İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/993 E. 2026/697 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/993
- Karar No
- 2026/697
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/993 Esas KARAR NO : 2026/697
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/03/2026 KARAR TARİHİ : 02/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 06/03/2026 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından banka kayıtlarının kontrolü sırasında ... Bankası ... Şubesine ait dava konusu çekin takas sisteminde işlem gördüğünün anlaşıldığını, söz konusu çek incelendiğinde keşide tarihinin karalandığını, silindiğini ve yeniden yazıldığının açıkça görüldüğünü, çek üzerindeki tarih değişikliğine ilişkin paraf veya imzanın davacıya ait olmadığını, çekin mevcut halinin davacı tarafından düzenlenmediğini, bu nedenle davacının herhangi bir borcunun bulunmadığını, çekin takas işlemi tamamlanarak ödenmesi halinde davacı açısından telafisi güç zararlar doğuracağını, arz edilen nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı açmış olduğu davada davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 5/a maddesi şu şekildedir: "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Kanun'un 18/a maddesinin 1. ve 2. Fıkrası ise şu şekildedir: "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Davacı tarafından Mahkememiz nezdinde açılan menfi tespit davasının 6102 sayılı Kanun'un 5/a maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacı tarafından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği anlaşılmıştır. 05.06.2026 tarihli ara karar ile davacıya arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği ve söz konusu ara kararın 19.06.2026 tarihinde bizzat davacı şirket yetkilisine tebliğ edildiği, davacı tarafından kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının aslının dosyaya sunulmadığı gibi dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna dair de herhangi bir bilgi veya beyan sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 5/a maddesi gereğince dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın 6102 sayılı Kanun'un 5/a maddesi ve 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115. Maddeleri gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-)Peşin yatırılan 14.942,81 TL' harçtan, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL harç ile 732,00 TL başvurunun toplamı olan 1.464,00 TL harcın düşümü ile geri kalan 13.478,81 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda Mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.02/09/2026
Katip ... ¸e-İmzalıdır.
Hakim ... ¸e-İmzalıdır.