İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1034 E. 2026/532 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1034
- Karar No
- 2026/532
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1034 Esas KARAR NO : 2026/532
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/12/2025 KARAR TARİHİ : 02/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında, tarafların feragat dilekçesi sunduğu anlaşıldığından, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 14.08.2025 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... Bulvarı üzerinde seyir halindeyken yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkilinin eşi ... ...'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin ve müteveffanın kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin kişi başına 2.700.000,00 TL teminat sağladığını, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerektiğini, davalı şirkete 29.09.2025 tarihinde yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını ve 10.10.2025 tarihinde temerrüdün oluştuğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı tarafından yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle ferilerden mahsup edilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın 10.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK 107. maddesine aykırı olduğunu ve alacak tutarının dava tarihinde belirlenebilir olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca dava açılmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun yazılı başvuruda bulunulmadığını, vefat tazminatı için gerekli olan kaza tespit tutanağı, veraset ilamı, vukuatlı nüfus kayıt örneği, ücret belgesi ve banka hesap bilgileri gibi belgelerin sunulmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, ... plakalı aracın 04.02.2025-04.02.2026 vadeli ... numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı bulunduğunu, müteveffa yaya ... ... KTK Yönetmeliği'nin 138/b maddesini ihlal ederek taşıt yolunu hatalı kullandığını ve asli kusurlu olduğunu, kusur incelemesinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılması gerektiğini, diğer hak sahibi ...'e ihtiyari arabuluculuk anlaşması ile 1.800.000,00 TL tutarında tazminat ödendiğini ve bu ödemenin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, müteveffanın hayatta olan annesinin de hak sahibi olduğunu ve tazminat hesabında tüm hak sahiplerine pay ayrılması gerektiğini, Yargıtay 17 Hukuk Dairesi Esas: 2016/ 12192 Karar: 2018 / 391 sayılı Yargıtay kararı uyarınca ek rapor alınmasının zorunlu olduğunu, araç sürücüsü hakkındaki ceza soruşturmasının celbedilerek CMK 253. maddesi uyarınca uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, davacının gerçek gelirini ispat etmesi gerektiğini ve belgelendirilemeyen gelirler için asgari ücretin esas alınması gerektiğini, 7327 sayılı Kanun ve ilgili genel şartlar uyarınca tazminat hesaplamasında aktüeryal kuralların uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin usulüne uygun temerrüde düşürülmediğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hususi araç olması nedeniyle ticari avans faizi talebinin reddi gerektiğini ve dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın usulden veya esastan reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 14/08/2025 tarihinde davacının murisi müteveffa ... ... davalının ZMSS'si olduğu ... plaka sayılı hususi otomobilin çarpması neticesinde ölümü olayında tarafların kusur oranları, davacının söz konusu ölüm sebebiyle destekten yoksun kalıp kalmadığı, davalının poliçe kapsamında söz konusu zarardan sorumlu olup olmadığı, faizin nevi ve temerrüt tarihinden ibaret maddi tazminat istemine ilişkindir. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30.06.2026 tarih, 1420 sayılı kararı ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin durdurulmasına ve bu mahkemede görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının tek ve çift dosya kriteri dikkate alınarak İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ve .... Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilerek devrine karar verilmiş, bu kapsamda 10/07/2026 tarihli Dosya Paylaşım Mutabakat Tutanağı kapsamında İstanbul (Kapatılan) .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... esas sırasına kayıtlı bulunan eldeki dava dosyası, Mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiştir. Davacı vekili 01/09/2026 tarihli dilekçesiyle davadan, taleplerini yönelttikleri davalı ile sulh olmaları nedeniyle feragat ettiklerini, vekâlet ücreti talepleri bulunmadığını, ekte sunulan ibraname gereği arabuluculuk ücretine hükmedilmesi halinde sigorta tarafından karşılanması gerektiğini, davanın feragat ile sonuçlandırılmasını gerektiğini beyan etmiştir. Davalı vekili 02/09/2026 tarihli dilekçesiyle davacı tarafça davadan feragat edildiğini, masraf ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, müvekkili şirket yönünden feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etiğini, taraflarca yapılan masrafların ilgili taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine maddi tazminat istemine ilişkin dava açılmış ise de; davacının dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu ve davalı tarafça feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı anlaşıldığından, feragat beyanı kesin hükmün sonuçlarını doğuran irade beyanı olduğundan, davaya konu hakkın özüne ilişkin vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 488,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 127,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafça vekalet ücreti talebinde bulunmadığı için bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafa re'sen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır