirket yetkililer hakkın da verilen karşılıksız çek keşide etmek suçu ile ilgili yargılamayı uzatmak maksadı ile huzurunuzdaki davanın açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalı alacağını çeke dayandırmıştır. Çek bir kambiyo senedi olup, illetten mücerret bir alacak içermektedir. Dolayısı ile çek tek başına lehtarını, keşidecisine karşı alacaklı hale getirmeye yeterli yazılı bir delildir. Bu delile karşı borçlu olmadığını ispat külfeti keşideci olan davacıysa aittir. Davacı, dava konusu olan bu çekin Adana İl Emniyet Müdürlüğü'ne temin edilen mallar kapsamında verildiğini ileri sürmüş ise de buna dair bir delil dosyaya sunamamıştır. Adana İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta da davamıza konu çeke dair herhangi bir sözleşme ya da belgeye rastlanmamıştır. Öte yandan davacının bu çeki anılan mal tedariki kapsamında verdiği kabul edilse bile, ihalenin el değiştirmesi davacıyı borçsuz hale getirmez. Zira bu husus 6098 sayılı TBK'nın 195 ve devamı maddelerine göre borcun üstlenilmesi manasına gelir ki, TBK 196. maddesine göre borcun üstlenilmesinde alacaklının açık rızası şarttır. Davacı, ihalenin el değiştirmesi sebebiyle çek lehtarı olan davalının çekte mündemiç borcun dava dışı tedarikçi tarafından üstlenilmesine muvafakati olduğu da ispatlayamamıştır. Davacıya yemin hakkı da hatırlatılmış, buna karşılık 02.04.2024 tarihli dilekçe ile yemin etmeyeceklerini beyan etmişlerdir. Sonuç olarak davalı takibe dayanak çekten dolayı alacaklı olduğunu ispat etmiş, buna karşılık davacı eş kuvvette bir delil ile borçlu olmadığını ispat edemediğinden davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Yerel Mahkemenin red gerekçesinin hukuka aykırı olduğu, red gerekçesinde Adana İl Emniyet Müdürlüğü'ne temin edilen mallar kapsamında davaya konu çekin verildiğini ispat edemediğini kabul ettiğini, ancak yerel mahkemenin bu kabulü yerinde olmadığını, Davalı müvekkili şirketin Adana İl Emniyet Müdürlüğü ile olan sözleşmesinin feshedildiğini, akabinde aynı ihaleyi ... isimli şahıs aldığını, Davalı ... tarafından verilen ürünlerin ... – ... – ... arasında yapılan mutabakat ile ...’ye devredildiğini, Devredilen bu ürünler için davalı ... Tarafından 31.10.2020 Tarihinde aynı ürünler için ...’ye fatura kesildiğini, bu faturadan da anlaşılacağı üzere faturanın alt kısmında " Adana İl Emniyet Müdürlüğü KGYS Projesi Ürünleri" şeklinde açıklama yapıldığını, davalı şirket tarafından dava dışı ...'ye kesilen faturanın davacı müvekkili şirkete teslim edilen ürünler olduğunun anlaşıldığını, faturanın yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanık ...'nin söz konusu iddialara ilişkin olarak tanık dinletme taleplerinin yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini,

-Tüm deliller toplanmadan hukuka aykırı olarak taraflarına yemin teklif etmek için süre verilmesi de usul ve yasaya aykırı olduğunu,

-Öncelikle borcun üstlenilmesinde açık rıza şartı bulunmadığını, Türk Borçlar Kanununun 196. Maddesi gereğince borçlunun üstlenilmesi halinde, alacaklının kabulü açık veya örtülü olabileceğini, çekince ileri sürmeksizin üstelenin ifasını kabul etmesi borcun üstlenilmesinin kabul edilmiş sayılacağı hüküm altına alındığını, Dava dışı ... tarafından 16.12.2021 tarihinde 420.105,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme dekontlarının sunulduğunu, bu ödemeyi kabul eden davalının borcun üstlenilmesini de kabul ettiğini, yerel mahkemenin bu red gerekçesi de yerinde olmadığından davanın reddine ilişkin yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, davacı şirket hakkında davalı tarafından başlatılan İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve bu dosyada takibe konu edilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.

İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ...A.Ş. Olduğu, ...'a ait, 23/04/2018 keşide tarihli, 9058440 Seri numaralı, 124.229,05 USD bedelli çek dayanak gösterilerek toplam 137.913,82 USD üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.

Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 16/05/2023 tarihli raporda; davacı şirketin ait Ticari defterleri Ticaret kanunun 64 ve 213 sayılı VUK ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulduğu, davacı şirketin ait Ticari defterleri Ticari defterler TTK 69 ve 213 sayılı kanunun 216. Md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davacı şirketin ait Ticari defterleri ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TTK 85md ve HMK 222. Maddesi gereğince delili niteliğine haiz olabileceği, davacı şirketin ait Ticari Defterler VUK 228-226 md gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulup kazıntı ve silintiye rastlanılmadığı, taraflar arasındaki Ticari ilişkisi incelendiğinde davalı tarafça kesilen 04.04.2018 tarihli 3.042,04 USD faturanın davacı ticari defterlerinde yer aldığı ve bu tutarın ödenmediği görülmekle davacı tarafın davalı yana 3.042,04 USD borçlu olduğunun görüldüğü, yine davacı tarafın dava konusu çek incelendiğinde ise; davacı tarafından davalı yana verildiği iddia edilen 23.04.2018 keşide tarihli 124.229,05 USD çekin (Kur:4.6550)578.286,22TL olduğu, dava dışı ... tarafından ödenen tutarın ise 420.135,09TL olduğu aradaki farkın 158.151,13Tl olduğu, davacı tarafında her ne kadar aradaki farkın dava dışı ... ile davalı taraf arasında mahsup edildiği iddia edilmiş ise de buna ilişkin soyut belge dosya kapsamında bulunmadığı, bu sebeple bu ödemenin çek için mi yoksa ticari ilişkiden mi kaynaklı olduğu iddiasının ispatı davacı yana ait olduğu, dosya kapsamında davalı tarafından ürünlerin Adana İl Emniyet Müdürlüğüne teslim edildiği iddia edilmiş ise de dosya kapsamında buna ilişkinde belgenin bulunmadığı ve yine davalı taraf ile dava dışı kişi arasında ihale edilen sözleşme anlaşma vb. belgenin de olmadığı göz önüne alındığında; davacı tarafın ticari defterlerinde yapılan inceleme de dava konusu çekin kayıtlarında yer almadığı, ancak davalı tarafa ciro edilerek verildiği söz konusu çekin arka yüzünde çekin tahsili için ... A.Ş. gidildiği ve karışıklık çıktığı buna ilişkinde banka tarafından şerh düşüldüğünün görüldüğü, davacı tarafın ticari defterlerinde yalnızca 04.04.2018 tarihli 3.042,04 USD faturanın davacı ticari defterlerinde yer aldığı ve bu tutarın ödenmediği görülmekle davacı tarafın davalı yana 3.042,04 USD borçlu olduğu, davacı tarafın her ne kadar borçlu olmadığı iddia edilmiş ise de, taraflar arasında yalnızca bir adet fatura girişi olduğu bu sebeple dava konusu çekin davalı tarafa ticari ilişkiden mi yoksa haricen mi verdiğine ilişkinde makbuz vs. de bulunmadığı, davalı taraf incelemeye katılmadığı bu sebeple davalı yana ait ticari defterlerde inceleme yapılamadığı, davacı ile davalı tarafın ticari ilişkisi yönünden değerleme de davacı tarafın davalı yandan aldığı 3.304,25 USD ‘lik fatura yani tek kayıt olduğu,yani davacı tarafın 3.304,25USD borçlu olduğu, davacı ile dava dışı ... arasındaki Ticari İlişki bakıldığında dava dışı ... tarafından davacı yana 420.105,00 TL EFT yaptığı ancak dava konusu çekin 23.04.2018 keşide tarihli 124.229,05USD (Kur:4.6550) olduğu TL çevrildiğinde 578.286,22TL da göz önüne alındığın da dava dışı ... ketrenin davacıya yapılan ödemenin sebebinin davacı tarafından ispata muhtaç olduğu, davacı tarafından söz konusu çekin hangi amaçla davalı tarafa verdiği dosya kapsamında sözleşme belge yazışma vb. soyut bir belge bulunmadığı dava konusu çek tutarında davacı tarafın davalı yana borcunu olmadığı iddiasının davacı tarafından ispata muhtaç olduğu nihai takdir Mahkememize ait olmak üzere, davacı tarafından dava konusu çeki davalı tarafa borcunu olmadığı ispatlanması halinde davacı tarafın çeki davalıdan geri alma isteyebileceği, davacı tarafından söz konusu dava konusu çekin davalı yana veriliş sebebinin bulunmaması ve çekinde karşılıksız çıkması göz önüne alındığında yine davacı tarafından ispatlamaması halinde çek bedelini davalı tarafından tahsili gerektiği belirtilmiştir.

