İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/697 E. 2026/504 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/697
Karar No
2026/504
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/697 Esas KARAR NO : 2026/504

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13/11/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu ...'ın müvekkili banka ile imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesi ile kendisine krediler kullandırıldığını, söz konusu borç bakiyesinin kredili mevduat hesabı (KMH) ve kredi kartına ilişkin olduğunu ve davalının bu borçtan sorumlu bulunduğunu, davalı borçlunun akdedilen kredi sözleşmesi gereğince ödeme yapmadığını ve tüm hesaplarının kat edildiğini, borçlunun ihtarnamede belirtilen ödemeleri gerçekleştirememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının yasal süresi içinde takibe, borca, asıl alacak ile fer'ilerine, işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranlarına haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, taraflar arasındaki Kredi Kartı ve Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesi gereğince banka defter ve kayıtlarının geçerli delil sayılacağının davalı tarafından açıkça kabul ve taahhüt edildiğini, bu kayıtlar doğrultusunda yapılan hesap üzerinden takibe geçildiğini beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkiline başlatılan icra takibine yasal süresi içinde hem borca hem yetkiye itiraz edildiğini, yetki itirazında dosyanın yetkili adli yargı çevresinin ... Mahkemeleri olduğunun belirtildiğini, ayrıca uyuşmazlığın niteliği itibariyle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi veya Asliye Ticaret Mahkemesi olması gerektiğini ileri sürerek görev itirazında bulunduğunu; esasa ilişkin olarak ise davacı tarafın alacak iddiasına dayanak somut belgeleri (hesap kat ihtarı, faiz oranı ve hesaplama belgeleri) dosyaya sunmadığını, müvekkiline yöneltilen borcun miktarı, faizi ve ödeme tarihinin açık ve net olmadığını, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nın 119/1-d maddesindeki unsurları taşımadığını beyanla; öncelikle yetki yönünden davanın reddine, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde borca ilişkin somut delil bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına itirazın iptali talebine ilişkindir. YARGILAMA SAFAHATİ: Davanın ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 13/11/2024 tarihinde açıldığı, anılan Mahkemenin 31/12/2024 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi kapsamında banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve Mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın HMK'nın 20. maddesi gereğince mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan tensip incelemesinde; davanın değeri itibariyle 6102 sayılı TTK'nın 4/2. maddesi gereğince basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği, davalının mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.8. maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi gereğince reddine karar verildiği, ön inceleme aşamasının usulüne uygun şekilde tamamlanmasının ardından tahkikat aşamasına geçildiği, iddia ve savunma sınırları dahilinde dosyanın bankacı bilirkişi ...'a tevdi edildiği görülmüştür. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Anılan takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalı aleyhine dayanak toplam 147.969,40 TL alacağın tahsili amacıyla 09/10/2024 tarihinde ilamsız icra takibine geçtiği, ödeme emrinin davalıya usulüne uygun şekilde tebliği üzerine davalının yasal süresi içinde borca ve takibin tüm fer'ilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, davanın İİK'nın 67. maddesinde öngörülen yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu Genel Kredi Sözleşmesi ile kat ihtarnamesi tebliğ şerhi, hesap ekstreleri ve diğer belge örneklerinin davacı tarafça dosyaya sunulduğu ve celp edildiği görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. BİLİRKİŞİ RAPORU: Mahkememizce görevlendirilen alanında uzman bankacı bilirkişi ...'dan alınan raporda özetle; davacı banka ile davalı arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye dayalı olarak davalıya kredi kartı ve kredili mevduat hesabı (KMH) kullandırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.07. maddesi hükmünün delil sözleşmesi mahiyetinde olması nedeniyle davacı banka kayıtlarına itibar edildiği; davacı banka tarafından davalıya ... 48. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğinin bildirildiği, ihtarnamenin davalıya 21/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede tanınan mehil süresinin sonunda davalının 23/09/2024 tarihinde temerrüde düştüğü; kredi kartı hesabının en son hesap kesim tarihi olan 12/08/2024 itibariyle bakiyesinin 109.212,83 TL olduğu ve bu tutarın kat tarihine kadar işleyen faiziyle birlikte 115.386,09 TL'ye ulaştığı, KMH hesabının kat tarihi itibariyle bakiyesinin 30.000,00 TL olduğu; davacı bankanın faize faiz işletilmemesi amacıyla kat tarihi itibariyle belirlediği anapara tutarlarını (86.210,27 TL kredi kartı + 30.000,00 TL KMH) takip talebinde asıl alacak olarak esas aldığı, bu anaparalara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise temerrüt faizi işletilerek hesaplama yapıldığı; kredi kartı ürünü yönünden takip tarihi (09/10/2024) itibariyle toplam 95.093,11 TL (86.210,27 TL asıl alacak + 8.459,85 TL işlemiş faiz + 160,86 TL BSMV), KMH ürünü yönünden toplam 31.100,40 TL (30.000,00 TL asıl alacak + 1.048,00 TL işlemiş faiz + 52,40 TL BSMV) olmak üzere davacı bankanın davalıdan toplam 125.931,38 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği; davacı tarafın takip talebinde toplam 147.969,40 TL talep ettiği, bu tutar ile bilirkişi tarafından hesaplanan 125.931,38 TL arasındaki 22.038,02 TL'lik farkın talep edilebilir/belgelendirilebilir nitelikte bulunmadığı, 86.210,27 TL'lik kredi kartı asıl alacağına takip tarihinden itibaren %60,60 oranında, 30.000,00 TL'lik KMH asıl alacağına takip tarihinden itibaren %63,60 oranında ve TCMB tarafından deklare edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ile faizin %5'i oranında BSMV uygulanması gerektiği bildirilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunduğu, mahkememizin 17/07/2026 tarihli celsesinde bu itirazların, raporun usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek reddine karar verildiği ve rapora itibar edilerek yargılamaya devam olunduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı banka ile davalı arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne dayalı olarak kullandırılan kredi kartı ve kredili mevduat hesabı (KMH) borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.07. maddesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesi anlamında delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu hükme göre davacı banka kayıtlarının hesap ilişkisi bakımından geçerli delil teşkil ettiği, bilirkişi incelemesinde de bu kayıtlara itibar edilerek hesaplama yapıldığı, mahkememizce de bu hesaplamanın yerinde ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de davalının mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.8. maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Kredi kartı ve kredili mevduat hesabına (KMH) uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranları bakımından; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranlarını Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri itibariyle üçer aylık periyotlarla belirlemeye ve ilan etmeye yetkili kılınmış olup, 01/03/2006 tarihinden sonra doğan kredi kartı ve KMH kaynaklı temerrütlerde akdi ve temerrüt faizi oranlarının bu şekilde TCMB tarafından deklare edilen tavan oranlara göre belirlenmesi gerekmektedir. 25/07/2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarar Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ'in 4. maddesi uyarınca da, kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranlarının, Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ'de (Sayı: 2006/1, değişik Sayı: 2016/8) belirlenen oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler karşısında; kredi kartı ve KMH hesaplarından doğan alacaklarda, taksitli/ticari kredilerden farklı olarak, 'fiilen uygulanan akdi faiz oranı' tartışmasına girilmeksizin doğrudan TCMB tarafından ilgili dönemler için deklare edilen azami oranların esas alınması gerekmekte olup, bilirkişi tarafından bu doğrultuda yapılan tespit ve hesaplama mahkememizce de yerinde görülmüştür. Kat ihtarnamesinin ... 48. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numarası ile keşide edildiği, davalıya 21/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede tanınan mehil süresinin sonunda davalının 23/09/2024 tarihinde temerrüde düştüğü bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olup, bu tespit dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu bulunarak mahkememizce de benimsenmiştir. Davacı banka tarafından takip talebinde toplam 147.969,40 TL alacak talep edilmiş olmasına karşın, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalının davacı bankaya; kredi kartı ürünü yönünden 95.093,11 TL (86.210,27 TL asıl alacak + 8.459,85 TL işlemiş faiz + 160,86 TL BSMV) ve KMH ürünü yönünden 31.100,40 TL (30.000,00 TL asıl alacak + 1.048,00 TL işlemiş faiz + 52,40 TL BSMV) olmak üzere toplam 125.931,38 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. 22.038,02 TL'lik fazlaya ilişkin istemin ise reddi gerekmiştir. Hükmedilecek temerrüt faizi oranlarının da (kredi kartı için %60,60, KMH için %63,60) davacının takip talebinde belirttiği oranları aşmadığı, bu itibarla bilirkişi tarafından tespit edilen oranların hükme esas alınmasında kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü, alacağın miktarının belirsiz olduğu ve dava dilekçesinin HMK'nın 119/1-d maddesine aykırı bulunduğu yönündeki itirazları bakımından; davacı tarafça dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmesi, hesap ekstreleri ve kat ihtarnamesi ile alacağın dayanağının yeterince ortaya konulduğu, miktara ilişkin belirsizliğin de yapılan bilirkişi incelemesi ile giderildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Davalının mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı ise, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.8. maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi gereğince kesin olarak reddedilmiştir. İşbu dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğundan, hüküm altına alınan alacağın bilinebilir, bir başka deyişle likit nitelikte olduğu; miktarının bilirkişi incelemesiyle belirlenmiş olmasının bu niteliği ortadan kaldırmayacağı, bu itibarla hükmedilen 125.931,38 TL nakdi alacak miktarının %20'si oranında İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davalının ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı takip sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 86.210,27 TL ...KRDKART ÜRÜNÜ İÇİN ASIL ALACAK, 30.000,00 TL... KRDLMEV ÜRÜNÜ İÇİN ASIL ALACAK, 8.459,85 TL... KRDKART ÜRÜNÜ İÇİN İŞLEMİŞ FAİZ, 160,86 ... KRDKART ÜRÜNÜ İÇİN BSMV, 1.048,00 TL... KRDLMEV ÜRÜNÜ İÇİN İŞLEMİŞ FAİZ, 52,40 TL ... KRDLMEV ÜRÜNÜ İÇİN BSMV olmak üzere toplam 125.931,38 TL üzerinden devamına, Asıl alacağın 86.210,27 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %60,60 oranında ve TCMB tarafından deklare edilen değişen oranlarda, Asıl alacağın 30.000,00 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %63,60 oranında ve TCMB tarafından deklare edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 25.186,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 8.602,37TL nispi karar harcının, peşin alınan 2.526,95 TL harcın mahsubu ile geri kalan 6.075,42 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 22.038,02 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 3.015,35 TL (427,60 TL BHV, 60,80TL VSH, 2.526,95 TL peşin harç ) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.407,50 TL (407,50 TL tebliğler ve posta, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 8.857,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren kabul edilen kısım yönünden 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak, reddedilen kısım yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/697, K. 2026/504, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-697-e-2026-504-k-e408bb0e3eaf