İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/667 E. 2026/657 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/667
Karar No
2026/657
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/667 Esas KARAR NO : 2026/657

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 29/08/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile ... A.Ş. tarafından müşterisi ... Şirketi A.Ş. 'nin risklerinin ... 14. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile müvekkil ...A.Ş. 'ye devredildiğini, müvekkil şirket tarafından davalı borçlular ... Şirketi A.Ş. ..., İlhan ... ve ... aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlulara tebliğ edilen ödeme emrine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, finansal kiralama sözleşmesine ek olarak ifa uğruna verilen 16 adet senede ilişkin olarak ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile başlatılan icra takibine de davalıların itiraz ettiğini, dava dışı temlik eden şirkete verilen senetlerin temel borç ilişkisinden soyut ve bağımsız bir kambiyo taahhüdü niteliğinde olduğunu, senetlerde mücerretlik ilkesinin geçerli bulunduğunu, senedin tanzimi ile temel ilişkiden bağımsız yeni bir kambiyo ilişkisinin doğduğunu, davalıların borca ve ferilerine yönelik itirazlarının kötü niyetli olduğunu ve borcun tahsilini geciktirme amacı taşıdığını, temlik eden şirket kayıtlarının kesin ve bağlayıcı delil teşkil ettiğini, müvekkilin alacağının şüpheye yer vermeyecek şekilde sabit olduğunu belirterek davalıların icra takibine yaptıkları haksız itirazların iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Temlik alan davacı ...A.Ş.vekili 14/08/2026 tarihli dilekçesi ile huzurdaki dava dosyasının 30.06.2026 tarihli temlik sözleşmesiyle ... tarafından müvekkili ....A.Ş.'ye temlik edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan 17/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda İcra tarihi 09.08.2023 itibari ile; toplam alacak 82.188,54-TL ana para, 276.417,37-TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 358.605,91-TL, 14.03.2024 ödeme tarihi itibari ile toplam alacak 82.188,54-TL asıl alacak, 196.325,26-TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 278.513,80-TL, 29.08.2025 dava tarihi itibari ile toplam alacak 82.188,54-TL asıl alacak, 244.999,14-TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 327.187,68-TL hesaplandığı tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan ve davacı varlık yönetim şirketine temlik edilen alacağın tahsili amacıyla müteselsil kefil hakkında başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. İcra müdürlüğünün yetkisine itiraz yönünden; itirazın iptali davalarında borçlu icra dairesinin yetkisine de itiraz etmişse, mahkemece öncelikle yetki itirazının incelenmesi gerekir. İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca para veya teminat alacakları için takip yapılırken HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. TBK'nın 89/1-1. maddesi uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Finansal kiralama sözleşmesine göre kira bedelleri temlik eden şirketin ...'daki banka hesaplarına ödenecek olup temlik eden şirketin merkezi de İstanbul'dadır. Bu itibarla İstanbul İcra Dairelerinin takip yönünden yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamında temlik ilişkisini, asıl borç ilişkisini, kefaleti ve alacağın miktarını ispat yükü davacıdadır. Mahkememizce temlik eden finansal kiralama şirketinin işyerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır. Asıl borç ilişkisi yönünden; dava dışı ... A.Ş. (kiralayan) ile dava dışı ... Şirketi (kiracı) arasında ... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme ile ... numaralı kira planı kapsamında plastik enjeksiyon makinası ve ... numaralı kira planı kapsamında çift kiriş arabalı gezer köprülü vincin 49'ar ay süreyle kiracıya kiralandığı anlaşılmıştır. Sözleşme, 6361 sayılı Kanun'un 22. maddesinde öngörülen şekilde noterde düzenleme şeklinde yapılmış olup geçerlidir. Kefalet yönünden; sözleşmenin Ek-1 Özel Şartlar bölümünde davalının, kiracının sözleşmeden doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak müteselsil kefil olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi incelemesine göre davalı, 04/11/2014 tarihinde kefalet tarihini, 185.807,27 TL azami kefalet miktarını ve müteselsil kefil sıfatını kendi el yazısıyla yazarak sözleşmeyi imzalamıştır. Bu nedenle TBK'nın 583. maddesinde öngörülen şekil şartları yerine getirilmiştir. 17/10/2011 tarihli imza sirkülerine göre davalı, kiracı şirketi 10 yıl süreyle münferiden temsile yetkili şirket müdürüdür. TBK'nın 584/3. maddesi uyarınca ticaret şirketinin yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilen kefaletlerde eşin rızası aranmaz. Bu itibarla davalının kefaleti geçerlidir. Alacağın temliki ve davacının aktif husumet ehliyeti yönünden; temlik eden ... A.Ş. ile davacı ...A.Ş. arasında ... 14. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı Alacak Temlik Sözleşmesi imzalanmış ve kiracı şirkete ilişkin ... ve ... numaralı kira planlarından doğan alacaklar, anapara, faiz, fer'ileri ve her türlü teminatı ile birlikte davacıya devredilmiştir. Temlik, TBK'nın 184. maddesindeki yazılı şekil şartına uygundur. TBK'nın 189/1. maddesi uyarınca alacağın devri ile alacağa bağlı öncelik hakları ve diğer bağlı haklar, bu arada kefalet de devralana geçer. Bu nedenle davacı, kefil olan davalıya karşı takip ve dava açma ehliyetine sahiptir. Asıl alacak yönünden; kiracı şirket tarafından sözleşmeye ek olarak, 30/10/2014 tanzim tarihli ve 30/10/2014 ile 29/08/2016 arasında muhtelif vadeli 17 adet toplam 82.188,54 TL tutarlı senet ifa uğruna verilmiştir. Bilirkişi incelemesinde temlik eden şirketin muavin defter kayıtlarına göre her iki kira planına ait leasing faturalarının 10/04/2017 tarihinden itibaren ödenmediği, finansal kiralama alacaklarının 14/08/2017 tarihinde tasfiye olunacak alacaklar hesabına, 30/04/2018 tarihinde zarar niteliğindeki alacaklar hesabına aktarıldığı, ... numaralı kira planına konu vincin 21/09/2017 tarihinde KDV dahil 33.714,29 TL bedelle satılarak satış bedelinin alacağa mahsup edildiği ve alacakların 26/12/2018 tarihinde varlık satışı ile davacıya devredildiği tespit edilmiştir. Kiracının borcu ödemediği, borçlulara bu yönde üç ayrı ihtarname keşide edildiği ve davalının ödemeye ilişkin bir delil sunmadığı anlaşılmıştır. İfa uğruna verilen senetler, TBK'nın 84. maddesi uyarınca senet bedelleri tahsil edilinceye kadar temel borcu sona erdirmeyeceğinden, takibe konu 82.188,54 TL asıl alacağın varlığı kabul edilmiştir. İşlemiş faiz yönünden; sözleşmenin 13/b maddesinde yıllık %40 oranında temerrüt faizi kararlaştırılmıştır. TTK'nın 8/1. maddesi uyarınca ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Belirli vade günü kararlaştırılan senetlerde borçlu, TBK'nın 117/2. maddesi uyarınca vadenin geçmesiyle temerrüde düşer. Bilirkişi tarafından her bir senedin vade tarihinden takip tarihi olan 09/08/2023'e kadar yıllık %40 oranında temerrüt faizi hesaplanmış ve işlemiş faiz toplamı 276.417,37 TL olarak bulunmuştur. Kefilin sorumluluk sınırı yönünden; TBK'nın 589. maddesi uyarınca kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktar sınırı içinde kalmak kaydıyla asıl borçlunun kusur ve temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumludur. Kefil, kendi temerrüdünden doğan faizden kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın sorumludur. Davalıya 19/08/2016, 11/01/2017 ve 16/06/2017 tarihli ihtarnameler, sırasıyla 24/08/2016, 13/01/2017 ve 20/06/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamelerde verilen 60 günlük süre içinde ödeme yapılmamıştır. Davalının kendi temerrüdünden sonra işleyen faizden ise kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın sorumlu olduğu gözetildiğinde, takip tarihi itibarıyla belirlenen toplam 358.605,91 TL'den davalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporuna itiraz yönünden; bilirkişi raporu, temlik eden finansal kiralama şirketinin işyerinde yapılan yerinde inceleme ile defter kayıtları, faturalar, ihtarnameler ve temlik sözleşmesi esas alınarak hazırlanmış olup dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmıştır. Takipten sonra yapılan ödeme yönünden; takipten sonra ve dava açılmadan önce, 14/03/2024 tarihinde davacı vekilinin banka hesabına "... 36 İcra ... ibra ödemesi" açıklamasıyla 100.000,00 TL ödeme yapılmıştır. TBK'nın 166/1. maddesi uyarınca müteselsil borçlulardan birinin ödeme yoluyla borcu sona erdirmesi diğerlerini de o oranda borçtan kurtarır. Buna karşılık TBK'nın 166/2. maddesi uyarınca ödeme veya takas dışında bir sebeple borçlulardan birinin borçtan kurtulması, diğer borçluları borçtan kurtarmaz. Bu nedenle diğer kefillerin ibra edilmiş olması davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ancak yapılan ödeme, davalının borcundan da düşülmelidir. Takipten sonra yapılan ödemeler takip tarihinde mevcut olan alacağın varlığını etkilemeyeceğinden, itirazın iptaline takip tarihi itibarıyla belirlenen alacak üzerinden karar verilmiş, ödemenin infaz aşamasında TBK'nın 100. maddesi gözetilerek icra müdürlüğünce değerlendirilmesine hükmedilmiştir. Takip sonrası faiz ve tahsilde tekerrür yönünden; asıl alacağa takip tarihinden itibaren, sözleşmenin 13/b maddesi ve takip talebi doğrultusunda yıllık %40 oranında faiz işletilmesine karar verilmiştir. Takip, kiracı şirket ve diğer müteselsil kefiller hakkında da başlatılmış olduğundan, alacaklının aynı alacağı birden fazla kez tahsil etmesinin önüne geçilmesi için takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına hükmedilmiştir. İcra inkâr tazminatı yönünden; İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi halinde, talep üzerine borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerekir. Alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen 82.188,54 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 16.437,71 TL icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı ...'nun ... 36. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 82.188,54 TL asıl alacak ve 276.417,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 358.605,91 TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 oranında faiz uygulanmak suretiyle, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla DEVAMINA, 2-Davalı tarafından 14.03.2024 tarihinde yapılan 100.000,00 TL ödemenin infaz aşamasında TBK m.100 hükmü gözetilerek icra müdürlüğünce değerlendirilmesine, 3-Alacak likit olduğundan, itirazın iptaline karar verilen 82.188,54 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 16.437,71 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 24.496,37 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.124,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.372,27 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 57.376,95-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 6.124,10 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 690,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.429,50 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/667, K. 2026/657, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-667-e-2026-657-k-81d734a70a31