Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/715 E. 2026/921 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/715
- Karar No
- 2026/921
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/715
KARAR NO: 2026/921
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 03/03/2025
NUMARASI: 2021/67 E. - 2025/55 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ..., ..., ... ve ... isimli eserlerin Türkçe basım ve dağıtımı ile İlgili olarak 2014-20İS haziran aylan arasını kapsayan süre boyunca davalı ile kitap yayın sözleşmesi kapsamında çalıştığını, müvekkilinin 2017 yılı içinde davalı yayıneviyle sözleşmesini sona erdirmek istediğini ancak yayın evi yetkilisini ısrarı üzerine %18 telif oranı üzerinden bir süre daha çalışmaya devam edilmesi kararının alındığını, müvekkilinin devam eden iş ilişkisini 2018 yılı içinde sona erdirme karan aldığını, bu kararını Bakırköy .... Noterliği aracılığı ile karşı tarafa bildirdiğini, ihbarname içeriğinde 01.06.2018 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde fesih ihbarının davalı tarafa bildirildiği belirtildiğini, fesih sonrası telif ödemeleri ile ilgili olarak davalı tarafa e-posta yolu ile 2014 yılından beri müvekkiline ait her kitap için ayn ayrı toplam kaç adet bandrol alındığı, her bir kitap için promosyon satış sayılarının ne olduğunu, stokta kaç adet kitap kaldığı hususlannda bilgi talep edildiğini fakat geri dönüş alamadıklarını, bunun üzerine noter aracılığıyla gönderilen ihtarname île kitapların basımı ve yukarıda belirtilen sair konularda, bilgi verilmesi ve eksik ödenen telif ücretlerinin ödenmesini talep ettiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğüme başvuruda bulunularak 22.05.2018 tarihli bandrol listesinin alındığını, liste incelendiğinde davalının, müvekkillerine bildirmiş olduğu telif ödemeleri listesi ile uyuşmazlık bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen 01.05.2017 tarihinden itibaren geçerli olacak son sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen hususlara rağmen davalının mayıs 2017 tarihinden itibaren yaklaşık 1 senelik süre boyunca %1 yapılması gereken telif dışı ek baskıyı%5 olarak yapmış olduğunu ve bu sure boyunca müvekkilimizin %4 oranında hak kaybına uğradığını belirtmişlerdir. Davalı tarafından gönderilen 25.05.2018 tarihli ihtarnamede, 01.06.2017 tarihli sözleşme ile belirlenen telif dışı tutulan %1 oranının sehven %5 olarak fazla gönderilmiş olduğunun belirtildiği, aynca 2014-2017 yıllan arasında telif oranının %10 olduğu ancak kendilerinin 01.05.2017 tarihîne kadar telif ödemesini %I5 olarak fazladan yaptıklarını belirttikleri, mat müvekkilinin başlangıç telif ücreti %) 0 olarak belirlenmiş ancak bu oran daha sonra tarafların kabulü ile 01.06.2015 tarihinden itibaren %15 olarak belirlendiğini, %15*lik oranın taraflarca kabulü edildiğini gösteren e-posta yazışmaların olduğunu belirtildiğini, davalı tarafın müvekkillerine telif ödemesini tam olarak yapmadığını, davalının e-kitap satışına İlişkin resmi kayıtların tespit edilmesi gerektiğini, davalı tarafından ek baskı yapılan kitapların satışa sunulup sunulmadığı hususunun da tespit edilmesi gerektiğini, müvekkillerine ait kitaplar üzerinde hatalı bandrol basılarak satışa sunulan diğer kitapların tespit edilerek, müvekkilinin telif hakki kaybının ne kadar olduğunun tespit edilmesini, ıslah hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 1.919,00 TL/nin, eksik ödenen telif hakkının doğduğu tarihten itibaren hesaplanacak ticari faiz île beraber taraflarına ödenmesi talep ve etmişlerdir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; elif oranını müvekkillerinin kendiliğinden yükseltip uyguladığını, bu oranların uygulanması sonucu ortaya çıkan bedellerin de davacı tarafa ödendiğini, e-kitap satış bilgilerinin davacı tarafa bildirildiğini, telif dışı basılan baskılar için yapılan hesap sonucu çıkan fark bedelinin davacı tarafa ödendiğini, müvekkillerinin yay ine vince, basımı yapılan her kitap için yalnızca baskı adedi sayısı kadar bandrol almadığını, eğer bu kitaplarda müvekkillerinin yayınevinden yayımlanan başka kitaplara ait bandroller bulunmaktaysa, konuda müvekkillerinin yayınevinin herhangi bir kastı ve hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, bandrol basım sürecinde yapılan işlemlerin matbaa tarafından yürütüldüğünü, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddini, verilen tedbir kararın kaldırılmasını, talep etmişlerdir.
Davacının cevaba cevap dilekçesinde özetle; her türlü fazlaya dair haklarının ve maddi manevi tazminat taleplerinin saklı kalmasını, davanın kabulünü, davalının hukuki yarar bulunmadığı yönündeki itirazının ve yayın yasağı kararının kaldırılması talebinin reddedilmesini,, davalı tarafın müvekkillerine gönderdiği telif listeleri, banka ödemeleri ve tanık beyanları dikkate alınarak, 2015 Haziran-2017 Mayıs dönemi arasında müvekkillerinin tüm eserleri için telif hakkının %15 oranı üzerinden ödendiği hususunun tespit edilmesini, bandrol kayıtları, davalı şirketin tüm ticari defter ve kayıtları, basım yapılan tüm matbaaların kayıtları, irsaliye kayıtları dikkate alınarak müvekkillerine ait ..., ..., ..., ... isimli eserlerin 2014 yılından itibaren davalı tarafça kaç adet basılmış ve satılmış olduğu (internet satışları dahil olmak üzere) hususunun tespit edilmesini, 2014 yılından 1 Mayıs 2017 tarihine kadar davalı tarafından ilk basımda %10, sonrasında %5; 1 Mayıs 2017 tarihinden sonra ilk basımda %5, sonrasında %1 oranda promosyon amaçlı olarak fazla basılan kitapların ücretsiz dağıtımlarının nerelere yapıldığı ve ücretsiz dağıtım dışında promosyon için basılan bu kitapların davalı tarafından satılıp satılmadığı hususunun tespitini, promosyon kitaplarının satılmış olması halinde müvekkillerinin telif ücreti hakkı doğduğu hususunun tespitini, 2014-2018 döneminde davalı tarafından yapılan tüm e-kitap satışlarının tespit edilmesini, müvekkillerine ait kitaplar üzerinde hatalı bandrol basılarak satışa sunulan diğer kitapların tespit edilerek, müvekkillerinin bu sebeple uğramış olduğu telif hakkı kaybının ne kadar olduğu hususunun tespit edilmesini, yapılan tüm tespitler sonucunda müvekkillerinin 2014-2018 döneminde, e-kitap dahil olmak üzere, tüm yasal telif hakkı bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak, ıslah hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.919 TL.nin, eksik ödenen telif hakkının doğduğu tarihten itibaren hesaplanacak ticari faiz ile beraber ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesini talep etmişlerdir.
Davalının ikinci cevap dilekçesinde özetle; tedbir kararının kaldırılmasını, kaldırılmadığı takdirde davacı paylaşımlarının yayınının durdurulmasını, davayı genişletme yasağı kapsamındaki faiz talebinin reddini, davacının dilekçesindeki taleplerinin hukuki yararı olmadığından reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; dosya kapsamına alınan bilirkişi rapor içerikleri ve ceza dava dosyası içeriğine göre davalı şirketin kusurunun da ispatlamadığı; hukuk hakimi, kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusunda tamamen bağlı olacağından (Yargıtay 11. HD.'nin 06.11.2018 tarih ve 2016/13630 E.- 2018/6793 K.); ayrıca davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi içeriğindeki telif hakkı hesaplamasına yönelik itirazlarının dosya kapsamında bulunan 08/11/2022 tarihli rapor içeriğinde hesaplandığı ve bu hesaplamanın denetimine açık olması neticesinde davacının bir telif alacağının varlığı da ispatlanamadığı; dikkate alınarak DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından hukuk faciası niteliğinde, haksız, mesnetsiz, anayasal ilkeleri ve adil yargılanma hakkını çiğneyen, davacı tarafın sunduğu somut delilleri ve bilirkişi raporlarını görmezden gelerek sadece davalının iddialarıyla hareket edilen bir karara imza atıldığını, dava dilekçesinin içeriğinden itibaren üzerinde durulan hususların incelenmeksizin sadece davalı tarafın beyan ve iddiaları ile davanın yürütüldüğünü, bilirkişi raporlarıyla sabit olan usulsüz bandrol kullanımı, telif hakkı gaspı ve yayınevi tarafından alenen bandrollerin %4 az gösterilmesi gibi hususların göz ardı edildiğini, başka yazarlara ait bandrollerin müvekkilin eserine kasıtlı şekilde yapıştırıldığının ve bunun matbaa hatasıyla açıklanamayacağının tespit edilmesine rağmen bu sistematik hırsızlığın "sehven yapılan hata" bahanesiyle perdelenmeye çalışıldığını, 01.06.2017 tarihli sözleşmedeki güncellemelerin personelce bilinmediği iddiasıyla yapılan savunmanın sahte olduğunu, sadece "...", "..." ve "..." kitapları üzerinden yapılan hesaplamayla o dönemin kuruyla 406.000 USD tutarında net bir telif gaspı söz konusuyken 7.800 TL’lik komik bir ödemeyle bu suçun üstünün örtülmek istendiğini, mahkemenin dosyada bulunan uzman raporlarına ve teknik delillere karşı duyarsız kalarak gerekçeli karar zorunluluğunu ihlal ettiğini, savcılık aşamasındaki raporlarda ... gibi başka yazarların bandrollerinin müvekkilin kitaplarında kullanılmasının hata olarak değerlendirilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini, mahkemece matbaa kayıtlarının ve teslim belgelerinin araştırılmadığını, %18 olan telif oranının sanki müvekkil yeni bir yazarmış gibi %10 olarak gösterilmeye çalışılarak yalan beyanda bulunulduğunu, e-kitap ve sesli kitap verilerinin raporlanmadığını, uzman hesap tablolarına göre 2014-2018 yılları arasında 4.872.185 TL tutarındaki telif kaybının günümüz enflasyon ve döviz kuru şartlarına göre güncellenmesi taleplerinin karşılıksız bırakıldığını, bilirkişi heyetinin yetki alanını aşarak davalı vekilinin dilekçelerini kopyala-yapıştır yöntemiyle raporlarına taşıdığını, hukuken geçerli, teknik yönden yeterli ve resmi belgelere dayalı delillerin göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak yineden inceleme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin davacının tüm taleplerini inceleyip beş adet bilirkişi raporu alarak eksiksiz bir araştırma yaptığını, davacının istinaf dilekçesinde ilk kez ortalama döviz kuru üzerinden hesaplama isteyerek davayı genişletme yasağını deldiğini ve buna izin vermediklerini, telif oranının sürekli %18 olduğu ve yıllarca %4 hırsızlık yapıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının kendi dilekçesinde bile farklı tarihler için %10 ve %15 gibi kademeli oranlar belirttiğini, başka yazarların bandrollerinin kullanıldığı iddiasının ispatlanamadığını ve ceza davasında yayınevi yetkilisinin beraat ettiğini, ödemelerin satılan kitap üzerinden değil Bakanlıktan alınan toplam bandrol sayısı üzerinden yapıldığını, dolayısıyla matbaada rulo halindeki bandrollerin kesimi sırasında sehven yaşanan ve sadece dokuz adet kitabı kapsayan karışıklığın davacının alacağını etkilemeyeceğini, bandrollerin yayınevi tarafından değil matbaa görevlilerince yapıştırıldığını ve davacının kendi tanığının da bu karışıklığın matbaada olabileceğini doğruladığını, bilirkişi raporlarındaki sayıların Bakanlık verileriyle uyumlu olduğunu ve davanın haksız yere uzatıldığını belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili, müvekkiline ait kitaplar üzerinde hatalı bandrol basılarak satışa sunulan diğer kitapların tespit edilerek, müvekkilinin telif hakkı kaybının ne kadar olduğunun tespit edilmesini, ıslah hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 1.919,00 TL., eksik ödenen telif hakkının doğduğu tarihten itibaren hesaplanacak ticari faiz île davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
01/03/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" tarafların beyan ve delilleri ışığında, davaya konu kitapların FSEK 2/1 çerçevesinde ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacının davaya konu kitapların FSEK 11'deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğunu, davaya konu kitapların bandrol bilgilerinin net ortaya konulması bakımından Kültür Bakanlığı Telif Haklan Genel Müdürlüğünden davaya konu kitapların 2014-2018 yıllan arası tüm bandrol adetlerinin ve ayrıca davaya konu kitapların yıllara sari satış fiyatlarının da dosyaya celbinden sonra davacı taleplerinin haklı olup olmayacağının değerlendirilebileceği" belirtilmiştir.
02/02/2022 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle;"2015 Haziran ile 2017 mayıs arasındaki dönem için davacıya tüm kitaplar için ödenmesi gereken telif bedeli 3.192.846,10 TL olduğunu, bu bedelden ne kadarının davacıya ödendiği, ne kadarının ödenmediğinin davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkacağını, ayrıca 2014 yılından 1 mayıs 2017 tarihine kadar davalı tarafından ilk basımında %10 , sonrasında % 5; 1 Mayıs 2017 tarihinden sonra ilk basımda % 5, sonrasında % 1 promosyon amaçlı fazla kitap basılacağından bahsedilmiş ise de 2014 yılında yapılan ilk sözleşmeye dosyada rastlanmadığını, 2017 tarihli sözleşme ise silik olup promosyon oranlarının tespit edilip hesaplamadan düşülebilmesi için her iki sözleşmenin dosyaya ibrazının gerekeceğini, taraflar arasındaki 2014-2018 arası dönem için alınan bandrol sayısı yukarıdaki çizelgeler dikkate alındığında “...” : 166.500 adet “...” : 286.215 adet “...” : 248.250 adet “...” : 397.710 adet GENEL TOPLAM : 1.098.675 adet bandrolün ....Aş. unvanlı yayınevi firması tarafından alındığını, E-kitap satış adetlerine ilişkin dosyada herhangi bir delile rastlanmamış olup e kitap satışlarının tespiti ile telif bedelinin hesaplanması için de davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin gerekeceğini, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu bandrol aralıkları ile Kültür Bakanlığı telif Hakları genel Müdürlüğünden gelen cevapta belirtilen bandrol aralıkları dikkate alındığında davacıya ait kitaplara başka kitapların bandrollerinin de yapıştırıldığı yine davacı eserleri için alınan bandrollerin yayınevinin diğer yayınları tarafından kullanıldığının görüldüğünü, bu çerçevede miktar olarak kaç adet başka bandrolün davacı kitabında kullanılacağı net olarak tespit olunamadığını, TBK 50 ve 51 hükmü doğrultusunda bu konuda davacı lehine tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceğini, hükmedilmesi halinde miktarına ilişkin Takdirin sayın Mahkemeye ait olacağı" belirtilmiştir.
08/11/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;" taraflar arasındaki 2014-2018 arası dönem için alınan bandrol sayısı, telife konu bandroller, telif oranları, bandrol etiket fiyatları dikkate alındığında; "..." : 160.000 adet bandrol için : 837.777,74 TL "..." : 272,320 adet bandrol için : 800*815,54 TL "..." : 237.520 adet bandrol için : 1.198.959,48 TL "..." : 376.320 adet bandrol için : 1.590.571,98 TL genel toplam : 1.046.160 adet bandrol için : 4.428.124,74 TL şeklinde yazara ödendiği tespit edildiğini,. hesaplamalar kısmında belirtildiği gibi E-kitap satışlarının Toplam 10.318 Adet Kitap 72.208,74 TL satış ve % 50 telif hakkı ile 36.104,37 TL yazara ödendiği tespit edildiğini, taraflar arasında 01.06.2017 tarihinde imzalanan söyleşmede, promosyon ve tanıtım bandrol oranı yeniden belirlenerek ilk baskı için %5, sonrakiler için %1 oranı benimsendiğinden, bandrol satın alan şirket personelinin yapılan bu güncellemeden haberi olmaması nedeniyle eski oranlara göre bandrol satın alındığını, daha sonra bu durum fark edildiğinden, yukarıdaki tabloda 7.800 Adet bandrol fazlalığı karşılığında ödenecek tutarlar hesap edilmiş olduğunu ve 22.06.2018 tarihinde 40.466,67 TL yazarın banka hesabına yatırıldığını sonuç olarak davalı .... A.Ş. merkez işyeri adresinde yapılan ds-defter ve belge incelemelerinde yapılan tespit ve teyitler, dosya münderecatı üzerinde yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda davacı ...'e •Bandroller İçin : 4.428.124,74 TL -E-Kitap Satışları İçin 36.104,37 TL -Fazla Basılan Bandroller İçin : 40.466,67 TL Genel Toplamda : 4.504.695,78 TL tutarında bandrol ödemesi yapıldığı tespit edildiğini, TBK50 ve Sİ hükmü doğrultusunda bu konuda davacı lehine tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceği, hükmedilmesi halinde miktarına ilişkin takdirin sayın mahkemeye ait olacağı" belirtilmiştir.
07/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; "Taraflar arasındaki 2014-2018 arası dönem için alınan bandrol sayısı, telife konu bandroller, telif oranları, bandrol etiket fiyatları dikkate alındığında; “...” : 160.000 adet bandrol için : 837.777,74 TL “...” : 272.320 adet bandrol için : 800.815,54 TL “...” : 237.520 adet bandrol için : 1.198.959,48 TL “...” : 397.710 adet bandrol için : 1.681.119,76 TL GENEL TOPLAM : 1.046.160 adet bandrol için : 4.518.672,52 TL şeklinde yazara ödendiği tespit edilmiştir. b. Hesaplamalar kısmında belirtildiği gibi E-kitap satışlarının Toplam 10.318 Adet Kitap 72.208,74 TL satış ve % 50 telif hakkı ile 36.104,37 TL yazara ödendiği tespit edilmiştir. c. Taraflar arasında 01.06.2017 tarihinde imzalanan sözleşmede, promosyon ve tanıtım bandrol oranı yeniden belirlenerek ilk baskı için %5, sonrakiler için %1 oranı benimsendiğinden, bandrol satın alan Şirket personelinin yapılan bu güncellemeden haberi olmaması nedeniyle eski oranlara göre bandrol satın alınmıştır. Daha sonra bu durum fark edildiğinden, yukarıdaki tabloda 7.800 Adet bandrol fazlalığı karşılığında ödenecek tutarlar hesap edilmiş ve 22.06.2018 tarihinde 40.466,67 TL Yazarın banka hesabına yatırılmıştır. Sonuç olarak davalı .... A.Ş. merkez işyeri adresinde yapılan ds-defter ve belge incelemelerinde yapılan tespit ve teyitler, dosya münderecatı üzerinde yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda Davacı ...’e -Bandroller İçin : 4.518.672,52 TL -E-Kitap Satışları İçin : 36.104,37 TL -Fazla Basılan Bandroller İçin : 40.466,67 TL. Genel Toplamda : 4.595.243,56 TL tutarında bandrol ödemesi yapıldığı tespit edilmiş olup TBK 50 ve 51 hükmü doğrultusunda bu konuda davacı lehine tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceği, hükmedilmesi halinde miktarına ilişkin takdirin sayın mahkemeye ait olacağı," belirtilmiştir.
28/08/2024 tarihli bilirkişi heyetine ait ek raporunda özetle;" taraflar arasındaki 2014-2018 arası dönem için alınan bandrol sayısı, telife konu bandroller, telif oranları, bandrol etiket fiyatları dikkate alındığında; “...” : 160.000 adet bandrol için : 837.777,74 TL “...” : 272.320 adet bandrol için : 800.815,54 TL “...” : 237.520 adet bandrol için : 1.198.959,48 TL “...” : 397.710 adet bandrol için : 1.681.119,76 TL GENEL TOPLAM : 1.046.160 adet bandrol için : 4.518.672,52 TL şeklinde yazara ödendiği tespit edildiğini, hesaplamalar kısmında belirtildiği gibi E-kitap satışlarının Toplam 10.318 Adet Kitap 72.208,74 TL satış ve % 50 telif hakkı ile 36.104,37 TL yazara ödendiği tespit edildiğini, taraflar arasında 01.06.2017 tarihinde imzalanan sözleşmede, promosyon ve tanıtım bandrol oranı yeniden belirlenerek ilk baskı için %5, sonrakiler için %1 oranı benimsendiğinden, bandrol satın alan Şirket personelinin yapılan bu güncellemeden haberi olmaması nedeniyle eski oranlara göre bandrol satın alındığını, daha sonra bu durum fark edildiğinden, yukarıdaki tabloda 7.800 Adet bandrol fazlalığı karşılığında ödenecek tutarlar hesap edilmiş ve 22.06.2018 tarihinde 40.466,67 TL yazarın banka hesabına yatırıldığını, sonuç olarak davalı .... A.Ş. merkez işyeri adresinde yapılan ds-defter ve belge incelemelerinde yapılan tespit ve teyitler, dosya münderecatı üzerinde yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda davacı ...’e-Bandroller İçin : 4.518.672,52 TL -E-Kitap Satışları İçin : 36.104,37 TL fazla basılan bandroller İçin : 40.466,67 TL genel toplamda : 4.595.243,56 TL tutarında bandrol ödemesi yapıldığı tespit edilmiş olduğunu, bunun dışında farklı bandrollerin yapıştırması suretiyle TBK 50 ve 51 hükmü doğrultusunda davacı lehine tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceği, hükmedilmesi halinde miktarına ilişkin takdirin sayın mahkemeye ait olacağı" belirtilmiştir.
Davaya konu "..., ..., ... ve ... isimli kitabın roman türünde, kurgusal türde yazılmış, kelime, akış ve İfade ediş şekli açısından hususiyet taşıyan FSEK 2/1 kapsamında ilim ve edebiyat eseridir.
Davacı vekili istinafında, başka yazarlara ait bandrollerin müvekkilin eserine kasıtlı şekilde yapıştırıldığının ve bunun matbaa hatasıyla açıklanamayacağı, bu şekilde telif kaybı bulunduğu ileri sürülmüşse de; İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2022/169 Esas sayılı dosyasında, davalı yayınevi yetkilisinin "Bir eser ile ilgili usulünce temin edilmiş bandrolleri başka bir eser üzerinde tatbik etmek" suçunu işlediği iddiası ile cezalandırılması istemi ile yargılanarak beraat ettiği, mahkeme kararı ve bilirkişi raporundan, kitapların aynı matbaada basıldığı, ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, incelenen 7 kitaptan 6'sının ...'nun İnkılap Yayınevi tarafından yayınlanan "..." isimli eser, bir adet bandrolün ise davalı yayınevine ait "..." isimli kitabın bandrolü olduğu, 3 adet kitapta da, farklı yayınevlerine ait bandrollerin yapıştırılmış olduğu, İnkılap Kitabevine ait kitapların aynı dönemde, aynı yayınevinde basıldığının bildirildiği, sanığın savunmasının aksine delil bulunmadığından beraatine karar verildiği, katılan davacı vekilinin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi'nin 2023/1526 E., 2023/2762 K. Sayılı kararı ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı ... ile davalı ... A.Ş. arasında, eser sahibinin ..., ..., ..., ... adlı eserlerin üretimiyle ilgili olarak 2014 yılında yapılan sözleşmede telif oranı %10 olarak kararlaştırılmış olduğu; dosyadaki mailler, davacının sunduğu davalı tarafından davacıya 2015 haziran ile 2017 mayıs ayları arasında yapılan telif ödemesinin % 15 olarak yapılması ve davalının % 15 telif ödemesinin yapıldığına ilişkin beyanları dikkate alındığında 2014 yılı sözleşmesinde kararlaştırılan %10 oranının 2015 haziran ile 2017 mayıs aylarındaki dönem için % 15 olması konusunda mutabık kalındığı; ayrıca 01,06.2017 tarihinde sözleşme akdedildiği, îşbu sözleşmeye göre, yayıncının tanıtım ve promosyonu, yazar ve yayınevi kontenjanı ile resmi makamlara verilecek kitaplar dahil olmak üzere birinci baskıda %5 müteakip baskılarda %1 ek baskı yapılacağı, eser sahibinin bu anlaşma uyarınca yukarıda bahsi geçen kitapların 01.05.2017 tarihinden itibaren her basım için net %18 telif alacağı, elektronik ve elektronik ortamlarda yapılan satışlardan eser sahibine net %50 telif ödeneceği eserin tanıtım amacıyla dağıtılacak kopyalan dışında, eser sahibine birinci basımdan 20 adet kitabın bedelsiz olarak verileceği düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında 01.06.2017 tarihinde imzalanan sözleşmede, promosyon ve tanıtım bandrol oranı yeniden belirlenerek ilk baskı için %5, sonrakiler için %1 oranı benimsendiğinden, bandrol satın alan şirket personelinin yapılan bu güncellemeden haberi olmaması nedeniyle eski oranlara göre bandrol satın alındığı, daha sonra bu durum fark edildiğinden, fazla tespit edilen 7.800 Adet bandrol fazlalığı karşılığında ödenecek tutarın hesap edildiği ve 22.06.2018 tarihinde 40.466,67TL.' nin davacıya ödendiği bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının iddialarının dosya kapsamından ispat edilemediğinden mahkemece sübut bulmayan davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamı ile uyumludur.
Somut olayda davacı vekili istinaf dilekçesinde; 2014-2018 yıllarında davalı yayınevinin ödemesi gerekirken ödemediği telif bedelinin 4.872.185,00 TL olduğu, buna %4 çalıntı oranının eklenmesi ve bu miktarın enflasyon ve döviz kuru üzerinden güncellenmesi gerektiği ileri sürülmüşse de; mahkemece alınan kök ve ek raporlarda eksik ödenen telif bedelinin bulunmadığı tespit edilmekle, davacının satışların düşük gösterildiğine yönelik istinaf sebebinin, telif bedelinin baskı sayısı üzerinden hesaplandığı, bilirkişilerce bandrol sayısı ve matbaa kayıtlarının karşılaştırılması nedeniyle yerinde görülemiştir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../03/2025 tarih ve 2021/.. E., 2025/.... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026