İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/468 E. 2026/557 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/468
- Karar No
- 2026/557
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/468 Esas - 2026/557 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/468 KARAR NO : 2026/557
.... DAVA : İtirazın İptali / Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 04/09/2019 KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 21/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ..... tarafından 24/01/2017 tarihinde imzalanan....'ne istinaden davalı ... lehine çek taahhüt kredisi, nakdi kredi teminat mektupları ve ticari kredili mevduat hesabı açıldığını ve ilgili kredilerin kullandırıldığını, kredi ödemelerinin aksaması üzerine davalılara ve kefillere .... yevmiye nolu ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen davalılar tarafından ödeme yapılmadığını bunun üzerine .... sayılı takip dosyası ile takibe başlandığını ve davalılar tarafından takibe itiraz edilerek takibin durduğunu, sonuç olarak ... sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalılar lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Tensip zaptı ve dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına karşın; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış ve duruşmalara iştirak edilmemiş olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. i. Davacı banka ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... arasında 24.01.2017 tarihli 5.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi'nin akdedildiği, ii. Davalı .... anılan sözleşmeyi 24.01.2017 tarihinde 5.000.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ve sözleşmedeki imzaya itiraz edilmediği, iii. Sözleşme kapsamında asıl kredi borçlusuna devre faizli nakdi/rotatif kredi, ticari kredili mevduat hesabı, teminat mektubu kredisi ve çek taahhüt kredisi kullandırıldığı, hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı değerlendirilmiştir. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. i. Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunup bulunmadığı, ii. Kefaletin sözleşmeye ve yasaya uygun olup olmadığı, iii. Çek ve teminat mektubu yönünden depo talebinin kefilden istenip istenemeyeceği, sözleşmede buna dair hüküm bulunup bulunmadığı, iv. Muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, v. Akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye uygun olup olmadığı, vi. Talep edilen asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, vii. Takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz tutarının ne olduğu konularında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. .... sayılı) dosyasının incelenmesinde; alacaklının .... olduğu, 179.600,00 TL Asıl Alacak, 3.247,56 TL İşlemiş Faiz ( 60,00 Temerrüt Faizi), 162,38 TL BSMV, 900,32 TL İhtarname Gideri, 8.971,03 TL Asıl Alacak, 81,76 TL İşlemiş Faiz (X 30,24 Temerrüt Faizi), 4,09TL BSMV, 3.628,98 TL Kat Öncesi İşlemiş Faiz, 181,44 TL Kat Öncesi İşlemiş BSMV, 1.174.650,00 TL Gayrınakit Toplamı olmak üzere toplam 1.371.427,56 TL alacağın tahsili amacıyla 05.02.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine davalı borçlu tarafından icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca ve bilcümle ferilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür. 6. Davacı banka tarafından, asıl kredi borçlusu ... ile davalı müteselsil kefil şirkete keşide edilen ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; 21.01.2019 tarihi itibariyle kredi hesaplarının kat edildiği, 191.314,76 TL nakdi borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içerisinde ödenmesi, 1.174.000,00 TL gayrinakdi borcun ise aynı süre içerisinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi veya gayrinakit borcun dayanağı olan belgelerin (çek yaprağı/meri mektup) bankaya iade edilmesi, aksi hâlde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. İhtarname eki hesap özetlerinde, .... referans numaralı devre faizli nakdi/rotatif kredinin akdi faiz oranının %34,80, temerrüt faiz oranının %60,00 olduğu;.... referans numaralı ticari kredili mevduat hesabının akdi faiz oranının %27,00, temerrüt faiz oranının %30,24 olduğu gösterilmiştir. İhtarnamenin asıl kredi borçlusu ... ve davalı kefil şirkete 25.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. 7. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin incelenmesinde; Sözleşmenin davacı banka ile asıl kredi borçlusu ... (....) arasında akdedildiği, davalı .... bu sözleşmeyi 24.01.2017 tarihinde 5.000.000,00 TL kefalet limiti belirtilmek suretiyle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı; sözleşmenin "Borcun Muacceliyeti" başlıklı 21/1. maddesinde borcun muaccel kılınmasının bankaca kredinin kat edilmesine bağlı olduğu; "Temerrüt Faizi ve Diğer Mali Yükümlülükler" başlıklı 22. maddesinde temerrüt faizinin, sözleşmede farklı bir oran gösterilmediği sürece kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan bankanın ....'ye uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden hesaplanacağı; "Nakit ve/veya Gayri Nakit Kredinin Depo Edilmesi" başlıklı 23. maddesinde bankanın, nakit ve/veya gayrinakdi kredi alacaklarının (meri mektup, vadeli akreditif, aval, çek kanunlarındaki çek yaprağı sorumluluk tutarı gibi) bedellerini nakdi teminat olarak bankaya depo etmesini "Müşteriden ve Müşterek Borçlu ile Müteselsil Kefillerinden" talep edebileceği; "Teminat (Kefalet) Mektubu ve Kontrgaranti" başlıklı 42. maddesinde ise teminat mektuplarının tazmini hâlinde ödenen bedelin ve temerrüt faizinin ödenmesine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı tespit edilmiştir. 8. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun sonuç kısımlarında özetle; bilirkişi tarafından düzenlenen 08.06.2026 tarihli ek raporda; .... numaralı rotatif krediden ve çek tazmininden kaynaklanan alacağın iflas tarihi (25.06.2020) itibariyle 167.407,56 TL asıl alacak, 138.948,28 TL işlemiş temerrüt faizi (%60) ve 6.947,41 TL BSMV olmak üzere toplam 313.303,26 TL; yasal yükümlülüğü tazmin edilen çek ile teminat mektubu tazminlerinden kaynaklanan alacağın ise 1.166.530,00 TL asıl alacak (06.02.2019 tarihinde tazmin edilen 52729 numaralı çek bedeli 2.030,00 TL + 17.06.2019 tarihinde tazmin edilen .... numaralı teminat mektubu bedeli 431.000,00 TL + 12.07.2019 tarihinde tazmin edilen ....numaralı teminat mektubu bedeli 383.500,00 TL + 28.02.2020 tarihinde tazmin edilen .... numaralı teminat mektubu bedeli 350.000,00 TL), 562.267,75 TL işlemiş temerrüt faizi ve 28.113,39 TL BSMV olmak üzere toplam 1.756.911,14 TL olduğu; davacı bankaya iade edilmeyen çek yaprakları bakımından ise, çek yapraklarının 29.01.2018 ve 11.07.2018 tarihlerinde verildiği ve 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9. maddesi uyarınca çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği gözetildiğinde, davacı bankanın çek yasal yükümlülük bedellerinin depo edilmesini talep hakkının kalmadığı; sonuç olarak iflas tarihi (25.06.2020) itibariyle davacı bankanın müflis davalıdan alacağının 1.333.937,56 TL asıl alacak, 701.216,03 TL temerrüt faizi ve 35.060,80 TL BSMV olmak üzere toplam 2.070.214,39 TL olduğu tespit edilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup; yargılama sırasında davalı şirketin iflası nedeni ile davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. 10. ....'nin iflasına karar verilmiş olmakla, kavram olarak davanın uygulamada yerleşik olarak kullanılan kayıt kabul davasına dönüştüğü görülmüştür. 11. Davalı ...'in 27.09.2019 tarihinde vefatı üzerine dahili dava yoluyla davaya katılan mirasçıları ....vekili tarafından sunulan dilekçede ise; müvekkillerinin ..... sayılı ve 16.12.2019 tarihinde kesinleşen kararı ile mirası reddettiklerini beyanla müvekkilleri yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmişler; Mahkememizin 24.03.2021 tarihli ara kararı ile davalı ... mirasçıları yönünden dosyanın tefrikine ve ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş olmakla, işbu dosya yalnızca davalı ....yönünden yürütülmüştür. 12. Genel ve özel dava şartları somut uyuşmazlık bakımından değerlendirilmiş, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, takipte icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olduğu ve diğer dava şartı noksanlıklarının da bulunmadığı değerlendirilerek esasın incelenmesine geçilmiştir. 13. Davalı borçlunun borç tutarına, faiz tutarına, faiz oranına yönelik itirazları ile kefaletin geçerliliği aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir. 14. Öncelikle genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalı borçlunun kefaletin geçerliliği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmiştir. 