Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/467 E. 2026/1716 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/467
Karar No
2026/1716
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/467 KARAR NO : 2026/1716

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2024 NUMARASI : 2022/389 Esas - 2024/654 Karar

DAVACILAR : 1-... (T.C. NO:...) - Köprübaşı Mah. Osman Yılmaz Cad. No:126 Hendek/SAKARYA 2-... (T.C. NO:...) - ... Hendek/SAKARYA 3-... (T.C. NO:...) - ...Hendek/SAKARYA 4-... (T.C. NO:...) -... Hendek/SAKARYA VEKİLİ : Av. ... - ... Merkez/DÜZCE DAVALI : ... (T.C. NO:...) -... Hendek/SAKARYA VEKİLİ : Av. ... - .... Hendek/SAKARYA DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2022 KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 15/10/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dosyasına konu yapılan davacıların murisi tarafından keşide edilmiş görülen senet yönünden davacılar murisinin o tarihte ehliyetinin bulunmadığını, davalı ile muris arasında bono düzenlenmesini gerektiren bir ilişki bulunmadığını, bononun hile ile murisin elinden alındığını ve vefatından sonra doldurulduğunu, karşı tarafın beyanlarına göre senedin teminat senedi olarak kabulünün gerektiğini, murisin 2009 yılında vefat etmesi itibariyle bonoya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, savcılık nezdinde açığa imzanın kötüye kullanılması iddiası ile soruşturma yürütüldüğünü belirterek menfi tespit ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Kambiyo ilişkisinin geçerli olduğunu, davacının iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, zamanaşımının dolmadığını senedin düzenlendiği tarihte murisin ehliyetinin tam olduğunu belirterek davanın reddini istemiş ve kötü niyet tazminatına, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davacıların, keşidecisi ... lehtarı ... düzenleme tarihi 11/04/2006 ödeme tarihi 11/04/2019 olan 200.000,00 TL bedelli bono ve bu bononun dayanak yapıldığı Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2021/1214 Esas sayılı icra takibi sebebiyle davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, 3-Davalının kötüniyeti sabit olmadığından kötüniyet tazminatı verilmesine yer olmadığına 4-Verilen tedbir kararı gereği 01/02/2023 tarihinde dosyaya depo edilen 42.931,65 TL teminatın, icra takibinin İİK 169/a-5 maddesi gereği durmuş olması da nazara alınarak, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin talep halinde yatıran davacıya iadesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda, davalı taraf olarak 07.12.2022 tarihli celsede tanıkların dinlenilmesinden vazgeçildiği hususu yer alsa da gerek dosyada dinlenen diğer tanıklarımızın gerekse davacı tarafın tanık dinletmeden vazgeçme talebine muvafakat etmemesinden kaynaklı olarak talimat ile de olsa tanık 07.12.2022 tarihinden sonra tanık dinlenildiğini, hal böyle iken sayın yerel mahkemenin, davalı taraf olarak tanık dinletmekten vazgeçtiğimizden bahisle gerekçe kurması ve davalı aleyhine olacak şekilde karara hükmetmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, sayın yerel mahkeme ne cevap dilekçesini ne de yargılama sürecindeki açıklamaları dikkate almadığı için usul ve yasaya aykırı bir hüküm ortaya çıktığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar tamamen gerçek dışı olup davanın kabulü yönünde verilen yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olarak verildiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2024 Tarih - 2022/389 Esas - 2024/654 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde, davacılar tarafından, murislerince keşide edilmiş görülen senet yönünden, murisin o tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığı, davalı ile muris arasında bono düzenlenmesini gerektiren bir ilişki bulunmadığı, bononun hile ile murisin elinden alındığı ve vefatından sonra doldurulduğu, karşı tarafın beyanlarına göre senedin teminat senedi olarak kabulünün gerektiği, murisin 2009 yılında vefat etmesi itibariyle bonoya konu alacağın zamanaşımına uğradığı iddiasıyla eldeki menfi tespit davasının açıldığı, davalıların davanın reddini savunduğu, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davalı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Davacıların, senedi düzenleyen davacılar murisinin senet tanzim tarihinde fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı, ehliyetini engeller bir akıl hastalığının olup olmadığı hususu araştırılmış, Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda muris ...’nun senedin düzenlendiği 11/04/2006 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu oy birliği ile mütalaa edilmiştir. Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2021/1214 Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, dava konusu senedin (keşidecisi ..., lehtarı ..., düzenleme tarihi 11/04/2006 ödeme tarihi 11/04/2019 olan ve düzenleme yeri Hendek sayılan 200.000,00 TL bedelli senet) icra takibinin dayanağı olduğu ve bu takibin 23/11/2021 tarihinde keşideci ... aleyhinde başlatıldığı, ölü olduğunun dosyaya yansıması üzerine mirasçılar için ek bir takip talebinde bulunulmadan ödeme emrinin Ümmet mirasçıları olan davacılara 14/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2023/786 Esas, 2023/1280 Karar sayılı (temyiz edilmeden kesinleşen) kararı ile "ödeme emrinin iptali" sonrasında borçlu mirasçılar için 22/01/2024 tarihinde ek takip talebinde bulunularak mirasçılara tekrar ödeme emri tebliğ edildiği, 23/01/2024 tarihli ödeme emrinin davacı borçlu mirasçıların vekiline 26/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu mirasçılar vekilinin takip öncesi zamanaşımı şikayeti ve tanzim tarihinde murisin hukuki ehliyetinin bulunmadığından bahisle takibin iptali talebi ile icra mahkemesine açmış oldukları davanın reddi kararının istinafı üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2024/515 Esas 2024/1071 Karar sayılı kararı ile mahkemenin red kararı kaldırılarak 2004 sayılı İİK'nın 169-(a)-4) maddesi gereği davanın kabulüne ve takibin durdurulmasına kesin olarak karar verildiği görülmektedir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2024/515 Esas 2024/1071 Karar sayılı kararı ile "Borçluların icra mahkemesine başvurusu, öncelikle takibin kesinleşmesinden önceki dönemde bonoya dayanan alacağın zamanaşımına uğradığı iddiasına ilişkin olup, başvuru bu hali ile İİK'nun 168/5. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğindedir. Takip dayanağı belge, kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, olaya, tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan mülga 6762 sayılı TTK'nun 690. maddesi göndermesiyle 661., 662. ve 663.maddelerinin uygulanması gerekir. TTK'nun 661/1. maddesi gereğince, poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyen keşideciye) karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren üç yıldır. Aynı Kanun'un 662. maddesinde; zaman aşımını kesen sebepler “dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi” şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Eldeki davada; takibe dayanak belge 200.000,00 TL bedelli, 11/04/2006 tanzim tarihli,11/04/2019 vade tarihli bonodur. Bononun vade tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 690. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken aynı Yasa'nın 661/1. maddesi gereğince, bonoda, keşideciye karşı yapılacak takiplerde zamanaşımı süresi üç yıldır. Buna göre, her ne kadar alacaklı tarafından takibe dayanak 11/04/2019 vade tarihli bonoya dayalı olarak 23/11/2021 tarihinde borçluların murisi (...) hakkında takip başlatılmış ise de, takip tarihinden önce borçlu vefat ettiğinden ,bir başka deyişle ölü kişi hakkkında takip yapılamayacağından, 23/11/2021 tarihli takip talebi, zamanaşımını kesmeyecektir. Haliyle hukuki sonuç doğuran bir takip işlemi olmayacaktır. Somut davada; takibe konu senedin vade tarihi olan 11/04/2019 tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra, davalı alacaklı tarafından takip dosyasına sunulan 23/01/2024 tarihli ek takip talebi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu ve şikayet dilekçesinde de borçlular tarafından zamanaşımı itirazında bulunulduğu görülmekle, davanın İİK'nun 169/a-4 maddesi gereğince takip öncesi zamanaşımı itirazı olarak değerlendirilip itirazın süresi içerisinde yapıldığı da gözetilerek, ilk derece mahkemesince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı borçluların istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir" denilerek Hendek İcra Hukuk mahkemesinin 2024/10 esas sayılı red kararı kaldırılarak 2004 sayılı İİK'nın 169-(a)-4) maddesi maddesi gereği davanın kabulüne ve (Hendek İcra Müdürlüğünün 2021/1214 Esas sayılı) takibin durdurulmasına kesin olarak karar verilmiştir. Bononun zamanaşımına uğradığı da bu şekilde tespit edilmiştir. Davalı tarafından Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2021/1214 Esas sayılı dosyasında, davacılara yönelik 23/01/2024 tarihli ek takip talebinde bulunulduğu, bu takip talebinin sebebi olarak dava konusu senedin gösterildiği, davacı/borçlulara kambiyo senetlerine özgü icra emri gönderildiği, kısaca davalının zamanaşımına uğradığı ve bu kapsamda kambiyo senedi vasfını kaybetmiş bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yaptığı, takip talebinde temel ilişkiye dayalı alacak iddiası bulunmadığı, takip dayanağı bononun zamanaşımına uğradığı, bu nedenle davacıların bono ve bonoya dayalı takip nedeniyle borçlu olmadıkları ve temel ilişkiye yönelik eldeki davada yargılama yapılmasına gerek olmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 19.551,07 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 4.887,76 TL'nin mahsubu ile bakiye 14.663,31 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır.

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/467, K. 2026/1716, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-467-e-2026-1716-k-d4702a7ecc62