Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/699 E. 2026/1300 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/699
Karar No
2026/1300
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/699 - 2026/1300 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/699 KARAR NO : 2026/1300

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2023/787 Esas 2025/509 Karar

DAVACI : VEKİLİ :

DAVALI :

DAVALI : VEKİLLERİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14/10/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.04.2023 tarihinde, davalı Sigorta Şirketine ZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı çekici ve bağlı dorse sürücüsü ile davacı desteği ...'in sevk ve idaresindeki aracın karıştığı kaza sonucunda davacı desteği ...'in hayatını kaybettiğini belirterek, şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalılardan, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek adi kanuni faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebini 262.603,50 TL olarak artırmış, bu meblağın 168.852,92 TL'sinin davalı Sigorta Şirketi ile...'ten müteselsilen, bakiye kalan 93.750,58 TL'sinin ise...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiş, değer kaybı tazminatı talebi yönünden davayı takipsiz bırakmıştır. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı... cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacının 100,00 TL değer kaybı tazminat talebi yönünden davanın H.M.K.'nın 320. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, 262.603,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin 168.852,92 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla, davalı... yönünden 06.04.2023 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 14.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 85.000,00 TL manevi tazminatın 06.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiş, karar davalı ... A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yapılan hasar başvurusunun eksik evrakla yapılması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirket tarafından dava dışı hak sahiplerine yapılan ödemenin, işbu dava kapsamında da dikkate alınması, bakiye teminat limitinin gözetilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle dava dışı hak sahibi ... için 25.09.2024 tarihinde toplam 235.400,00 TL tazminat ödenmesi hususunda anlaşıldığını, yapılan ödeme ile sulh olunduğunu, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı hak sahibine yapılan ödemenin limitten mahsup edilmediğini, hiç ödeme yapılmamış gibi kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limiti üzerinden garameten paylaşım yapıldığını, yapılan hesaplama hatalı olduğundan kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, zararın tespiti için davacı tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın erkek çocukları için 22 yaşına kadar destekten yoksun kalma hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, yerleşik Yargıtay uygulamaları uyarınca kız çocuklarının 22, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar anne ve babanın desteğinden yararlanabildiğini, bu nedenle bu davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminat talep hakkı bulunmadığını, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, müteveffanın kaza esnasında alkollü olduğunu, ayrıca yüz ve göğüs bölgesinden aldığı yaralanmalar dikkate alındığında emniyet kemeri takmadığının açık olduğunu, hesaplamada TRH 2010 tablosu ve %1,65 iskonto oranı uygulanması gerektiğini, mağdurun kaza tarihi itibariyle resmi belgeli vergilendirilmiş geliri üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, sağlık giderleri teminatına ilişkin tüm sorumluluğun geçici iş göremezlik de dahil olmak üzere, SGK’ya ait olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, müteveffanın, davacı tarafın “destek” olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, mahkemece müteveffanın nüfus kayıt örneği dosyaya alınarak başkaca bir mirascının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, poliçe teminat limiti uyarınca garame paylaşım yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme ve araç değer kaybına bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, kararın davalı ... A.Ş. tarafından istinaf edilmesinden sonra sunduğu 08.11.2025 tarihli dilekçe ile "davalı ... A.Ş. ile sulh yoluna gidilmiş ve davalı ... Anonim Şirketi tarafından müvekkile haricen ödeme yapılmıştır. Sulh anlaşması uyarınca ... A.Ş.'nin vekalet ücreti talebi bulunmamaktadır. Diğer davalı tarafından dosyaya harici veya dahili herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Müvekkil ile ... A.Ş. arasında haricen sulh yoluna gidildiği için yalnızca bu taraf bakımından feragat hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz" ibarelerine yer vererek, davalı ... A.Ş. yönünden davadan feragat edildiğini bildirmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61, 162, 163, 166. maddelerindeki düzenlemeler uyarınca, birden çok kişi bir zarara sebebiyet verdikleri yahut aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludur. Alacaklı borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödenene kadar devam eder. Borçlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmiş ise bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa diğer borçlular bundan ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Yine 6098 sayılı Yasa'nın 166/3. maddesi gereğince, alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. Sigorta Şirketinin davacılara ödeme yapmasıyla diğer müteselsil borçlular olan işleten ve sürücü de 6098 sayılı TBK’nın 166/1. maddesi gereği ve ödeme yapılan oranda alacaklılara karşı borçtan kurtulur. Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında,karar tarihinden sonra davacı ile davalı ... A.Ş. arasında gerçekleşen sulh protokolü kapsamında yapılan ödeme doğrultusunda davacı vekili tarafından davalı ... A.Ş. yönünden davadan feragat edildiği anlaşılmakla, mahkemece öncelikle davalı sigorta şirketi ile davacı arasında gerçekleşen sulh sözleşmesi kapsamının dosyaya kazandırılması ile anılan evrakta yapılan ödeme ile davalı sürücünün de davacının yaralanmasına ilişkin zarardan tamamen ibra edilip edilmediği, fazlaya dair hakların saklı tutulup tutulmadığı, davalı sürücünün sorumluluğu, ödemenin davalı sürücüye sirayet edip etmeyeceği irdelenerek davalı ... A.Ş. yönünden davadan feragat edilmesi de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yukarıda açıklandığı üzere davanın yeniden görülüp verilecek hükümde istinaf eden davalı lehine oluşan usuli müktesep hakların da korunmasıyla sonucuna göre bir karar verilmesi, için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... A.Ş. vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2025 tarihli, 2023/787 Esas - 2025/509 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... A.Ş. vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, 3-İstinafa gelen tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 4-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf gider avansından, kullanılmayan kısmın yatırana iadesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2025/73378 Esas sayılı dosyasına depo edilen 380.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/699, K. 2026/1300, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-699-e-2026-1300-k-efc16ca11256