Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1013 E. 2026/1534 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1013
- Karar No
- 2026/1534
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/1013 Esas
KARAR NO : 2026/1534
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/03/2026
NUMARASI : 2025/137 E. - 2026/202 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkilinin uhdesinde iken, müvekkiline ait ... Mah. ... Sok. No: .../İstanbul adresindeki işlerinde 24/09/2018 tarihinde yaşanan hırsızlık olayı neticesinde çok sayıda taşınır eşya ile birlikte ... ... Şubesine ait, keşide tarihi 25.10.2018, seri numarası ... ve miktarı 30.000,00 TL olan çek, ... Bankası ... Şubesine ait, keşide tarihi 30.12.2018, seri numarası ... ve miktarı 37.000,00 TL olan çek, ... Bankası ... Şubesine ait, keşide tarihi 30.12.2018, seri numarası ... ve miktarı 15.700,00 TL olan çek, ... Bankası ... ... Cad. Şubesine ait, keşide tarihi 20.11.2018, seri numarası ... ve miktarı 30.000,00 TL olan çek, ... ... ... Cad. Şubesine ait, keşide tarihi 15.12.2018, seri numarası ... ve miktarı 25.000,00 TL olan çek ve ... ... Şubesine ait, keşide tarihi 30.01.2019, seri numarası ... ve miktarı 13.000,00 TL olan çeklerinin çalındığını, hırsızlık olayına ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu çekler hakkında İstanbul Anadolu ... Başsavcılığı 2018/187702 Sor. No sayılı dosyasıyla soruşturmanın devam ettiğini, davaya konu çeklerin içerisinde bulunduğu 20 adet çek ve 3 adet senet yönünden İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1093 Esas sayılı dosyasından Çek İptali Davası açıldığını, çok sayıda kıymetli evrak yönünden ödemen men yasağı kararı verildiğini, çalıntı çekler hakkında ödemeden men yasağı kararı verilmiş olmasına rağmen ve çek iptali davası henüz devam ederken çalıntı çeklerin icra takibine konu edildiğini, iptal kararı verilmeden önce ortaya çıkan çekler yönünden İstanbul Anadolu 5. Asliye Tic. Mah. 2018/1093 Esas sayılı dosyasından davaya konu çekleri elinde bulunduran davalıya karşı istirdat davası açmak için taraflarına süre verildiğini, huzurdaki iş bu davanın ikame edildiğini, davalı tarafın çeki kötüniyetli bir şekilde iktisap ve tahsil ettiğini, davalı tarafın söz konusu çeki ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini, faktoring şirketinin müşterisinden temliken aldığı bir alacağı takip edebilmesi için; alacak bir kambiyo senedinden kaynaklansa bile faktoring sözleşmesi ile beraber alacağı doğuran temel satım ilişkisine ait fatura ve benzeri belgeleri de bulundurmak zorunda olduğunu, davalı tarafça alacağın tahsili için çeklerdeki bütün ciro silsilesine karşı takip yapılmış gibi gösterildiğini, ancak davalı tarafça takibe geçildikten bir süre sonra davalıdan önceki son ciranta ile ilgili ... ... hakkındaki takipten sebepsiz olarak feragat edildiğini, bu durumun dahi başla başına ortada gerçek bir alacak borç ilişkisi olmadığı gibi davalı faktoring firmasının üzerine düşün tüm sorumluluğunu yerine getirmediğini ve ortada danışıklı bir işlem olduğunun açık göstergesi olduğunu, dava konusu 5 adet çekin ... firması tarafından icra takibene konu edildiğini, icra takibine konu dosya borcunun ilgili icra müdürlüklerine bir kısmı cirantalar bir kısmı da müşteri çeki olması nedeniyle müvekkili tarafından itirazı kayıt altında icra dosyasına depo edildiğini belirterek öncelikle davalının dava konusu edilen ve istirdadı talep olunan miktar tutarınca malvarlığına ihtiyati haciz veya tedbir konulmasına, yargılama neticesinde davanın kabulüne, dava konusu çekler ile ilgili çek zayi davasının derdest olması ve savcılıkta yer alan hırsızlık soruşturması neticesinde toplanacak deliller ve sair tüm deliller anlaşılacağı üzere müvekkilinin dava konusu çekler yönünden haklı ve yetkili sıfatıyla alacaklısı olduğunun tespiti ile her bir çek yönünden ayrı ayrı ... Bankası ... Şubesine ait, ... çek seri nolu 25/10/2018 tarih 30.000,00 TL bedelli çek için İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ödenen 42.458,17 TL'nin, ... Bankası ... Şubesine ait ... çek seri nolu 30/12/2018 tarihli 37.000,00 TL bedelli çek için İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile tahsil edilen çek bedeli olan 37.000,00TL'nin, ... Bankası ... şubesine ait, ... çek seri nolu 30/12/2018 Tarihli 15.700,00 TL bedelli çek için İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden ödenen 20.473,92 TL'nin, ... Bankası ... ... Cad. Şubesine ait ... çek seri nolu 20/11/2018 keşide tarihli 30.000 TL bedelli çek için İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden ödenen 38.085,48 TL'nin, ... ... ... Cad. Şubesine ait ... çek seri nolu 15/12/2018 keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli çek için İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden ödenen 32.614,36 TL'nin yetkisiz hamil olan davalı tarafından istirdadına, Uhdesinde bulunmasına rağmen henüz icra takibene konu edilmeyen ... Bankası ... Şubesine ait, ... çek seri nolu 30/01/2019 Tarihli 13.000,00 TL Bedelli çekin yetkili hamil olmaları sebebiyle davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle;Müvekkili şirket ile dava dışı faktoring müşterisi ... arasında 19/09/2018 tarihli Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, Faktoring müşterisi ..., bahse konu Faktoring sözleşmesi uyarınca 24.09.2018 ve 25.09.2018 tarihli Alacak Bilditim Formları ile kendisi tarafından dava dışı ... ... A.Ş. ("'... ...") adına düzenlenmiş olan Faturalar uyarınca davaya konu; ... ... Şubesine ait, keşide tarihi 25.10.2018, seri numarası ... ve miktarı 30.000,00 TL olan çeki, ... Bankası ... Şubesine ait, keşide tarihi 30.12.2018, seri numarası ... ve miktarı 37.000,00 TL olan çeki, ... Bankası ... Şubesine ait, keşide tarihi 30.12.2018, seri numarası 0003415 ve miktarı 15.700,00 TL olan çeki, ... ... ... Cad. Şubesine ait, keşide tarihi 15.12.2018, seri numarası ... ve miktarı 25.000,00 TL olan çekin konu edildiği ilgili icra takipleri neticesinde ödenen miktarlarının istirdadı ile, ... ... Şubesine ait, keşide tarihi 30.01.2019, seri numarası ... ve miktarı 13.000,00TL olan çeki, Müvekkiline ciro etmek suretiyle devrettiğini, bu faktoring işlemi neticesinde de müvekkili tarafından ...'e 28.796,00 TL, 10.280,47 TL, 13.832.25 TL, 31.014,08 TL ve 21.894,84 TL' olmak üzere, söz konusu 5 çek için toplamda 105.817,64 TL tutarında finansman sağlandığını ve bahse konu tutar ekte yer alan dekontlardan da görüleceği üzere 24.09.2018 ve 25.09.2018 tarihlerinde ...'in ... Iban numaralı hesabına müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bahse konu faktoring işlemleri ertesinde müvekkilinin, keşide tarihleri itibariyle davaya konu çekleri bankaya ibraz ettiğini ancak, muhatap bankadan çek tutarını tahsil edemediğini, bunun üzerine faktöring işlemine konu çeklerin tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, yine Müvekkili ile dava dişı faktöring müşterisi ... arasında 26.09.2018 tarihli Faktorimng Sözleşmesi imzalandığını, Faktöring Müştaerisi, yukarıda bahse konu Faktoring Sözleşmesi uyarınca, 26.09.2018 tarihli Alacak Bildirim Formu ile kendisi tarafından dava dışı ... ... A.Ş. ("... ...") adına düzenlenmiş olan| Fatura uyarınca davaya konu; ... Bankası ... ... Cad. Şubesine ait, keşide tarihi 20.11.2018, seri numarası ... ve miktarı 30.000,00 TL olan çeki Müvekkiline ciro etmek suretiyle devrettiğini, Bu faktoring işlemi neticesinde de müvekkili tarafından dava dışı faktoring müşterisi ...'a 27.569,60 TL. tutarında finansman sağlandığını ve bahse konu tutar ekte yer alan ödeme dekontundan da görüleceği Üüzere 26.09.2018 tarihinde...'ın ... Iban numaralı hesabına müvekkil şirket tarafındarı ödendiğini, Bahse konu faktoring işlemleri ertesinde müvekkilinin, keşide tarihi itibariyle davaya konu çeki bankaya ibraz ettiğini ancak, muhatap bankadan çek tutarını tahsil edemediğini, bunun üzerine faktöring işlemine konu çeklerin tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, Müvekkil şirketin, iş bu faktoring işlemleri neticesinde, ilgili faktorinğ müşterilerine işlemlere konu finansmanı sağlamış olduğunu, bu hususta müvekkili şirketin iyi niyetli hamil olduğunu, Buna karşın davacı tarafın söz konusu çekler üzerinde, meşru hamil olduğunu gösterir hiçbir ibare yer almadığını, davacının istirdat talebine ilişkin olarak; Türk Hukukunda çekin isşter hamiline, ister emre yazılı olsun, çek hamili onu kötü niyetle ya da ağır bir kusuru bulunarak ğiktisap etmiş olmadıkça, önceki hamilin elinden ne suretle çıkmış olursa olsun, onu geri vermeye mecbur olmadığını, nitekim TTK.nun 704, Maddesi, “zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyi niyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamlaz.” hükmünü içerdiğini, müvekkilinin davaya konu çekler bakımından, iyi niyetli hamil olduğunu, müvekkilinin davaya konu; çekler için dava dışı faktöring sözleşmesinin tarafı olan ... ve ...'a ödeme yaptığını, İlgili çekler incelendiğinde, müvekkilinin kötü niyetli oldüğunu iddia eden davacı tarafın, davaya konu çekler üzerinde meşru hamil olduğunu kanıtlar hiçbir ibare olmadığı gibi söz konusu çekler üzerinde imzası dahi bulunmadığını, ayrıca davaya konu çeklerin hangi ciro ertesinde davacının elinden çıktığı dahi bilinmediğini belirterek haksız davanın reddine, davacının dava konusunun %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkile kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 20/04/2022 tarih, 2019/590 Esas ve 2022/343 Karar sayılı kararıyla; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 133.757,93 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
38.085,48 TL'sine( İstanbul 31. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan ödeme) 14/12/2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
20.473,92 TL'sine( İstanbul 21. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan ödeme) 27/03/2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
32.614,36 TL'sine( İstanbul 21. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan ödeme) 22/03/2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
42.584,17 TL'sine( İstanbul 21. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan ödeme) 28/02/2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Takibe konu edilmeyen Halkbankası ... şubesine ait ... seri nolu 30/01/2019 tarihli 13.000- TL bedelli çekin davalıdan isdirdatı ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
Dairemizin 30/01/2025 tarih, 2022/1194 Esas ve 2025/178 Karar sayılı kararıyla; "1-Taraf vekillerinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/04/2022 tarih, 2019/590 E. 2022/343 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE," karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın tazminat isteminin REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...'ın iş yerinden çalınan çeklerin meşru hamili bulunduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi uyarınca rızası dışında elinden çıkan çekler üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 222/1. maddesi gereğince ticari defterlerin delil vasfına haiz olduğunu, bilirkişi raporlarında çeklerin müvekkili defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, icra tehdidi altında yapılan ödemelerin müvekkilinin malvarlığında eksilmeye yol açtığını, İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesi kapsamında istirdat davası açma hakkının bulunduğunu, çek iptal davası ve alınan ödemeden men kararlarının müvekkilinin hak sahipliğini kanıtladığını, davalı faktoring şirketinin 6361 sayılı Kanun uyarınca müşteriyi tanıma ve istihbarat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalının basiretli tacir gibi davranmayarak sahte ve sıralı faturalara dayalı çekleri iktisap ettiğini, bilirkişi raporlarıyla faturaların sahte olduğunun ortaya konulduğunu, davalının ağır kusurlu ve kötüniyetli hamil konumunda bulunduğunu, yerel mahkemenin bozma ilamındaki araştırma talimatlarını yerine getirmediğini ve eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 17/06/2026 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararıyla; "Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ'nin istinaf dilekçesinin reddi ile mahkememizin kararına karşı Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ tarafından yapılan İstinaf Başvurusunun Yapılmamış Sayılmasına," karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, takibe konulan 6 adet çek için ödenen bedellerin istirdadı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin 20/04/2022 tarihli, 2019/590 Esas ve 2022/343 Karar sayılı davanın kısmen kabulü kararı taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/1194 Esas, 2025/178 Karar sayılı kararıyla, "davacının dava konusu çeklerin yetkili hamili olup olmadığının, davalı faktoring şirketinin kötü niyetli veya çekleri iktisapta ağır kusurlu olup olmadığının, altı çek yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi ve davalı faktoring şirketinin araştırma ve istihbarat yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin incelenmesi gerektiği gerekçesi ile karar kaldırılmış, mahkemece yargılamaya devamla davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf talep etmiştir.
Davacı ...’ın işyerinde 24/09/2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucunda elinden çıktığını ileri sürdüğü altı adet çekten icra takibine konulan beş çek nedeniyle ödenen bedellerin ve başlangıçta takibe konu edilmediği belirtilen bir çekin, davalının çekleri ağır kusurlu ve kötü niyetli olarak iktisap ettiği ileri sürülerek istirdadı talep edilmiştir.
Dava konusu çekler;
1-) ... ... Şubesine ait ... seri numaralı, 25/10/2018 keşide tarihli ve 30.000,00 TL bedelli hamiline yazılı çekin keşidecisi Mehmet Ali Karakeçili; cirantaları sırasıyla ... ..., ... .../..., son hamili davalıdır. Çek, İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında keşideci ve cirantalar aleyhine takibe konulmuş; 42.458,17 TL tutarındaki dosya borcu, davacı ... tarafından üçüncü kişi sıfatıyla keşideci Mehmet Ali Karakeçili adına ödenmiştir.
2-) ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı, 30/12/2018 keşide tarihli ve 37.000,00 TL bedelli çekin keşidecisi ... olup davalı tarafından ..., ... ..., ... ve ... aleyhine İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatılmıştır. Takip dosyasındaki ödeme keşideci ... tarafından yapılmıştır. Çek, davacının ticari defterlerine 20/07/2018 tarihinde 101 Alınan Çekler Hesabına giriş, 25/09/2018 tarihinde ise “... seri numaralı çalınan çek” açıklamasıyla çıkış kaydı yapılarak işlenmiştir.
3-) ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı, 30/12/2018 keşide tarihli ve 15.700,00 TL bedelli hamiline yazılı çekin keşidecisi İdris Gümüş; cirantaları sırasıyla ... ..., ... .../...; son hamili davalıdır. Çek İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konulmuş ve takip borcu davacı tarafından üçüncü kişi sıfatıyla keşideci adına ödenmiştir.
4-) ... Bankası ... ... Caddesi Şubesine ait ... seri numaralı, 20/11/2018 keşide tarihli ve 30.000,00 TL bedelli hamiline yazılı çekin keşidecisi ..., cirantaları sırasıyla ..., ... ... ve .../..., son hamili davalıdır. Çek İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konulmuş, 38.085,48 TL tutarındaki ödeme keşideci ... tarafından yapılmıştır. Davacı takipte taraf olmayıp takip dosyasına ödeme yapmamıştır.
5-) ... ... ... Caddesi Şubesine ait ... seri numaralı, 15/12/2018 keşide tarihli ve 25.000,00 TL bedelli hamiline yazılı çekin keşidecisi ...; cirantaları sırasıyla ..., ... .../..., son hamili davalıdır. Mahkeme kararında takip dosyası İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası olarak gösterilmiş, bu dosyaya davacı tarafından ihtirazi kayıtla 32.614,36 TL ödenmiştir.
6-) ... ... Şubesine ait ... seri numaralı, 30/01/2019 keşide tarihli ve 13.000,00 TL bedelli hamiline yazılı çekin keşidecisi ... İnşaat; cirantaları sırasıyla ..., ... ..., ... .../... son hamili davalıdır. Çekin teslim bordrosuyla davacıya ciro ve teslim edildiği , dava dilekçesinde çekin henüz takibe konulmadığı belirtilmiş ise de davacı vekili 11/03/2026 tarihli duruşmada çekin sonradan takibe konulduğunu ve davacının üçüncü kişi sıfatıyla ödeme yaptığını beyan etmiş, bu çekin İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu ve ödeme nedeniyle infaz olduğu görülmüştür.
Mali müşavir ...’ın 12/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların 2018 yılı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu, davacının defterleri ve çek teslim bordrolarına göre dava konusu çeklerin yasal hamili olabileceği, davalının 30.000,00 TL bedelli çek karşılığında ...’a 27.569,60 TL, diğer beş çek karşılığında ...’e toplam 105.817,64 TL ödediği ... ile ...’ın faturalarının borçlusunun aynı şirket, ... ... A.Ş. olması ve ...’in bir-iki gün arayla aynı müşteriye ..., ..., ..., ... ve ... numaralı sıralı faturalar düzenlemesi ile ... ...’in savcılık beyanı da gözetilerek faktoring işlemlerinin sahte faturalara dayanmış olabileceği bildirilmiştir.
20/10/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; tarafların 2018 yılı defterlerinin sahipleri lehine delil olduğu, davacı defterlerinde yalnızca ... ve ... seri numaralı çeklerin kayıtlı bulunduğu, diğer çeklerin kaydının olmadığı, davalı ile ... ve ... arasında faktoring sözleşmeleri bulunduğu, davalının ...’e 105.817,64 TL ve ...’a 27.596,60 TL tutarda ödeme yaptığı, çeklerin hamiline yazılı olması nedeniyle borçlunun rızası olmadan tedavüle çıkarıldığı yönündeki definin ileri sürülemeyeceği, iyi niyetli hamilin kanunen korunması sebebiyle davalının iyi niyetinin incelenmesi gerektiği ve davalının yönetmelikteki istihbarat görevini gereği gibi yerine getirmemesinin iyi niyete etkisinin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, ilk beş çek yönünden davacının çeklerin yetkili hamili olduğu, ancak davacının icra takiplerinde borçlu sıfatıyla yer almadığı, ödemelerin bir bölümünün davacı tarafından üçüncü kişi sıfatıyla keşideciler adına, diğer bölümünün doğrudan keşideciler tarafından yapıldığı, üçüncü kişinin takip borcunu ödemiş olsa dahi takip alacaklısına karşı istirdat davası açamayacağı davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle bu çeklere ilişkin davanın usulden reddine, altıncı çek yönünden davacının teslim bordrosuyla yetkili hamil olduğu ancak davalının çeki faturaya bağlı olarak iktisap ettiği , fatura ile çekin uyumlu olduğu, fatura borçlusu ile bazı ciranta imzalarının sahte olduğunu bilebilecek durumda olmadığı, şeklen düzgün ciro zincirini incelemek dışında başka araştırma yükümlülüğü bulunmadığı ve davacının davalının kötü niyetini veya iktisaptaki ağır kusurunu ispatlayamadığı ile davacının 3. Kişi olarak ödeme yaptığı gerekçesiyle istirdat talebini reddetmiştir.
6361 sayılı yasanın 9/3 maddesine göre, Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Davacı çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtladıktan sonra çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu ispat etmelidir.
Diğer yandan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 8/1 madesinde de benzer bir yükümlülük getirilmiş," kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Yönetmelik 5 madesinde ise, "Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması, mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi ,hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde istihbari çalışma yapılması ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulması" gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda, çeklerin hamiline düzenlendiği ve üzerlerinde davacının cirosunun bulunmadığı anlaşılmakta ise de keşidecilerin soruşturma dosyasındaki beyanları, çek teslim bordroları ve teslim tutanakları, davacının ticari defterlerinde bulunan kayıtlar ile çeklerin hırsızlık sonucunda rızası dışında elinden çıktığı iddiası üzerine İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1093 Esas sayılı dosyasında çek iptali davası açılmış olması birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu altı çekin her biri yönünden yetkili hamil olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacının takip dosyalarında borçlu sıfatıyla yer almadığı ve bir kısım ödemelerin takip borçluları tarafından yapıldığı anlaşılıyorsa da bu durum davacının meşru hamil olarak zayi nedeniyle TTK’nin 792. maddesinden kaynaklanan iade talebini ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde bir kısım çekin davacı kayıtlarına alınmamış olması da ispatlanan meşru hamillik karşısında iade talebini etkilemeyecektir.
Dava konusu çeklerin davalı faktoring şirketi tarafından müşterisi ... ve ... ile düzenlenen 19.09.2018 ve 24.09.2018 tarihli faktoring sözleşmeleri kapsamında alacak bildirim formları ve ... ... A.Ş. adına düzenlenen faturalar karşılığında ciro yoluyla devraldığı, altı adet çekin farklı keşidecilere ve bankalara ait olmasına rağmen benzer ciro silsileleri içerdiği, ciro zincirlerinde ... ... A.Ş. ile ... veya ...’ın yer aldığı, çeklere dayanak gösterilen faturaların tamamında fatura borçlusunun ... ... A.Ş. Olduğu, ... tarafından düzenlenen 17.09.2018 tarihli ..., 19.09.2018 tarihli ..., 21.09.2018 tarihli ..., 22.09.2018 tarihli ... ve 24.09.2018 tarihli ... numaralı faturaların iki gün ara ile düzenlenen sıralı faturaların aynı şirkete düzenlendiği, ...’ın faturasının borçlusunun da ... ... A.Ş. Olduğu anlaşılmıştır.
Farklı keşidecilere ait altı çekin benzer ciro zincirleriyle ve kısa süre içinde aynı faktoring şirketine devredilmesi, çek iktisabına dayanak faturaların aynı borçlu adına kısa aralıklarla ve sıralı şekilde düzenlenmesinin, davalı faktoring yönünden şüphe duyulması ve ek araştırmayı gerektirecek nitelikte bulunduğu , davalının faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığını aynı borçlu adına düzenlenen faturaların muhatabı olan ... ... A.Ş.’den doğrulaması gerekirken, bu yönde bir istihbarat ve doğrulama çalışması yapmadığı, nitekim fatura borçlusu ... şirketi yetkilisinin savcılık beyanında fatura alacaklıları ile ticari ilişkisinin bulunmadığını ve ciro imzasının şirket yetkilisine ait olmadığını beyan ettiği , alınan raporla ... adına atılan imzanın şirket yetkilisi Mehmet Teoman Kaya'ya ait olmadığının belirlendiği , dolayısıyla davalı faktoring şirketinin basit bir araştırma ve teyit yoluna giderek faturanın gerçek bir ticari işleme dayalı olmadığını tespit edebilecekken bu araştırmadan imtina ettiği görülmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 2023/5764 E.- 2024/421422.05.2024 tarihli kararı "davalı şirketin kendisine temlik edilen faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı ve dava konusu çeklerin bu faturadan doğan alacağa istinaden Magma şirketine verilip verilmediğine dair fatura borçlusu görünen ... Tic. —...'den teyit aldığına ilişkin dosya kapsamına sunulmuş bir delil bulunmadığı, davalı şirketin kendi müşterisinin beyanı ile yetindiği, ticari ilişkinin gerçekliği hususunda herhangi bir istihbari araştırma yapmadığı, maruz kalması muhtemel risklerin önlenmesi için gerekli tedbirleri almadığı ve bir faktoring kuruluşu olarak çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir...ONANMASINA"
Bu itibarla davalının, şüphe uyandırması ve ek araştırma gerektiren somut sebeplere rağmen faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayalı olup olmadığını araştırmadığı, şekli incelemeyle çekleri devraldığı, bu nedenle TTK’nin 792. Maddesi uyarınca çekleri iktisabında ağır kusurlu olduğu , çek bedelleri tahsil edilmiş olduğundan bu bedelleri davacı yetkili hamile geri vermekle yükümlü olduğu dava konusu 6 adet çekin tamamı bakımından tahsil edilen çek bedellerinin davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüyle dava konusu altı çek nedeniyle davalı tarafından tahsil edilen çek bedellerinin, talep ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2026 tarih, 2025/137 E., 2026/202 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın KABULÜ ile;
a) ... ... Şubesine ait ... seri numaralı, 25.10.2018 keşide tarihli çek nedeniyle İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına ödenen 42.458,17 TL’nin 28.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle,
b) ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı, 30.12.2018 keşide tarihli çek nedeniyle İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında tahsil edilen 37.000,00 TL’nin 13.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle,
c) ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı, 30.12.2018 keşide tarihli çek nedeniyle İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına ödenen 20.473,92 TL’nin 27.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle,
ç) ... Bankası ... ... Caddesi Şubesine ait ... seri numaralı, 20.11.2018 keşide tarihli çek nedeniyle İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına ödenen 38.085,48 TL’nin 14.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle,
d) ... Bankası ... ... Caddesi Şubesine ait ... seri numaralı, 15.12.2018 keşide tarihli çek nedeniyle İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına ödenen 32.614,36 TL’nin 22.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle,
e) ... ... Şubesine ait ... seri numaralı, 30.01.2019 keşide tarihli çek nedeniyle İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında tahsil edilen 13.000,00 TL’nin 20.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.543,89 TL karar harcından peşin alınan 3.135,98 TL'nin mahsubu ile 9.407,91 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 3.135,98 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 3.150,00 TL bilirkişi ücreti, 278,80 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 6.615,58 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.096,27-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4/d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 440,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.442,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026