Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/581 E. 2026/1887 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/581
- Karar No
- 2026/1887
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/581 - 2026/1887 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/581 KARAR NO : 2026/1887
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2025 NUMARASI : 2022/994 Esas ve 2025/1181 Karar DAVACI : ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVALILAR : 1 -... VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih, 2022/994 Esas ve 2025/1181 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereği borçlu lehine kredi hesapları açılarak kredi kullandırıldığını, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerini ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçluların sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edildiğini ve borçlulara hesabın kat edildiğinin .... Noterliğinin 03. 10. 2.018 tarih ve 79464 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, bu ihtarnamede 1.397.450,15 TL nakit 40.000,00 TL gayri nakit risk yönünden hesabın katedildiğini, bilahare Kredi Garanti Fonu kapsamında olan kredi yönünden .... Noterliğinin 10.12.2018 tarih 36041 yevmiye numaralı yapılandırma ihtarnamesinin keşide edilerek gönderildiğini, bu süreçte borçlu firma tarafından ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/163 E. ( dava açıldığındaki ilk esas numarası 2020/171 E.) sayılı dosyası üzerinden konkordato talebinde bulunduğunu, mahkeme tarafından firma hakkında 18.06.2020 tarihinde üç aylık geçici mühlet kararı, 17.11.2020 tarihinde bir yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, nihai olarak 16.05.2022 tarihinde hüküm kurulduğunu, Konkordato mühlet aşamasında müvekkili banka tarafından bankanın 07.07.2020 tarihi itibariyle ...'ten 1.767.943,14 TL nakdi 55.625,00 TL gayri nakdi olmak üzere 1.823.568,14 TL kredi alacağım ...'dan 31.08.2020 tarihi itibariyle 29.869,94 TL bireysel alacağı bulunduğunun belirlendiğini, ancak borçlu firmanın kabul / ret beyanı gereği müvekkili bankanın davalı borçlu ... Demir Çelik üzerinde 1.313.822,49 TL alacağının bulunduğunun kabul edildiğini, diğer kısımlarınsa davalı borçlu tarafından reddedildiğini, ayrıca %34,50 tenzilat uygulandığını, borçlu ... yönünden ise hiçbir alacak kaydının kabul edilmediğini, Konkordato alacaklar toplantısı neticesinde müvekkili banka tarafından konkordato projesine karşı olumsuz oy kullanıldığını, oylamanın ve konkordato komiserliğine tanzim edilip dosyaya sunulan nihai raporun ardından firma hakkında 16.05.2022 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, tasdik edilen proje gereği 1.313.822,49 TL alacağın %34,50 tenzilatla 860.553,73 TL olarak 31.12.2022 tarihine kadar ödeneceğine ilişkin projenin tasdik edildiğini, İİK 308/b maddesi gereğince tasdik tarihi kararından itibaren dava açmaları için bir aylık süre verilmesine dair hüküm kurulduğunu, İİK m. 308/b hükmü gereğince müvekkili alacaklı banka olarak hakkında konkordato tasdik kararı verilen borçlu davalı şirket için dilekçelerinde detayı verilen alacak kalemlerinin kayıt kabulü ile tespiti ve anılan borç tutarının İİK 308/b maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı veren ....Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından belirlenecek bir bankaya borçlu davalı tarafından yatırılmasını talep ettiklerini, nakit alacak yönünden; Dosyaya sundukları .... Noterliğinin 03.12.2018 tarih ve 79464 yevmiye numaralı ihtarnamesi dayanak olarak müvekkilinin 07.07.2020 tarihi itibariyle ...’ten 1.767.943,14 TL nakdi 55.625,00 TL gayrinakdi olmak üzere 1.823.568,14 TL risk yönünden, hakkında konkordato tasdik kararı verilen borçlu şirketin müvekkili banka nezdinde borcunun bulunduğunu, aynı şekilde idari takip aşamasında ...'dan 01.11.2021 tarihi itibariyle 49.153,62 TL bireysel borç bulunduğunu, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/163 E. sayılı dosyasından müvekkili alacaklı banka adına kabul edilen nakit alacak tutarının davalıların beyanı esas alınmak suretiyle reddedilen alacağının ise 687.411,33 TL olduğunu, gayri nakit alacak yönünden müvekkili alacaklı banka tarafından konkordato kararı tasdik olan borçlu şirkete çek karnesi verilmiş olduğundan, çek karnesinden kaynaklanan gayrinakdi borcun da muaccel hale geldiğini, ancak borçlu firma ile mahkeme tarafından alacaklı bankanın gayrinakdi alacak tutarı olan çek riskinden kaynaklanan 55.625,00 TL alacak taleplerinin reddedildiğini, Gayrinakdi alacağın varlığının reddedilmesinin hukuki bir dayanak ve geçerliliğinin bulunmadığını, davalı borçlu şirketin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili bankadan kullanmış olduğu çek karnesine ilişkin olarak 55.625,00TL gayrinakdi borcunun bulunduğunu, Borçlular tarafından 11.06.2020 tarihinde açılan dava sonunda müvekkili yönünden davadan yaklaşık 2 yıl öncesindeki 03.10.2018 tarihli hesap kat ihtarnamesindeki borcun daha altında bir rakamla projenin tasdik edildiğini ve gayrinakdi riskin dikkate alınmadığını, açılan dava üzerine 08.07.2020 tarihli müdahale ve itiraz dilekçesini ibraz ettiklerini, dava aşamasında sırasıyla müvekkili banka ve vekili olarak ibraz ettikleri dilekçeler ile sürecin takip edildiğini, borçluların itirazlarına yanıt verildiğini, Müvekkili bankanın 31.08.2020 tarihli ihtarname, genel kredi sözleşmesi, cari hesap ekstresi ve müşteri talimatlarını içeren beyan dilekçesi, 30.11.2020 havale tarihli alacak bildirimi dilekçesi 08.04.2021 tarihli İİK m.299 gereği alacak bildirim dilekçesi, 31.08.2021 tarihli İİK m.300 gereği borçluların itirazına ilişkin açıklama dilekçesi, 18.04.2022 tarihli alacaklılar toplantısı sonrası iltihak beyanı ile RET açıklama dilekçesi, hacimli dosya yönünden müvekkili bankanın sürecinin yukarıda kısaca özetlendiğini ve eklerin ibraz edildiğini, ancak bu kronolojik hukuksal sürece rağmen, mahkemeye sunulan 05.05.2022 havale tarihli “konkordato tasdiki gerekçeli uygunluk raporu” nun 15. ve 16. sayfalarında “belge “ tespitine katılmaya olanağın bulunmadığını, özellikle 31.08.2020 tarihli dilekçesinde müvekkili bankanın 2016-2020 yılları arasına ait cari hesap ekstreleri ve müşteri talimatları dahi mevcut iken komiserin eksik olduğunu iddia ettiği belgelerin izaha muhtaç olduğunu, bu itibarla, hakkında konkordato tasdik kararı verilen borçlu şirketin, tenzil oranı kabul edilmeyerek müvekkili alacaklı bankaya 26.11.2020 tarihi itibariyle toplam 2.001.233,82 TL olarak bildirilen alacağının 1.313.822,49 TL’lik kısmının kabul edildiği 687.411,33 TL’lik kısmının ise borçlunun beyanı esas alınarak haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini ve aynı şekilde ...'dan 31.08.2020 tarihi itibariyle idari takipteki 29.869,94 TL bireysel borç dikkate alınarak müvekkili bankanın reddedilen alacağının İİK 308/b maddesi uyarınca konkordato tasdik kararını veren ... .Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından belirlenecek bir bankaya borçlu tarafından yatırılmasını talep ettiklerini, işbu davanın niteliğinin alacak davası olmadığını, konkordato tasdikine ilişkin ilama konu borçlu tarafından kabul edilmeyen alacağın tespitine ilişkin kayıt kabul davası olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere borçlu davalı şirketin müvekkili bankaya 26.11.2020 tarihi itibariyle toplam 2.001.233,82 TL olarak bildirilen alacağının 1.313.822,49 TL’lik kısmının kabul edildiği, borçlu davalının beyanı esas alınmak suretiyle müvekkili bankanın reddedilen alacağının 687.411,33 TL olduğunu, borçlu davalı ...'dan 01.11.2021 tarihi itibariyle 49.153,62 TL alacağının bulunduğunun sabit olmakla çekişmeli hale gelen bu tutarların kayıt kabulü ile tespiti ve anılan borç tutarlarının İcra İflas Kanunun 308/b maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı veren ....Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından belirlenecek bir bankaya borçlu davalılar tarafından yatırılmasına, konkordato projesine dahil edilerek müvekkili bankaya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, hakkında konkordato tasdik kararı verilen borçlu davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini müvekkili banka adına talep etmiştir. Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde bildirdiği alacağa ve miktarına itiraz ettiklerini, tasdik kararıyla hüküm altına alınan dışında davacının hiçbir alacağının bulunmadığını, davacının var olan tüm alacağının konkordato tasdik kararı kapsamında hüküm altına alındığını, konkordato projesinin 31.12.2022 tarihine kadar tüm alacakların % 34,5 tenzilatla ödenmesi şeklinde olduğunu, davacının alacağını hesaplama tarihinde müvekkilinin konkordato mühleti içerisinde olduğunu, 18.06.2020 tarihinde konkordato geçici mühlet kararıyla konkordato korumasında olan müvekkili şirketten 07.07.2020 tarihine kadar bankanın faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkilinden tüm alacaklarının konkordato tasdik kararı kapsamında hüküm altına alındığını, başka bir alacağı bulunmayan davacının tasdik projesi kapsamında davacının 1.313.822,49 TL alacağının belirlenen % 34,5 tenzilat oranı ile kabul edildiğini, yani alacağının 860.553,73 TL olduğunu, bu miktarın 31.12.2022 tarihine kadar davacıya ödenmesi durumunda müvekkili şirketten bir alacağının kalmayacağını, davacının tasdik projesi kapsamında belirlenen % 34,5 tenzilat oranını kabullenemediği için işbu davayı ikame ettiğini, konkordato tasdik kararının tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı olduğunu, Davacının 55.625,00 TL gayri nakdi alacağının konkordato davasında çekişmeli alacak olarak talep edilemeyeceğini, davacının çek yaprak bedeli olarak yaptığı ödemenin bulunmadığını, çek basım tarihinin 13.04.2016 olduğunu, davacının ödeme yükümlüğünün 13.04.2021 tarihinde sona erdiğini, bu sebeple de talep edilebilir bir alacağın bulunmadığını, çekin karşılıksız çıkması halinde muhatap bankanın yasal sorumluluk tutarını ödemesinden sonra çek hesabı sahiplerinden bu tutarı bankaya ödeme yükümlüğünün doğacağı için bu sözleşmenin eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğunu, davacının yaptığı ödeme bulunmadığından muaccel alacağının da bulunmadığını, Çek Kanunun 3/9 maddesi uyarınca beş yıllık sürenin de dolduğunu, davacının talep edebileceği bir alacağı olmamasının yanında gayri nakdi alacağın konkordato davasında çekişmeli alacak olarak talep edilmesinin de mümkün olmadığını, çekin karşılıksız çıkması halinde muhatap bankanın yasal sorumluluk tutarını ödemesinden sonra çek hesabı sahiplerinden bu tutarı ödeme yükümlüğü doğacağı için gayri nakdi alacağın konkordato davasında çekişmeli alacak olarak da talep edilemeyeceğini, Müvekkili şirketin ...’ın borçlarına kefaletinin bulunmadığını, ...'ın alacaklarının müvekkili şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, Davacının İİK 299 hükümleri uyarınca konkordato komiserinin tebliğine göre 15 günlük yasal süresi içinde alacak bildiriminde bulunmadığını, 10.09.2021 tarihinde bankaya alacak bildirim davetinin tebliğ edildiğini, ancak buna cevap verilmediğini, bu sebeple davada hukuki yararın bulunmadığını, 04.05.2022 tarihli konkordato uygunluk raporunun 15. ve 16. sayfasında davacının herhangi bir alacak bildiriminde bulunulmadığının belirtildiğini, Konkordato davası kapsamında müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak alacak tutarının hesaplandığını, davacı tarafından bildirilmeyen alacağa itiraz etme ihtimallerinin bulunmayacağını, davanın ön koşulunun bulunmadığını, davaya konu alacağa çekişmeli alacak muamelesinin yapılmasının mümkün olmadığını, Davacının İİK m. 304/1 hükümleri uyarınca tasdik duruşmasından üç gün önce itiraz sebeplerini bildirmediğinden tasdik kararını dahi istinaf etme hakkına sahip olmadığını, İİK’nın 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren ve tasdik talebinin incelendiği duruşmaya gelerek konkordatonun tasdiki talebinin reddine karşı itirazlarını dile getiren alacaklının” kabul edilmesi gerektiğini (HGK. 10.03.2022 T. E: 2021/(15)6-966, K: 283), davacının tasdik duruşmasına gelmediğini ve duruşmadan üç gün önce itiraz sebeplerini bildirmediğini, tasdik kararını istinaf etme hakkı bulunmayan davacının davasının kötüniyetli olduğunu, Mahkemenin gerekçeli kararında çekişmeli alacak bulunmadığı için depo kararının da verilmediğini belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin GKS kapsamında herhangi bir kefaletinin ve GKS sözleşmesinin bulunmadığını, kefalet sözleşmesi bulunmadığından husumetin yöneltilemeyeceğini, var olduğu iddia edilen 26.11.2020 tarihli alacağın 2.001.233,82 TL olduğu beyanının asılsız olduğunu, zira 26.11.2020 tarihinde müvekkilinin konkordato mühleti içerisinde olduğunu, Dava dilekçesinin 5. sayfasında, 26.11.2020 tarihi itibariyle 2.001.233,82 TL olarak bildirilen alacağın, 1.313.822,49 TL'sinin kabul edildiği ve 687.411,33 TL'nin de reddedildiğini beyan etmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin 18.06.2020 tarihinden beri konkordato mühleti içerisinde olduğunu, İİK. 288 ve 294 hükümleri uyarınca konkordato mühleti içerisinde faiz işlemesinin durduğunu, davacının süresi içerisinde alacak bildirimde bulunmadığını, proje dışında bir alacağın da bulunmadığını, Yasal süresi içerisinde alacak bildiriminde bulunulmadığından tespit davası için aranan hukuki yarar şartının sağlanmadığını, süresi içinde bildirilen bir alacağın bulunmadığını, konkordato tasdik kararına göre çekişmeli alacağın bulunmadığını, HMK. m.106/2 ve m.106/3 uyarınca tespit davası için, hukuken korunmaya değer güncel bir yarar bulunmasının zorunlu olduğunu, davacının .... Noterliğinin 01.11.2021 tarih 94333 yevmiye nolu ihtarının müvekkiline tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmeyen ihtarname kapsamında muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, ihtarname veya dava dilekçesine eklenmiş kefalet sözleşmesinin bulunmadığını, Dava şartının bulunmadığını, davalı şirket yönünden arabuluculuk yolunun tüketilmesinin müvekkili bakımından tüketildiği anlamına gelmeyeceğini, davalılar arasında dava ve takip arkadaşlığının bulunduğunu, Davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını, davacının alacağını hesaplama tarihi olan 07.07.2020 tarihinde diğer davalının da konkordato mühleti içerisinde olduğunu, Çek basım tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçmiş olması sebebiyle Çek Kanunu uyarınca 13.04.2021 tarihi itibariyle davacının ödeme yükümlüğünün sona erdiğini, gayri nakdi alacaklar bakımından kefalet sözleşmesi veya GKS imzalanmadığını, süresinde alacak bildirimi ve tasdik duruşmasından üç gün önce itirazın sunulmadığını, buna göre de çekişmeli alacaktan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, mahkemece (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) davanın kabulüne karar verilmesi halinde dava açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, davacının süresinde alacak bildiriminde bulunmadığı nazara alınarak yargılama giderleri ve ücreti vekalete hükmemedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih, 2022/994 Esas ve 2025/1181 Karar sayılı kararında, davacının konkordato komiserine yazdırdığı alacağın borçlu tarafından inkarı sadece o alacağın kaç lira üzerinden oylamaya katılacağı anlamında değer ifade etiğini, bu aşamada mahkemece İcra ve İflas Kanunu'nun 302'nci maddesinin altıncı fıkrasına göre belirlenen tutar da aynı şekilde oylama bakımından önem taşıyacağını, alacaklı alacağını görevli mahkemede dava ederek elde edeceği tahsil hükmü ile alacağının tahsili yönüne gitmesi gerektiğini, Konkordato koşulları eldeki dava ile değil tahsilat aşaması ile ilgili olduğunu, kaldı ki konkordatonun feshi halinde bu dava sonucunda verilen ilam tahsilat ve dolayısıyla icra takibi bakımından da infaz kabiliyetini kazanacağını, bu itibarla mahkemece; HMK m. 114/1,h ve 115/2 uyarınca dava şartı noksanlığı nedeni davanın usulden reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut, kök ve ek bilirkişi raporunda tespit edilen asıl alacağın 1.311.663,39.TL ile alacaklı Banka tarafından keşide edilen hesap ihtarnamesinde yer alan 1.311.663.39.TL asıl alacağı ile aynı olduğunu, dolaysıyla alacağın varlığı yönünden bir kuşku bulunmadığını, davalılar tarafından açılan konkordato davası sonunda, müvekkil banka yönünden yaklaşık iki yıl önceki 03.10.2018 tarihli hesap kat ihtarnamesinde yer alan borcun daha altında bir rakamla proje tasdik edilmiş olduğunu, gayrınakdi riskin hiç dikkate alınmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve numarası yazılı davanın reddine ilişkin kararın ortadan kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konkordato kayyımlığının 03.01.2023 tarihli raporunun 6. Sayfasında; davacı ...'in konkordato kapsamında kesinleşen alacak tutarı ile ödeme tutarı aynı olduğundan borcun sona erdiğinin tespiti yapılmış olduğunu, davacının bu tespite herhangi bir itirazının da olmadığını, İİK 308/b kapsamında dava açabilmek için alacağın itiraza uğraması ve konkordato mahkemesince itirazın haklı bulunarak alacaklının alacağına nisapta yer verilmemesi gerekmekle, davacının alacağı itiraza uğramadığı gibi, nisapta davacının alacağına yer de verildiğini, kanunun lafzının açık olduğunu, alacağı itiraza uğramamış alacaklının dava hakkının olmadığını, İİK 299. maddesine göre, konkordato komiserlerinin ilanı ile alacak bildirimine davete 15 gün içerisinde cevap verilmesi gerektiğini. cevap dilekçesi ekindeki 08.11.2021 tarihli konkordato komiserlerinin raporunda görüleceği üzere, Davacı ..., İİK m.299 süresinde alacak bildiriminde bulunmamış olduğunu, alacak bildirimine davet, 16.03.2021 tarihinde ilan.gov.tr'de yayınlandığını, müvekkillerin davalı bankaya borcunun bulunmadığını, mahkemece davanın esasına yönelik inceleme yapıldığının açık olduğunu, taraf lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, maktu vekalet ücreti takdirinin hukuka aykırı olduğunu, İstinaf talebinin kabulü ile Kararın bu yönden kaldırılmasını yargılama gideri/vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih, 2022/994 Esas ve 2025/1181 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, İİK'nun 308/b maddesi gereğince açılmış çekişmeli alacağın tespiti ve tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 288. maddesinde "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur" hükmü, 294/3 maddesinde "Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur" hükmü, 308/b maddesinde ise "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda, davacı tarafından alacaklarının, konkordato tasdiki davasında eksik hesaplandığı, alacağının, kabul edilen miktardan fazla olduğu iddia edilerek, terditli olarak açılan dava sonucunda ilk derece mahkemesince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafça alacağının kabul edilen miktardan fazla olduğunu iddia edilerek terditli dava açıldığı bu nedenle davacının eldeki davaya açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu durumda mahkemece İİK'nin 294/3 maddesine göre, konkordato projesinde aksi hüküm yoksa rehinle temin edilmiş alacaklar dışındaki alacaklara kesin mühlet tarihinden sonra faiz işlemesinin durduğu, yine İİK'nin 288/1 maddesine göre geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurduğu hükmü nazara alınarak tarafların dayandığı tüm deliller toplanarak davacının geçici mühlet tarihine kadar asıl alacak ve faiz alacağının hesaplanmasına dair gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak davacının konkordato nisabına dahil edilen toplam alacağından daha fazla alacağı olup olmadığı tespit edilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Kararın kaldırılma sebebine göre, davalılar vekilinin ve davacı vekilinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekili ve davacı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih, 2022/994 Esas ve 2025/1181 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih, 2022/994 Esas ve 2025/1181 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacı İADESİNE, 5)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalılara İADESİNE,
6)-Davalılar tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 7)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 8)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 9)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 10)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 25/06/2026 tarihinde karar verildi
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır