İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1546 E. 2026/619 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1546
Karar No
2026/619
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1546 Esas KARAR NO : 2026/619

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/09/2026 KARAR TARİHİ : 07/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından ... numaralı ... Konut Paket Sigorta Poliçesiyle sigortalanan dava dışı sigortalı ...'e ait, ... adresinde bulunan konutta, 25.10.2025 tarihinde binanın ortak kullanım alanı olan çatısından sızan yağmur suları sebebiyle su hasarı meydana geldiğini, ekspertiz raporunda açıkça tespit edildiği üzere;25.10.2025 tarihinde gerçekleşen hasar, konutun bulunduğu binanın çatısından sızan yağmur sularının en üst katta bulunan sigortalı konutun mutfak tavanından geçerek davlumbazın içine ve oradan da ocağın içerisine kadar ilerlemesi şeklinde meydana geldiğini, dairede meydana gelen söz konusu su hasarı neticesinde davlumbaz motoru ve çakmak trafosu kullanılamaz hale geldiğini, ekspertiz raporunda hesaplandığı üzere, sigortalı konutta meydana gelen onarım ve parça değişimlerine ilişkin toplam 7.820,00 TL hasar tazminatı sigortalı ...'e ödendiğini, hasarın tazmini sonrasında, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereği müvekkil şirket, yapmış olduğu ödemeye ilişkin olarak davalı site yönetimine 08.12.2025 tarih ve ... mektup numaralı rücu mektubunu gönderdiğini, ancak davalı taraf vekili aracılığıyla gönderdiği ihtarname ile müvekkil şirketin haklı rücu talebini mesnetsiz iddialarla reddetmiş ve herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, bunun üzerine davalı ... Toplu Yapı Site Yönetimi'ne karşı ... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas Sayılı dosyasında 7.820,00-TL asıl alacak+889,55-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.709,55-TL olarak ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itirazı neticesinde takip durdurulmuş ise de, davalı tarafın takibe itirazları haksız ve kötüniyetli olup iptali ile ödenen hasar tazminatının TTK, KMK ve ilgili mevzuat gereği davalıdan rücuen tahsilinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı tarafın ... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... E. sayılı dosyasındaki haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalı tarafın alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalının ... İcra Dairesi' nin 2026/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesinde dava şartları düzenlemiş olup, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115. Maddesi uyarınca) mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre: her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın kanunda sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olarak kabul edilecektir. Yani bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede açıkça sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca, dava dışı sigortalı ...'in konut sigorta poliçesi kapsamında, evinde oluşan hasar bedelinin halefiyet ilişkisine dayalı olarak davalıdan rücuan tahsili talebine yöneliktir. Davacı sigorta şirketi, sigortalısı ...'in yerine geçerek dava açmıştır. Davacı şirketin halefi olduğu sigortalının tacir olduğuna dair dosyada bir delilin bulunmadığı, sigortanın da konut sigortası olduğu, anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkememiz uyuşmazlık bakımından görevli olmayıp uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 5-HMK'nın 20. maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere tensiben karar verildi. 07/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1546, K. 2026/619, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1546-e-2026-619-k-edc84adc6258