Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/402 E. 2026/821 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/402
- Karar No
- 2026/821
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/402 - Karar No:2026/821 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/402 KARAR NO : 2026/821
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2026 NUMARASI : 2025/585 E-2026/66 K
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...- E TEBLİGAT
DAVALI : VEKİLİ : Av. ...- E TEBLİGAT DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 03/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; dava dışı... ile ... arasında 19.06.2012 tarihinde... Sinyalizasyon ve Telekomünikasyon Sistemlerinin Tesisi ve... Kumanda Merkezinin Yenilenmesine" ilişkin ihale sözleşmesi imzalandığını, anılan ihale sözleşmesine konu işin kapsamında bulunan teknik cihaz ve ekipmanın müvekkili Şirket tarafından tedariki konusunda dava dışı ... ve müvekkili şirket arasında 31.08.2012 tarihinde “...Hattı Sinyalizasyon ve Telekomünikasyon Sistemi Tesisi ve... Kumanda Merkezi Yenileme Sözleşmesi” başlıklı bir tedarik sözleşmesinin akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak ... ile müvekkil şirket arasında 09.03.2013 ve 03.10.2013 tarihinde imza edilen zeyilnameler ve ilave anlaşmalar ile sözleşmede belirtilenlerin dışında müvekkili şirket tarafından bir takım ek tedarik hizmetinin sağlanması konusunda mutabık kalındığını, bu sözleşmeye bağlı olarak ...ı ile müvekkil şirket arasında 09.03.2013 ve 03.10.2013 tarihinde imza edilen zeyilnameler ve ilave anlaşmalar ile sözleşmede belirtilenlerin dışında müvekkili şirket tarafından bir takım ek tedarik hizmetinin sağlanması konusunda mutabık kalındığını, yine... müvekkili şirket ve ayrıca Türkiye'de mukim ... arasında imza edilen 20.05.2013 tarihli anlaşma ile sözleşme kapsamındaki tedarik işinin bir kısmının, müvekkili şirketin de gözlem ve denetimi altında ... Tic. Ltd. Şirketi tarafından üstlenileceğinin kararlaştırıldığını, ... firması tarafından sağlanması kararlaştırılan bir kısım tedarik işlerinin ise;... şirketi tarafından sağlanması konusunda aynı taraflar arasında 06.09.2013 tarihinde bir ilave anlaşma daha imzalandığını diğer yandan müvekkil şirket, ... ve davalı şirket arasında imza edilen 04.02.2016 tarihli borç üstlenim sözleşmesi ile 31.08.2012 tarihli tedarik sözleşmesinden ve bu bağlamda müvekkili şirket ile ... arasında imza edilen diğer tüm sözleşmelerden doğan akdi, mali, ticari ve hukuki yükümlülüklerin davalı ... tarafından devralındığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmesin rağmen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında müvekkil şirket tarafından sağlanan malzeme, cihaz ve ekipmanın tedariki karşılığında ödenmesi gereken bedelleri gereği gibi veya zamanında ödemeyerek sözleşme hükümlerine aykırı şekilde hareket ettiğini, davalıya noter ihtarnamesi keşide ederek kesinleşen alacaklarının ödenmesini talep ettiklerini ancak yine ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin 2.081.045,68 Euro tutarındaki alacağının ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ edildiği tarihten itibaren asıl alacağa işletilecek olan en yüksek mevduat faizi ile birlikte Euro cinsinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davaya bakmaya genel yetki kuralı gereğince müvekkili şirketin yerleşim yeri olan ... adresi nedeni ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının müvekkilinden olan tüm hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket ile davacı yan arasında 31.08.2012 tarihinde “Taşeron Sözleşmesi” imzalanarak “...Hattı Sinyalizasyon ve Telekomünikasyon Sistemi Kurulumu ve... Kontrol Merkezi Yenileme” işinin belirlenen bedel ile davacı yan tarafından üstlenildiğini, davacı yanın sunmuş olduğu bir kısım ek protokol, zeyilname ve sözleşmelerde müvekkili şirketin imzaya yetkili yöneticilerinin herhangi birisinin imzası bulunmadığını beyanla öncelikle dosyanın yetkisizlik kararı verilmesini, aksi takdirde davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan dava dışı adi ortaklığa ait fatura konusu borcun davalı tarafından 6098 sayılı TBK'nın 196. maddesi gereğince borcun üstlenme sözleşmesi ile üstlenilmesine rağmen ödenmediği iddiasına dayalı olarak davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, 04/02/2016 tarihli "Borç Üstlenme/Temlik Sözleşmesi" incelendiğinde; sözleşmenin "7.Genel Hükümler" başlıklı maddesinde; "İş bu sözleşme Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına tâbidir. İşbu sözleşmeden kaynaklanması muhtemel bir uyuşmazlığın taraflar arasında dostane yol ile çözümlenmesi halinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri uyuşmazlıkların hallinde yetkili kılınmıştır." düzenlemesi ile yetki şartına yer verildiği, sözleşmenin alacaklı olarak dosya davacısı... şirketi, dava dışı borçlu...ortaklığı ile borcu üstlenen taraf olarak dosyamız davalısı ... Tic. A.