İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/509 E. 2026/463 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/509
- Karar No
- 2026/463
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/509 Esas KARAR NO :2026/463
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:03/09/2024 KARAR TARİHİ:19/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 03.10.2021 tarihinde davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın yaya ...'ye çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağı ile davalı sürücünün olay yerini terk ettiğinin belirlendiğini, mağdur ...'nin sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 07/05/2023 tarihli karar uyarınca mağdurun tazminat talebinin kabul edildiğini, müvekkil sigorta şirketinin .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. ve 2023/... E. sayılı dosyaları kapsamında toplam 309.126,73 TL tutarında ödeme yaptığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi ve poliçe genel şartları uyarınca sigortacının sigortalısının yerine kaim olduğunu, Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B. 4.f maddesi gereğince olay yerini terk eden sigortalıya rücu hakkı doğduğunu, bu kapsamda .... İcra Müdürlüğü nezdindeki 2024/... E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, davalının olay yerini terk etmesinin haklı bir nedene dayanmadığını, bu nedenle davalının itirazının iptali ile takibin devamını, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalı adına kayıtlı araç, gayrimenkul veya üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve tensip zaptının 18/9/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, mahkemece verilen ek süre içerisinde cevapların sunulduğunu, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, 03/10/2021 tarihli trafik kazasında sürücü ...'ın 24/10/2021 tarihli ifadesinde olay yerini terk etmediğinin anlaşıldığını, dava dışı ...'ye çarpılmadığını ve şahsın ayakta olduğunun fark edildiğini, davacı sigorta firmasının rücu dayanağı olan olay yerini terk unsurunun gerçekleşmediğini, müvekkil firma çalışanının herhangi bir kastının bulunmadığını, davacı tarafça sunulan ödeme dekontlarının toplamının 308.826,73 TL olmasına rağmen 312.177,73 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, dava dışı ... tarafından 24/01/2024 tarihinde sigorta firması vekilleri Av. ... Ortaklığının Hesabına'a 8.572,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeye ilişkin dekontun dosyaya sunulduğunu, davacı firma ile dava dışı ... arasında tahkim öncesi anlaşma yapılarak ibraname alındığını, rücu şartlarının oluşmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı sigortacının dava dışı üçüncü kişiye ödemiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin bedelin davalı kendi sigortalısından tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalandığını, 03.10.2021 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki sigortalı ... plaka sayılı aracın dava dışı yaya ...'ye çarpması suretiyle meydana gelen yaralanmalı trafik kazası neticesinde davacı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonunun 2022.E... Başvuru sayılı dosyasından yapılan inceleme neticesinde geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olduğu, işbu kararın .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasından takibe konulduğu, davacı tarafından 25/05/2023 tarihinde toplam 21.082,52 TL ödemenin yapılmış olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından Sigorta Tahkim Komisyonunun 2022.E... Sayılı başvuru dosyasından yapılan inceleme neticesinde sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olduğu, işbu kararın .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasından takibe konulduğu, davacı tarafından 15/06/2023 tarihinde 3 ayrı parça halinde toplam 279.560,18 TL ödemenin yapılmış olduğu, ayrıca davacı tarafından dava dışı 3. Kişinin başvurusu üzerine açılan hasar dosyasından 01/06/2022 tarihinde 8.484,03 TL ödemenin yapılmış olduğu, söz konusu ödemenin toplamının 309.126,73 TL olduğu, davacı tarafından ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemiyle davalı aleyhine toplam 312.177,73 TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın 309.126,73 TL üzerinden kısmen iptali ile davalının %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına karşı rücuen tahsilat istemi il başvurabileceği haller düzenlenmiş olup bu maddeye göre; "(2) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekliel konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Anılan madde hükmü uyarınca bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği aşikardır. Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 2023/268 Esas, 2024/858 Karar Sayılı, 03/07/2024 Tarihli "... Kaza tarihi itibari ile 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının somut olayda uygulanması gerekmektedir. Söz konusu genel şartların Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı B.4 maddesi (f) bendi gereğince tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına teminat dışı durum ve rücu sebebi olarak kabul edildiği gibi, maddenin devamında kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hali de teminat dışı olup, bu sebepler sigortalıya başlıca rücu nedenleri arasında sayılmış, üstelik olay yerini terkin maddede bahsedilen zorunlu hal nedeniyle olduğunu somut şekilde ispat yükü sigorta şirketine değil, sigortalıya (sigorta ettirene) aittir. Yeni Genel Şartlarla bu hususta ispat yükü sigortalıya geçmiştir. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı araç sürücüsünün haklı gerekçe ile olay yerinden ayrıldığının somut delillerle ispatı gerekmekte olup, can güvenliği tehdidi, saldırı varsa karakola müracaat edip etmediği hususuna açıklık getirilmesi, olay yerinden ayrılma için aranan zorunlu/haklı haller olarak ifade edilen ''tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme'' veya ''can güvenliği nedeniyle uzaklaşma'' gibi ''zorunlu haller'' in olayda varlığının ve ayrıca aynı hükümde bahsedildiği üzere sürücünün kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı hususlarının ispat yükünün davalıda olduğunun kabulü ile araç sürücüsünün kazadan sonraki davranışları nedeniyle davacı sigorta şirketinin kazaya ilişkin delilleri toplamasının engellenip engellenmediğini değerlendirme ve hukuki nitelendirmenin mahkemece yapılması, rücu şartlarının bulunduğu kanaatine varılması durumunda, gerçek zarar belirlenmelidir." şeklindeki ilamı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2023/534 Esas, 2024/953 Karar Sayılı, 02/05/2024 Tarihli "... Davacı, rücu sebebi olarak kazada tam kusurlu olan sürücünün olay yerini terk ettiği iddiasına dayanmaktadır. Davacının talebi genel şartlar "B4-f" maddesi gereğince sürücünün olay yerini terkine dayalı olup, ispat yükü davalıdadır. Davalının olayın şoku ile olay yerini terk ettiğine ilişkin beyanları haklı sebep olarak kabul edilmemiş olduğundan ZMSS genel şartlarında öngörülen haklı sebeplerin varlığını ve haklı sebebe dayanılarak olay yerinin terk edildiğini davalı taraf somut şekilde ispatlayamamıştır." şeklindeki ilamı, da göz önünde bulundurulduğunda olay yerini terk etmenin zorunlu hal nedeniyle olduğunu somut şekilde ispat külfeti, sigorta şirketine değil, 4721 sayılı MK 6 ve 6100 sayılı HMK 190 maddeleri kapsamında sigortalıya aittir. Zira Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin göz önünde tutulması gerekir. Yargılama esnasında celp edilmiş olan tüm belgeler, taraflarca sunulan deliller bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi ve sigorta hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen raporda özetle; 02.10.2021 günü, saat 00:10 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı araç ile İstanbul ili, Beyoğlu ilçesinde Keskin sokakta seyrederken Fatih Sultan caddesi ile kesişen kavşağa geldiğinde Keskin sokakta yürür vaziyetteki yaya ...'ye çarpması sonucu yaralanmalı bir trafik kazası meydana gelmiştir. ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu; Yaya ...'nin meydana gelen kazada kusursuz olduğu; ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın kazanın oluşumunda ASLİ KUSURLU olması sebebiyle araç maliki davalı ...Dış Tic. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği dava dışı ...'nin sürekli sakatlığa maruz kalması sonucunda meydana gelen zarardan sürücünün kusuru nispetinde 90100 oranındaki kısmından araç maliki ve işleteni olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ...Dış Tic. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 12.07.2021 başlangıç 12.07.2022 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği, Gerçekleşen zararın, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ...Dış Tic. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 12.07.2021 başlangıç 12.07.2022 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; Dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Sağlık Gideri Tazminat Teminat limitinin kişi başına 430.000,00-TL, Sakatlanma ve Ölüm Tazminat Teminat limitinin kişi başına 430.000,00-TL olduğu, davacı ... Sigorta A.Ş.'nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu; Gerçekleşen kaza sebebi ile dava dışı ...'nin sürekli sakatlığa maruz kalması sonucunda meydan gelen zararın davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereği, Sağlık Gideri Tazminat Teminat limitinin kişi başına 430.000,00-TL ve Sakatlanma ve Ölüm Tazminat Teminat limitinin kişi başına 430.000,00-TL, tutarındaki teminat limitini aşmadığı; 03.10.2021 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; Dava konusu olay sebebi ile gerçekleşen zarar kapsamında davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından; Toplam (8.484,03-TL+203.347,97-TL+8.572,87-TL)=220.404,87-TL ana para (ferileriyle beraber 309.126,73-TL) tutarında tazminat ödemesinin gerçekleştirildiği; Araç sürücüsü dava dışı ...'ın kazanın gerçekleşmesini müteakiben geçerli bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmak suretiyle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 81/1b-d maddeleri ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nu kapsamında Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4-f maddelerini ihlal ettiği; ... plaka sayılı aracın sürücüsü, dava dışı ...'ın olay yerini terk etmesini gerektirecek şekilde araçta yaralı olduğu veya olayın gerçekleştiği mahalde sürücünün can güvenliğini tehdit eden unsurların bulunduğuna ilişkin dosya münderecatında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; Gerçekleşen kaza sonrasında kolluk güçlerine haber vermeden, olay yerinden ayrılmanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B4-f Maddesi gereğince Sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği, T.C. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 13.02.2025 tarih 2024/11202 Esas ve 2025/2473 Kararı gereği Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da rücu sebebi olduğunun hükme bağlandığı; Davacı ... Sigorta A.Ş.'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/f maddesine dayanarak, dava dışı ...'nin sürekli sakatlığa maruz kalması sebebiyle ödediği 220.404,87-TL tutarındaki ana para (ferileriyle beraber 309.126,73-TL) tazminat bedeli üzerinden araç sürücüsü dava dışı ...'ın dosyada mübrez ödeme dekontu ile 24/0/2024 tarihinde rücuen ödediği 8.572,00-TL tutarındaki kısmının tenzil edilmesi suretiyle hesaplanan (220.404,87-TL-8.572,00-TL)=211.832,87-TL (ferileriyle beraber 300.554,73-TL) tutarındaki artan bakiye ana para kısmını ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın maliki sigortalısı davalı ...Dış San. ve Ltd. Şti.'ne karşı, rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin takdiri münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle eldeki davada dava dışı sürücünün kaza akabinde alınan "... plaka sayılı araç çalıştığım şirkete aittir. 03.10.2021 günü bahse konu aracı ben kullanmaktaydım. Bana anlattığınız kaza anını hatırlıyorum ancak ben karşıya geçen şahsa çarptığımı farketmedim. Hatta çarptım mı diye aynadan baktığımda şahıs ayaktaydı ben de aracın kendisine değmediğini düşünerek araçla ilerledim ve durmadım. Bugün durumu bana anlattığınızda şahsa çarpmış olduğumu anladım. Eğer orada şahsa çarptığımı farketseydim kesinlikle olay yerinden ayrılmazdım. İsmini polis merkezinizde öğrendiğim ... isimli yaralı şahıs için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım." şeklindeki beyanı doğrultusunda olay yerini terk sebebinin genel şartlardaki sınırlı olarak belirtilen hallerden birisine girmediği, bu hali ile davacının davalıya rücu şartlarının oluştuğu kanaatine varılmış olup alınan bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazların reddine karar verilmiş ve yapılan hesaplama doğrultusunda davacının dava dışı 3. Kişiye ödemiş olduğu 309.126,73 TL'yi davalıdan talep edebileceği, ancak 6098 Sayılı TBK'nın Borcun sona ermesi başlıklı 166. Maddesinin 1. fıkrasının "(1) Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur." şeklindeki düzenlemesi kapsamında davacıya karşı müteselsilen sorumlu olan dava dışı sürücü tarafından davacıya yapılmış olan 8.572,00-TL tutarındaki ödeme kadar davalı araç maliki / işleteninin de borçtan kurtulmuş olması sebebiyle davacının davalıdan bakiye 300.554,73-TL'yi talep edebileceği kanaatine varılmakla davasının bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacı tarafın, davalıdan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının kötüniyet tazminatı talebinin değerlendirilmesinde ise ; İİK m. 67/2 hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davası reddedilince alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi durumunda borçlunun istemi üzerine alacaklı aleyhine hükmedilen tazminattır. Kötüniyeti ispat yükü borçludadır, zira TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır. Yapılan kontrolde davacının davasının kısmen reddine karar verilmiş ise de reddedilen kısma ilişkin olarak davalı aleyhine başlatılan takipte davalı tarafından davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamamış olması nedeni ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 300.554,73-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, -Asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine 2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE, 3-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE, 4-Alınması gerekli olan 20.530,89-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 3.718,23-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 16.812,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 3.718,23-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 488,40-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 338,50 -TL, bilirkişi ücret olarak alınan 12.000,00-TL olmak üzere toplam: 12.826,90-TL yargılama giderinin %97,23 kabul red oranı üzerinden hesaplanan 12.471,21-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 48.088,76-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 8.572,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 2.080,00-TL'nin %97,23 kabul red oranı üzerinden hesaplanan 2.022,32-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, kalan 57,68-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır