Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1779 E. 2026/1695 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1779
Karar No
2026/1695
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1779

KARAR NO: 2026/1695

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/07/2026 Tarihli ek karar

NUMARASI: 2026/2514 D.İş 2026/2489 Karar

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)

Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlular vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 16.07.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; 22.11.2023 düzenleme tarihli, 17.06.2026 vadeli, 10.000.000.-TL bedelli 1 adet bononun müvekkili bankaya ciro yoluyla intikal ettiğini, yasal süresi içinde protesto edilen senet bedelinin halen müvekkiline ödenmediğini, bu arada borçluların ödeme güçlüğü içinde bulundukları ve mal kaçırma gayretinde oldukları istihbarat edildiğini, alacağın tahsil kabiliyetinin tamamen ortadan kalkmaması için borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla muaccel olan şimdilik 4.500.000.-TL alacağın tahsilini teminen teminat karşılığında borçluların menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 23.06.2026 tarihli değişik iş kararında; "... İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili Mahkememize verdiği dilekçe ile, müvekkilinin borçludan ibraz edilen vadesi geçmiş kambiyo senedi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Talep dilekçesi ve belge asılları ile tüm dosya kapsamına göre; talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu ... '' gerekçesiyle, %15 teminat (675.000 TL) karşılığında ihtiyati haciz verilmiştir. .

Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.

İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin tamamının yerleşim yerinin, MERNİS ve MERSİS adreslerinin Sivas ilinde bulunduğunu, mahkemeniz uyuşmazlığın çözümünde yetkili olmadığını, HMK'nın 7.maddesi uyarınca yetkili mahkemenin Sivas Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bono üzerindeki matbu yetki kaydının yetki sözleşmesi olduğu düşünülse de yetki sözleşmesinin tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabileceğini, müvekkillerinden ... ve ...'ın gerçek kişi olup tacir sıfatını haiz olmadığını, söz konusu yetki kaydının müvekkilleri yönünden geçersiz olduğunu, kambiyo senetlerinde borcun "aranacak borç" niteliğinde olduğunu, alacaklının yerleşim yeri mahkemesin yetkili olamayacağını, senedin teminat senedi olduğunu, bononun, taraflar arasındaki ticari ilişkinin teminatı olarak verildiğini, likit ve muaccel bir alacağı temsil etmediğini, yerleşik içtihatlar uyarınca, teminat amaçlı verilen senetlere dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2024/619 Esas, 2024/343 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mahkemenin ''teminat senedi'' iddiası gibi esasa etkili itirazları incelemesi ve bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerektiğini, %15 oranındaki teminatın, müvekkillerinin uğrayacağı muhtemel zararları karşılamaktan uzak olduğunu, teminatın en az %20-%30 bandına çıkarılmasını talep ettiklerini belirterek, ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 16.07.2026 tarihli ek kararında; " ... İhtiyati haciz kararına itiraz edenlerin mahkememizin yetkisine itirazı incelendiğinde, ihtiyati hacze konu kıymetli evrakın bono olduğu, itiraz eden şahısların düzenleyen sıfatında, itiraz eden şirketin ise lehtar sıfatında olduğu, bono üzerinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağına dair kayıt bulunduğu, düzenleyenlerin tacir veya kamu tüzel kişisi olduğuna dair somut emare sunulmamakla birlikte yetki kaydının kabul edilmese dahi; bono üzerinde ödeme yerinin İstanbul olarak belirlendiği, bonolarda ihtiyati haciz kararına yönelik başvurularda borçlunun yerleşim yeri, düzenleme yeri veya ödeme yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu, iş bu halde huzurdaki ihtiyati hacze konu bono üzerinde ödeme yerinin İstanbul olması nedeniyle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu, bu nedenle itiraz edenlerin yetkiye ilişkin iddialarının yerinde olmadığı, bono üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir kaydın bulunmadığından buna ilişkin itirazın yerinde olmadığı, teminatın en az %20-%30 bandına çıkarılmasına ilişkin itirazının da mahkememizce belirlenen teminat miktarı yeterli görülmekle yerinde olmadığı ..." gerekçesiyle, itirazların reddine karar verilmiştir.

Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin tamamının yerleşim yerinin, MERNİS ve MERSİS adreslerinin Sivas ilinde bulunduğunu, mahkemeniz uyuşmazlığın çözümünde yetkili olmadığını, HMK'nın 7.maddesi uyarınca yetkili mahkemenin Sivas Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bono üzerindeki matbu yetki kaydının yetki sözleşmesi olduğu düşünülse de yetki sözleşmesinin tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabileceğini, müvekkillerinden ... ve ...'ın gerçek kişi olup tacir sıfatını haiz olmadığını, söz konusu yetki kaydının müvekkilleri yönünden geçersiz olduğunu, kambiyo senetlerinde borcun "aranacak borç" niteliğinde olduğunu, alacaklının yerleşim yeri mahkemesin yetkili olamayacağını, senedin teminat senedi olduğunu, bononun, taraflar arasındaki ticari ilişkinin teminatı olarak verildiğini, likit ve muaccel bir alacağı temsil etmediğini, yerleşik içtihatlar uyarınca, teminat amaçlı verilen senetlere dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2024/619 Esas, 2024/343 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mahkemenin ''teminat senedi'' iddiası gibi esasa etkili itirazları incelemesi ve bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise İİK'nın 265/son hükmü uyarınca, ihtiyati hacze borçluların yaptığı itirazın reddine ek karara ilişkindir,

İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlular vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 16.07.2026 tarihli ek karara karşı, borçlular vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Talep konusu bononun incelenmesinde; 22.11.2023 düzenleme tarihli, 17.06.2026 vadeli, 10.000.000.-TL bedelli olduğu, keşidecisinin borçlu ... ve ..., lehtarının .... Şti.olduğu, bononun lehtar cirosu ile alacaklı bankaya ciro edildiği, bononun talep eden alacaklı vekilince vadesinde ödenmediği iddia edilerek 4.5000.000 TL'lik kısım bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği, mahkemece %15 oranındaki teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verildiği, bu karar karşı karşı taraf/borçlular vekilince itiraz edildiği, itiraz üzerine mahkemece itirazın reddine dair eldeki ek kararın verildiği anlaşılmaktadır.

İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır.

Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.

Öte yandan, İİK'nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur'' hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.

İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.

İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceğ i belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Buna göre, bonoya dayalı olarak, alacaklı, borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki genel yetkili, (HMK. 6.md.), borçluların birden fazla olması halinde bunlardan birinin yerleşim yerindeki (HMK. 7. md) veya bonoda öngörülen ödeme yerindeki (ifa yeri HMK 10. Madde ) veya düzenleme yerindeki mahkemelerden birinden yahut bonada yetkili mahkeme gösterilmişse ve şartları mevcutsa bonoda yetkili olarak gösterilen mahkemeden (HMK 17.md) talepte bulunabilecektir. Ancak yetki şartının geçerli olması için HMK 17. maddesine göre, bonoyu düzenleyenlerin tacir olması şartı aranmaktadır.

Somut olayda, bono vadesinde ödenmediğinden götürülecek borç niteliği gereğinde alacaklının ikametgahı mahkemesi olan İstanbul mahkemeleri yetkili olduğu gibi talep konusu bonoda ödeme yeri de yani ifa yeri de İstanbul olarak gösterilmiştir. Borçluların ikametgahı Sivas Mahkemeleri yanında İstanbul Mahkemeleri de yetkili olup alacaklı vekilince yetkili İstanbul Mahkemelerinde ihtiyati haciz talep edilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

Diğer yandan bononun teminat bonosu olduğu belirtilmiş ise de, bu hususa ilişkin bono üzerinde veya başka bir belgede bir açıklama bulunmamaktadır. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.

Bu tespit ve bilgilere göre, talep konusu bononun yasadaki tüm unsurları taşıdığı, ihtiyati haciz talebinde bulunanın ciranta olduğu, vadenin geçtiği ve alacağın muaccel olduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz kararı verilmesi için somut olayda yaklaşık ispatın sağlandığı, mahkemenin yetkili olduğu, teminat bonosu olduğuna dair belgenin ve ibarenin bulunmadığı nazara alındığında, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.

Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 07.10.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1779, K. 2026/1695, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1779-e-2026-1695-k-fe0a96420c75