İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1670 E. 2026/753 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1670
Karar No
2026/753
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1670 Esas KARAR NO : 2026/753

DAVA : İpotek (Terkin İstemli) DAVA TARİHİ : 28/12/2021 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İpotek (Terkin İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil ..., ipotek yükümlüsü taşınmazları eski malik ...'tan satın almıştır. Satış işleminden önce eski malik tarafından taşınmazlar üzerinde ipotek alacaklısı olarak görünen ... AŞ'ye 15.09.2021 tarihinde müracaat edilerek ipotekle teminat altına alınan borcun sona erip ermediği, borç sona erdiyse ipoteğin fekkedilmesi talepli müracaatta bulunulmuştur. İpotek alacaklısı Davalı Banka bu müracaattan sonra bankaya olan borçlar 04.09.2018 tarihinde tümüyle ödenmiş olmasına karşın ipoteği kaldırmayıp borcun bitiminden 3 yıldan fazla süre geçmesine rağmen 16.09.2021 tarihinde davalıya ipoteği temlik etmiştir. Davalı ile banka arasında yapılan temlik sözleşmesinde davalının kefil sıfatıyla borç ödeyerek TBK 592 vd uyarınca borca dair teminata halef olma hakkından söz edilmiş ise de eski malik tarafından yapılan yazılı müracata rağmen davalı temlik alıcısının ne miktarda, ne zaman, ne şekilde ödeme yaptığı açıklanamamıştır. Davalı aşağıda izah edileceği üzere kefil sıfatıyla herhangi bir ödeme yapmamış, borçlu şirketin ortağı ve müdürü olan bir kişidir. Dolayısıyla gerçekte halef sıfatı kazanmayacak olan ve teminatı devralma hakkı da bulunmayan davalıya, ifa edilerek sona ermiş bir borca ilişkin verilmiş taşınmaz ipoteği, haksız ve usulsüz şekilde temlik edilmiştir. Davalı tarafça, .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, taşınmazın kaydına İİK madde 150/c şerhi işlenmesi üzerine eski malik ...tarafından öğrenilmiştir.Eski malik tarafından icra müdürlüğüne müracaatla "dosyada taraf olmayıp taşınmazına 150/c şerhi işlendiği" belirtilerek vekalet sunulmak suretiyle dosya içeriği öğrenilmiş, takipte davalı tarafından sadece ... Limited Şirketi aleyhine takip başlatıldığı, üst limit ipoteği olan 1.500.000 TL dışında 1.239.333 TL daha talep edildiği, hatta bu dosyaya anılan şirket vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesine göre .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/9420 sayılı dosya ile aynı tutarlar için ikinci bir ilamsız icra takibi de başlatıldığı görülmüştür. Davalı, gerçekte var olmayan bir alacak nedeniyle talepte bulunduğunu bildiği için olsa gerek normal ve usulüne uygun işlemlerle icra yoluna başvurmak yerine bu şekilde çetrefilli bir yöntem izlemiştir. Alacaklı, borçlu veya ipotek edilen taşınmazlar ...'da değildir, takibin ...'da başlatılmasının hiçbir mantıklı gerekçesi yoktur. İpoteğin paraya çevrilmesi takibi yapıldığı halde taşınmaz maliki taraf gösterilmeyerek malikin her türlü itiraz ve talep hakları bertaraf edilmeye çalışılmıştır. Daha sonra dosya yetkisizlik nedeniyle ... 3. İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek 2021/... esas numarasına kaydedilmiştir. Müvekkil de bu dosyaya müracaat ederek ipoteğin kaldırılması için ödenmesi gereken miktarı öğrenmek istemiştir. Söz konusu faizsiz maksimal ipotek (üst limit ipoteği) tutarı 1.500.000 TL iken ipoteğin kalkması için (davalı müvekkilin taraf da gösterilmediği icra takibi nedeniyle) 3.013.032,34 TL ödenmesi halinde ipoteğin kaldırılacağı İcra Müdürlüğü tarafından müvekkile bildirilmiştir.Resmi ipotek belgelerinde açıkça gösterildiği üzere taşınmazlar üzerinde ".......'nda kullanılan ve kullanılacak kredilerin teminatı olmak üzere..." ve faizsiz olarak üst limit ipoteği tesis edilmiştir. Öncelikle mahkeme veznesine veya İİK 153 uyarınca (davacının taraf olarak açacağı) takip dosyasına üst limit ipotek bedelinin (1.500.000 TL) depo edilmesi kaydıyla taşınmazların kaydından ipotek şerhinin kaldırılması, ipotek bedelinin davalıya ödenmesinin dava sonuna kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davanın asıl borçlu olan ... ... Limited Şirketine ihbar edilmesini, Istanbul ili, ... ilçesi, ... (...) mah 232 ada, 12 parselde yer alan Arsa Nitelikli Tasınmaz üzerinde ... Tapu Sicil Müdürlügünce 25/07/2014 tarih ve ... Yevmiye nolu ile ve Istanbul ili, ... ilçesi, ... (...) mah 596 Ada, 2 parselde yer alan Arsa Nitelikli Tasınmaz üzerinde ... Tapu Sicil Müdürlügünce 25/07/2014 tarih ve ... Yevmiye nolu ile tesis edilerek davalıya .... Noterliği'nin 16.09.2021 tarih ve ... yemivye nolu temlik sözleşmesi ile temlik edilen ipotek nedeniyle müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine, İpotek bedelinin ödenmek zorunda kalınması halinde ödenen bedelin istirdatına, ödeme tarihinde fiilen müvekkile iade edileceği tarihe kadar ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;... ...Elekt. Ve Gıda San.ve Tic. Limited Şirketi ve ... A.Ş. Arasında 21/04/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imza edilmiştir. Genel Kredi Sözleşmesi borçlusu şirket kullanılan ve kullanılacak kredilerin teminatı olmak üzere resmi ipotek belgelerinde açıkça gösterilen taşınmazlar üzerinde ... A.Ş. lehine ipotek hakkı tesis etmiştir. Müvekkil ... müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu kredi borcunun 1.500.000 TL'lik meblağını kefalet borcuna karşılık ... A.Ş.'ye ödemiş böylelikle kredi borcu tasfiye edilmiştir. Müvekkilin KEFİL SIFATIYLA ödeme yapmasının ardından alacaklının haklarına halef olmuş ve ... A.Ş. İle temlik sözleşmesi imzalayarak, kredi borcuna ilişkin tahsis edilen ipotek hakkını temlik almıştır. Davacı taraf davaya konu taşınmazların ipotek hakkı ile yüklü olduğunu bildiği ve dahi tapu kütüğünde de açıkça gördüğü halde taşınmazları eski malikten devir ve teslim almıştır. İpotek hakkı ayni bir teminat olduğundan taşınmazın temlik edilmiş olması hak üzerinde bir değişiklik yaratmayacaktır. İpotek hakkını temlik alan müvekkil, ... 3. İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmıştır. Müvekkilin ipotek hakkına istinaden .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılarak söz konusu taşınmazlara 150/C şerhi işlenmiştir. Yapılan takibe yetki itirazında bulunulduğundan takip dosyası ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Yapılan takip işlemleri müvekkilin ipotek hakkına dayanmakta olup, gerçekleştirilen tüm işlemler usul, yasa ve hukuka uygundur İpotek hakkı doğmuş ya da doğacağı muhtemel alacakların gayrimenkul üzerinden güvence altına alınmasını ifade eder. İpoteğin en önemli özelliği gayrimenkul el değiştirse dahi mevcudiyetini korumasıdır. Bu kapsamda ipotekli bir gayrimenkul satılsa dahi alacağını tahsil edemeyen ipotek alacaklısı gayrimenkulün satılmasını yeni alıcıdan talep ve dava edebilecektir. Müvekkil söz konusu borca ilişkin kefil sıfatıyla ödemede bulunduğundan, halefiyet ilkesi gereğince alacak hakkının güvencesini teşkil eden ipotek hakkını temlik almıştır. Alacaklı adına kayıtlı olan taşınmaz ipotekleri temlik sözleşmesi ile müvekkil adına kaydedilmiştir. Davacı taraf dilekçesinde eski malik ...tarafından banka borcunun bittiğinin beyan edildiğini, ...'in bu beyanla birlikte ipotek hakkı ile yüklü taşınmazları satın aldığını iddia etmiştir. Kendi dilekçelerinde de ikrar edildiği üzere satış işlemlerinden önce taşınmaz üzerinde ipotek hakkının bulunduğu görülmüş ipotek hakkı kabul edilerek taşınmaz devralınmıştır.Davacı taraf taşınmazı devir almadan önce ipotek hakkı sahibi ... A.Ş.'den bilgi talep etmiş ilgili banka da müvekkilin kefil sıfatıyla ödeme yaptığını bu sebeple de halef olarak ipotek hakkını temlik aldığını bildirmiştir. Huzurdaki dava hukuki mesnetten yoksun ve kötüniyetli olarak ikame edildiğinden reddi gerekmektedir Başkasına ait borcu kefil sıfatıyla ödeyen bir kimse, kanun hükmüne dayalı olarak alacaklının yerine geçerek alacaklının tüm haklarına halef olur. Alacaklıyı tatmin eden kefilin onun haklarına halef olmasının bir sonucu olarak, TBK m. 596/f. II uyarınca rehin hakları da kefile geçmekte, bu şekilde kefilin asıl borçluya karşı sahip olduğu rücu hakkı güvence altına alınmaktadır. Anılan hükme göre kefalet anında var olan rehin hakları, ister asıl borçlu isterse üçüncü kişi tarafından verilsin, alacaklıyı tatmin eden kefile geçmektedir. Davacı taraf mesnetten yoksun iddialarıyla ipoteğe konu alacağın ifa edilerek sona erdiğini bu sebeple de ipotek hakkının fekkinin gerektiğini iddia etmiştir. Ancak önemle dikkat çekilmelidir ki ödemede bulunan müvekkil genel kredi sözleşmesinin borçlusu değil kefilidir. Sözleşmeye ilişkin ödemeyi de kefil sıfatına uygun olarak kefil sorumluluğu çerçevesinde gerçekleştirmiştir. Bu bağlamda alacağa bağlı ipotek hakkı alacaklıyı tatmin eden müvekkile halefiyet yoluyla geçecektir. Müvekkilin geçerli bir temlik sözleşmesine dayanan ipotek hakkı baki olduğundan, hukuki mesnetten yoksun davanın reddine,Yargılamanın uzunluğu gözetildiğinden ihtiyati tedbir kararı müvekkil açısından telafisi imkansız zararlara neden olacağından ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı ipotek alacak istemine ilişkindir. 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. HSK’nın 25.11.2021 gün 1232 sayılı kararı ile İstanbul ilinde Finans İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçtiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; 1)13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2)22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3)19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4)23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5)21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6)06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere 15.12.2021 tarihinden itibaren İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemesine ihtisas mahkemeleri sıfatıyla tevzi edilmesine karar verilmiştir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Karar sayılı kararı sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2023/3497 Esas 2025/2460 Karar sayılı kesin kararı ile uyuşmazlığın tespit edildiği, bu tespitte" TTK'nun 4/f maddesi uyarınca bankaların, diğer kredi kuruluşlarının, finansal kuruluşlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Genel kredi sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nun 4/1-f maddesinde düzenlenen işlemlerden olduğundan bu sözleşmeleri teminen tesis edilen ipotek işlemlerinin de anılan yasa hükmü kapsamında ticari dava olduğunun kabulü gerekir. Uyuşmazlık her ne kadar ipotek nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin ise de temel ilişki genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığından TTK'nın 4.maddesi uyarınca ticari mahiyetteki genel kredi sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme ticaret mahkemesidir." şeklinde belirtildiği, uyuşmazlığın çözümünün bankacılık uygulamalarına göre belirleneceği, Mahkememiz yönünden iş bölümünün dışında olan bu uyuşmazlıkta görevin Finans İhtisas Mahkemelerine ait olduğu, esasın görevli olan ihtisas Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, dosyanın İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilerek esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-İş bu davanın İhtisas Mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 6. 7. 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına, 3-Harç ve yargılama giderlerinin ihtisas mahkemesince hüküm altına alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olarak karar verildi. 14/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1670, K. 2026/753, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1670-e-2026-753-k-85c7cdf5ea5a