Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/953 E. 2026/1384 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/953
Karar No
2026/1384
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/953 KARAR NO : 2026/1384

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :02/04/2026 NUMARASI :2026/115 D.İş Esas - 2026/113 Karar İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... - ... KARŞI TARAF :... - ... TALEP :İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ :02/04/2026

KARAR TARİHİ :08/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ :14/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı-borçlu arasında yapılan ticari satış işlemi sonrasında 04/02/2026 tarih 20.978,79-TL, 22/01/2026 tarih 39.327,20-TL ve 22/01/2026 tarih 454.063,06- TL tutarında faturalar tanzim edildiğini ve müvekkili tarafından faturalarda belirtilen mallar borçluya teslim edildiğini, müvekkilinin bu mallar için sevk irsaliye düzenlediğini, taraflar arasında borcun vadesiz bir şekilde malın teslimine müteakip ödenmesi kararlaştırılmış olmakla birlikte vadeli ödeneceği hususunda düzenlenmiş herhangi bir fatura da bulunmadığını, müvekkili tarafından borçluya bu zamana kadar yapılan müracaatlara rağmen borçlu borcunu ödememekte direndiğini, borçlunun borçtan kurtulmak amacıyla mallarını gizlemekte, kaçırmaya ve kendisi kaçmaya çalıştığını, nitekim müvekkilinin çalışanı aracılığı ile borçlu ile yapılan görüşmede borçlu; "en sevdiğim şey icra takibi alabiliyorsanız alın" şeklinde beyanda bulunarak bu tutumunu desteklediğini, müvekkili tarafından malların tamamının teslimine müteakip 28/03/2026 tarihinde borçlu tarafından 30.000,00-TL kısmi ödeme yapılarak borcun ikrar edildiğini lakin bakiye fatura alacağının hiçbir şekilde müvekkile ödenmediğini, teminat altına alınmamış olan alacağı için İİK’nın 257. maddesinin aradığı şartların gerçekleştiğini, borçlu adına açacakları icra takibini öğrenmesine müteakip mallarını kaçırma, gizleme ve kendisi kaçma tehdidi bulunduğunu, tüm bu sebeplerle alacak rehinle de temin edilemediğinden borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına mahkeme tarafından belirlenecek teminat miktarı uyarınca ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... İhtiyati Haciz talep eden alacaklının ibraz ettiği belge ile deliller karşısında Haciz İsteği İ.İ.K.nın 257. maddesine uygun olmadığından, ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu tarafından müvekkile yapılan kısmi ödemeye ilişkin dekont dosya içerisine ibraz edilmişse de yerel mahkeme tarafından bu hususun göz ardı edilerek usul ve hukuka aykırı olarak ret kararı verildiğini, müvekkil tarafından fatura edilen malların 19/01/2026 tarihinde borçluya teslim edilmiş olup faturalar e-fatura olduğu için bu sistem üzerinden direkt olarak aynı anda borçlu sisteminde de görüldüğünü ve işlendiğini, faturalar borçluya fatura tarihleri ile aynı gün teslim edilmiş olup bu tarihi takip eden 30 günlük sürenin de dolduğunu ve borçlunun bu borçları sebebi ile temerrüte düştüğünü, o halde vadesi gelmiş para alacağı için müvekkilin ihtiyati haciz talebinde bulunması ve bu kararın verilmesinde herhangi bir beis bulunmadığını, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararda gerekçe olarak TTK'nın 257/2. hükmünün gösterildiğini, lakin bu hükümde vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesinin şartlarının sayıldığını, somut ... ve deliller göz önünde bulundurulduğunda, talep konusu borcun vadesinin gelmiş olduğu ve borçlunun temerrüte düştüğünün nizasız anlaşıldığını, o halde yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ve değerlendirme ile verilen kararın açık bir biçimde usul ve hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/04/2026 tarih, 2026/115 D.İş Esas - 2026/113 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, talep dilekçesi, faturalar ve tüm dosya birlikte incelendiğinde; alacağın varlığı, miktarının tespiti, vadesinin gelip gelmediği, faturalarda belirtilen malların tam ve eksiksiz olarak teslim edilip edilmediği yargılamayı gerektirdiğinden karşı taraftan sadır ıslak imzalı kaşeli sevk irsaliyesi ve cari hesap mutabakatı da sunulmadığından bu aşamada yaklaşık ispat ve İİK 257. maddesindeki şartların gerçekleştiğinin ispat edilemediği nazara alınarak; İİK'nın 258/1. Maddesi gereği koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği; bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz talep eden vekili, e-fatura ve davalı tarafça yapılan bir adet ödeme dekontuna dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince, talep dilekçesi, faturalar ve tüm dosya birlikte incelendiğinde; alacağın varlığı, miktarının tespiti, vadesinin gelip gelmediği, faturalarda belirtilen malların tam ve eksiksiz olarak teslim edilip edilmediği yargılamayı gerektirdiğinden karşı taraftan sadır ıslak imzalı kaşeli sevk irsaliyesi ve cari hesap mutabakatı da sunulmadığından bu aşamada yaklaşık ispat ve İİK 257. maddesindeki şartların gerçekleştiğinin ispat edilemediği gerekçeleriyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Fatura tek başına alacağı kanıtlayacak belgelerden değildir. Fatura konusu mal ve hizmetin davalı borçluya tesliminin de kanıtlanması gerekir. Davacı tarafından, sadece faturalar sunulmuş olsa da malların veya hizmetin davalı tarafından alındığına dair teslim tesellüm belgesi sunulmadığı, böylelikle malların teslim edildiğine/hizmetin verildiğine ve alacağın talep edilen miktarda olduğuna ilişkin yaklaşık ispata yarar delil sunulamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, karar başlığında; tarafların ve ihtiyati haciz talep eden vekilinin adresleri ile ihtiyati haciz talep edenin T.C. kimlik numarasının yazılmamış olması, İİK'nın 260. maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati haciz talep edenin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/953, K. 2026/1384, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-953-e-2026-1384-k-ac2fa7c46c77