İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/435 E. 2026/668 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/435
- Karar No
- 2026/668
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2025/435 Esas KARAR NO :2026/668
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :23/06/2025 KARAR TARİHİ :22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ..., ... adresinde diş ve diş hekimliği malzemeleri satışı yaptığını, davalı tarafın ise ...'de özel hastane işleten bir firma olduğunu, taraflar arasında gerçekleşen ticari satış neticesinde 25.08.2023 tarihli 7.150,00 TL bedelli, 31.08.2023 tarihli 19.228,00 TL bedelli ve 27.09.2023 tarihli 427.507,20 TL bedelli e-faturaların düzenlendiğini, davalı tarafın fatura içeriğine itiraz etmediğini ancak fatura bedellerini ödemediğini, taraflar arasında yapılan WhatsApp yazışmaları ile borcun 2024 Aralık ayı sonuna kadar ödenmesinin talep edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalının 01.01.2025 tarihinde temerrüde düştüğünü, 453.885,20 TL asıl alacak ve 46.300 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 500.185,20 TL tutarındaki alacak için ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, satılan ürünlerin teknik servis tarafından montajının yapılarak davalının ...'deki ...'nde kullanıma sunulduğunun servis formu ile sabit olduğunu, davalı tarafın röntgen cihazı teslim edilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve takibe konu faturalarda röntgen cihazı bedelinin bulunmadığını, Yargıtay içtihatları uyarınca faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterlerine kaydeden tarafın malı teslim almış sayılacağını, davalının BA formuna bildirimde bulunmasının da teslim karinesi oluşturduğunu, davalının borca itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı şirket arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, dava konusu faturaların içeriğindeki malzemelerin ...bünyesindeki diş ünitesinde yer aldığını, taraflar arasında diş ünitesinin işletilmesi konusunda kar ortaklığı anlaşması yapıldığını, 2023 yılında bir kısım makinelerin şirket bünyesinde görünmesi amacıyla usulen fatura düzenlendiğini, 2024 yılında hastalardan gelen şikayetler üzerine davacı şirket ile yapılan işletme anlaşmasının iptal edildiğini, davacı tarafın afaki rakamlar talep ettiğini, davacı şirket yetkilisinin müvekkil şirkete ait ... lisans numaralı periapikal diş röntgen cihazını tamir için teslim alıp iade etmediğini, bu cihazın iade edilmemesi nedeniyle suç duyurusunda bulunma haklarının saklı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu cihazın bedeli kadar takas ve mahsup hakkını kullandıklarını, davacının bir hak edişi çıkması halinde bu bedelin mahsup edilmesini istediklerini, davacı şirketin müvekkil şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, usulen düzenlenen faturalarla haksız bir alacak yaratılmaya çalışıldığını, davacı şirket yetkilisinin isticvap edilmesini talep ettiklerini, WhatsApp yazışmalarının Türk Ticaret Kanunu'nun 18/3. maddesi uyarınca temerrüt başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini, tacirler arasındaki ihtarların noter veya kayıtlı elektronik posta gibi şekil şartlarına tabi olduğunu, bu nedenle takip öncesi faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti ile ... Vergi Dairesine, ... Vergi Daresine, ... Vergi Dairesine, .... Hizmetlerine, ... Hizmetlerine yazılan müzekkere cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere Mali Müşavir, Nitelikli Hesap Uzmanı, Genel Diş Sağlığı Uzmanına tevdi edildiği ve düzenlenen 25/03/2026 tarihli raporda özetle; davalının incelemeye ticari defter ve belge sunmadığı, davacı ...'nun 2023, 2024 ve 2025 yılı ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının defterlerinde davalıdan 453.885,20 TL alacağının bulunduğu, 25.08.2023,31.08.2023 ve 27.09.2023 tarihli faturalar ile ...adına ... tarafından imzalanan teslim tutanağı incelendiğinde satış ve teslimin gerçekleştiği, davacının ... 1. İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra dosyasında 07.03.2025 tarihinde başlattığı takipte 453.885 20 TL ana para talebinin yerinde olduğu, ancak taraflar arasında temerrüt ihtarı bulunmadığı için takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, mahkemenin takdirine bağlı olarak 4 ve 9 Aralık 2024 tarihli Whatsapp yazışmaları esas alındığında 01.01.2025 tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, bu durumda 453.885,20 TL ana para ve 40.420,65 TL faiz olmak üzere toplam 494.305,85 TL alacak hesaplandığı, icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varmıştır. Dosyanın ek rapor alınmak üzere Mali Müşavir, Nitelikli Hesap Uzmanı, Genel Diş Sağlığı Uzmanına tevdi edildiği ve düzenlenen 29/06/2026 tarihli ek raporda özetle; davalının mahsup talebi üzerine arızalı cihazın değerinin 3.000,00 TL olarak dikkate alınabileceği kanaatinin belirtildiği, davacının mahsup sonrası davalıdan 450.885,20 TL alacağının bulunduğu, mahkeme görevlendirmesi ile TTK 1530 maddesi uyarınca yapılan hesaplamada 07.03.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacının talep ettiği ana para ve işlemiş faiz oranının yerinde olmadığının tespit edildiği, aynı tarih itibarıyla 450.885,20 TL ana para ile 43.414,69 TL işlemiş faiz hesaplandığı, icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, davacı tarafça davalı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ...1. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı İcra dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının ... Şti, borçlunun ise davalı ... Şirketi olduğu, davacı alacaklı tarafça 453.885,20 TL asıl alacak ve 45.300,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 500.185,20 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosyada yapılan yargılama, taraf beyanları, bilirkişi kök ve ek raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı vekilinin, müvekkili şirketin .., ... adresinde diş ve diş hekimliği malzemeleri satışı yaptığını, davalı tarafın ise Silivri'de özel hastane işleten bir firma olduğunu, taraflar arasında gerçekleşen ticari satış neticesinde 25.08.2023 tarihli 7.150,00 TL bedelli, 31.08.2023 tarihli 19.228,00 TL bedelli ve 27.09.2023 tarihli 427.507,20 TL bedelli e-faturaların düzenlendiğini, davalı tarafın fatura içeriğine itiraz etmediğini, ancak fatura bedellerini ödemediğini, taraflar arasında yapılan WhatsApp yazışmaları ile borcun 2024 Aralık ayı sonuna kadar ödenmesinin talep edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalının 01.01.2025 tarihinde temerrüde düştüğünü, 453.885,20 TL asıl alacak ve 46.300 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 500.185,20 TL tutarındaki alacak için ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptalini talep ettiği, mahkememizce taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi raporu ile, davalının incelemeye ticari defter ve belge sunmadığı, davacı ...Deposu'nun ise 2023, 2024 ve 2025 yılı ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının defter ve kayıtlarında davalıdan 453.885,20 TL alacağının bulunduğu, 25.08.2023, 31.08.2023 ve 27.09.2023 tarihli faturalar ile ...adına ... tarafından imzalanan teslim tutanağı incelendiğinde satış ve teslimin gerçekleştiği, dolayısı ile davacının ... 1. İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra dosyasında 07.03.2025 tarihinde başlattığı takipte 453.885 20 TL ana para talebinin yerinde olduğu, ancak taraflar arasında temerrüt ihtarı bulunmadığı için, takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığının tespit edildiği anlaşıldığından, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 453.885,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yine davalı taraf her ne kadar takas mahsup talebinde bulunmuş ise de; takas mahsuba konu ettiği röntgen cihazını, davacı tarafa teslim ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir yazılı delil bulunmadığı, esasen davalı tarafın, karşılıklı güvene dayanarak cihazı davacıya teslim ettiğini ve karşılığında herhangi bir belge almadıklarına ilişkin yazılı beyanda bulunduğu ve ellerinde belge olmadığını kabul ettiği, davacı tarafın teslim olgusunu inkar ettiği, yine watsapp yazışmalarında teslimin kabul edildiğine ilişkin açık bir beyan bulunmadığı gibi, yazışmaların kim tarafından yapıldığının anlaşılamadığı tespit edildiğinden, davalı tarafın cihaz bedelinin mahsubuna yönelik talebi kabul görmemiş ve değerlendirilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 453.885,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Asıl alacak olan 453.885,20 TL'nin % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 31.004,90 TL harçtan peşin alınan 6.040,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.963,91 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 72.621,63 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 6.656,39 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 30.137,50 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 27.347,80 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.174,20 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 425,80 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır