Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1063 E. 2026/1243 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1063
- Karar No
- 2026/1243
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1063
KARAR NO : 2026/1243
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2022
NUMARASI : 2021/549 E. 2022/151 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait araçların 28.11.2017-06.09.2018 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin 66 adet ihlalli geçiş yaptığını, geçiş ücreti ve 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının ise, yetkiye, borca ve faize ilişkin itiraz ettiğini belirterek İstanbul 1. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası kapsamında 4.865,30 TL geçiş ücreti ve 19.461,20 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 24.326,50 TL asıl alacak, 542,23 TL işlemiş faiz ve 97,60 TL KDV olmak üzere toplam 24.966,33 TL üzerinden itirazın iptali ile takip talebinde gösterilen şartlarda devamına, hüküm kurulan işlemiş faize 3065 sayılı KDV Kanunu gereğince %18 KDV uygulanmasına, davalı-Borçlu tarafın İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı adresinin ... Mah. ... Sok. No: ....../BURSA olduğunu, Bursa icra müdürlüğünde takip açılması gerektiğini, davalının adresi Bursa olduğundan dolayı, davacının icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderip ve tekrardan davalıya ödeme emri göndermesi gerektiğini, bundan dolayı yetkili icra dairesinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini, davacı müvekkiline gönderilen ödeme emrinin içeriğine baktıklarında borçlunun ... olduğunu ve araç plakalarının da davalıya ait olmadığının açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin kendisine ait olmayan plakalar için gönderilen ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacının ödeme emrinde herhangi bir düzeltme yapmadan ve müvekkiline herhangi bir tebligat yapmadan arabuluculuğa başvurup dava açtığını, açılan davanın müvekkilinin bir ilgisi olmadığını, davalıya gönderilen ödeme emri ... adına olduğundan davanın öncelikle dava sıfatı yokluğundan (husumetten) reddine karar verilmesini, davacının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı-alacaklının tarafın İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... Davalının Bilanço usulüne göre defter tuttuğu anlaşıldığından kendisinin tacir olduğu, davalıya ait ...- ... - ...- ... - ... plakalı araçların 28.11.2017-06.09.2018 tarihleri arasında ... Köprüsü ve ... A.Ş.nin işletmiş olduğu yol kesimlerinde ihlalli geçişler yapıldığı 24.326,50-TL asıl alacak (geçiş ücreti + para cezası), 542,23-TL faiz (19,5 Yıllık), 97,60-TL KDV olmak üzere toplamda 24.966,33-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, icra takibine itiraz edilerek duran icra takibine devam için iş bu davanın açıldığı, dosya içeriğinde bulunan araçlara ait belgelerde 28.11.2017-06.09.2018 tarihleri arasında, otoyol giriş / çıkışlarına ait görüntülerin olduğu, ihlalli geçiş listesi ve sistem dökümünün dosyada mübrez CD içerisinde yer aldığı, takibe konu plakalı araçların ihlalli geçiş tarihleri itibariyle davalı ... a ait olduğu, tescil devirlerinin ihlalli geçiş tarihleri sonrasında yapıldığı, Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun 30/5'e göre geçiş ücretleri ve cezalardan araç maliklerinin sorumlu olduğu, 7144 sayılı Kanunun geçiş ücretleri ve cezalardan araç maliklerinin sorumlu olduğu, davacı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı arasındaki protokolün 8/2 bendine göre davalının ihlalli geçiş tarihlerini izleyen 15 gün içinde geçiş ücretlerini cezasız ödeyebileceği sürelerin sonunun temerrüt tarihi olarak baz alındığı, gişelerde bariyer ve gişe görevlilerinin bulunduğu, bariyerin açılmaması nedeniyle araç sürücülerinin gişe görevlileri ile iletişim halinde kalacakları, ödemenin alınamadığı hususunda araç sürücüsünün bilgilendirilmeden ihlalli geçiş bildirim formunun araç sürücüsüne tebliğ edilmeden bariyerin açılmayacağı, davalı araç sürücülerinin durumdan ücreti ödenmeyen geçişlerden haberdar edildiği, olay günü itibarıyla araç sürücülerine ihlalli geçiş bildiriminin yapılmış olduğu, hükme esas alınan alacağın köprü geçişlerinde, ücretinin ödenmemesinden kaynaklandığı, ödenmeyen geçiş ücretlerinin 4.865,30-TL (geçiş bedeli) + 19.461,20-TL (ceza bedeli)= 24.326,50-TL (asıl alacak) + 542,23-TL (işlemiş faiz) + 97,60-TL (Faiz KDV si ) = 24.966,33 TL olarak hesaplandığı göz önüne alınarak davalının İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazlarının iptali ile davacının davasının kabulüne, 1. İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibinin kaldığı yerden devamına, alacak likit olduğundan 24.326,50-TL asıl alacağın %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; davalıya gönderilen ödeme emrinde borçlunun ... olduğunu ve araç plakalarının da davalıya ait olmadığını, açılan davanın davalı ile bir ilgisinin olmadığını, davanın öncelikle dava sıfatı yokluğundan (husumetten) reddine karar verilmesi gerekirken, davacının davasının kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davalıya ait araçların bütün ...'lerinin İş bankasındaki hesabına bağlı olup, HGS ve OGS'lerde yetersiz bakiye olması durumunun söz konusu olmadığını, hesap ekstresinin talep etmelerine rağmen yerel mahkemenin bununla ilgili herhangi bir karar vermediğini, bakiyeler bittiği zaman otomatikman davalıya ait İş Bankası kartından paranın çekildiğini, davalıya ait araçların HGS ve OGS kartlarında para olmasına rağmen, köprü geçişi sırasında kartlar okumadığı için davalıya bir kusur atfedilememesi gerektiğini, ayrıca ticari faiz uygulamasının hukuka aykırı olduğunu, davalıdan talep edilen KDV miktarının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır.
Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarı ile işlemiş faiz ve KDV'sinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sunulan dava dilekçesinde, davalıya ait araçların 28/11/2017 ile 06/09/2018 tarihleri arasında ücret ödemeksizin 66 kez ihlalli geçiş yaptığı belirtilerek ihlalli geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'den oluşan toplam 24.966,33 TL'nin davalıdan tahsiline yönelik İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı ve işbu takibe itiraz edilmesi nedeni ile istinafa konu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yapılan incelemede, 12/10/2018 tarihli ödeme emrinde davalı ...'ın borçlu olarak ödeme emrinde yer aldığı, itiraz dilekçesinin davalı vekili tarafından icra dairesine sunulduğu anlaşılmaktadır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; rapor ekindeki listeye konu ...-...-...- ... ve ... plakalı araçların 28/11/2017 ile 06/09/2018 tarihleri arasındaki ihlalli geçişlerin dosyaya CD içerisinde sunulduğu, yetersiz bakiye - ... ürününün kara listede bulunması (yükleme yapılmamasından kaynaklı) gerekçeyle ihlalli geçişlere sebebiyet verdiği ve bakiye yetersizliğine bağlı olarak provizyon alınamadığı, ihlalli geçişlere esas yerlerin bariyerli geçiş olduğu ve olay günü itibariyle araç sürücülerine ihlalli geçiş bildiriminin yapıldığının anlaşıldığı, davacı tarafça sunulan fotoğraflar ile geçişlerin belgelendiği belirtilerek davalının 4.865,30 TL geçiş bedeli+19.461,20 TL ceza bedeli+542,23 TL işlemiş faiz ve 97,60 TL KDV olmak üzere toplam 24.966,33 TL yönünden sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:
-İcra dairesinin yetkisine yapılan itiraz yönünden inceleme:
Davalı vekili tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile borca ve yetkiye itiraz edilmiştir.
Borçlunun hem mahkemenin yetkisine hem de icra dairesinin yetkisine itirazda bulunması durumunda; mahkemece İİK'nin 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 19.HD 28.01.2005 T., 2004/7454 E. 2005/375 K. sayılı ilamı da bu yöndedir. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin öncelikle takip hukuku kuralları gereğince uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin bulunması gerekeceğinden, kendi yetkisine itiraz edilsin veya edilmesin öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi gerekmektedir. Zira, icra müdürlüğünün yetkisiz olduğu belirtilerek itiraza edilmiş bir icra takibi, bu itiraz karar bağlanmadıkça hukuken geçerli bir takip niteliğini taşımaz .
Yetkinin kesin olmadığı durumlarda ise, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Ayrıca birden fazla yetkili mahkemenin bulunması durumunda yetkili gördüğü mahkemeyi açıkça belirtmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2019 T., 2017/4844;772 sayılı ilamında da yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazında bulunan tarafın yetkili gördüğü açıkça belirtilmesi gerekeceği belirtilmiştir.6100 sayılı HMK 'nin 19/2 ve 19/4 maddelerinde yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazının ileri sürülebilmesi şartlarını düzenlemektedir.
2004 sayılı İİK'nin 50. maddesinde yetki düzenlenmiştir. Düzenlemede, para ve teminat borcu için takip hususunda usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir. Takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. maddesinde genel yetkili mahkeme düzenlenmiş ve genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Davaya konu alacak da taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden doğmaktadır. HMK 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu kabul edilmiştir. Öte yandan davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı, taraflarca inkar edilmeyen akdi ilişkiden kaynaklanan verilen hizmetin parasal karşılığı olup dava bu niteliği itibariyle bir miktar para alacağına ilişkindir. Diğer bir ifade ile davacının sözleşme kapsamında vermiş olduğu hizmet karşılığında davacının borcu para borcudur. TBK 89/1 maddesi uyarınca borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Dairemizde incelenen emsal dosyalara ibraz edilen Ticaret Sicil Gazetesi suretinde görüldüğü üzere, takip tarihi itibariyle davacı şirketin merkezin Çankaya/Ankara'da olduğu, 25/01/2019 tarihli Genel Kurul Kararına istinaden şirketin merkezi .../İstanbul'a nakledildiği anlaşılmıştır.
Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; işletmesi davacıya ait otoyol ve köprülerin kullanılmasından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasında yetkili mahkeme; HMK'nin 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi , TBK'nin 89. maddesi uyarınca davacının yerleşim yerinin bulunduğu Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi ile taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu gözetilerek HMK 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin bulunduğu icra dairesidir. Taraflar arasında sözleşme (hizmet); davacının işlettiği, 3. Köprü ve bağlantılı otoyoldan geçilmesine ilişkindir. O halde sözleşmenin ifa yeri davacının hizmet aldığı köprü ve otoyol gişelerin bulunduğu yargı çevresidir. İhlalli geçişlere ilişkin kayıtlar incelendiğinde akdin ifa yeri hizmetin verildiği yer İstanbul yargı alanı içerisinde olduğundan, davalının yetkiye itirazı yerinde değildir.
-Delillerin toplanmadan hüküm tesis edildiği itirazı:
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiştir, 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir."
6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir."
7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez." düzenlemesi yer almaktadır.
Dosya kapsamına alınan ihlalli geçiş listesi incelendiğinde , ..., ..., ... plakalı araçlara ilişkin olarak, 09/09/2016 ile 18/04/2017 tarihleri arasındaki geçişler nedeniyle düzenlenen geçiş ücret-para cezası listesi yer almaktadır. İstinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde... ve ... plakalı araçların 2017 yılında davalı taraça satıldığı ve iş bu araçlar yönünden hesaplama yapılmasının yerinde olmadığı ileri sürülmüştür.
Mahkeme tarafından davaya konu edilen... - ... ve ... plakalı vasıtaların dava konusu olay tarihi olan 09.09.2016 - 18.04.2017 tarihleri arasındaki araç trafik tescil kayıtlarının istenmesine yönelik müzekkereler yazılmıştır. Gelen yazı cevapları incelendiğinde, ... plakalı aracın davalı adına tescilli olduğu ve diğer 2 adet aracın ise önce davalı adına tescil edildiği ancak daha sonra davalı tarafça satış yoluyla devredildiği tespit edilmiştir. ... plakalı aracın 24/08/2016 yılında tescil 08/05/2017 tarihinde satış, ... plakalı aracın 08/02/2016 tarihinde tescil, 12/05/2017 tarihinde satış yoluyla devredildiği , uyuşmazlığa konu geçiş döneminin ise 09/09/2016 ile 18/04/2017 tarihleri arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu haliyle, devirleri yapılan ve davalı adına kayıtlı olmayan ..., ... plakalı araçların devir tarihleri ihlali geçiş tarihinden sonra olduğu nazara alınarak, iş bu araçların davalı adına kayıtlı olmaması nedeniyle bu araçlar yönünden geçiş bedelinden davalının sorumlu tutulamayacağı yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir.
Aynı zamanda davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde, 07/04/2021 tarihli dilekçe hakkında hiçbir işlem yapılmadığından savunma haklarının kısıtlandığı ileri sürülmüştür. Anılan dilekçe incelendiğinde, bilirkişi raporuna yönelik itirazların sunulduğu ve kaçak geçiş listesinde belirtilen araçların davalıya ait olmadığının ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından ise, iş bu itiraz dilekçesi ve talep nazara alınarak, yukarıda açıklandığı üzere ilgili Emniyet Müdürlüklerine müzekkere yazılarak araç tescil kayıtları istenilmiştir. 07/04/2021 tarihli dilekçedeki taleplerin karşılanmasına yönelik mahkeme tarafından işlem yapıldığı ve iş bu nedenle davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkının ihlalinden söz edilemeyeceği ve husumet itirazının yerinde olmadığı açık olup, yargılama sonucunda mahkeme tarafından verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bursa Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 23/08/2021 tarihli yazı cevabı incelendiğinde, ... Plakalı aracın davalı adına kayıtlı iken 12/02/2019 tarihinde , ... plakalı aracın 19/02/2019 tarihinde, ... plakalı aracın 13/08/2018 tarihinde ve ... plakalı aracın ise 09/04/28/06/2018 tarihinde dava dışı kişiler adına tescil edildiği belirtilmiştir. Kaçak geçişe konu araçların sonradan dava dışı 3. Kişilere devrinin yapılması davalının malik olduğu dönemde kaçak geçiş nedeniyle idari para cezasının sorumlu olmayacağı anlamını taşımadığından aksi yöndeki istinaf sebebine itibar edilmiştir.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın ilk derece mahkemesince davacıdan tahsiline,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 133,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 598,35 TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan tahsiline,
4-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/09/2026