Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1403 E. 2026/1284 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1403
- Karar No
- 2026/1284
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/1403 Esas 2026/1284 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1403 KARAR NO : 2026/1284
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2026 (Karar) - 12/08/2026 (Ek Karar) NUMARASI : 2026/415 D.İş Esas 2026/415 Karar TALEP : İhtiyati Haciz ve İhtiyati Haciz Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 01/07/2026 - 20/07/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2026
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz istemine ilişkin talebin ilamda yazılı gerekçeyle karşı taraf borçlular ... ve ... yönünden ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne, diğer borçlular hakkındaki ihtiyati haciz talebini reddine yönelik olarak verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince, taraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkin talebin yapılan yargılaması sonunda ek kararda gerekçeyle itiraz eden ... ... ve ... yönünden itirazın reddine, diğer borçlular yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle itirazın reddine yönelik olarak verilen ek karara karşı, karşı taraf borçlular vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... ... A.Ş ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde diğer borçluların müteselsil kefil olduğunu, müvekkili ile ... ... ... A.Ş ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde diğer borçluların müteselsil kefil olduğunu, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının ayrı ayrı kat edildiğini, kat ihtarnamelerinin tebliğine rağmen borcun ödenmediğini, borçluların ödeme güçlüğü içinde oldukları ve mallarını kaçırma girişiminde bulunduklarının istihbar edildiğini, karşı taraf ... ... A.Ş ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacaklar itibarıyla diğer borçluların aleyhine 107.807.585,19 TL alacak bulunduğunu, karşı taraf ... ... ... A.Ş ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacaklar itibarıyla diğer borçluların aleyhine 10.566.169,97 TL alacak bulunduğunu belirterek karşı tarafın genel kredi sözleşmelerindeki kefaletleri nedeniyle ... ... A.Ş aleyhine 10.566.169,97 TL, ... ... ... A.Ş. ve ... ... aleyhine 107.807.585,19 TL, karşı taraf ..., ... ..., ... ... A.Ş., ... ... A.Ş. aleyhine 118.373.585,19 TL alacağın tahsilini teminen borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden karşı taraf borçlular vekili itiraz dilekçesinde özetle; kefiller ... ve ... ... bakımından ret kararı verilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz talebinin şartları gereği alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerektiğini, bu hususun kefiller bakımından da ileri sürülebileceğini, faiz ve cezai şart gibi fer'i hakların alacak hakkını genişleten yan haklardan olduğunu, kefalet ve ipotek gibi yan hakların ise alacak hakkını teminat altına alan, alacağın ifasını garanti altına almaya yönelik yan haklardan olduğunu, kefilin sorumluluğuna ilişkin kanun maddesi açık olup, ipotekle teminat altına alınan alacak yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasının zorunlu bulunduğunu, alacaklının haciz yolunu tercih etmesinin seçimlik hakkı olmadığını, borç miktarının çok üzerinde gelir temliki ve gayri menkul ipoteği ile davacı bankanın alacağının garanti altına alındığını, ipotekli taşınmazlara ilişkin yapılmış kıymet takdirleri ve aylık düzenli gelir sağlayan santraller yönünden gelir temlik evraklarının sunulduğunu, alacaklı bankanın genel haciz yoluna başvuramayacağını belirterek ihtiyati haciz kararının tüm sonuçlarıyla birlikte kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 08/07/2026 tarihli karar ile, ihtiyati haciz talep edilen ... ... Şirketi, ... ... ... Şirketi, ... ... Şirketi ve ... ... Şirketi yönünden ipotek bedelleri, ipotekler asaleten ve kefaleten şirketlerin borçlarını teminat altına aldığından ve ihtiyati haciz talebine konu miktarı karşıladığından reddi gerektiği, ihtiyati haciz talep edilen ... ... sözleşme tarihinde evli olup, eş rızası hususunun veya şirket ortağı olduğu hususu belgelendirilmediğinden bu borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği, ihtiyati haciz talep edilen ... ve ... ... yönünden Beyoğlu 48. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 10.06.2026 tarihli ihtarnamesi ile talep edilen 101.275.497,54 TL nakit alacak ile Beyoğlu 48. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 10.06.2026 tarihli ihtarnamesi ile talep edilen 9.886.443,37 TL nakit alacak toplamı 111.161.940,91 TL için İİK'nun 257. maddesinde aranan yasal koşulların gerçekleştiği, talebin bu miktar üzerinden kısmen kabulü gerektiği, fazlaya ilişkin istemin ise kat ihtarı olmadığından reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talep edilen ... ... Şirketi, ... ... ... Şirketi, ... ... Şirketi, ... ... Şirketi ve ... ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, İhtiyati haciz talep edilen; ... ve ... ... yönünden 111.161.940,91 TL için ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne, İİK’nun 257/1 maddesi gereğince alacaklının 111.161.940,91 TL alacağının alınabilmesini sağlamak için borçlunun borca yeter miktardaki taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlular ile 3. kişilerin uğrayabilecekleri zararı karşılamak üzere alacağın %15’i oranında 16.674.291,14 TL teminat ödendiğinde, kararın yerine getirilmesi için karar örneğinin Ankara İcra Müdürlüğü'ne gönderilmek üzere alacaklıya da vekiline verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece 12/08/2026 tarihli ek karar ile, itiraz edenler ... ... Şirketi, ... ... ... Şirketi, ... ... Şirketi, ... ... Şirketi ve ... ... haklarında verilmiş bir ihtiyati haciz kararı bulunmadığından bu borçlular yönünden itirazın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği, diğer borçlular yönünden yapılan değerlendirmede İİK'nun 265. maddesinin 1. fıkrasında itiraz sebepleri sınırlı sayıda belirtilmiş olup, bunların ihtiyati haczin dayandığı sebepler olduğu, mahkemenin yetkisi ve teminata ilişkin bulunduğu, ihtiyati hacze itiraz edenler tarafından ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nun 265/1 maddesinde sayılı sebeplerden olmadığı, muaccel alacağa ilişkin İİK'nun 257/1.maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verildiği, verilen ihtiyati haciz kararının dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu gerekçesiyle itiraz edenler ... ... A.Ş, ... ... ... A.Ş, ... ... A.Ş, ... ... A.Ş ve ... ... yönünden hukuki yararı bulunmayan ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine, itiraz eden ... ... ve ... yönünden ihtiyati haciz talebinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... ... Şirketi arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden kredi açılarak kullandırıldığını, diğer muhataplar ... ... ... Şirketi, ..., ... ..., ... ..., ... ... Şirketi ve ... ... Şirketi ise imzalamış oldukları kefaletnameler sebebiyle kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcun ödenmesinden müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kefalet limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, müvekkili banka ile ... ... ... Şirketi arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden kredi açılarak kullandırıldığını, diğer muhataplar ... ... Şirketi, ..., ... ..., ... ... Şirketi ve ... ... şirketi ise imzalamış oldukları kefaletnameler sebebiyle kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcun ödenmesinden müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla, kefalet limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, böz konusu kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi borçluları ve kefillere gönderilen ihtarnameler ile kredi hesaplarının kat edildiğinin bildirildiğini, söz konusu hesap kat ihtarnamelerinin ilgili kişi ve kurumlara tebliğ edildiğini, işbu hesap kat ihtarnamelerinin tebliğ edilmesine rağmen borçlular tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması ve müvekkili bankaca yapılan araştırmalar neticesinde borçluların ödeme güçlüğü içinde oldukları ve mallarını kaçırma girişiminde bulunduklarının istihbar edilmesi üzerine ihtiyati haciz başvurusunda bulunulduğunu, ... ... Şirketi tarafından kullanılmış kredilerden kaynaklanan alacaklar itibariyle ve kredi kullanan ... Şirketi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başvuru ve takip hakları saklı kalmak kaydı ile, ... ... ... Şirketi, ..., ... ..., ... ..., ... ... Şirketi, ... ... Şirketi aleyhine 107.807.585,19 TL alacağın tahsilini teminen, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, ... ... ... Şirketi tarafından kullanılmış kredilerden kaynaklanan alacaklar itibariyle ve kredi kullanan ... ... Şirketi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başvuru ve takip hakları saklı kalmak kaydı ile, ... ... Şirketi, ..., ... ..., ... ... Şirketi, ... ... Şirketi aleyhine 10.566.169,97 TL alacağın tahsilini teminen, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiğini, asıl kredi borçluları olan ... ... ve ... firmalarının asaleten borçları açısından asıl kredi borçluları aleyhine herhangi bir takip ve/veya ihtiyati haciz talebinde bulunulmadığını, detaylı olarak yukarıda özetlendiği üzere asıl kredi borçlularının genel kredi sözleşmeleri kapsamında alınmış olan kefaletnameleri üzerinden takip ve ihtiyati haciz başvuruları yapıldığını, kredinin teminatı için alınan ipotekler asıl borçlunun teminatını kapsamakta, borçlu kefillerin kefalet borçlarının teminatını oluşturmamakta, usulüne uygun olarak yapılan ihtiyati haciz başvurumuzun reddine dair verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, TBK'nın 583. maddesine uygun düzenlenmiş olduğunu, borçluların kefaletinin şeklen geçerli olduğunu, müvekkili banka tarafından ipotek borçlusu ve müteselsil kefiller sıfatıyla keşide olunan hesap kat ihtarnameleri ile kredi hesabı kat edilerek kredi hesabının kat edildiği kat ihtarının borçlulara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, bir borç için borçlu lehine ipotek tesisinin ancak asıl borçluya ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefile başvurmaya engel oluşturmayacağını, somut olayda ipotek borçlularının asaleten borçları açısından sorumlulukları açısından başlatılmış bir takip olmayıp, aksine yalnızca kefaleten borçlar açısından yapılmış bir ihtiyati haciz başvurusu söz konusu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl alacağın üzerinde bir tutar ipotekle teminat altına alındığı gibi borçluların gelir elde ettiğini ve edeceği alacakları bakımından noter tarafından düzenlenen sözleşme ile bankaya gelir temliki yapıldığını, borcun ayrıca da güvence altına alındığını, evrakların sunulduğunu, alacağı rehinle temin edilmiş olan rehin alacaklısının alacağını cebri icra yolu ile almak isterse ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunda olduğunu, rehin alacaklısının doğruca ilamlı veya ilamsız haciz yoluna başvuramayacağını, İİK'nun 45. madde hükmünün kamu düzenine ilişkin olduğunu, rehinli malın 3. kişiye ait olsa bile alacaklının ilk olarak rehnin paraya çevrilmesi takip yoluna başvurması gerektiğini, bu durumun istisnalarından hiçbirisi davacı tarafından ileri sürülmediği gibi dosyada da mevcut olmadığını, gelir temliklerinin, rehinli ipotekler bulunmaktayken belirtili garantinin paraya çevrilmeden kefillerin doğrudan haciz tehdidi altında bırakmasının açık bir dengesizlik olduğunu, basiretli tacir şeklinde hareket etmesi beklenen bankanın yükümlülüklerine aykırı olarak mevcut teminat ve ipoteklerin durumunu gözetmeden agresif şekilde takip yoluna girişmesinin de iyiniyet ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını belirterek itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının ... ve ... ... hakkında verilen ihtiyati haciz kararı yönünden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati haciz istemi ve ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati haciz talep eden banka vekilinin istinaf itirazı yönünden yapılan incelemede; İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). Buna göre, talep konusu para borcunun muaccel olması, rehinle temin edilmemiş olması ve alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde ispatı gerekli ve yeterli olup, başkaca koşul öngörülmemiştir. Somut olayda, karşı taraf ... ... A.Ş ile ihtiyati haciz talep eden banka arasında 13/09/2024 tarihli 250.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer karşı taraf borçluların (... ... A.Ş. dahil) sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, karşı taraf ... ... A.Ş. ile ihtiyati haciz talep eden banka arasında 09/04/2026 tarihli 50.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer karşı taraf borçluların (... ... A.Ş. dahil) müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı görülmüştür. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından ... A.Ş'nin genel kredi sözleşmesi kapsamında hesabın kat edildiğine ilişkin karşı taraf borçlulara gönderilen 10/06/2026 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile, 101.273.021,63 TL nakit alacağın 1 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Anılan ihtarname asıl borçlu şirkete 15/06/2026, kefil olan karşı taraf borçlular ... ... ve ... A.Ş'ye 20/06/2026, diğer kefillere 15/06/2026 tarihinde tebliğ olmuştur. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından ... A.Ş'nin genel kredi sözleşmesi kapsamında hesabın kat edildiğine ilişkin karşı taraf borçlulara gönderilen 10/06/2026 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile, 9.772.569,94 TL nakit alacak, 20.351,03 TL komisyon, 93.522,40 TL diğer alacağın 1 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Anılan ihtarname asıl borçlu şirkete 10/06/2026, kefil olan karşı taraf borçlular ... ..., ... A.Ş ve ... A.Ş'ye 20/06/2026, diğer kefillere 15/06/2026 tarihinde tebliğ olmuştur. İpotek resmi senetleri incelendiğinde; -Karşı taraf ... A.Ş'nin taşınmazı üzerinde alacaklı banka lehine karşı taraf ... A.Ş, ... A.Ş, ... ve kendisinin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere 100.000.000,00 TL limit ile 04/09/2024 tarihinde ipotek tesis edildiği, -Karşı taraf ... A.Ş'nin taşınmazı üzerinde alacaklı banka lehine karşı taraf ... A.Ş., ..., ... A.Ş., ve kendisinin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere 100.000.000,00 TL limit ile 04/09/2024 tarihinde ipotek tesis edildiği, -Karşı taraf ... A.Ş'nin taşınmazı üzerinde alacaklı banka lehine karşı taraf ... A.Ş., ..., ... A.Ş., ve kendisinin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere 52.000.000,00 TL limit ile 10/09/2024 tarihinde ipotek tesis edildiği, -Karşı taraf ... A.Ş'nin taşınmazı üzerinde alacaklı banka lehine karşı taraf ... A.Ş., ..., ... A.Ş., ve kendisinin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere 24.280.000,00 TL limit ile 10/09/2024 tarihinde ipotek tesis edildiği, -Karşı taraf ... A.Ş'nin taşınmazı üzerinde alacaklı banka lehine karşı taraf ... A.Ş, ... A.Ş, ... ve kendisinin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere 51.220.000,00 TL limit ile 10/09/2024 tarihinde ipotek tesis edildiği, -Karşı taraf ... A.Ş'nin taşınmazı üzerinde alacaklı banka lehine karşı taraf kendisinin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere 24.000.000,00 TL limit ile 03/07/2024 tarihinde ipotek tesis edildiği görülmüştür. Karşı taraf borçlu ... ...'ın nüfus kaydı dosya içerisinde yer almakta olup, kefalet tarihlerinde anılan borçlunun evli olduğu, kefalete ilişkin eş rızası belgesi dosyaya sunulmadığı gibi, anılan borçlunun asıl borçlu şirketlerin yetkilisi olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgede dosya içerisinde yer almamaktadır. İpotek ile teminat altına alınan alacak yönünden İİK'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz koşulları oluşmamıştır. Bir başka anlatımla, alacaklı banka ancak ipotek limitini aşan kısım var ise, ancak bu kısım yönünden muaccel alacağının varlığını yaklaşık olarak ispat ettiği miktar yönünden ihtiyati haciz talep edebilecektir. Yukarıda açıklandığı üzere ipotekler karşı taraf borçlu şirketlerin asaleten ve kefaleten bankaya doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil ettiği gibi, ipotek limitleri toplamı, alacaklı bankanın talep ettiği alacak miktarını karşılamaktadır. Öte yandan, yukarıda açıklandığı üzere karşı taraf borçlu ... ... genel kredi sözleşmelerinde kefalet tarihinde evli olup, anılan kefilin kefaletine ilişkin eş rızası belgesi banka tarafından dosyaya sunulmadığı gibi, anılan kefilin asıl borçlu şirketler olan ... A.Ş ve ... A.Ş'nin kefalet tarihinde ortağı ya da yöneticisi olduğuna ilişkin bir bilgi ve belgede sunulmamıştır. Bu durumda mahkemece, karşı taraf borçlu şirketlerin kefalet borçlarının ipotek ile teminat altına alındığı, bankanın talep ettiği alacağın ipotek limitleri dahilinde kaldığı, İİK'nun 257. maddesindeki ihtiyati haciz koşulunun oluşmadığı, karşı taraf borçlu ... ...'ın kefaletinin şekil koşullarına uygun olduğunun alacaklı banka tarafından bu aşamada ispatlanamadığı gözetilerek karşı taraf borçlu şirketler ve ... ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular vekilinin istinaf itirazı yönünden yapılan incelemede; Borçlular vekili istinaf dilekçesi içeriğinde borçlu ... ve ... ... yönünden istinaf itirazlarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi ek kararının anılan borçlular yönünden kaldırılarak bu borçlular yönünden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir). İİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir. Somut olayda, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular ... ve ... ... dinlenmeden mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İtiraz eden borçluların henüz huzuri ile yapılan haciz ve/veya yokluklarında yapılan haciz tutanağının kendilerine tebliği söz konusu olmadığından ihtiyati haciz kararına itiraz edenlerin itirazının süresinde olduğu kabul edilmiştir. İİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına itiraz nedenleri tahdidi olarak sayılmıştır. İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde, bankanın alacağının ipotek ve temlik sözleşmeleri ile teminat altına alındığını, bu nedenle kefil olan anılan borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürmüştür. Dosyada yer alan ipotek resmi senetlerinin ihtiyati haciz kararına itiraz eden ... ve ... ...'ın kefalet borçlarının teminatını teşkil etmediği görüldüğü gibi, ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında dosyaya sunulmayan belgelerin istinaf aşamasında sunulması halinde bu belgelerin dikkate alınamayacağı anlaşılmıştır. Kaldı ki sunulan temlik belgelerinde ihtiyati haciz kararına itiraz eden ... ve ... ...'ın kefalet borçlarının teminatına ilişkin herhangi bir ibare de yer almamaktadır. Genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnameleri karşısında alacaklı bankanın ihtiyati haciz kararına itiraz eden kefiller ... ve ... ...'a başvuru koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. TBK'nun 586. maddesi hükmü uyarınca alacaklı banka asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinlerini paraya çevirmeden, genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan ihtiyati haciz kararına itiraz eden ... ve ... ... aleyhine takip yapabilecektir. Hal böyle olunca, mahkemece ihtiyati haciz kararına itiraz eden ... ve ... ...'ın kefalet borcunun ipotekle teminat altına alınmadığı, alacaklı banka tarafından sunulan genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnameleri karşısında anılan kefillere başvuru koşulunun oluştuğu gözetilerek ihtiyati haciz kararına itiraz eden ... ve ... ...'ın itirazının reddine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetlidir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin karşı taraf borçlular ... ve ... yönünden ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne, diğer borçlular hakkındaki ihtiyati haciz talebini reddine yönelik olarak verilen karar ile itiraz eden ... ... ve ... yönünden itirazın reddine yönelik olarak verilen ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin, ek karara karşı karşı taraf borçlular vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlulardan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcının ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlulardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 30/09/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.