Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1833 E. 2026/1841 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1833
- Karar No
- 2026/1841
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1833 - 2026/1841 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1833 KARAR NO : 2026/1841
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2023 NUMARASI : 2022/767 Esas ve 2023/675 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALILAR : 1 VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :25/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih, 2022/767 Esas ve 2023/675 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Cam Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait emtiayı, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı emtia nakliyat sigorta poliçesi ile teminat altına aldığını, sigortalının Litvanya'ya ihraç ettiği özel üretim dekoratif cam emtiasının Türkiye'den Litvanya'ya taşınması işinin, 2 numaralı davalı ... Taş. Tic. Ltd. Şti. sorumluluğunda 1 numaralı davalı ... Lojistik Ltd. Şti. firması tarafından gerçekleştirildiğini, sigortalıya ait özel üretim dekoratif cam emtiası, ...-... plakalı araçlarla taşındığını, malların tahliyesi sırasında emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, davalı ... Şirketinin ... numaralı CMR belgesini düzenlemesi sebebiyle fiili taşıyıcı olarak hareket ettiğini, ... şirketinin ise akdi taşıyıcı olarak zarardan sorumlu olduğunu, sigortalının 10.145,19 EUR tutarındaki zararının müvekkil tarafından karşılandığını davalılar aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/3931 Esas sayılı takip dosyasına davalılarca yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve takibin durmasına sebebiyet veren davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Taşımacılık Turizm İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin 17/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız fiil iddiası ile müvekkilin kusurlu davranışlarını ispat edemediğini, davacının ürünlerin hasarlı olduğunu ispat edemediği gibi dava dışı satıcının da ürünleri tam ve eksiksiz olarak gönderdiğini kanıtlamadan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin akdi taşıyıcı olduğunu, alt yüklenicinin kusurundan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini ve kötüniyetli başlatılan takip nedeniyle takibin %20'sinden olmamak üzere müvekkili şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dilemiştir. Davalı ... Lojistik Limited Şirketi vekili 24/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, yükün tıra istiflenmesi işleminin ... Ulus. Taşıma Ve Petrol Üretim Sanayi Ticaret Limited Şirketi firması tarafından yapıldığını, müvekkilin taşınmadan kaynaklanan herhangi bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini ve takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih, 2022/767 Esas ve 2023/675 Karar sayılı kararında, tanzim edilen 13/07/2023 tarihli raporda; özellikle cam türü emtianın hassaslığı göz önüne alındığında, ambalajlamanın yetersiz oluşu ve emtianın taşınmasına ilişkin gözetim ve sabitleme hizmeti alınmamış olması nedeniyle dava dışı şirket ... Cam'ın kusurlu olduğu ve davalılara bir kusur atfedilemeyeceği yönünde mütalaada bulunulduğunu, Lashing hizmeti olarak da adlandırılan bu faaliyetin yapılmaması nedeniyle taşıma işlemine ilişkin bir sorun olmadığı ancak araca yüklenen emtianın gerekli şekilde sabitlenmediği belirtildiğini, gerçekten de raporda dava konusu emtianın ayrıntılı incelendiği ve konvansiyon hükümlerinin irdelendiği görülmüş olduğunu, tespitler ile sunulan fotoğrafların birbirini desteklediğini, bu haliyle raporun denetime elverişli ve hükme esas teşkil edebilir nitelikte olduğu kanaatine varıldığını, netice itibariyle hükme esas alınan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak, açılan davada davalıların bir kusuru bulunmadığı kanaati ile davacının haksız olduğu takdiri ile davanın reddine karar verilmiş olduğunu, ancak ödemiş olduğu meblağı tahsil etme amacıyla takip başlatan davacının, zarardan kimin sorumlu olduğunu net olarak bilmesinin mümkün olmadığı ve bu doğrultuda kötü niyet tazminatına ilişkin şartların oluştuğundan bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/767 Esas, 2023/675 Karar sayılı 26/09/2023 tarihli haksız ve hukuka aykırı kararının istinaf yolu ile incelenerek ortadan kaldırılması gerektiğini, zira; davalıların CMR ve TTK hükümleri uyarınca taşıyıcı sıfatıyla sorumluluklarının bulunduğunu, yerel mahkeme kararı ve karara dayanak bilirkişi raporunda davalıların zararda bir kusuru olmadığı kanaatine varıldığını, davalılar, dava dilekçesi ekinde sunulan CMR ve navlun faturaları uyarınca taşımayı üstlendiğini, bilindiği üzere taşıyıcının sorumluluğunu, CMR ve TTK hükümleri uyarınca kusursuz sorumluluğa dayandığını, zira taşıyıcının sorumluluğunu düzenleyen CMR m. 17 ve TTK m. 875'de taşıyıcının yükü teslim aldığı andan teslim edene kadar eşyada meydana gelecek her türlü zarardan sorumlu olduğunu, yine CMR m. 3 TTK m. 879 ise taşıyıcının, taşımanın yapılması için yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmalleri gibi sorumlu olacağının düzenlendiğini, davalıların yüke nezaret yükümlülüğü bulunduğundan davalılar söz konusu zarardan sorumlu olduğunu, çelişkili bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, sigortalının lashing hizmeti almak gibi bir zorunluluğu bulunmadığı gibi zaten bu hizmet deniz taşımalarında verildiğini, Lashing hizmeti yüklerin sabitlenmesi için alınan hizmet olduğunu, bu hizmetin daha çok deniz taşımalarında alındığı görülmekte olup kara taşımalarında yaygın bir uygulama olmadığını, Kara taşımalarında hükme esas alınan raporda da söylendiği üzere yükleme işlemleri taşıyan gözetiminde yapıldığını, taşıma esnasında meydana gelen bir hasardan sigortalının sorumlu tutulması da ayrıca hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalılar, kendi üzerine düşen sorumlulukları layıkıyla yerine getirmeyerek dava konusu zararın doğmasına sebep olduğunu, davalıların sorumluluğunda meydana gelen hasardan, olaydan zaten mağdur olan sigortalıyı sorumlu tutmak hukuk ilkeleriyle bağdaşmadığını, hasar sürücünün yol koşullarına uymaması sebebiyle gerçekleştiğini, tüm bunların yanında dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan eksper raporunda "resimlerden aracın yolda olağandışı bir olay geçirdiği yani yoldan çıkıp tekrar yola girmiş olabileceği, bozuk bir yol kısmına olması gerekenin çok üstünde süratle girmiş olabileceği vb. şekilde bir durum yaşadığı anlaşılmaktadır ancak araçla ilgili herhangi bir kaza raporu vb. Tespit yoktur. Resimlerden yolda şoförün yol koşullarına uygun olmayan şekilde araç kullanarak paletleri devirmiş olabileceği" kanaatine varıldığını, mahkemece bu husus hiç değerlendirilmemiş olduğunu, sürücünün yol koşullarına uymamış olabileceği irdelenmemiş olduğunu ve araştırılmadığını, bu sebeple yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne kabulüne yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih, 2022/767 Esas ve 2023/675 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davaya konu taşıma uluslararası taşıma niteliğinde olup uyuşmazlığın çözümünde Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı Mukavele Sözleşmesi (CMR) uygulanmalıdır. CMR Sözleşmesinin 8. maddesinde "Taşıyıcı yükü teslim aldığı sırada Yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumunu kontrol edecek ve bu konuda bir çekincesi varsa sevk mektubuna yazacaktır.", 10.maddesinde "Gönderici, kişilere malzemeye ve diğer yüklere gelecek zarar ziyan ve hasardan, yükün kusurlu olarak ambalajlanmasından kaynaklanan masraflardan taşımacıya karşı sorumludur. Ancak, yükün kabulünde kusur açık seçik ise ve taşımacı tarafından biliniyor ise bu hususta bir çekince beyanında bulunmamış ise bu hükümsüz sayılır.", 17.maddesinde ise "Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından doğacak zarardan sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda, uyuşmazlığın hasarın taşıma kusurundan meydana gelip gelmediği, dolayısıyla meydana gelen hasardan taraflardan hangisinin sorumlu olup olmadığı noktasından kaynaklandığı, CMR hükümlerine göre yükleme ve ambalajlamanın göndericiye ait olduğu, taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret yükümlülüğünün bulunduğu, taşıyıcının yükleme ve istiflemenin gereği gibi yapılamaması halinde ancak bu hususta CMR'ye şerh koymak suretiyle sorumluluktan kurtulabileceği, buna göre mahkemece nakliye sigortası uzmanı, CMR nakliye uzmanı ve emtiası konusunda uzman bilirkişilerin katılımı ile oluşturulacak heyetten tarafların ambalajlama, yükleme ve taşımaya ilişkin sorumluluklarının dosya kapsamında bulunan belgeler ve ekspertiz raporundaki bilgi ve tespitler de dikkate alınmak suretiyle anılan CMR hükümlerine değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür. Yukarıda belirtilen sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılması için mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekili .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih, 2022/767 Esas ve 2023/675 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih, 2022/767 Esas ve 2023/675 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 269,85.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, 5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 25/06/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır