İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/831 E. 2026/655 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/831
- Karar No
- 2026/655
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/831 Esas KARAR NO : 2026/655
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/11/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilİ ... Şirketi ile davalı ... Etkinlik Hizmetleri Danışmanlık Limited Şirketi arasında ticari ilişki kapsamında müvekkilİ tarafından davalı tarafa etkinlik hizmeti sunulduğunu ve bu hizmet doğrultusunda ... fatura numaralı 29/12/2023 fatura tarihli 9.576.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini söz konusu ticari ilişki kapsamında yürütülen tüm işlemler düzenli olarak cari hesaba işlendiğini ve kayıt altına alındığını, müvekkili şirket tarafından tutulan 01/01/2024 – 31/12/2024 dönemine ilişkin muavin defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda ise, davalının müvekkili şirkete karşı 796.790,00 TL tutarında cari açık bakiyesi bulunduğunu ve bu kapsamda müvekkili şirkete borçlu olduğu açıkça anlaşıldığını, bu nedenle, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasına karşı tarafça yetkiye ve borca itiraz geldiğini, yetki itirazı doğrultusunda tarafımızca dosya yetkili icra dairesine gönderildiğini ve .... İcra Dairesi 2025/... esas numarasını aldığını, işbu dosyadan icra ödeme emri tebliğe çıkartıldığını, borçlu tarafından haksız yere borca itiraz edilerek takip durdurulduğunu, bu durum üzerine İstanbul Arabuluculuk bürosuna 2025/17862 büro dosya numarası ve 2025/118610 arabuluculuk numarası ile başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulünü, borçlunun .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, toplam 1.024.300,83 TL tutarındaki takip çıkışlı alacağın takip tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve takibin bu miktar üzerinden devamını, davalı aleyhine alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı taraf ....İcra Dairesi 2025/... esas sayılı dosya üzerinden başlatılan icra takibinde, takip dayanağı belge olarak 29.12.2023 tarih ve ... numaralı faturayı sunduğunu ve müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı yapılan fatura bedeli 9.576.000,00 TL (KDV Dahil) olup müvekkili şirket tarafından, davacı tarafın banka hesaplarına bu faturaya istinaden ödemeler yapıldığını ve fatura bedeli eksiksiz bir şekilde ödendiğini, müvekkili şirket; 09.01.2024 tarihinde: 3.000.000 TL Açıklama : ... İstinaden 09.01.2024 tarihinde: 3.000.000 TL Açıklama : ... İstinaden 10.01.2024 tarihinde: 3.000.000 TL Açıklama : ... İstinaden 10.01.2024 tarihinde: 576.000 TL Açıklama : ... İstinaden, olmak üzere toplam 9.576.000 TL tutarlı ödeme gerçekleştirmiş olduğunu takip ve dava konusu faturaya ilişkin tüm bedelleri eksiksiz bir şekilde ödendiğini, müvekkili şirket tarafından 09.01.2024 ve 10.01.2024 tarihlerinde yapılan ödemeler fatura konusu borcun kapandığını ve müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını ortaya koymakta olduğunu, dava konusu fatura bedeli eksiksiz ödendiğinden (itfa olduğundan) haksız davanın reddine, davacının kötü niyeti sabit olduğundan takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, .... İcra Dairesi'nin 2025/... sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 796.790,00 TL asıl alacak ve 227.510,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.024.300,83TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ...'den alınan 19.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Davacı tarafça 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defter dökümlerini USB içeriğinde dosya içeriğine sunulduğu, davalı taraftan ise incelemeye gelinmediği ve yerinde inceleme talebi görülmediğinden davalı şirketin ticari defterleri incelenemediği, Davacının 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait e-ticari defterlerinin e-defter olduğu, beratlarının uygun ve suresinde tasdik ettirildiği, ancak, Envanter defteri tarafıma sunulmadığından bu durumun takdiri Sayın Mahkemenize ait olacağı Davacı tarafın 20.11.2025 tarihinde ... Vergi Dairesi müdürlüğünde gelen, davalı tarafın ise 09.12.2025 tarihinden Maslak vergi dairesi müdürlüğünden gelen Karşılaştırmalı Alış ve Satış Analizi raporu üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, davacı tarafından davalı adına 2023 yılında düzenlemiş olduğu 42 adet KDV hariç 30.866.762,70 TL tutarlı faturaların taraflarca ilgili vergi dairesine yasal mevzuata uygun şekilde bildirimde bulunulduğu, bu bağlamda fatura teslimlerinin elektronik ortamda sağlandığı, Davacının 19.06.2025 tarihli icra takibinde asıl alacağına toplam 227.510,83 TL işlemiş faiz talep ettiği, bir alacağa faiz talep edilebilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması, ya da taraflar arasında faiz yönünden bir sözleşme olması ya da karşı borçlunun bir ihtar ya da ihbarla temerrüde düşürülmesi gerektiği, dava dosyası incelemelerimizde davalının temerrüdüne dair bir belge tarafımızdan görülmediğinden işlemiş faiz hesaplaması yapılmadığı, Mali Zaviyeden Netice olarak; Davacı davalı şirket ile olan ticari münasebetini 120.01.001 no.lu alıcılar hesabının alt hesap kodunda takip ettiği, davacı şirketin incelenen ticari defter dökümlerinde davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 29.12.2023 tarihli ... numaralı faturanın kayıtlı olduğu ve bu faturaya istinaden davalı şirket tarafından yapılan (dosya içeriğine dekontları sunulu olan) 09.01.2024 tarihinde iki ayrı işlemle toplam 6.000.000,00 TL ile 10.01.2024 tarihinde ise 3.000.000,00 TL ve 576.000,00 TL olmak üzere toplam 9.576.000,00 TL ödemenin kayıtlı olduğu, davacının takip talebinde talep etmiş olduğu takip konusu alacağın 2023 yılı içerisinde gerçekleşen ticari işlemler neticesinde oluştuğu, ancak davacı şirketin ticari defter dökümü incelendiğinde davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara ilişkin davalı tarafından bazı faturalara kısmi ödeme, bazı faturalara ise toplu ödeme yapıldığı görüldüğünden söz konusu alacağın tam olarak hangi faturadan oluştuğunun belirlenemediği, nihayetinde davacının incelenen kendi ticari defter dökümleri neticesinde takip tarihi olan 19.06.2025 tarihi itibariyle 796.790,00 TL alacaklı olduğu, Sayın Mahkemece Alacağın kabulü halinde, Davacının 796.790,00 TL tutarlı alacağına takip tarihi olan 19.06.2025 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar ise talebi ile bağlı olarak, adi kanuni (yasal) faiz talep edilebileceği" şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş oldukları görüldü. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; İspat yükü alacak olduğunu iddia ederek takip başlatan davacı tarafa ait olmakla bu kapsamda tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan incelemede davacının ticari defterlerinin usulünce tasdik edildiği ve usulüne uygun olduğu takip konusu alacağın davacıya ait defterde kayıtlı olduğu davalının usulüne uygun ihtara rağmen belirlenen günde defterleri hazır etmediği anlaşılmıştır. TTK' nın Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesi şu şekildedir, (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Madde metninden anlaşılacağı üzere, takip konusu alacağın davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olması ve davalı tarafından ticari defterlerin sunulmamış olması nedeniyle davacıya ait defterlerin kendisi lehine delil teşkil edileceği, davacı tarafından ispatın gerçekleştirildiği faiz talebi bakımından ise ödeme tarihinin belirli olduğuna yahut davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil sunulmadığı bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmış bu nedenle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davacının, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı 69.969,99TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 17.492,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 52.477,49 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 17.492,50 TL peşin nispi harç ve 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 18.195,40 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ( bilirkişi, müzekkere, tebligat ) 9.500,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 159.645,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır