Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2345 E. 2026/1228 K. – Haksız Rekabet

Konu: Haksız Rekabet

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2345
Karar No
2026/1228
Karar Tarihi
Konu
Haksız Rekabet

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2345

KARAR NO:2026/1228

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:09/03/2021

NUMARASI:2017/1294 Esas, 2021/209 Karar

DAVANIN KONUSU:Haksız rekabetin önlenmesi

Taraflar arasındaki haksız rekabet davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bölgesinde bulunan serbest olmayan tüketicilere, serbest tüketici niteliğine haiz olup bu hakkını kullanmayan tüketicilere ve son kaynak tedarikçisi olarak serbest tüketicilere ... tarafından belirlenen düzenlemeye tabi perakende satış tarifesi üzerinden elektrik satmakla görevlendirildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında Ümraniye İlçesi ... Mahallesi sınırlarında müvekkil şirket müşterilerine hizmet sunulması, sözleşme kurulmasına aracılık edilmesi, satış, pazarlama ve tahsilat faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla “Bayilik Sistemi Sözleşmesi” (“Sözleşme” olarak anılacaktır.) imzalandığını, sözleşmenin davalının “satış hedeflerini aynı takvim yılı içinde arka arkaya iki defa gerçekleştirememesi” sebebiyle müvekkili şirket tarafından Kartal ... Noterliği’nin 22.09.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Sözleşme’nin 13.3.e. maddesi uyarınca derhal feshedildiğini, ancak davalının sözleşme feshedilmesine rağmen kendi ünvanı ile faaliyet gösterdiği işyerinde müvekkili şirket adına fatura tahsilatı yapmaya devam ettiğini, müvekkili şirketin enerji satışı karşılığında düzenlediği faturaları tahsil yetkisinin sadece kendisine ait olduğunu, müvekkili şirketin fatura tahsilat işlemlerini bankalar ve anlaşmalı tahsilat merkezleri aracılığıyla yürüttüğünü, davalı ile yapılmış olan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği için davalının fatura tahsil yetkisinin bulunmadığını, davalının ise haksız şekilde fatura tahsilatı yapmaya devam ettiğini, davalının müşterilerden elektrik fatura bedellerini ve işlem ücreti adı altında ekstreden farklı bedeller tahsil ettiğini, tahsil edilen bedellerin müvekkili şirkete geç aktarıldığını, müvekkili şirket adına makbuzlar düzenlendiğinin açık olduğunu, 28994 Sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 12/8. Maddesi uyarınca tüketicilerden fatura tahsilatı sebebiyle işlem ücreti, hizmet bedeli vb. herhangi bir ad altında bedelin talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin davalıya hukuka aykırı bu işlemleri durdurması gerektiğini Ankara ....Noterliği’nin 16.10.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, diğer yandan davalının davaya konu işlem ve eylemlerinin TTK m. 55 vd. düzenlenmiş olan haksız rekabet hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini belirterek müvekkil şirketin her türlü talep, tazminat ve fesih sebebiyle zarar tazmini hakkı saklı kalmak üzere, davalı tarafın “... Mah. ... Ümraniye/İstanbul” adresinde müvekkili şirket adına fatura tahsilatı yapmasına ilişkin muarazanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; dava dilekçesinin gerçek dışı iddialar içerdiğini, davalı müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan “Bayilik Sistemi Sözleşmesi”nin, davacı şirket tarafından gönderilen Kartal ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı 22.09.2017 tarihli ihtarnamesiyle feshedildiğini, akabinde ise 05.10.2017 tarihinde müvekkilinin davacı şirket adına herhangi bir işlem gerçekleştirememesi için davacı şirket sistemi kapatmış olduğundan, müvekkilinin davalı şirket adına fatura tahsilatı işlemlerini gerçekleştirebilmesinin somut olarak mümkün olmadığını, müvekkilin davacı şirket adına fatura tahsilatı işlemleri gerçekleştirdiğine ilişkin davacı şirket iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki davacı şirketin müvekkili ile aralarında imzalanan “Bayilik Sistemi Sözleşmesi”ni 22.09.2017 tarihinde feshetmesi akabinde müvekkilinin 15.10.2017 tarihinde uzaktan bağlantı yoluyla ... ... A.Ş. ile anlaşarak bu şirketle çalışmaya başladığını, ancak sözleşme süreci uzamış olduğundan ... ... A.Ş. ile “Temsilcilik Sözleşmesi”nin ancak 09.11.2017 tarihinde imzalanabildiğini, müvekkilinin elektrik tahsilatlarını ... Sistemi üzerinden, diğer tahsilatları... sistemi üzerinden yaptığını, davacı şirket tarafından gerçek dışı olarak, müvekkilinin davacı şirkete karşı haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunun iddia edildiğini, müvekkilinin, Üsküdar ... Noterliğinin 18.10.2017 tarihli ... yevmiye numaralı cevap-ı ihtarnamesinde “... adına makbuz, dekont vb. belgelerin veya logo, reklam vb. hiçbir görsel dokümanın veznelerinde bulunmadığını; işletme adına çağrışım yapacak hiçbir yaklaşımlarının olmadığını” beyan ettiğini, müvekkilinin işbu ihtarnamesinde ayrıca “... logolu elektrik faturası tahsilatının söz konusu olmadığını; yapılan tahsilatların ödenmediğine ilişkin iddialarının da tamamen gerçekdışı olduğunu; fesih tarihi itibariyle ... ile hiçbir ilişkisinin kalmadığını; ... çatısı altında tahsilat yapmakta olduğunu” beyan ettiğini, davacı şirketin kötü niyetli olarak müvekkiline ve birçok bayisine dava ikame ettiğini, zira davacı şirketin öncelikle tüm bayileri yönünden hedefleri yükselterek çalışma koşullarını ağırlaştırdığını, akabinde de belirlenen hedeflerin altında kaldıklarından bahisle sözleşmeyi feshederek muarazanın önlenmesi davası açtıklarını, davacı şirketin işbu uygulamasının sözleşmesini feshettiği bayilerin kendisinde bulunan teminatlarını iade etmemek adına haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava, hukuki niteliği itibariyle davalının davacı şirket adına fatura tahsilatı yapmasına ilişkin haksız rekabetin engellenmesi ile önlenmesi, muarazanın bu şekilde giderilmesi istemine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın; ihtilaf davacının feshin tespiti ile davalı bayinin davacı adına tahsilat yapmasının engellenmesine ilişkin eda davası olduğu, taraflar arasında geçmişte kurulan bir akdi ilişkinin ve bu ilişkinin davacı dağıtıcı yanca fesih edilmiş olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın; fesihten sonra bayinin bu işle ilgili tahsilat yapmaya tahsil yapmaya devam edip etmediğinin ve haline tahsilat yapıp yapmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davalının dava dışı ... ... adına fatura tahsilatlarına hangi tarihte başladığı, davacı ve davalı arasında düzenlenmiş sözleşmenin 22/09/2017 tarihinde feshedilmesi nazara alındığında bu tarihten sonraki dönem içerisinde davalının, davacı adına fatura tahsilatı yapıp yapmadığı, aynı zamanda bu dönemden sonraki tahsilatların hangi şirket adına gerçekleştiği hususunun incelenmesi ve davacının işbu davadaki haklılık durum ve oranının araştırılmasına yönelik denetime evlerişli bilirkişi raporu düzenlenmesi için mahkememiz dosyası bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmıştır.Dosyada mübrez bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/11/2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; davalı ...'in sahibi olduğu firma adresi olan ... Mah. ... Ümraniye/İstanbul adresine gidildiği, söz konusu işletmenin Yetkili Ödeme Noktası ve sahibinin ... olduğu, davalıya ait firmanın ... A.Ş. firmasının 20.11.2015 tarihinden itibaren geçerli olarak yetkili bayisi olduğu, firmada yer alan bilgisayarlarda... ... Fatura Tahsilatı Programının yüklü olduğu, fatura tahsilatı menüsüne girildiğinde fatura türünde Elektrik Faturası, ..., ..., ..., .../... (...), ..., ..., ... mobil (...), ..., ... vb. ibarelerinin yeraldığı, ayrıca elektrik haricinde diğer bütün faturalar için firma adlarının yazılı olduğu (..., ... vb.), yalnızca elektrik seçeneği olarak firma adı yerine "Elektrik Faturası" ibaresinin yer aldığı, ... ... programında yalnızca 20.03.2020 tarihinden günümüze kadar arşiv kayıtlarının tutulduğu, elektrik faturası ödemelerinden sonra yazdırılan makbuzlarda "Elektrik Faturası" ibaresinin yer aldığı, herhangi bir elektrik firması adının yer almadığı, hizmet bedelinin 0 TL olduğu, ancak ... isi. bedeli adı altında 2,25 TL faturaya ek olarak yansıyan bir tutar olduğu, ..., ..., ...vb. kurumlara ait faturaların ödemelerinden sonra yazdırılan makbuzlarda "... vb." firma adı bilgisinin yer aldığı, hizmet bedeli adı altında 2,65 TL faturaya ek olarak yansıyan bir tutar olduğunun tespit edildiği, işyerinde yer alan bilgisayarlarda Fatura Tahsilatı için başkaca herhangi bir programın yüklü olmaması ve hali hazırda firmada kullanılan... ... Fatura Tahsilatı Programında 20.03.2020 tarihine kadarki arşiv kayıtlarının görüntülenebiliyor olması sebebiyle davalının ... ... adına fatura tahsilatlarına hangi tarihte başladığı ile ilgili herhangi bir tespitin yapılamadığı, davacı ve davalı arasında düzenlenmiş sözleşmenin 22.09.2017 tarihinde feshedilmesi nazara alındığında bu tarihten sonra ki dönem içerisinde davalının, davacı adına fatura tahsilatı yapıp yapmadığı hususunda, programda yer alan Fatura türü seçeneğinde Elektrik Faturası ibaresinin yazılı oluyor olması sebebiyle bu hususta takdirin mahkememize ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı ile davalı arasında bayilik sistemine katılması için taraflar arasında 01/01/2017 tarihli bayilik sistemi katılma sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 9. 1. Maddesine göre tarafların belirlenin performans kriterine uymak, bunları eksiksiz olarak ve zamanında gerçekleştirmekle yükümlü oldukları, davalının beklenen performansı gerçekleştirmediğinden Kartıl .... Noterliğinin ... sayılı ihtarnamesi ile davacı tarafından sözleşmenin feshedildiği, elektrik ve bilgisayar mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapora göre davalının elektrik faturası ödemelerinden sonra yazdırılan makbuzlarda "elektrik faturası" ibaresinin yer aldığı ... isi. Bedeli adı altında 2,25 TL faturaya ek olarak yansıyan bir tutarın alındığının belirlendiği, davacı tarafından sunulan belgelerden davalının sözleşmenin feshine rağmen davacı adına tahsil yapığının belirlenmiş olup "gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ... Mahallesi, ... Ümraniye/İSTANBUL adresinde davacı şirket adına fatura tahsilatı yapmasına ilişkin haksız rekabetin engellenmesi ile önlenmesine, muarazanın bu şekilde giderilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişiler tarafından müvekkilinin işyerinde yapılan incelemede müvekkilinin davacı ...'ya ait makbuz, dekont, belge, logo, reklam gibi hiçbir görsel dokümanı ve tahsilat programını kullandığının tespit edilemediğini, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın sözleşmeyi 22.09.2017 tarihinde sonlandırması akabinde 05.10.2017 tarihinde sistemi kapattığını, müvekkilinin bu tarih itibariyle istese de davacı adına tahsilat yapmasının söz konusu olmayacağını, bilirkişi raporunda, 20.11.2015 tarihinden itibaren müvekkilinin ... A.Ş. firmasının yetkili bayisi olduğunun tespit edildiğini, elektrik faturası dışındaki tahsilatlarını... yetkili bayisi olarak yaptığını, davacının sözleşmeyi feshi akabinde elektrik faturası tahsilatlarını ... ... A.Ş. İle 15.10.2017 tarihinden itibaren uzaktan bağlantı yolu ile yapmaya başladığını, ancak sözleşme süreci uzamış olduğundan ... ... A.Ş. ile “Temsilcilik Sözleşmesinin” 09.11.2017 tarihinde imzalanabildiğini, müvekkili 15.10.2017 tarihinde ... ... A.Ş. ile anlaşarak bu şirketle çalışmaya başladığından, davacı şirket adına yetkisiz olarak tahsilat yapmasının ve hizmet vermesinin söz konusu olamayacağını, ... A.Ş. sisteminde elektrik faturası tahsilatı açılması akabinde ... A.Ş. ile de sözleşmesini sonlandırdığını ve diğer faturalar ile birlikte elektrik faturasını da... sistemi üzerinden yapmaya devam ettiğini, elektrik faturası tahsilatlarında firma adının yazmamasının müvekkili aleyhine değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin...'ın sistemlerinde değişiklik yapmasının, fatura adını gizlemesi gibi sisteme müdahalelerinin sözkonusu olmadığını, ... ile davacı taraf arasında sözleşme bulunduğunu, müvekkilinin 05.10.2017 tarihinde davacının sistemini kapatması sonrasında davacı adına hiç bir şekilde tahsilat yapmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilin işyerinde yalnızca kolay ... Fatura Tahsilatı Programının yüklü olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin kötü niyetli olarak müvekkiline ve birçok bayisine karşı dava ikame ettiğini, öncelikle tüm bayileri yönünden hedefleri yükselterek çalışma koşullarını ağırlaştırdığını, akabinde de belirlenen hedeflerin altında kaldıklarından bahisle sözleşmeyi feshederek muarazanın önlenmesi davalarını açtığını, davacı şirketin sözleşmesini feshettiği bayilerin kendisinde bulunan teminatlarını iade etmemek adına haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davalının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sonra ermesine rağmen davacı şirketin düzenlediği faturaları, davacı adına tahsil etmesi suretiyle yapılan haksız rekabetin tespiti ve men'i ve haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, davacı ile davalı arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin,13.3.e maddesi uyarınca davalının satış hedeflerini aynı takvim yılı içinde arka arkaya iki defa gerçekleştirememesi nedeniyle taraflarınca 22/09/2017 tarihli ihtarname ile derhal feshedildiğini, davalının feshin gerçekleştiği tarihten sonra davacı adına fatura tahsilatı yapmaya ve işlem ücreti almaya devam ettiğini, buna son verilmesi için gönderilen 16/10/2017 tarihli ihtarnameye rağmen fatura tahsilatına devam ettiğini, davalının TTK 55. Vd. Maddelerinde düzenlenen haksız rekabet teşkil eden eylemleri gerçekleştirdiğini, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 13/2 maddesine ve 29043 sayılı Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı İle Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğinin 5. maddesinin 6. fıkrasına aykırı davrandığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve men'ine ve haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davalının davacı adına fatura tahsilatı yapmadığını, davalının dava dışı ... A.Ş. ile akdettiği 15/10/2017 tarihli temsilcilik sözleşmesi uyarınca fatura ödemelerine aracılık ettiğini, davalının geçerli bir sözleşmeye istinaden işlem yaptığını, haksız rekabete ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının tüm bayiler yönünden hedefleri yükselterek çalışma koşullarını ağırlaştırdığını, akabinde de belirtilen hedefin altında kaldıklarından bahisle sözleşmeleri feshettiğini, teminatları iade etmemek adına haksız ve kötü niyetli olduğunu savunmuş haksız davanın reddini talep etmiştir.6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'un 3/1-ü bendinde ödeme kuruluşu; ödeme hizmeti sağlamak ve gerçekleştirmek için bu Kanun kapsamında yetkilendirilmiş tüzel kişi şeklinde tanımlanmıştır.Aynı Kanun'un 13. Maddesinde; Ödeme hizmeti sağlayıcısı "(1) Bu Kanun uyarınca;a) 5411 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar,b) Elektronik para kuruluşları, c) Ödeme kuruluşları, ç) ... Şirketi" ödeme hizmeti sağlayıcısı olarak belirlenmiş ve maddenin 2. fıkrasında "Banka ve ödeme hizmeti sağlayıcısı dışındaki kişiler ödeme hizmeti sunamazlar" hükmü getirilmiştir. 14. Maddesinde ise; "Bu Kanun kapsamında ödeme hizmetleri alanında faaliyette bulunmak isteyen ödeme kuruluşu Bankadan izin almak kaydıyla faaliyette bulunabilir." hükmü bulunmaktadır.Uyuşmazlık ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 27/06/2014 tarihli ve 29043 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı İle Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 3/1-bb bendinde "temsilci"; "Ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşunun adına ve hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 5/6 fıkrası "(6) Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde sayılan fatura ödemelerine aracılık edilmesine yönelik hizmetlerin yürütülmesinde, kuruluşun fatura üreten kurumlar ile adlarına tahsilat yapılabilmesi konusunda sözleşme yapması şarttır." düzenlemesi yer almaktadır. 12/10/2018 tarihli ve 30563 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile yönetmeliğin 5 inci maddesine eklenen 7 inci fıkrada ise; 6493 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde sayılan fatura ödemelerine aracılık edilmesine yönelik hizmetlerin yürütülmesine ilişkin olarak kuruluşun bir bankadan dış hizmet alması halinde altıncı fıkranın uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı ile davalı arasında belirsiz süreli bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşme ile davalıya fatura tahsilatı ve sözleşmede belirtilen hususlarda acentelik yetkisi verildiği, davacının sözleşmenin, 13.1 maddesindeki "taraflardan her biri, herhangi bir zamanda iki ay önceden bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi fethetme hakkında sahiptir." düzenlemesine dayalı olarak, davalıya 22/09/2017 tarihli fesih ihtarnamesini gönderdiği, muhataba tebliğ ile birlikte sözleşmenin sona erdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından davalıya ait iş yerinde yapılan yerinde inceleme sonucu, '' söz konusu işletmenin Yetkili Ödeme Noktası ve sahibinin ... olduğu, davalıya ait firmanın ... AŞ. firmasının 20.11.2015 tarihinden itibaren geçerli olarak yetkili bayisi olduğu, firmada yer alan bilgisayarlarda ... Fatura Tahsilatı Programının yüklü olduğu, fatura tahsilatı menüsüne girildiğinde fatura türünde Elektrik Faturası, ..., ..., ..., .../... (...), ..., ..., ... mobil (...), ..., ... vb. ibarelerinin yer aldığı, ayrıca elektrik haricinde diğer bütün faturalar için firma adlarının yazılı olduğu (..., ... vb.), yalnızca elektrik seçeneği olarak firma adı yerine elektrik faturası ibaresinin yer aldığı, ... programında yalnızca 20.03.2020 tarihinden günümüze kadar arşiv kayıtlarının tutulduğu, elektrik faturası ödemelerinden sonra yazdırılan makbuzlarda elektrik faturası ibaresinin yer aldığı, herhangi bir elektrik firması adının yer almadığı, hizmet bedelinin 0 TL olduğu, ancak ... ısı. bedeli adı altında 2,25 TL faturaya ek olarak yansıyan bir tutar olduğu, ..., ..., ...vb. kurumlara ait faturaların ödemelerinden sonra yazdırılan makbuzlarda “... vb.” firma adı bilgisinin yer aldığı, hizmet Bedeli adı altında 2,65 TL faturaya ek olarak yansıyan bir tutar olduğu tespit edilmiştir. İşyerinde yer alan bilgisayarlarda fatura tahsilatı için başkaca herhangi bir programın yüklü olmaması ve hali hazırda firmada kullanılan ... Fatura Tahsilatı Programında 20.03.2020 tarihine kadarki arşiv kayıtlarının görüntülenebiliyor olması sebebiyle davalının ... ... adına fatura tahsilatlarına hangi tarihte başladığı ile ilgili herhangi bir tespit yapılamamıştır. Davacı ve davalı arasında düzenlenmiş sözleşmenin 22.09.2017 tarihinde feshedilmesi nazara alındığında bu tarihten sonraki dönem içerisinde davalının, davacı adına fatura tahsilatı yapıp yapmadığı hususunda, programda yer alan fatura türü seçeneğinde Elektrik Faturası ibaresinin yazılı olduğu'' tespit edilmiştir.Davalının bilgisayarında ... Fatura Tahsilatı Programının yüklü olduğu, fatura tahsilatı menüsüne girildiğinde fatura türünde Elektrik Faturası, ..., ..., ..., .../... (...), ..., ..., ... mobil (...), ..., ... vb. ibarelerinin yer aldığı, ayrıca elektrik haricinde diğer bütün faturalar için firma adlarının yazılı olduğu (..., ... vb.), yalnızca elektrik seçeneği olarak firma adı yerine “Elektrik Faturası” ibaresinin yer aldığı, ... programında yalnızca 20.03.2020 tarihinden günümüze kadar arşiv kayıtlarının tutulduğu, elektrik faturası ödemelerinden sonra yazdırılan makbuzlarda elektrik faturası ibaresinin yer aldığı, herhangi bir elektrik firması adının yer almadığı, hizmet bedelinin 0 TL olduğu, ancak ... ısı. bedeli adı altında 2,25 TL faturaya ek olarak yansıyan bir tutar olduğu, davalının ... ... adına fatura tahsilatlarına hangi tarihte başladığı ile ilgili herhangi bir tespit yapılamadığı, davacı ve davalı arasında düzenlenmiş sözleşmenin 22.09.2017 tarihinde feshedilmesi nazara alındığında bu tarihten sonraki dönem içerisinde davalının, davacı adına fatura tahsilatı yapıp yapmadığı hususunda, programda yer alan fatura türü seçeneğinde elektrik faturası ibaresinin yazılı olduğu tespiti karşısında davalının sözleşmenin sona ermesi akabinde davacı adına fatura tahsil ettiğinin sabit olduğu, davacı tarafça sunulan ... fatura tahsil edilmiştir kaşesi bulunan banka ödeme belgesinden davalının fesih tarihi olan 22.09.2017 tarihinden sonra 31.10.2017 tarihinde fatura tahsilatı yaptığı, sözleşmenin 5. Maddesinin 7. fıkrasının yürürlük tarihinin 12.10. 2018 olduğu, davalının bu tarihten sonra fatura tahsilatı yaptığı, yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce yönetmelikle getirilen istisnadan yararlanamayacağı, davalı yan fatura tahsilatlarını dava dışı ... A.Ş. ile imzaladığı sözleşmeye dayalı olarak gerçekleştirdiğini savunmuş ise de, dava dışı ödeme kuruluşu ... firmasının, yönetmeliğin yedinci maddesindeki istisnadan faylanabilmesi için bir bankadan dış hizmet almasının zorunlu olduğu, dava dışı şirket tarafından bir bilişim şirketi ile yapılan sanal pos kullanımı anlaşmasının dosyaya ibraz edilmediği, dava dışı şirketin bir banka ile tahsilat sözleşmesi yaptığına dair dosyaya delil sunulmadığı, davalının davacı adına fatura tahsil etmek suretiyle aralarında sözleşme olmamasına rağmen müşterileri yanıltarak, işlem ücreti adı altında kazanç sağlamasının TTK'nun 54/2 ve 55/1-a/2 maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça muarazaanın önlenmesi talep edilmiş ise de sonuç itibariyle haksız rekabetin önlenmesini talep ettiği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,

3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2345, K. 2026/1228, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2345-e-2026-1228-k-226516cf7c34