Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2358 E. 2026/1231 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2358
- Karar No
- 2026/1231
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2358
KARAR NO:2026/1231
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/09/2022
NUMARASI:2021/762 Esas, 2022/533 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Kargo taşımasından kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket bünyesinde çeşitli şahıs veya firmalar adına satışı gerçekleştirilen ürünlerin alıcılarına ulaştırılması amacıyla taraflar arasında mevcut akdi ilişki gereği davalı ...AŞ'ye teslim edildiğini, ancak davalı şirkete teslimi gerçekleşen ürünleri içeren bazı kargoların -kargo paketi açılmak suretiyle içerisinden ürün alınarak paketin tekrar kapatılmış halde- alıcılara eksik teslim edildiğini, bazılarının ise alıcılarına ulaşmadan kaybolduğunu, müvekkili şirketin söz konusu eylemler nedeniyle zararının olduğunu, davacı müvekkili şirketçe satışı yapılan ürünler eline ulaşmayan veya kargoları eksik teslim alan dava dışı firma ve şahısların mağduriyetinin giderilmek üzere söz konusu cihazların yenilerinin kendilerine gönderildiğini, bu kapsamda kargo şirketinden kaynaklı olarak uğranılan zararın giderilmesi için davalı firmaya, söz konusu ürünlere ait faturalarla birlikte başvuru yapıldığını, yasal olarak üzerine düşen yükümlülüklerine aykırı davranarak davacı şirketin zarara uğramasına sebebiyet veren davalı şirketçe; kargo firmasına ait tazmin prosedürüne uygun hareket edilmediğini beyanla davacı şirket tarafından davalı kargo şirketine alıcılarına ulaştırılmak üzere teslim edilen ancak alıcılarına ulaşmadan kaybolan cihazların fatura bedeli olan 26.409,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin "..." logosu ile yurt içi ve uluslararası paket ve hızlı kargo taşımacılığı işi ile iştigal ettiğini, gönderi yapan müvekkili şirketin (otomasyon sistemi) ... müşterisi de oluşturduğu taşıma takip numarası ile ... sistemine girip, gönderisini taşınmak üzere müvekkili şirket kuryesine teslim ettiği andan, gönderisinin en yakındaki aktarma merkezine teslim edilmesini, otomatik cihazlarla tartımı / ölçümü bilgisini, tahakkuk ettirilen navlun ücretini, gideceği adrese göre ayrıştırılıp, teslim edileceği adrese sevk edildiği ve gideceği adreste teslim edilip / edilmediğini, kısacası, taşıma sürecini, gönderiyi taşınmak üzere teslim ettiği andan, gönderinin, gönderi alıcısına teslim edilmesi anına kadar olan süreci, müvekkili şirketin sisteminden takip edebildiğini, davacı şirket temsilcisinin 30/06/2021 günü saat 09:42 de ... sistemine giriş yaptığını, kendilerine verilen taşıma takip numaralarından taşıma takip numarası oluşturduğunu, gönderici alıcının ".... Şti." olarak belirttiğini, gönderi ücretinin alıcı tarafından ödeneceğini, fiziki ağırlığının 7,5 kg olduğunun belirtildiğini, malın cinsinin cihaz olduğunu, taşıttığı ürünün ne olduğu, değerinin kıymetinin ne olduğu, mal bedelinin ne olduğu hususlarında hiçbir bilgi girişi yapılmadığını, davacı taşıtanının gönderi yapmak istediğini sistem üzerinde tespit eden müvekkili şirket temsilcisinin, kurye yönlendirdiğini 30/06/2021 günü saat 14.15 te gönderiyi teslim aldıklarını, teslim edilecek olan adresin Başakşehir olması nedeni ile 01/07//2021 günü saat 01.18 de gönderinin teslimatının sağlanması için, müvekkili şirketin Başakşehir servis sağlayıcısına gönderildiğini, 02/07/2021 günü saat 13.34 de gönderinin alıcısı adına ... Bey'e teslim edildiğini, bu hususun ... sisteminde sabit olduğunu, davacı şirketin tarihsiz hasar /kayıp tazmin talep yazısı ile ... taşıma takip numaralı gönderi ile 30/06/2021 tarihinde taşınan gönderisinin kayıp olduğunu, içeriğindeki 3 ürünün bedelinin KDV dahil 24.234,63-TL olduğunu, bu tutarın tazmin edilmesini talep ettiğini, müvekkili şirket hasar / kayıp tazmin departmanının, davacı şirketin talebini değerlendirdiğini, ibraz edilen 06/07/2021 tarihli tutanak belgesinde teslimatı yapan kuryenin imzasının bulunmadığını, teslimatın 02/07/2021 tarihinde yapıldığını, sözü edilen tutanağın tanzim tarihinin 4 gün sonra 06/07/2021tarihli olduğunu, iddianın gönderinin teslimat esnasında bu hususa yönelik tespit yapılmadığını / tutanak tanzim edilmediğini, keza gönderi ile ilgili olarak davacı şirket tarafından gönderinin fizik ağırlığının 7,5 kg olarak girildiğini, gönderinin müvekkili şirket aktarma merkezinde yapılan tartısında da 7,5 kg olduğunun tespit edildiğini, bu hususun ... sisteminde kayıtlı olduğunu, davacı şirketten teslim alınmasından sonra müvekkili şirketin sistem tartı değerlerinin aynı olduğunu, herhangi bir eksilme görülmediğini, dolayısı ile paketin açıldığı ve içinden ürün alındığı iddiasının doğru olmasının mümkün olmadığını, gönderinin / paketin sorunsuz teslim edildiği izah olunarak, davacı şirketin tazmin talebinin reddine karar verildiği, Esasen TTK'unun 889.maddesinde, taşınan eşyada dışarıdan görülen bir hasar varsa teslim esnasında yazılı hasar bildiriminin yapılması gerektiği, hasar sonradan anlaşılmışsa teslimi müteakip 7 gün içinde yazılı hasar bildiriminde bulunulması gerektiği,7 gün içinde yazılı hasar bildiriminde bulunulmamışsa gönderinin sözleşmeye uygun olarak teslim edilmiş sayılacağının hüküm altına alındığını, dolayısı ile davacı şirketin bu gönderiye ilişkin tazmin talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, kaldı ki davacı şirketin iddiasının haklı olduğunu kabulü halinde dahi, gönderinin ağırlığının 7,5 kg olduğunun ibraz ettikleri ... sistem çıktısı ile sabit olduğunu, kayıp / hasar halinde taşıyıcının sorumluluğu, TTK'unun 882.maddesinde gönderinin her bir km için 8,33 SDR'nin gönderinin taşınmak üzere taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki Merkez bankasınca belirlenen kur karşılığı Türk lirası olarak sınırlandırılmış olmakla gönderinin ağırılığı 7,5 kg olup içerisinde 14 adet ürün olduğu beyan edildiğine göre her bir ürünün ortalama ağırlığının 535,71 gram olup, kayıp edildiği belirtilen ürün sayısı 3 adet olduğu için toplam ağırlık 1,61 kg olmakla, taşıyıcı müvekkili şirketin azami sorumluluğunun 1,61 kg x 8,33 SDR = 13,4113 SDR'nin eşyanın taşınmak üzere müvekkili şirkete teslim edildiği 30/06/2021 tarihindeki Merkez Bankasınca belirlenen kur karşılığı Türk lirası olduğu ,davacı şirketin ibraz ettiği 30/06/2021 tarihli teslim alındı belgesi içeriği ile sabit olduğu üzere anılan gün taşınmak üzere müvekkili şirket kuryesine toplam 20 koli teslim edildiğini, diğer 19 adetinde problem yokken bir tanesinin içinin açıldığının iddiasının normal olmadığını beyanla davacı şirket talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;" ...Taraflar arasında davacı tarafça satışı gerçekleştirilen ürünlerin alıcılarına ulaştırılması amacıyla davalı ile aralarında ticari bir ilişki kurulduğu ve ürünlerin davalıya teslim edildiği hususlarında bir uyuşmazlık olmadığı, davacı tarafın ürünlerin alıcılara eksik teslim edildiği, ürünlerin kaybolduğu iddiasının bulunduğu, davalı taraf her ne kadar teslimin süresinde ve gereği gibi yapıldığını, taraflarının bir sorumluluğu olmadığını beyan etmiş ise de mahkememizce alınan bilirkişi raporunda görüldüğü üzere davalının teslim olgusunu teslim alanlarca imzalanmış teslim belgeleri ile ispat edemediği, davacı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesinde gönderim yaptığı dava dışı şirketlerce kesilen iade faturalarının ve hasar tazmini talepli gönderilerin olduğunun, bu nedenle davacının 26.409,38 TL zararının olduğunun belirlendiği, davalı taraf her ne kadar taşınan ürünler hakkında davacı tarafın gerekli bilgileri vermediğinden bahisle rapora itirazda bulunmuş ise de davacı tarafın taşıma şekline bağlı olarak taşınan ürünlerde kırılma, bozulma gibi bir hasar olduğunu iddia etmediği, ürünlerin kaybolmasından ve alıcı taraflara teslim edilmediğinden bahsedildiği, bu nedenle taşınanın niteliğinin veya ağırlığının dava konusu talep yönünden önem arz etmeyeceği, yine davalı taraf TTK 889 uyarınca bildirim yapılmaması nedeniyle gönderinin sözleşmeye uygun olarak teslim edilmiş sayılacağının kabulü gerektiğini belirtmiş ise de anılan hükümde belirtilen karinenin aksinin, davacı tarafın defter kayıtları, dava dışı alıcılar tarafından davacıya gönderilen hasar tazmin yazıları ile ve davalı tarafça teslim belgeleri sunulmadığından ispat edilmiş olduğu, yine davalı taraf ...'in defter ve kayıtlarının incelenmesini talep etmiş ise de anılan şirketin davanın tarafı olmadığı, anlaşılmakla, teslimin gereği gibi yapılmadığı ve davalının bu nedenle zarara uğradığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.409,37 TL tazminatın, dava tarihi olan 19.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece Mahkemesinin karara dayanak bilirkişi raporunun taşıma uzmanı bilirkişi tarafından tanzim olunan 20.sayfasında tamamen genel bilgiler verildiğini, dava konusu beş adet taşıma ile ilgili olarak inceleme yapılmadığını, taleplerin, TTK nun 880, 882 ve 886.maddesine uygun olup olmadığının incelenmediğini, ihtilafın, dava dışı gönderi alıcısının, teslimden dört gün sonra tanzim ettiği tutanak ile, gönderi içerisindeki ürünlerden üç adetinin eksik çıktığı hususunda olduğu, gönderinin ambalajının açıldığı, tekrar kapatıldığı, dış yüzeyinde bu hususa ilişkin emare olduğu, yırtık, darbe, ezilme, çizilme olduğu hususlarında hiç bir iddia yok iken, kapalı ambalaj içinde verildiği kesin olan gönderinin, açıldığı hususunda bir iddia bulunmamasına rağmen, gönderinin içerisinde 14 ürün bulunduğunu gösterir satış faturası davacı yanca ibraz edilmiş iken, içeriğinden üç adet ürünün eksik çıktığı iddiasının, iddiadan öteye gidemeyeceğini, gönderi içeriğine 14 ürünün konulduğu hususunun davacı gönderenin ispatına muhtaç olduğunu, üç adet ürünün eksik çıktığı iddiasının da dava dışı gönderi alıcısının ispatına muhtaç olduğunu, taşıma uzmanı bilirkişinin, bu gönderi ile ilgili olarak tek laf etmeden, satış faturasına göre tazminat hesaplanması gerektiği iddiasına itibar ile hüküm kurulmasının hukuki olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesine konu kargoların zayi olması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 ÖÇH'nı karşılayan tutar ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Davacının taşımaya verdiği , davalı yanca gönderilene teslim edilmeyen kargo fatura tutarlarından davalının sorumlu olduğu, davalının kendi elektronik sistemine itibar edilerek, kargonun alıcılarına teslim edildiğinin söylenemeyeceği, imzalı teslim tesellüm evrakı ile teslimin ortaya konulması gerektiği, Ticari defter kayıt ve belgelerine göre davacının zararının 26.409,38 TL olduğu " bildirilmiştir.Somut olayda; davacı taşıtanın, dava dışı müşterilere teslim edilmek üzere davalı kargo şirketine gönderilerin verildiği hususu ihtilaf dışıdır. Davalı taşıyan, taşıma edimini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini ileri sürmekte olup gönderinin alıcıya teslimine ilişkin belge sunulamamıştır. Gönderinin gönderilene teslim edildiği hususunda ispat yükü davalı taşıyanın üzerindedir. Bu durumda gönderinin davalının sorumluluğunda kaybolduğu sonucuna varılmaktadır.Davalı tarafından, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak sebeplerin varlığı ileri sürülüp ispatlanamamıştır. Emtianın kaybına pervasızca davranışıyla sebebiyet veren davalının, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından yararlanma olanağı da bulunmamaktadır. O halde davalının taşıma sırasında kargonun kaybı sonucu oluşan zarardan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur.Davacı tarafça satış faturaları ibraz edilmiş, bilirkişi tarafından ticari defter ve belgeler incelenmiştir. Davalının sorumluluk sınırlamasından yararlanamayacağı da tespit edildiğine göre, tazminata esas alınacak değerin TTK'nın 880/1. maddesi gereğince eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerekir. TTK'nın 880/3. maddesine göre ise; "Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır." Gönderici davacı tarafından ibraz edilen faturalar değerinin gönderilerin rayiç değeri olarak kabulünde isabetsizlik olmadığından davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.353,01 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.06.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.