İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/782 E. 2026/525 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/782
Karar No
2026/525
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/782 Esas KARAR NO : 2026/525

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi tarafından ... lehine ve diğer borçlular ... ve ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefaleti ile Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden krediler tesis edilerek kullandırılmış, şirket kredi kartı düzenlenerek teslim edilmiş olduğunu, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek, ... 4. Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarname keşide edilmiş ve işbu ihtarnamenin borçlulara gönderilmiş olduğunu, borcun yine ödenmemesi üzerine, asıl borçlu ve müteselsil kefiller hakkında ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Eski dosya no:... Esas) sayılı dosyasından ilamsız haciz yolu ile takibe geçilmiş olduğunu, ancak davalı borçlular tarafından ilâmsız takipte yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmiş bulunulduğundan haklarındaki takibin durmuş olduğunu, bu sebeple taraflarınca itirazın iptali davası açma zarureti hasıl olduğunu, TTK’ya eklenen 5/A, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 gereği ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak arandığından tarafımızca 07/01/2020 tarihinde 2020/2376 arabuluculuk numarası ile arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, gerçekleştirilen arabuluculuk toplantısında arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, müvekkili bankanın alacağına ulaşması için davalı borçlularca yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetli itirazlarının iptali gerekmekte olduğunu, davalılar vekilinin borca itirazının yerinde olmadığını, icra takiplerine konu krediler, ... ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri çerçevesinde borçlu tarafa kullandırılmış olduğunu, borçluya ait ihtarnamede yer alan kredi borçları sebebiyle; 151.013,49-TL’nin nakden ödenmesinin talep edildiğini, genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olan ...'nin ve ...'ın bu sözleşmeden doğan borçlardan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olması izahtan vareste olduğunu, dava konusu icra takibinin başlatıldığı tarih olan 30/07/2019 tarihinde; boçlulardan ...’den 161.831,99-TL, ...'den yalnızca 3 numaralı (... nolu) krediden sorumludur ibaresi eklenilerek yalnızca 70.794,24-TL ve ...'dan yalnızca 2 numaralı (...nolu) krediden sorumludur ibaresi eklenilerek yalnızca 40.612,42-TLalacak talep edilmiş olduğunu, dava konusu takip tarihinden sonra fakat işbu dava tarihinden önce 02.12.2019 tarihinde takip konusu ürünlerden ... nolu ... kredisine 24.791,71-TL tahsilat yapılmış olup tahsilat icra dosyasına bildirilip tahsil harcı yatırılmış olduğunu, söz konusu tahsilat alacak tutarlarından düşülerek harca esas değer belirlenmiş olduğunu, davalı yanın icra dairesinin yetkisine olan itirazının yerinde olmadığını, davalı yanın faize ve faiz oranına yönelik itirazı hukukî dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili banka tarafından kredi sözleşmelerinde belirlenen hususlara göre hareket edilmiş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalı borçluların ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Eski dosya no: ...Esas) sayılı takiplere yaptıkları haksız ve dayanaksız itirazlarının; davalılardan ... yönünden 132.702,06-TL üzerinden; davalılardan ... yönünden 68.368,72-TL üzerinden ve diğer davalı ... yönünden 13.908,01-TL üzerinden itirazlarının iptalini, takip talebinde yer alan 2 ve 3 nolu alacağa %40, 1 nolu alacağa %24,24, 4 nolu alacağa %28,80 temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren işletilmesine ve faizlerin %5’i kadar gider vergisinin ödenmesini, davalıların %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, HMK. 329. Maddesi gereği kötü niyetli davalılar hakkında disiplin para cezası takdirine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını bildirdiklerini, yetki itirazları olduğunu, müvekkillerine hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmemiş olduğunu, ilk defa dava dilekçesi ekinde görülen ihtarnamede temerrüt faizinden, vergi, fon, masraflar ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu olacağına dair her ne kadar ihtar yapılsa da tebliğ edilmemeden dolayı hepsi haksız istem olarak kaldığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, icra dosyası incelendiğinde, dosyanın itiraz neticesinde durdurulmuş olduğu bilinmesine rağmen, davacı vekili tarafından neredeyse 5 yıl sonra dosyanın yenilenmesi talebi gönderilmiş olduğunu, yine dosyaya 4 yılı aşan bir süreden sonra haricen tahsil bildirimi yapıldığını da görmekte olduğunu, tüm bu hususlar gözetildiğinde kötü niyetli davacının kötü niyet tazminatı ödemesini talep etmekte olduğunu, yukarıda bildirilen nedenlerle öncelikle yetki itirazlarının kabulünü ve yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, aksi halde davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddini, aksi halde dosya esasına ilişkin değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle icra dairesinin ve mahkemenizin yetkisizliği nedeni ile davanın ve davacının taleplerinin reddini, aksi halde davanın süresinde olmadığı gözetilerek davanın ve davacının taleplerinin reddini, aksi halde dosyanın esasına ilişkin değerlendirme yapılarak davanın ve davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkar tazminatı talebinin reddini, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Eski dosya no: ... Esas) sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişiden rapor alınmıştır. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 13/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Detayları yukarıda verilen inceleme değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda: Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 22.03.2018 tarihinde Genel Kredi sözleşmesi imzalandığı, Davalı kefiller ... ve ... iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, 1-... tarafından eş muvafakatnamesi verildiği(ek:1) 2-...’ın medeni durumu bilinmediğinden değerlendirme yapılamamıştır. ASIL BORÇLU YÖNÜNDEN ¸ Davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 158.034.84 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, 18.809.94 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda lar temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 102.663.18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 26.534.90 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 24.24 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, DAVALI KEFİL ... YÖNÜNDEN; 65.238.13 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, DAVALI KEFİL ... YÖNÜNDEN; 37.425.05TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, TAKİPLE DAVA ARASI TAHSİLAT SAĞLANDIĞI, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/11/2018 tarih, ... E., ... Karar sayılı içtihadında belirtilen " Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferileri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferileri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferileri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir." T.C. İSTANBUL BAM 12. HUKUK DAİRESİ ESAS-KARAR NO: ... Yani, takipten sonra, ancak davadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır.(HGK'nın 19.10.2011 gün ve ... E.K. Sayılı ilamı). Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının icra takibinden sonra, ancak davadan önce yapmış olduğu ödemeler nazara alınarak davacının 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğu tartışılıp, değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar vermek gerekir(Yargıtay 11. HD.nin 11.03.2015 tarih,...E. ...K Sayılı İlamı) Bu. kapsamda öncelikle, takip tarihi itibariyle tesbit edilen alacak tutarına, takip tarihinden sonra ,takip ile birlikte temerrüdün başladığı kabul edildiğine göre, ödeme tarihine kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları eklenmek suretiyle bulunacak toplam alacaktan,TBK.nun 100 maddesi gereği kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan düşülerek, davacının itirazın iptali davası açmakta ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğunun tespiti gerekecektir. TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 1.sıra) ¸ TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 2.sıra) ¸ TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 3.sıra) ¸ TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 4.sıra) ¸ KEFİL ... YÖNÜNDEN TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 2.sıra) ¸ KEFİL ... TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 3.sıra) ¸ Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran Sayın Mahkemeye ait olarak, yüce yargı makamının değerlendirmesine arz ederim..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 22/02/2026 tarihli Bilirkişi ek raporunda; "...Detayları yukarıda verilen inceleme değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda: 1-)Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında bila tarihli TÜKETİCİ KREDİSİ sözleşmesi imzalandığı,İş bu sözleşmeye istinaden Taksitli Tüketici kullandırıldığı, 2-)Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 07.06.2017 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı. Davalı kefil ...’da iş bu sözleşmeyi 100.000.00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak imzladığı, Aynı tarihte dava dışı asıl borçluya 212-7913032 nolu 36 ay vadeli 75.000.00 TL lık taksitli kredi kullandırıldığı, Dolayısıyla davacı bankada ...’ı takipte iş bu 2 nolu krediden sorumlu tuttuğu, 3-)Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 22.03.2028 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı. Davalı kefil ...’de ’da iş bu sözleşmeyi 125.000.00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak imzaladığı, Aynı tarihte dava dışı asıl borçluya banka tarafından 22.03.2018 tarihinde ... nolu 24 ay vadeli 100.000.00 TL lık taksitli kredi kullandırıldığı, Dolayısıyla davacı bankada ...’yi takipte iş bu 3 nolu krediden sorumlu tuttuğu, 1-... tarafından eş muvafakatnamesi verildiği(ek:1) 2-...’ın medeni durumu bilinmediğinden değerlendirme yapılamamıştır. Davacı banka tarafından davalı borçluya 10.05.2017 tarihinde kullandırılan ...nolu 36 ay vadeli 50.000.00 TL lık takipte 1.sıradaki kredinin yukarıda açıklandığı üzere TÜKETİCİ KREDİSİ olarak değerlendirildiği, ASIL BORÇLU YÖNÜNDEN Davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 121.473.12 TL asıl alacak 6.699.55 TL işlemiş faiz 384.70 TL BSMV olmak üzere toplamda 128.557.37 alacaklı olduğunun tespit edildiği, 102.663.18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 26.534.90 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 24.24 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, DAVALI KEFİL ... YÖNÜNDEN; 65.238.13 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, DAVALI KEFİL ... YÖNÜNDEN; 37.425.05TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, TAKİPLE DAVA ARASI TAHSİLAT SAĞLANDIĞI, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/11/2018 tarih,... E.,...Karar sayılı içtihadında belirtilen " Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asd alacak, temerrüt faizi ve ferileri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferileri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferileri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir." T.C. İSTANBUL BAM 12. HUKUK DAİRESİ ESAS-KARAR NO: ... Yani, takipten sonra, ancak davadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. (HGK'nın 19.10.2011 gün ve ... E.K. Sayılı ilamı). Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının icra takibinden sonra, ancak davadan önce yapmış olduğu ödemeler nazara alınarak davacının 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğu tartışılıp, değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar vermek gerekir(Yargıtay 11. HD.nin 11.03.2015 tarih,...E. ...K Sayılı İlamı) Bu. kapsamda öncelikle, takip tarihi itibariyle tesbit edilen alacak tutarına, takip tarihinden sonra ,takip ile birlikte temerrüdün başladığı kabul edildiğine göre, ödeme tarihine kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları eklenmek suretiyle bulunacak toplam alacaktan,TBK.nun 100 maddesi gereği kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan düşülerek, davacının itirazın iptali davası açmakta ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğunun tespiti gerekecektir. TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 2.sıra) TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 3.sıra) TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 4.sıra) KEFİL ... YÖNÜNDEN TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 2.sıra) KEFİL ... TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 3.sıra) Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran Sayın Mahkemeye ait olarak, yüce yargı makamının değerlendirmesine arz ederim..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 20/06/2026 tarihli Bilirkişi ek raporunda; "... Detayları yukarıda verilen inceleme değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda: Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 22.03.2018 tarihinde Genel Kredi sözleşmesi imzalandığı, Davalı kefiller ... ve ... iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, 1-... tarafından eş muvafakatnamesi verildiği(ek:1) 2-...’ın medeni durumu bilinmediğinden değerlendirme yapılamamıştır. ASIL BORÇLU YÖNÜNDEN Davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 159.582.51 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, 18.809.94 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda lar temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 102.663.18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 26.534.90 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 24.24 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, DAVALI KEFİL ... YÖNÜNDEN; 65.238.13 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, DAVALI KEFİL ... YÖNÜNDEN; 37.425.05TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, TAKİPLE DAVA ARASI TAHSİLAT SAĞLANDIĞI, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/11/2018 tarih, ...E., ...Karar sayılı içtihadında belirtilen " Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferileri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferileri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferileri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir." T.C. İSTANBUL BAM 12. HUKUK DAİRESİ ESAS-KARAR NO: ... Yani, takipten sonra, ancak davadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır.(HGK'nın 19.10.2011 gün ve ... E.K. Sayılı ilamı). Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının icra takibinden sonra, ancak davadan önce yapmış olduğu ödemeler nazara alınarak davacının 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğu tartışılıp, değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar vermek gerekir(Yargıtay 11. HD.nin 11.03.2015 tarih,...E. ...K Sayılı İlamı) Bu. kapsamda öncelikle, takip tarihi itibariyle tesbit edilen alacak tutarına, takip tarihinden sonra ,takip ile birlikte temerrüdün başladığı kabul edildiğine göre, ödeme tarihine kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları eklenmek suretiyle bulunacak toplam alacaktan,TBK.nun 100 maddesi gereği kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan düşülerek, davacının itirazın iptali davası açmakta ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğunun tespiti gerekecektir. TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 1.sıra) TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 2.sıra) TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 3.sıra) TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 4.sıra) KEFİL ... YÖNÜNDEN TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 2.sıra) KEFİL ... TAKSİTLİ KREDİ (Takipte 3.sıra) Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran Sayın Mahkemeye ait olarak, yüce yargı makamının değerlendirmesine arz ederim..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin ...E ... K sayılı kararında; “2004 Sayılı Kanun'un 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği bir durumda, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk anlaşamama tutanağının imza tarihinden itibaren başlamayacağına, itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edildiği tarihte başlayacağına, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine..." karar verilmiştir. İİK'nın 67.maddesi uyarınca, hak düşürücü sürenin başlaması için itiraz dilekçesinin tebliği zorunludur. Zira yasa öğrenmeyi değil tebliği şart koşmuştur. Yine emsal nitelikte kararlarda da hak düşürücü sürenin başlaması için itiraz dilekçenin tebliğ edilmesi gerektiğinde işaret edilmiştir. Somut olayda itiraz dilekçesi tebliğ edilmediğine göre "...alacaklının davalının takibe itirazından arabuluculuk son tutanak imza tarihi itibarıyla haberdar olduğu kabul edilmeli..." gerekçesi yasal düzenlemeye aykırıdır.” Şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;22.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin davacı banka ile davalı ... arasında imzalandığı, davalı ...’nin 125.000TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı , 07.06.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin davacı banka ile davalı ... arasında imzalandığı, davalı ...’ın 100.000TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı ,10.05.2017 tarihli Tüketici Kredisi Sözleşmesinin davacı banka ile davalı ... arasında imzalandığı kredilerin geri ödemelerinde aksaklık olması üzerine davacı banka tarafından davalılara gönderilen ... 4. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, borcun ödenmemesi ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Eski dosya no: ... Esas)sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Genel Kredi sözleşmeleri, ihtarname, icra dosyası, davacı banka kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; Takip talebindeki birinci alacak kalemi olan... numaralı kredinin bilirkişi raporu ile tüketici kredisi olduğunun tespit edildiği, bu nedenle Mahkememizin 31.03.2026 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararı ile bu alacak kalemi yönünden açılan davanın tefrik edilerek Mahkememizin başka esasına kaydının yapılmasına karar verildiği ve diğer alacak kalemleri yönünden yargılamaya devam edildiği, ikinci alacak kalemi olan ... numaralı Ticari kredinin 07.06.2017 tarihinde kullandırıldığı, alacaklının 07.06.2017 tarihli GKS’yi kefil olarak imzalayan davalı ...’ın yalnızca bu alacak için sorumlu olduğunu belirttiği, üçüncü alacak kalemi olan ... numaralı ticari kredinin 22.03.2018 tarihinde kullandırıldığı, 22.03.2018 tarihli GKS’yi kefil olarak imzalayan ...’nin yalnızca bu alacak kaleminden sorumlu olduğunun belirttiği, dördüncü alacak kaleminin kredi kartı borcundan kaynaklandığı , davalı asıl borçlu ...’nin müşteri olarak imzaladığı sözleşme kapsamında kullandığı krediler nedeniyle sorumlu olduğu diğer davalı kefillerin imzaladıkları sözleşme kapsamında asıl borçluya kullandırılan krediler nedeniyle kefalet limiti dahilinde kalan borçtan sorumlu oldukları, davalı kefillerin kefaletlerinin TBK'nın 583. maddesine uygun olduğu, Uyap sisteminden yapılan sorgulamada davalı ...’ın kefalet tarihinden sonra 27/08/2017 tarihinde evlendiği, bu nedenle eş muvafakatinin gerekli olmadığı, davalıların kullanılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davacı bankaya karşı sorumlu oldukları, takipte talep edilen miktarın kefalet limitleri dahilinde olduğu, davalılar vekilince arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren yasal hak düşürücü sürede davanın açılmadığı iddia edilmiş ise de hak düşürücü süre İİK 67. Madde uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başlayacağından ve dosyada itiraz dilekçelerinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin belge bulunmadığından bu yöndeki itirazın reddi gerektiği , kat ihtarının müteselsil kefillere , asıl borçludan önce tebliğ edildiği görülmekle TBK 596/1 maddesi uyarınca kefiller yönünden temerrüdün takip tarihinde başladığının kabulü gerektiği,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ...Esas ...Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporu ile davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle temerrüt faizinin düzenlendiği sözleşme maddesi dikkate alınarak hesaplandığı, raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya müsait olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile; bu miktar üzerinden icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına ve alacak likit olduğundan % 20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;davalının .... 9. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasında 103.811,85TL asıl alacak, 16.953,03TL işlemiş faiz, 847,65TL BSMV olmak üzere toplam 121.612,53TL için bu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, 18.809,94 TL asıl alacağa DAVA tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve TCMB tarafından deklere edilen faizin ve bu faizin %5 BSMV uygulanmasına, 85.001,91TL asıl alacağa DAVA tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV uygulanmasına, 2-Davalı ... yönünden davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davalının ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasında taleple bağlı kalınarak 13.908,01TL asıl alacak için bu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, asıl alacağa DAVA tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV uygulanmasına, 3-Davalı ... yönünden davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;,davalının ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasında taleple bağlı kalınarak 65.238,13TL asıl alacak, 3.130,59TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.368,72TLiçin bu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, asıl alacağa DAVA tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV uygulanmasına, 4-Kabul edilen alacağın % 20'si olan 24.322,50TL icra inkar tazminatının davalılardan (davalı ...’ın 2.781,60TL’sinden, davalı ...’nin 13.673,74TL’sinden sorumlu olacak şekilde) alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 8.307,35-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.457,06-TL. harcın mahsubu ile bakiye 6.850,29-TL. harcın davalılardan (davalı ...’ın 2.781,60TL’sinden, davalı ...’nin 13.673,74TL’sinden sorumlu olacak şekilde) alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...’ın 2.781,60TL’sinden, davalı ...’nin 13.673,74TL’sinden sorumlu olacak şekilde) alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 11.093,53-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 8-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60-TL. başvurma harcı + 1.457,06-TL. peşin harç toplamı olan 1.884,66-TL.'nin davalıdan (davalı ...’ın 215,41-TL’sinden, davalı ...’nin 1.059,36-TL’sinden sorumlu olacak şekilde) alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 14.000-TL. bilirkişi ücreti + 3.140-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 17.140-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 15.707,09-TL'nin davalılardan alınarak (davalı ...’ın 1.795,32-TL’sinden, davalı ...’nin 8.828,95-TL’sinden sorumlu olacak şekilde) davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına, 10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.209,64-TL.'nin davalılardan alınarak (davalı ...’ın 138,26-TL’sinden, davalı ...’nin 679,93-TL’sinden sorumlu olacak şekilde) hazineye irad kaydına, geriye kalan 110,36-TL.'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/782, K. 2026/525, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-782-e-2026-525-k-c26f67bfb77f