15. Genel kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzalamış davalı yönünden kefaletin geçerliliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir; Takibe konu edilen bir adet 24.01.2017 tarihli 5.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi bulunmakta olup, söz konusu sözleşmenin davalı .... tarafından 24.01.2017 tarihinde 5.000.000,00 TL kefalet limiti belirtilmek ve kefaletin müteselsil olduğu kabul edilmek suretiyle kefil sıfatı ile imzalanmış olduğu; kefilin tüzel kişi (limited şirket) olması karşısında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesinin yalnızca gerçek kişi kefiller bakımından uygulanabilir olması nedeniyle somut olayda eş muvafakati koşulunun aranmayacağı; 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun kefaletle ilgili 581, 583, 586, 589 vd. kanun hükümleri ve sözleşme düzenlemeleri gereğince, davalı tarafından verilen kefaletin; kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının kabul edilerek imza tarihindeki TBK m. 583 hükmünde aranan şekil koşullarını taşıdığı, sözleşmedeki imzaya karşı da bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından kefaletin geçerli olduğu değerlendirilmiştir. 16. Temerrüt tarihinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı TBK m. 117 hükmünde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda davacı banka tarafından, asıl kredi borçlusu ... ile davalı müteselsil kefil şirkete keşide edilen .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, muhataplarına 25.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarda ödeme için verilen 24 saatlik sürenin 26.01.2019 tarihinde sona erdiği ve her iki borçlunun da 27.01.2019 tarihinde temerrüde düştükleri değerlendirilmiştir. 17. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih, ....sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'nda (md 3) konuya ilişkin düzenlemelerin ....'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı, ....'nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı buna göre, davacı bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranı, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerekmektedir. 18. Bu kapsamda, taraflar arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesi'nin Temerrüt Faizi ve Diğer Mali Yükümlülükler başlıklı 22. Maddesinde; "Müşteri muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran gösterilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan Bankanın....'na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden hesaplanacak oran olduğunu; ödeyeceği bu faizlerin yanında fon, vergi, harç vb mevzuat veya sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer mali yükümlülüklerini mevzuat değişikliği ile sonradan getirilecek her türlü vergi ve yükümlülüklerini, yasal takip giderleri, vekalet ücreti ve sair mali külfetlerini de ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. 19. 5464 Sayılı Kanun'un 26. maddesinde; "...., azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklar" hükmü uyarınca, Kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları Resmî Gazete’de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ'lerde açıklanan esaslar çerçevesinde belirlenmektedir. Buna göre; bankalar, ..... tarafından belirlenen kredi kartı azami faiz oranlarının üzerinde faiz oranı uygulayamayacaktır. .....tarafından 25.05.2013 tarih ve 28657 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı:....)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı:2013/8)” ile ....’nin yayımladığı Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğe tabi hale getirilmiştir. 20. Somut olayda davacı bankaca, sözleşmenin 22. maddesindeki "yüzde yüz ilave" kuralı yerine, ihtarname eki hesap özetlerinde de gösterildiği üzere kredi türleri itibariyle daha düşük oranlar (devre faizli nakdi/rotatif kredi için yıllık % 60,00; ticari kredili mevduat hesabı için yıllık %30,24) esas alınarak talepte bulunulduğu; bu oranların sözleşmenin öngördüğü azami sınırın altında kaldığı ve borçlu lehine olduğu anlaşılmakla, HMK m. 26 hükmünde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek hesaplamanın bu oranlar üzerinden yapılması yerinde bulunmuştur. Ticari kredili mevduat hesabı yönünden uygulanan %30,24 oranının, 5464 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca .... tarafından belirlenen ve Resmî Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğler ile açıklanan azami gecikme faiz oranını aşmadığı da tespit edilmiştir. 21. Takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak; davacı banka ile ... arasında bila tarihli 5.000.000,00 TL TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin asıl borçlu olarak imzalandığı, davalı şirketin söz konusu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı,, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine, borçlulara kat ihtarnamesi keşide edildiği, borçlulara tanınan süre içerisinde borçlarını ödememesi üzerine, borçlu ve kefil aleyhine icra takibine başlanıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı, yargılama devam ederken ......'nin iflasına karar verilmiş olmakla, kavram olarak davanın uygulamada yerleşik olarak kullanılan kayıt kabul davasına dönüştüğü görülmüştür. 22. Taraflar arasında akdedilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesinin 23. hükmü uyarınca kefillerin teminat mektubu ve çek yaprağı sorumluluk tutarlarından da sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Zira anılan maddede, banka alacaklarının bedellerinin nakdi teminat olarak depo edilmesinin "Müşteriden ve Müşterek Borçlu ile Müteselsil Kefillerinden" talep edilebileceği açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde düzenlenmiş olup, Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca aranan "kredi sözleşmesinde müteselsil kefilin depo talebinden sorumlu olacağına dair açık hüküm bulunması" koşulu somut uyuşmazlıkta gerçekleşmiştir (.....). 23. Bununla birlikte, takip tarihinde meri bulunan 3 adet teminat mektubunun tamamı ile bir adet çek yaprağının banka yükümlülük tutarı, yargılama devam ederken tazmin edilmek suretiyle nakde dönüşmüş olup, bu tutarlar (toplam 1.166.530,00 TL) aşağıda nakit alacaklar içerisinde değerlendirilmiştir. Bankaya iade edilmeyen çek yaprakları bakımından ise; söz konusu çek yapraklarının 24.01.2018 ve 06.07.2018 basım tarihli oldukları, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 6273 sayılı Kanun ile eklenen 3/9. maddesinde "Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer." hükmünün yer aldığı gözetildiğinde, anılan beş yıllık sürenin karar tarihinden önce dolduğu ve davacı bankanın çek yaprakları nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu bir tutarın kalmadığı, dolayısıyla çek yasal yükümlülük bedellerinin depo edilmesi talebinin konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla çek sorumluluk bedelinin depo talebi hakkında esas yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 24. Yargılama sırasında iflasın açılmasının davaya etkisi bakımından; 2004 sayılı İİK m. 193 hükmü uyarınca iflasın açılması ile müflis aleyhindeki takipler düşer; İİK m. 194 hükmü uyarınca ise acele hâller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu düzenlemeler karşısında, itirazın iptali davası devam ederken borçlu hakkında iflasın açılması hâlinde takip düşeceğinden, artık takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün olmayıp; alacağın iflas masasına bildirilmiş olması ve ikinci alacaklılar toplantısında kabul edilmemesi hâlinde dava, kayıt-kabul davasına dönüşür ve iflas tarihi itibariyle saptanan alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilir. Nitekim Yargıtay yerleşik içtihatlarında bu esas benimsenmiştir (.....). 25. Somut olayda davalı şirket hakkında ....tarihi saat 14.56 itibariyle iflasın açılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği; .... İflas E. sayılı dosyasında tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü, davacı banka vekili aracılığıyla alacak kaydı başvurusunda bulunulduğu, ancak alacağın masaya kabul edildiğine dair bir bildirim yapılmadığı, dava dilekçesi ve bilirkişi raporlarının İcra Dairesi'ne tebliğ edilerek husumetin iflas idaresine yöneltildiği anlaşılmakla; işbu davanın kayıt-kabul davası olarak sonuçlandırılması ve iflas tarihi itibariyle saptanan alacağın iflas masasına kaydına karar verilmesi gerekmiştir. Ayrıca İİK m. 195 hükmü uyarınca iflasın açılmasıyla müflisin, faiz işlemeyen alacakları da dâhil olmak üzere tüm borçları muaccel hâle geleceğinden ve İİK m. 196 uyarınca faiz iflasın açılmasına kadar işleyeceğinden, temerrüt faizinin 25.06.2020 iflas tarihine kadar hesaplanması gerekmiştir. 26. Bu açıklamalar kapsamında davalının talep edilen kredi tutarlarından sorumluluğu değerlendirildiğinde, Nakit Alacaklar Yönünden; 27. Mahkememizce davacı banka alacağının belirlenmesi kapsamında bankacı bilirkişiden rapor tanzim edilmiş olup; yapılan tespitler sonucunda, davacı bankanın davalı müteselsil kefil müflis şirketten olan alacağı, iflas tarihi olan 25.06.2020 itibariyle 1.333.937,56 TL asıl alacak (... numaralı rotatif kredi ve çek tazmininden 167.407,56 TL + tazmin edilen çek ve teminat mektubu bedellerinden 1.166.530,00 TL), 701.216,03 TL işlemiş temerrüt faizi (138.948,28 TL + 562.267,75 TL) ve 35.060,80 TL BSMV (6.947,41 TL + 28.113,39 TL) olmak üzere toplam 2.070.214,39 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak dava, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.365.337,56 TL üzerinden açılmış ve yargılama sırasında ıslah veya dava değeri artırım yoluna başvurulmamış olduğundan, HMK m. 26 hükmünde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereğince 1.365.337,56 TL alacağın iflas masasına kaydına karar vermek gerekmiştir. 28. Davacı vekilinin, takip tarihi ile dava tarihi arasında 13.02.2019 tarihinde yapılan 30.264,10 TL tutarındaki tahsilatın mahsubuna ilişkin itirazı bakımından; söz konusu tahsilatın 12.933,00 TL, 53,35 TL ve 6.919,04 TL kalemlerinden oluştuğu ve bilirkişi tarafından TBK m. 100 hükmü de gözetilerek borç bakiyesinden düşüldüğü anlaşılmakla, bu itiraz, hüküm altına alınan tutarın zaten taleple bağlılık ilkesi uyarınca dava değeri ile sınırlı tutulmuş olması karşısında sonuca etkili görülmemiştir. 29. İcra inkâr tazminatı talebi yönünden; İİK m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesine bağlıdır. Somut olayda ise, yukarıda açıklandığı üzere davalı şirket hakkında yargılama sırasında iflasın açılması ve iflas kararının kesinleşmesi nedeniyle İİK m. 193 hükmü uyarınca takip düşmüş, dava kayıt-kabul davasına dönüşmüş ve takibin devamına karar verilmesi olanağı ortadan kalkmıştır. Bu durumda icra inkâr tazminatının yasal koşulları oluşmadığından, davacının bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 30. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne, 1.333.937,56.-TL alacak ve temerrüt tarihinden iflasın açıldığı tarih olan 25.06.2020 tarihine kadar işlemiş olan 701.216,03.-TL işlemiş faiz, 35.060,80.-TL BSMV olmak üzere toplam 2.070.214,39.-TL alacak tutarından taleple bağlı kalınarak 1.365.337,56.-TL alacağın ... sayılı iflas dosyasında davacı lehine iflas masasına kaydına, çek sorumluluk bedelinin depo talebinin konusu kalmadığından esası karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
VI-HÜKÜM 1.Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; 1.333.937,56.-TL alacak ve temerrüt tarihinden iflasın açıldığı tarih olan 25.06.2020 tarihine kadar işlemiş olan 701.216,03.-TL işlemiş faiz, 35.060,80.-TL BSMV olmak üzere toplam 2.070.214,39.-TL alacak tutarından taleple bağlı kalınarak 1.365.337,56.-TL alacağın ..... sayılı iflas dosyasında davacı lehine iflas masasına KAYDINA 2. İcra İnkar tazminatı talebinin REDDİNE 3. Çek sorumluluk bedelinin depo talebinin konusu kalmadığından esası karar verilmesine yer olmadığına, Karar ve İlam Harcı 4. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 93.266,20.-TL harçtan peşin ve derkenar harcı ile alınan 23.316,56.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 69.949,64.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 5. Davacı tarafından yapılan 406,00,-TL posta masrafı ve tebligat ücreti, 9.500,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.906,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 6. Davacının dava açarken ödediği peşin harç, derkenar harcı, başvurma harcı ve vekalet harcı toplamı 23.367,36.-TL'nin davalı tarafdan alınarak davacıya ödenmesine, 7. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 9. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 209.147,26.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2026
....
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"