İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1570 E. 2026/540 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1570
- Karar No
- 2026/540
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1570 Esas KARAR NO:2026/540
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:25/08/2026 KARAR TARİHİ:04/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ...A.Ş. tarafından davalı ... aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden kaçak elektrik kullanımına dayalı fatura borcu için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalının ... tesisat numaralı büfesinde sayaçtan geçirmeksizin harici hat çekerek kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, ilk tutanağın dava dışı ... adına düzenlenmiş olmasına rağmen yapılan çevre araştırması ve 18.08.2027 tarihli komisyon raporu ile fiili kullanıcının davalı ... olduğunun belirlendiğini, 11.04.2017 tarihinde düzenlenen ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ve 10.08.2017 tarihli ... sayılı komisyon raporu uyarınca davalı adına tahakkuk yapıldığını, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın likit olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca haksız fiil niteliğindeki kaçak kullanım nedeniyle İİK madde 257 uyarınca davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas (2017/... Eski Esas) sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas (2017/... Eski Esas) sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin İtirazın İptali davasıdır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a)Bu Kanunda, b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. Somut olayda dava konusu, elektrik şirketi tarafından davalının kullanımında olan tesisatta yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullanılması üzerine, davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takip dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olup bu haliyle eldeki dava mutlak ticari davalardan olmadığından uyuşmazlığın çözümünde tarafların tacir olup olmamalarına göre davaya bakma konusunda mahkemenin görev hususunun belirlenmesi gerekmiştir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve Sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nun 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2-Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda Mahkememizce olayın gerçekleştiği, davalı ...'ın kullanımında olan tesisatta kurum tarafından yapılan kontrollerde kaçak enerji kullanıldığının tespit edildiği, davalı ...'ın bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere verilen cevaplar doğrultusunda; 27/04/1998 tarihinde açılmış bulunan POTANSİYEL MÜKELLEFİYETİNİN (GELİR GETİRİCİ KAZANÇ OLMAKSIZIN BAZI İŞ VE İŞLEMLERDE KULLANILAN POTANSİYEL VERGİ KİMLİK NUMARASINA HAİZ MÜKELLEF) bulunduğu , bu mükellefiyet haricinde ticari faaliyete ilişkin herhangi bir gelir getirici mükellefiyetinin bulunmadığı ilgili kayıtlarda anlaşıldığı ve gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığından tacir olmadığı anlaşılmıştır. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklanması sebebiyle İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır