İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/794 E. 2026/380 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/794
- Karar No
- 2026/380
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/794 Esas - 2026/380 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/794 Esas KARAR NO : 2026/380
HAKİM : .... KATİP :....
DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. ... Av... DAVALILAR : 1- ... .... 2- ... .... VEKİLİ : Av... DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2024 KARAR TARİHİ : 12/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30 yılı aşkın süredir ...'da .... özel servisi işletmeciliği yaptığı, davalı ... ...'in müvekkilin yanında çalışıp iş akdi sonlandırıldıktan sonra müvekkilin müşteri bilgilerine hukuka aykırı şekilde eriştiği, müşterileri arayarak müvekkili ve işletmesini kötülediği, müşterileri yanlış yönlendirerek müvekkil aleyhine şikayetlerde bulunmalarını sağladığı, diğer davalı ... ...'in işlettiği... sayılı, ...'ın 2024/0186.9860 sayılı tüketici hakem heyeti başvurularında bulunduğu, davalı ... ...'in yetkisiz ve uzmanlığı olmaksızın gerçeğe aykırı 'Araç Muayene Formu' düzenleyerek müvekkilin ticari itibarını zedelediği, davalıların eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, bu eylemler nedeniyle müvekkilin maddi ve manevi zarara uğradığı, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2024/264918 E. sayılı soruşturma dosyasının devam ettiği belirtilerek, davalıların haksız rekabet eylemlerinin tespitine, men'ine, uğranılan maddi ve manevi zararların tazminine, dava sonucunun ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ... ...'in iş akdinin iş akışını bozduğu iddiasıyla feshedildiğini öne sürdüğünü ancak müvekkilin, davacının haksız kazançlarına ortak olmak istemediği için istifa ettiğini, işten çıkış kodunun 48 olarak girilmesinin davacının iddialarıyla çeliştiğini, müvekkilin iş emirlerini ele geçirerek müşterileri aradığı iddiasının asılsız olduğunu, iş emirlerinin gizli olmadığını ve davacının talimatıyla düzenlendiğini, müşterilerin müvekkili kendilerinin arayarak araçlarına yapılan işlemler hakkında bilgi sorduğunu, müvekkilin İvedik'te dükkan açmadığını ve 18.10.2024 tarihinde Akyurt'ta başka bir iş yerinde çalışmaya başladığını, müşterilere para teklif edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı ile müvekkil arasındaki whatsapp yazışmalarının davacının iddialarını çürüttüğünü, davacının müşterilere orijinal parça kullanılmadığı durumlarda yalan söylenmesini istediğini, davacının müvekkil hakkında asılsız paylaşımlar yapması nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/267545 sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, diğer müvekkil ... ...'in 20 yıllık tecrübeli bir usta olduğunu, müşterilerin talebi üzerine araçları inceleyerek objektif tespitlerini tutanağa bağladığını, bu işlemin resmi araç muayenesi ile ilgisi bulunmadığını, müvekkillerin fikir ve eylem birliği içinde haksız rekabet oluşturmadığını, davacının kendi hukuka aykırı işlemlerini örtbas etmek amacıyla bu davayı açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava "Davacının, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 35.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan tahsili " istemine ilişkindir. Talep, cevap, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/264918 Soruşturma sayılı dosyası, Yenimahalle 5. Noterliği'nin 14/10/2024 tarih ve 14672 no'lu ihtarnamesi, ... 30. Noterliği'nin 07/11/2024 tarih ve ... no'lu ihtarnamesi, Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti'nin kararı, Çankaya Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti'nin kararı, ticari defterler, tanık beyanları, 05/11/2025 tarihli rapor ve bila tarihli rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Nitelikli hesap bilirkişisinin 05/11/2025 tarihli raporunda; " Davacı tarafın davalı ... ...’in fiillerinin TTK’nın 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki iddiasını somut delillerle ispat edemediği, Davacı tarafın diğer davalı ... ...’in TTK 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil eden fiillerde bulunduğu yönündeki iddiasının somut delillere dayanmadığı, Davacı tarafın TTK’nın 56 maddesi uyarınca maddi tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. Mali Müşavir bilirkişinin bila tarihli raporunda ; "Bilirkişi Tarafların ticari defter kayıtları ve dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Davalı tacir olup olmadığı değerlendirilmesi; 27.11.2025 tarih .... sayılı resmi gazete 2025 yılı defter tutma hadleri alış tutarı 2.500.000 TL satış tutarı 3.500.000 TL olarak belirlenen hadlerin dönem içi hasılatları ve mal alışları altında kaldığı davalının esnaf olduğu. Davacının tacir olup olmadığı değerlendirilmesi, 27.11.2025 tarih 33090 sayılı resmi gazete 2025 yılı defter tutma hadleri alış tutarı 2.500.000 TL satış tutarı 3.500.000 TL olarak belirlenen hadlerin dönem içi hasılatları ve mal alışları altında kaldığı davacının esnaf olduğu. Davacının Ticari defter dayanağı 2024/2025 Yılları Vergisi beyannamesi sabit olmak üzere: 2024 yılı geliri 1.131.230,36 TL ,2025 yılında 3.260.460,01 TL gelirinde artış olduğu 3.260.460,01/1.131.230,36 =%,2,88 oranında Yükseldiği gelir kaybı olamayacağı, Davacının, davalı ... ... İşten ayrıldıktan sonra Haksız rekabet ihlal edilmemesi ile ilgili dosya kapsamında herhangi sözleşme vb. Belge bulunmadığı. Tanık beyanları mahkemece kabulü düşünülmesi Durumunda , İşçi ve işveren arasındaki güven ilişkisi, İşverenin, işyeri sırlarını ifşa etme veya işverenin itibarını zedeleyen eylemler mahkemece kabul edilmesi halinde manevi tazminat mahkemenin takdirinde olabileceği" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. Dosyamızda tarafların gerçek kişi olması nedeni ile öncelikle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın söz konusu düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Bu bağlamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. -Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Somut olayda uyuşmazlık, davacının, davalılar aleyhine 1.000,00 TL maddi tazminat ve 35.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan tahsili isteminden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması zorunludur. Dosyamızda tarafların gerçek kişi olması nedeniyle usulüne uygun olarak tacir araştırması yaptırılmış, dosyamıza intikal eden yazı cevapları incelenmiştir. Bu bilgiler ışığında dosyamıza gelen yazı cevaplarında davalılardan ... ...'in esnaf kaydının bulunduğu, mersis kaydının bulunmadığı, davacı ....'ün tacir kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının bulunduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu tespit edilmekle; tarafların tacir olarak kabulüne hukuken olanak bulunmadığı, tarafların sıfatına ve uyuşmazlığın niteliğine göre somut olayda Mahkememiz görev alanında kabul edilen bir mutlak ya da nispi nitelikte ticari davanın söz konusu olmadığı, bu durumda ise; davaya bakmaya görevli Mahkemenin Mahkememiz değil; HMK 2/1.m. gereğince genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu nitekim yukarıda içeriği açıklanan mali müşavir bilirkişinin bila tarihli raporunda da davacı ve davalının 2025 yılı defter tutma hadleri alış tutarı ve satış tutarı olarak belirlenen hadlerin dönem içi hasılatları ve mal alışları altında kalması nedeni ile esnaf oldukları tespit edilmiştir. Açıklanan gerekçelerle; HMK 114/1-c ve 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115. m. gereğince yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-)HMK 20.m. gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmaya görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının davacıya ihtarına, (ihtarat yapıldı) 3-)Yargılama giderlerinin davaya bakmaya görevli Mahkeme tarafından değerlendirilmesine, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde HMK 331/2.m. gereğince talep halinde yargılama giderlerinin Mahkememiz tarafından karara bağlanmasına,
Dair;taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi 12/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır