Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/996 E. 2026/1408 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/996
Karar No
2026/1408
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/996

KARAR NO : 2026/1408

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/05/2026 ek karar

NUMARASI : 2026/1503 E. - 2026/1495 K.

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

İhtiyati haciz isteyen vekili 17/04/2026 tarihli dilekçesi ile; dilekçenin ekinde sunulan 09/04/2026 tanzim tarihli, 750.000,00-TL bedelli çekin gününde ödenmediğini, vadesi gelen ve herhangi bir rehinle de teminat altına alınmamış olan alacak açısından ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, borçlular hakkında İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibin bu aşamada kesinleşmediğini belirterek, borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin 22/04/2026 tarihli ve 2026/1503 D.İş Esas, 2026/1495 D. İş Karar sayılı kararı ile, ihtiyati haciz koşulları oluştuğu kabul edilerek, talebin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, ihtiyati haciz kararına karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraflardan ... Limited Şirketi vekili tarafından itiraz edilmiştir.

İhtiyati hacze itiraz edenler vekili 22/04/2026 tarihli itiraz dilekçesi ile; talebe konu çeke ilişkin mahkemenin yetkisiz olduğunu, çekin keşide yerinin Adana olduğunu, müvekkili şirketin ikametgah adresinin Adana olduğunu ve Adana Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi 05/05/2026 tarihli ek kararı ile; Her ne kadar somut olayda, ihtiyati hacze konu çekin keşide ve ödeme yeri ile itiraz eden borçlunun adresi Adana olsa da; muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borcun, bu şekilde aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliği kazanacağı ve TBK'nın 89/1. hükmü gereği alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili hâle geleceği, ihtiyati haciz talep eden faktoring şirketinin yerleşim yerinin Mahkememiz yargı çevresinde kalan Beşiktaş'ta olduğu, bu itibarla mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla itiraz eden karşı tarafın yetkiye yönelik itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmekle, "Mahkememizin 17/04/2026 tarih ve 2026/1503 D. İş E., 2026/1495 D. İş K. Sayılı kararına karşı, itiraz eden ... Limited Şirketi tarafından yapılan itirazın REDDİNE," karar verilmiştir.

İSTİNAF:

İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; aleyhlerine çek alacağına dayalı olarak teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verildiğini, karara karşı süresi içinde yetki itirazında bulunulmasına rağmen ilk derece mahkemesince ek karar ile itirazın reddedildiğini, verilen bu ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talep eden şirketin faktoring şirketi olması sebebiyle ilgili mevzuat uyarınca kambiyo senedine dayalı olsa dahi alacağın mal veya hizmet satışından doğduğuna ilişkin fatura ve benzeri belgeleri ibraz etme zorunluluğu bulunmasına karşın dosyaya herhangi bir fatura sunulmadığını, müvekkili şirketin alacaklı ile diğer borçlular arasında imzalanan faktoring sözleşmesinin tarafı olmadığını, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince sözleşmedeki yetki şartının müvekkili bağlamayacağını, çeke bağlı alacakların aranacak borç niteliğinde olması nedeniyle somut uyuşmazlıkta Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesindeki götürülecek borç kuralının uygulanamayacağını ve alacaklının kendi yerleşim yerinde ihtiyati haciz isteyemeyeceğini, ihtiyati hacze konu çekin keşide yeri, muhatap banka şubesi ve müvekkili şirketin ticaret sicil merkezinin Adana olduğunu, bu doğrultuda yetkili mahkemenin Adana Mahkemeleri olup İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yerleşik Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının da bu doğrultuda bulunduğunu belirterek, yetki itirazının reddine dair verilen ek kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.

İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin 17/06/2026 tarihli ek istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ile karşı taraf arasında herhangi bir faktoring sözleşmesi bulunmadığını, faktoring şirketlerinin Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22/2 hükmü gereği mal veya hizmet satışına dayalı fatura ile tevsik edilemeyen alacakları satın alamayacağını veya tahsilini üstlenemeyeceğini, karşı tarafın müvekkili aleyhine çeke dayalı ihtiyati haciz talebinde bulunurken ticari ilişkinin temelini oluşturan herhangi bir fatura sunmadığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları uyarınca faturaya dayanmayan çek alacağının faktoring şirketi tarafından ihtiyati hacze konu edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dosya kapsamında anılan yönetmeliğe uygun fatura veya benzeri belge bulunmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle söz konusu ihtiyati haciz itirazının reddine dair yetkisiz mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının müvekkili şirket yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ

İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; borçlunun ... şirketi ile ilgili iddialarının müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilin borçlu ile herhangi bir faktoring işlemi bulunmadığını, müvekkilinin kendi müşterisi olan ... Limited Şirketi ile faktoring sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme gereği davalı borçluya ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, dava konusu çekin fatura ve teslim tutanağına istinaden ciro edilerek teslim alındığını, faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formları ve faturaların dosyaya ibraz edildiğini, borçlunun bu konudaki iddialarının mesnetsiz olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının İİK md. 257 uyarınca oluştuğunu, borçlunun itirazlarının İİK md. 265 kapsamında yer almadığını, ihtiyati haciz kararının yetkili mahkemece verildiğini, çekin muhatap bankaya süresinde ibraz edilmesine rağmen tahsil edilemediğini, bu durumun çeki aranacak borç olmaktan çıkarıp götürülecek borç niteliğine dönüştürdüğünü, ödeme yerinin alacaklının yerleşim yeri olduğunu, Dolayısıyla Müvekkil Şirketin Yerleşim Yeri İcra Dairesi olan İstanbul icra dairelerinin yetkili olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2023/676 E. 2023/454 K. tarihli kararında da benzer şekilde çekin götürülecek borç niteliği kazandığının kabul edildiğini belirterek borçlunun istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece ihtiyati hacze itiraz üzerine ihtiyati hacze itirazın reddine karar verildiği ve karara karşı taraf tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Karşı tarafa ek kararın 17/05/2026 tarihinde tebliğ edildiği, karşı taraf tarafından 01/06/2026 tarihinde ve 17/06/2026 tarihinde ek beyan dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu, ek beyan istinaf dilekçesinin istinaf süresinden sonra verilmesi sebebi ile değerlendirmeye alınmayarak, ilk istinaf dilekçesi üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Kaldı ki karşı taraf ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde sadece yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla HMK 357 maddesine göre davada ileri sürülmeyen hususlar istinafta ileri sürülemez.

Dairemizin önceki kararlarında, kambiyo senetlerinden doğan alacakların aranacak alacak niteliğinde olduğundan bu alacaklar için 6098 sayılı TBK'nın 89/1.madde hükmünün uygulanamayacağı ve alacaklı tarafın yerleşim yeri mahkemesinin, ihtiyati haciz talebi yönünden yetkili olmadığı gerekçesine yer verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasında uyuşmazlık bulunması nedeniyle, uyuşmazlığın giderilmesi talebi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/5752 E. ve 2025/6984 K. Sayılı, 24.11.2025 tarihli ilamı ile; muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borcun, bu şekilde aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliği kazanacağı ve HMK’nın 10. maddesi uyarınca ifa yeri olarak TBK'nın 89. madde hükmü nedeniyle, alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme hâline geleceği ve bu şekilde Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderildiği açıklanmakla, Dairemizce görüş değişikliğine gidilmiş, bu doğrultuda yapılan incelemede; alacaklının ikametgahının İstanbul olduğu ve İstanbul mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla mahkemece ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine ilişkin ek kararın dosya kapsamına göre yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2026 tarih ve 2026/1503 E., 2026/1495 K. Sayılı ek kararına karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/996, K. 2026/1408, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-996-e-2026-1408-k-93c7e4f2070e