İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/228 E. 2026/780 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/228
- Karar No
- 2026/780
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/228 Esas KARAR NO : 2026/780
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ - İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sahibi olduğu ... portalının faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne düğün sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, işbu reklam ve tanıtım hizmetinin, ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, ... ünvanlı işletmesinin reklam ve ilanını portalda yayınlamak isteyen davalı şirket ile ... tarihinde ... Sayılı 12 Ay Taahhütlü Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında borçludan 31.12.2023 tarihinde toplam 54.989,00-TL ödeme sağlandığını, bakiye ödemelerin davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile ... 13.İcra Müdürlüğü...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibinde yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi nedeni ile takibin durduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12.9. maddesinde “Taraflar, işbu sözleşme’nin uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu kabul eder.” İfadesinin yer aldığını, maddenin içeriğinden de anlaşıldığı üzere taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin alacağının sözleşmeye, faturalara, internet üzerinden verilen hizmete ve cari hesaba dayandığını, sözleşme yapılmasına müteakip e-faturaların davalı adına müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini, faturalara herhangi bir itiraz gelmediğini, sözleşmenin 12 Aylık Taahhütlü üyelik sözleşmesi olduğunu, 12 aylık taahhüt karşılığı müşterilere avantajlar ve indirimler sağlandığını, müvekkili tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen sözleşme gereği ödemeler davalı tarafından yapılmadığını, borçlu davalının, takibi sürüncemede bırakarak nihayetinde borcu ödememeye çalıştığını, işbu nedenle itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla borçlunun ... 13.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 13.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyanın bir örneği UYAP üzerinden celbedilmiş, taraf şirketlerin BA-BS formları cebeldilmiş ve taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizin 02/10/2025 tarihli duruşmasında ''Davalı yanın İcra Müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında İİK'nun 50, HMK'nun 10 ve TBK'nun 89 maddeleri uyarınca, aksine yazılı sözleşme yoksa para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiği ve davacının yerleşim yerinin ... İcra Daireleri'nin yetki sınırında olduğu, bununla birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12.9. maddesinde de taraflar arasındaki işbu sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda ... İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmakla reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 02/10/2025 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde.... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... ve Bilgisayar/Yazılım bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 31/03/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; -Davacı tarafça ibraz edilen ticari defterlerin TTK m.64 ve HMK m.222 kapsamında usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil niteliği taşıdığı, -Davacı tarafından düzenlenen e-arşiv faturaların dosya kapsamında bulunduğu, söz konusu faturaların sözleşmeye dayalı hizmet ifasına ilişkin olduğu ve davacı ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu, -Taraflar arasında 03.11.2022 tarihli sözleşmeye dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu ilişkinin 2023 yılı Şubat dönemine ilişkin BA/BS mutabakatı ile de teyit edildiği, -Davacı ticari defter ve cari hesap kayıtlarına göre davalı adına düzenlenen hizmet faturalarına karşılık herhangi bir tahsilat kaydına rastlanmadığı, davalı tarafından ödeme veya mahsup yapıldığına ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği, -Davalı tarafın, Mahkemenin ara kararına rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, bu nedenle HMK m.222/3 uyarınca davacı kayıtlarının aksinin ispatlanamadığı, -Dosya kapsamındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı alacağının fatura, cari hesap, sözleşme ve teknik veriler ile desteklendiği ve birbirini doğrular nitelikte olduğu, -Davacı tarafaçı TBK m.117 kapsamında takip öncesi temerrüdün ispat edilemediği, ancak yerleşik içtihatlar uyarınca icra takibi ile birlikte temerrüdün oluştuğu, Bu çerçevede; davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davalı tarafın 03.07.2024 takip tarihi itibarıyla 54.989,00 TL tutarında asıl alacak borçlu olduğu ve bu alacağın dosya kapsamındaki deliller ile ispatlandığı kanaatine varıldığı, -Bu itibarla, takibin 54.989,00 TL asıl alacak üzerinden devamının uygun olacağı, temerrüt tarihinin 03.07.2024 olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun uyarınca avans faizi uygulanabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 28/04/2026 tarihli ara kararının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davalı vekilinin bilirkişi heyet raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine'' karar verilmiş ve işbu karar doğrultusunda SMMM bilirkişisi ... ve Bilgisayar/Yazılım bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 02/07/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; -31.03.2026 tarihli kök bilirkişi raporlarında açıklanan mali ve teknik tespitler ile sonuç ve kanaatlerinin aynen muhafaza edildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. ... 13.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı ve incelenmesinde takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında 54.989,00 TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, davaya konu ve icra takibine dayanak olan açık hesaba konu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, temerrüt ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalının icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasında TTK'nın 89.maddesinde tanımlandığı şekilde yazılı bir cari hesap sözleşmesi yapılmamıştır. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de davacı taraf bu açık hesap ilişkisi nedeniyle alacağı talep edebilir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... tarihli, ...esa, ... karar, 28/03/2018 tarihli ...esas,...karar, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 30/10/2018 tarihli ... esas, ... karar, 18/04/2016 tarihli.... esas, ... karar sayılı ilamları da bu yöndedir. Takibe konu cari hesap ekstresinin kaynağı ise fatura alacağıdır. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle bu alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporlarına göre usulüne uygun tutulmuş davacı tarafın ticari defter ve belgeleri ile kayıtları itibariyle davacı, davalı taraftan takip tarihi itibariyle toplam 54.989,00 TL alacaklıdır. Zira incelenen davacı şirketin ticari defterlerinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların davalı tarafa iletilmiş olduğu, davalı şirketin faturaları iade ettiğine veya faturalara itiraz edildiğine ilişkin bir delilin dosyada yer almadığı ve ayrıca işbu faturaların taraf şirketlerin BA-BS formları ile de teyit edildiği tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davaya konu ve takibe dayanak olan faturaların davalı tarafa iletilmiş olması, davalı tarafın ilgili faturaları sistemde kabul etmiş olması, işbu faturaların iade edildiğine veya faturalara itiraz edildiğine ilişkin bir delilin dosyada bulunmaması, Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporlarına göre HMK'nun 222/3.Maddesi de dikkate alınarak davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği nazara alınarak alacağın 54.989,00 TL ispat edildiği anlaşılmıştır. Davalının bu durumda, bu bedele ilişkin varsa ödeme hususunu ispat etmesi gerekir. Davalının bu alacak yönünden ödeme hususunu ispat edemediği tespit edilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.İİK'nın 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının kayıtlara dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2.maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 54.989,00 TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, davalı tarafından ... 13.İcra Dairesinin ...Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin, takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, 2-Davalının hükmolunan 54.989,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, bu tutarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 3.756,29 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 664,13 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.092,16 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 664,13 TL peşin harç, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 645,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.924,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/10/2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*