İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/181 E. 2026/738 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/181
Karar No
2026/738
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/181 Esas KARAR NO : 2026/738

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/10/2022 KARAR TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ - İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi ...Tic. Ltd. Şti. olan ...Şubesinin ... seri numaralı 05.05.2022 keşide tarihli 41.546,54 TL olan çek aslının, keşidecinin müvekkiline olan cari hesap borcu nedeni ile gönderildiğini ancak çekin lehdarı gözüken müvekkili şirketin unvanının yanlış yazıldığını ve düzeltilerek yeni çek düzenlenmesi amacı ile keşideciye çekin, ... şirketi ile gönderildiğini, keşideciye iade edilen dava konusu çekin, keşideciye iade edilmeden kargo taşıması sırasında çalınarak zayi olduğunu, bunun üzerine çek zayi nedeni ile ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı dosyası ile çek zayi nedeni ile çekin iptal için dava açıldığını, yatırılan teminat üzerine mahkemece "Çek için Ödeme Yasağı" kararı verilmiş olduğunu, davalının mahkemeye müracaat ederek çekin kendisine ciro yolu geçtiğini ve yasal hamili olduğunu, çekin tahsili için ... 14.İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile icra takibine giriştiğini beyan ettiğini, taraflarına istirdat davası açılması için süre verilmesini talep ettiklerini, mahkemenin kararı doğrultusunda işbu davayı açtıklarını, dava konusu çekin, davalıya ciro silsilesi olmadan geçmiş olduğunu, çek ile ilgili olarak hiçbir hukuki hakka sahip olmadığını, davalının, çeki iktisap ederken iyi niyetli olmadığını, zira; çekte lehdar olarak gözüken müvekkilinin(ki lehdar kısmındaki unvanı da yanlıştır cirodaki unvanı da-davalı iki unvanı karşılaştırsa yanlışı görebilecek durumdadır), kaşesi ve imzasının taklit edilerek ve sahte imza atılarak, çekin arkasında ilk ciro olarak gözükmekte olduğunu, davalının, hukuki ilişki olmadan eline geçen ve çalınan bu çeki ... 14.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile ve kötü niyetle icraya koyduğunu, ihtiyati haciz kararı aldırdığını ve müvekkilinin banka hesaplarına ihtiyati haciz koydurduğunu, bunun üzerine taraflarınca ... 11.İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığını, talep üzerine mahkemece takibin "davacı (müvekkili şirket) yönünden geçici olarak durdurulmasına" karar verildiğini, yanı sıra dosya borcunun icra dosyasına yatırılması kaydı ile "ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına" da karar verildiğini, taraflarınca takip çıkış miktarının dosyaya "Teminat Kaydıyla" yatırılarak tüm ihtiyati hacizlerin kaldırıldığını, dava konusu çekin arkasında müvekkili şirkete atfedilen kaşenin de imzanın da sahte olduğunu, müvekkilinin unvanında "KAUÇUK" kelimesi olmamasına karşın çekin arkasındaki ilk ciro da müvekkili şirketin unvanına "kauçuk" kelimesi eklenerek sahte kaşe yapıldığını ve çekin arkasına kaşenin bu şekilde basılmış olduğunu, müvekkili şirketin gerçek unvanının "... Şirketi" olduğunu, oysa dava konusu çekin arkasındaki cirodaki sahte unvanın, " ... Şirketi" olduğunu, çekin ön yüzündeki lehdar kısmında yazılı şirketin unvanının müvekkili şirkete ait olmadığını, yanı sıra arkadaki ilk ciroya ilişkin kaşe ve imzaların da müvekkiline ait olmadığını, dolayısı ile çekteki ciro silsilesinin kopmuş olduğunu, çekin kambiyo vasfını da yitirmiş olduğunu, davalının bu çekin hamili olmasının hukuken mümkün olmadığını, dava konusu çekin çalınmış ve bununla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığına yaptıkları şikayet üzere ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma yürütülmekte olduğunu, söz konusu çekin davalı yana hukuksuz olarak geçmiş, davalının bu çek üzerinde hiç bir hukuki hakkı ve menfaati bulunmadığını beyanla Keşidecisi ...Tic. Ltd. Şti. olan ... Şubesinin ... seri numaralı 05.05.2022 keşide tarihli 41.546,54 TL olan çekten dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, çek aslının davalıdan istirdatı ile müvekkili şirkete iade edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerleşim yerinin ...olduğundan yetkili mahkemelerin de... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini ve öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini gerektiğini, davacı, dava konusu çekin istirdadını talep etmiş ise de davacının bu iddiasını öncelikle usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı şirket yetkilisinin karakol ifadesinde; çekin 07/02/2022 tarihinde kargoya verildiğini, 09/02/2022 tarihinde de alıcısına ulaştığını belirttiğini yani gönderinin kayıp ya da çalıntı olmadığını, kargo poşetinin alıcıya ulaştığı belirtilmesine rağmen içinde çekin bulunamadığı yönündeki iddianın, inandırıcılıktan oldukça uzak olup hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının, çek iptal davası açmasının ve şikayette bulunmasının çekin, davacının rızası dışında elinden çıktığını göstermeyeceğini, davacının, çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat etmesi halinde dahi olayımızda istirdat şartlarının oluşmamış olduğunu, davacının, müvekkilinin çeki iktisap anında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin, çeki iktisap anında çekin çalıntı olduğuna dair bir bilgisi bulunmadığı gibi davacı tarafın buna ilişkin somut bir delil de ibraz etmemiş olduğunu, davacı, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de ; çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmamasının istirdat davasının kabulü için yeterli bir neden olmadığını, çekteki imzanın davacıya ait olmamasının sadece menfi tespit davası için önem arz ettiğini, davacının, ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin... E sayılı dosyasıyla çek iptal davası açtığını ve ödeme yasağı kararı aldığını belirtmiş ise de; çekte ödeme yasağı bulunmasının müvekkilinin kötüniyetli olduğunu göstermediğini, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi olmadığını, müvekkilinin, çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrenmiş olduğunu, bu nedenle iyiniyetli olduğunu beyanla davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin İTO kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkarılarak dosyamız arasına alınmış, davalı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, ... 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... 11.İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... 14.Asliye Ceza Mahkmesinin ... Esas ve ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davacı şirket yetkililerinin imzalarının ve yazılarının bulunduğu evrak asılları celp edilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizin 16/04/2026 tarihli duruşmasının (5) numaralı ara kararı ile; "...dosyanın davaya konu ve ... 14.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takibine dayanak ... A.Ş. ...Şubesine ait, ... çek seri numaralı, keşidecisi ...Şirketi olan, 05/05/2022 keşide tarihli ve 41.546,54-TL bedelli çekte yer alan ilk ciranta imzasının davacı şirket yetkilileri eli ürünü olup olmadığının tespiti için dosyanın Grafolog bilirkişisi ...'e GÜNSÜZ tevdii ile rapor tanziminin istenilmesine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Grafolog bilirkişisi ...tarafından tanzim edilen 13/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -İnceleme konusu çekteki birinci ciranta imza ile ...'e ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgedeki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı, -İnceleme konusu çekteki birinci ciranta imza ile ...'e ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgedeki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, menfi tespit ve istirdat davasıdır. HMK'nun 320 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, davaya konu ve ... 14.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine dayanak ... A.Ş. ...Şubesine ait, ... çek seri numaralı, keşidecisi ...Şirketi olan, 05/05/2022 keşide tarihli ve 41.546,54-TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olup olmadığı başka bir deyişle davacının işbu çekten ötürü menfi tespit istemi ile davalının kötü niyet tazminatı isteminin yerinde olup olmadığı, yine davacının işbu davaya konu ve takibe dayanak çekin istirdadı isteminin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesi: ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' şeklindedir Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine göre: "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Anılan kanunun 790. Maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır düzenlemesi bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu çekte unvanının yanlış yazıldığı gerekçesi ile çeki keşideciye göndermek amacıyla kargoya verdiği fakat keşideciye iade edilen davaya konu çekin keşideciye ulaşmadan kargo taşınması esnasında çalınarak zayi olduğu, bu olay neticesinde çekin kötüniyetli olduğu ve bile bile borçlu zararına hareket ettiği sabit olan meçhul kişilerce ciro edilmek suretiyle kötü niyetli hamil tarafından dava konusu icra dosyasına konu edildiğini, bu nedenle menfi tespit ve dava konusu çekin istirdadı gerektiğini iddia ettiği, davalının ise davanın reddi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görünerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu çekte yer alan ilk ciro/ciranta imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiştir. Yine eldeki davada, Mahkememizce davalı hakkında UYAP entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosyaya arasına suretleri alınan dava ve takip dosyaları uyarınca, davalıya ait benzer mahiyette birçok takip ve dava dosyasının olduğu, sadece davacıların farklı olduğu görülmüş, çalınan çekin aynı yöntem ile davalının eline geçtiği kanaatine varılmıştır. Bu durumda davalı hamilin kötüniyetli olduğunu kabulünün gerektiği, hamil olarak gözüken davalı hakkında dava konumuzla aynı mahiyette pek çok dava, soruşturma, takip olması sebebiyle bu aşamada davalının iyi niyetli kabul edilmesinin TMK Mad. 2 uyarınca dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturacağı, çekleri çalınan kişiler yönünden de telafisi imkansız bir durumu ortaya çıkaracağı gözetilerek (benzer yönde İstanbul BAM 12. HD'nin 24/01/2019 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı) davaya konu çekin davacıya istirdadı gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle Mahkememizce davanın kabulüne; davacının, davaya konu ve ... 14.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine dayanak...A.Ş...Şubesine ait, ... çek seri numaralı, keşidecisi ... Şirketi olan, 05/05/2022 keşide tarihli ve 41.546,54-TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, işbu çekin davalıdan istirdadı ile davacıya iadesine, karar verilmiştir. (Benzer mahiyette içtihatlar İstanbul BAM 12.HD'nin 04/06/2026 tarih, ... Esas, ... Karar ve İstanbul BAM 43.HD'nin 09/07/2026 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamları) Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE; davacının, davaya konu ve ... 14.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine dayanak ...A.Ş. ... Şubesine ait, ....... çek seri numaralı, keşidecisi ... Şirketi olan, 05/05/2022 keşide tarihli ve 41.546,54-TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, işbu çekin davalıdan istirdadı ile davacıya iadesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.838,04 TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 709,52 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 2.128,52 TL harcın davalı müteveffanın terekesinden tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 709,52 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 645,50 TL posta giderleri olmak üzere toplam 12.435,72 TL yargılama giderinin davalı müteveffanın terekesinden tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 41.546,54 TL vekalet ücretinin davalı müteveffanın terekesinden tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin huzurunda, tasfiye memurunun yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2026

Katip ¸

Hakim ¸

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/181, K. 2026/738, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-181-e-2026-738-k-0143ca009112