Somut olayda, davacı .... Ltd. Şti'nin bir takım ürünleri davalı şirketten satın aldığı ve alınan ürünlerin davacı adına dava dışı Adana İl Emniyet Müdürlüğüne kurulumunun gerçekleştirildiği, davacı şirket tarafından istinafa konu uyuşmazlıkta davalı şirketin Adana İl Emniyet Müdürlüğü ile olan sözleşmesinin feshedildiğinin ve akabinde aynı ihaleyi ... isimli şahsın aldığının, davalı ... tarafından verilen ürünlerin ... – ... – ... arasında yapılan mutabakat ile ...’ye devredildiğinin, devredilen bu ürünler için davalı ... Tarafından 31.10.2020 tarihinde aynı ürünler için ...’ye fatura kesildiğini, faturanın alt kısmında "Adana İl Emniyet Müdürlüğü KGYS Projesi Ürünleri" şeklinde açıklama yapıldığının ileri sürüldüğü, davacı tarafça her ne kadar devredilen bu ürünler için davalı ... tarafından 31.10.2020 tarihinde aynı ürünler için ...’ye fatura kesildiği, ileri sürülerek bu delile dayanılmış ise de, davacı ve davalı şirket arasındaki ticari ilişkiyi açıklayacak her hangi bir sözleşmenin sunulmadığı, davalı ... tarafından verilen ürünlerin ... – ... – ... arasında yapılan mutabakat ile ...’ye devredildiğini de kanıtlayan bir belge olmadığı, davalı tarafça alınan ürünlerin irsaliye ile davacı şirket adına Adana İl Emniyet Müdürlüğü Yenikent Güvenlik ve Yönetim Sistemi (KGYS) Kurulumu işi kapsamında Adana İl Emniyet Müdürlüğüne teslim edildiği ileri sürülmüş ise de bu konuda da davalı şirket tarafından davacı şirkete herhangi bir fatura düzenlenmediği, dava konusu çekin illeten mücerret olup, hangi ticari ilişki kapsamında verildiğinin yazılı bir belge ile kanıtlanması gerektiği, faturanın yazılı delil başlangıcı sayılamayacağı, 31.10.2020 tarihli faturanın davacı ve davalı şirketler arasında düzenlenmediği, faturanın alt kısmında "Adana İl Emniyet Müdürlüğü KGYS Projesi Ürünleri" şeklinde açıklamanın da faturanın davacı ve davalı arasında düzenlenmemesi nedeniyle iş bu dosya kapsamında yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu çekin 23.04.2018 keşide tarihli olduğundan aynı tarihli olmayan ve dava konusu borcun devrinin ileri sürülen ticari ilişkiye ilişkin sunulan 31.10.2020 tarihli faturanın tek başına borcun üstlenildiğine ilişkin delil olmayacağı, çeke atıf yapılan bir delil sunulmadığı, dava dışı ... tarafından davacı yana yapılan 420.105,00 TL EFT'nin de dava konusu çek tutarı ile uyumlu olmadığı, davacıların iddiasının Mahkemece reddine dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2024 tarih ve 2022/420 E., 2024/554 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacıdan tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1317, K. 2026/1454, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1317-e-2026-1454-k-2658d50acb10