Ş. arasında imzalandığı, sözleşmenin altında anılan şirketlerin kaşe ve yetkili temsilcilerinin imzalarının mevcut olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yetki sözleşmesi” başlıklı 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflar’ca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” düzenlemesinin yer aldığı, HMK’nın 17. maddesine göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlar ise; dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabileceği, diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece, HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen Mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağının kabul edildiği, bu bağlamda, tacir olan taraflar, sözleşmenin değinilen düzenlemesinde salt bir münhasır yetki şartı ile, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili Mahkemelerin yetkisini kaldırmış olduğu, somut uyuşmazlıkta davacı vekilinin, davalı vekilinin ileri sürdüğü yetkisizlik itirazına karşı duruşmada taraflar arasında imzalanan 31/08/2012 tarihli "Taşeron Sözleşmesi" kapsamındaki yetki şartı gereğince davaya bakmaya Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia ettiği, ancak söz konusu iddia ve beyanın mahkemece benimsenemediği, zira, dava dilekçesinde davacı tarafından isteme dayanak olarak ileri sürülen maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesinde dava dışı ...'den ihale konusu işi alarak sözleşme imzalayan yükleniciler ... şirketleri ile müvekkilinin imzaladıkları sözleşmeden kaynaklanan fatura konusu alacaklarının borçlu adi ortaklık tarafından ödenmemesi nedeni ile aynı alacaklarının adi ortaklığın borcunu üstlenen davalı şirketten tahsilini talep ettiğinin açıkça anlaşıldığı, bu çerçevede, davacının dava konusu talebinin hukuki dayanağının "Borcu Üstlenme Sözleşmesi" olduğu, bu nedenle de, davacının taşeron sözleşmesindeki yetki şartının somut uyuşmazlıkta uygulanabilirliğinin bulunmadığı, borcun üstlenme sözleşmesinin 7. maddesinde yer alan ve tarafları bağlayıcı nitelikteki kesin yetki şartı kapsamında davalı vekilinin yetkisizlik itirazı dikkate alındığında; tacir olan taraflar arasında tanzim edilen sözleşmede yer alan yetki şartının kesin ve tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, bu nedenle, bu davada davaya bakmaya Ankara Mahkemelerinin değil; münhasıran İstanbul (Asliye Ticaret) Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilerek dava şartı niteliğindeki kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile 6100 sayılı HMK’nın 114/1-ç maddesi delaleti ile 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, HMK’nın 20. maddesi uyarınca kararının kesinleşmesini müteakip 2 hafta içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmaya yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dosyanın gönderileceği yetkili mahkeme olarak "İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi"nin belirlendiği, mahkemenin yetkisizlik kararı vermesi yerinde olmakla birlikte, yetkili mahkemeyi İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak tayin etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkil şirketin yerleşim yerinin ve HMK hükümleri gereğince yetkili mahkeme Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, genel yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğu, mahkemenin, kararında taraflar arasındaki sözleşmede yer alan "İstanbul Mahkemeleri" ibaresine dayanarak yetkiyi İstanbul (Çağlayan) mahkemelerine verdiği, ancak, müvekkil şirketin yerleşim yerinin... olduğu ve genel yetki kuralı gereği davanın Bakırköy'de görülmesi gerektiği, yetki seçim hakkının davalı tarafa geçtiği, mahkemenin, davalının yerleşim yeri olan ve usulüne uygun şekilde bildirilen Bakırköy mahkemeleri yerine, sözleşmedeki muğlak "İstanbul" ifadesini dar yorumlayarak Çağlayan adliyesini yetkili kılmasının hatalı olduğu, mahkemenin, 04/02/2016 tarihli sözleşmedeki "İstanbul Mahkemeleri" ibaresine dayandığı, ancak, "İstanbul" ifadesinin coğrafi olarak geniş bir alanı kapsamakta olup, müvekkilin bulunduğu... ilçesi de İstanbul ili sınırları içerisinde olduğu, HMK’nın 17. maddesi kapsamında yapılan yetki sözleşmelerinin, genel yetki kuralını (HMK m. 6) mutlak surette ortadan kaldırmadığı; özellikle davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinin, savunma hakkının kısıtlanmaması adına öncelikli değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki, sözleşmede "İstanbul (Çağlayan)" şeklinde spesifik bir adliye belirtilmediği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır