Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1757 E. 2026/1638 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1757
- Karar No
- 2026/1638
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1757
KARAR NO: 2026/1638
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi (Kapatılan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi)
TARİHİ: 17.06.2026
NUMARASI: 2026/133 D.iş -2026/134 Karar
DAVA: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili emrine keşide edilen 25.01.2024 düzenleme ve 20.08.2024 ödeme tarihli, 85.000,00 USD bedelli bononun vadesinde ödenmediğini, alacağın rehinle temin edilmediğini ileri sürerek, borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin 13.05.2026 tarihli ara kararı ile, sunulan bononun belge niteliğine göre ihtiyati haciz için İİK'nın 257. maddesinde aranan koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle, talebin %15 teminat karşılığı kabulüne karar verilmiştir.
Bu karar karşı ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, ihtiyati haciz kararında müvekkilinin adresinin ... olarak hatalı yazıldığını, öz konusu adresin ... ilçesinde olduğunu, senedin düzenleme yerinin ... ilçesi olduğunu, senet metninde ihtilaf vukuunda halinde ... mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağı ibaresinin yer aldığını, senedin kambiyo vasfına haiz olmadığını, senedin açık ve net bir tanzim tarihinin bulunmadığını, düzenleme tarihi kısmında 25.01.24 ibaresinin yer aldığını, Türkçe'de böyle bir tarih kullanılmadığını, ayrıca senedin ödeme tarihi kısmında tahrifat yapıldığını, 30.08.2024 tarihi olduğu iddia edilen tarihin 8 ve 4 rakamlarının tahrifat yoluyla oluşturulduğunu, senedin tanzim tarihinin vade tarihinden sonraya ilişkin bir tarih olamayacağını, senette çift vade olamayacağını, senedin arka yüzünün boş olduğunu, bu hususlara ilişkin icra hukuk mahkemesinde dava açılacağını belirterek, yetki ve esasa ilişkin itirazların kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İncelenen tüm dosya kapsamına göre; İİK'nın 265.maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, bahsedilen nedenlerin maddede sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, borçlunun senetteki ödeme ve vade tarihinde tahrifatlar yapıldığına dair itirazları bu hususta açılacak menfi tespit davasında değerlendirilebilecek nitelikte olduğu, itiraz yoluyla incelenemeyeceği, söz konusu sebeplerin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı, yetkiye yönelik itiraz yönünden ise İİK'nun 50/1 maddesi gereğince çekteki keşide yerinin yargı çevremiz sınırlarında olduğu anlaşılmakla yetki itirazının yerinde olmadığı, yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden Mahkememizce ihtiyati haciz kararı verildiği, Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından ve itiraz eden borçlunun itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz nedenleri yerinde bulunmadığından itirazın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İtiraz eden vekili ayrıca bononun tanzim tarihinin geçersiz olduğunu da ileri sürmüştür. Bono üzerindeki tanzim tarihinin 25/01/24 şeklinde yazıldığı, itiraz edenin 'Böyle bir tarihin bulunmaması nedeniyle' kaydın geçersiz olduğunu ileri sürdüğü görülmüştür. Yargıtay'ın benzer konularda vermiş olduğu yerleşik kararları ile benzer yazımların bulunması halinde yılın anlaşılabilir olması durumunda tarihin geçerli olduğu istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir. Buna göre somut olayda 25/01/24 yazımından tarihin 25 Ocak 2024 tarihinin kastedildiği açıkça anlaşıldığı..." gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçeli kararında “…çekteki keşide yerinin yargı çevremiz sınırlarında olduğu anlaşılmakla yetki itirazının yerinde olmadığı..” şeklindeki açıklamanın dosya kapsamına uygun olmadığını, zira talep konusu belgenin bono olduğunu, mahkemenin ise çeke ilişkin gerekçe yazdığını, mahkemenin talep konusunda yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemeleri olduğunu ve mahkemece bu itiraz konusunda bir gerekçe yazılmadığını, ihtiyati haciz sonrası .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının ödeme emrinde müvekkilinin adresinin ... Mah. ... Cad. No:... ... Blok D:... .../İstanbul şeklinde yazıldığını ancak ilçe bilgisinin hatalı olduğunu ve adresin ... ilçesinde bulunduğunu, düzenleme yeri ... olan bono nedeniyle Bakırköy mahkemelerinde talepte bulunulmasına ilişkin talep dilekçesinde de bir açıklama yapılmadığını, yetkili mahkemenin İİK'nın 50.maddesine göre de ... mahkemeleri olduğunu,
Mahkeme gerekçesinde bonodaki 25.01.24 şeklinde yazılan tarihin anlaşılabilir olduğunu ve bu tarihten 25 Ocak 2024 tarihinin anlaşıldığının kabul edildiğini, ancak bilinen bir tarihi içermeyen böyle bir belgenin kambiyo evrakı niteliğinde olmadığını, bononun ödeme tarihi kısmında tahrifat yapıldığını ve 30.08.2024 tarihi olduğu iddia edilen tarihin 8 ve 4 rakamlarının tahrifat yoluyla oluşturulduğunu, bononun tanzim tarihinin, vade tarihinden daha sonra olamayacağını, bonoda çift vade olamayacağını, senedin arka yüzünün boş olduğunu ve icra dairesinin yetkisi ile diğer hususlara ilişkin olarak Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2026/456 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını,
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, İİK'nın 265/son hükmü uyarınca borçlu vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Talep eden vekili tarafından, 25.01.2024 keşide tarihli ve 30.08.2024 vade tarihli nakden ibareli 85.000 USD bedelli bonoya dayanılarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Bononun keşidecisi itiraz eden karşı taraftır. Bono metninde ihtilaf halinde ... Mahkemelerinin yetkili olacağı ve bononun düzenleme yerinin ... ilçesi olduğu yazılıdır. Bonoda borçlunun ikametgah adresi yazıldıktan sonra ilçe bilgisinin yazılmadığı, talepte bu adresin ... olduğunun belirtildiği, ancak borçlu vekilinin beyanına göre bu adresin ... ilçesinde olduğu anlaşılmaktadır.
İİK'nın 258. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili mahkeme, İİK'nın 50. maddesine göre belirlenir. Anılan 50. madde ise HMK'da mahkemelerin yetkisini düzenleyen kurallara atıf yapmaktadır. Buna göre, ihtiyati hacizde yetkili mahkeme, HMK'nın mahkemelerin yetkisine dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir.
Buna göre, bonoya dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6.md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde (TTK'nın 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yeri olarak tanzim yeri kabul edilir) ve ayrıca İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca bononun tanzim edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir. Bu yer mahkemelerinde ihtiyati haciz talep edilebilir.
Somut olayda, bononun tanzim yeri, ... ilçesidir. Bonoda ... Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiş ise de HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetki sözleşmesi, ancak tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yapılabileceğinden ve gerçek kişi olan alacaklı lehtarın tacir olduğuna ilişkin bir belge dosyada bulunmadığından, söz konusu yetki sözleşmesinin geçerli olmadığı değerlendirilmiştir. Esas yargılamada tacir olduğunun anlaşılması hâlinde bu durum sonuca etkili değildir, zira bononun tanzim yerine göre mahkeme yetkilidir.
Bu durumda, bononun tanzim edildiği ... veya borçlunun yerleşim yeri olduğu belirtilen ... İlçelerindeki ticari davalar bakımından talep tarihinde Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, anlaşılmıştır. İhtiyati hacze itiraz nedenleri İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup, "Borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir."Borçlu, bonoda düzenleme tarihinin 25.01.24 olarak yazıldığını ve bu tarihin Türkçede bilinen bir tarih olmaması nedeniyle bononun geçersiz olduğunu belirtmiştir.
Ancak mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere bu tarih tereddütsüz şekilde 25.01.2024 tarihini ifade etmektedir. Bu nedenle bonoda düzenleme tarihi bulunmaktadır. Bonoda ödeme tarihinde tahrifat yapıldığı belirtilmiş ise de tahrifat yapıldığı belirtilen 30.08.2024 tarihinin bono metninde ayrıca yazı olarak yer aldığı görülmüştür. Bononun arka yüzünde bir yazı bulunmadığı belirtilmiş ise de bononun ihtiyati haciz isteyen alacaklı emrine düzenlendiği ve bu kişinin elinde bulunduğu sırada haciz talep ettiği görülmüştür.
Bono metnine göre bononun düzenleme tarihi, ödeme tarihinden daha eskidir. Ocak 2024 ayında düzenlenen bononun ödeme tarihi aynı yılın Ağustos ayıdır. Mahkemece itiraz nedenleri olan yetki ve borcun sebebi ile bono metninden anlaşılan hususlarda değerlendirmeler yapıldığı, gerekçede yetki bakımından çeke ilişkin bir açıklama yapılmasının sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmış ve borçlu vekilinin yetki ve borca yönelik itirazlarının reddine dair verilen ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Borçlu tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,
3-Borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.09.2026