Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1687 E. 2026/1582 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1687
Karar No
2026/1582
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1687

KARAR NO: 2026/1582

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan) Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 26/03/2026 D.İş

NUMARASI: 2026/188 D.İş - 2026/201 Karar

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle:müvekkili banka şubesi ile şirket arasında genel kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, borçlu gerçek kişilerin müteselsil kefil olduklarını, kredilerin geri dönüşü olmayınca hesabın kat edildiğini, hesap kat tarihinde müvekkili alacağının 11.943.776,50 TL olduğunu, 13.300.000,00 TL bedelli ipotek olduğunu, ipotek ile teminat altına alınmayan bedelin 1.994.904,61 TL olduğunu iddia ederek, asıl kredi borçlusu şirket hakkında teminat altına alınmayan 1.994.904,1 TL, müteselsil kefiller yönünden 11.943.776,50 TL bedel üzerinden teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 26.03.2026 tarihli Değişik İş kararında; "... Somut olayda alacaklı banka ile asıl borçlu .... Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi diğer borçlu ... ve ...'un müteselsil kefil olarak imzaladığı, asıl borçlu şirketin iş bu kredi sözleşmelerinden kaynaklı olarak borcu ödemede temerrüte düşmesi nedeniyle alacaklı banka tarafından hesap kat edilmiş ve kat ihtarı asıl borçlunun sözleşmede yazılı olan adresine tebliğe çıkarılmış olduğundan İİK 68/b uyarınca tebligatın yapılmış sayılması gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca kat ihtarının müteselsil kefil ... ve ...'a 24/12/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir.

İş bu tespitler ışığından; hesabın kat edilmesiyle birlikte banka alacağı muaccel hale gelmiş ve TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefil olan borçluya alacaklının müracaat edebilmesi için gerekli olan "ihtarın sonuçsuz kalması" koşulu gerçekleşmiştir. Hesap ekstreleri ve kat ihtarı uyarınca talebe konu 11.943.776,50-TL nakdi alacağın varlığı konusunda da yaklaşık ispat olgusu gerçekleştiğinden, alacaklı bankanın nakdi alacak talebinin kefiller yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerkemiştir.

Talep eden vekili dilekçesinde asıl borçlu şirket yönünden 1.994.04,61-TL üzerinden talepte bulunmuş ise de kat ihtarındaki miktarın üzerinde ipotek olduğu gözetilerek..." gerekçesiyle talebin kısmen kabülü, kısmen reddi ile İİK’nın 257/1 maddesi gereğince alacaklının, müteselsil kefiller ... ve ... yönünden 11.943.776,50-TL alacağının alınabilmesini sağlamak için borçluların borca yetecek miktardaki menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, alacaklının asıl kredi borçlusu .... Şti. yönünden talebinin reddine, borçlu ile 3. kişilerin uğrayabilecekleri zararı karşılamak üzere taktiren alacağın % 15 oranında (1.791.566,48-TL) nakit veya teminat mektubu türünden teminat alınmasına karar vermiştir. Bu kara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İhtiyati haciz talebinin borçlulardan ... ... Ltd Şirketi yönünden reddine karar verildiğini, borçlu hakkında alacağın tahsili amacıyla teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın Çeşme/Güngören şubesi tarafından şirket lehine gerçek kişilerin müteselsil kefaletleri ile genel kredi sözleşmeleri kapsamında krediler kullandırıldığını, kredilerin geri dönüşünün gerçekleşmemesi nedeniyle kredi hesaplarının 18.12.2025 tarihinde kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, kat tarihi itibari ile müvekkili bankanın 11.943.776,50 TL nakit alacağı bulunduğunu, alacağın teminatını teşkil etmek üzere ... adına kayıtlı mesken nitelikli taşınmaz üzerinde 13.300.000,00 TL bedelli 1.derece ipotek mevcut olduğunu, bununla birlikte ihtiyati haciz başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle bankanın toplam 15.294.904,61 TL nakit alacağının mevcut olduğunu, teminat altında olmayan 1.994.904,61 TL nakit borcu için İİK 45.maddesi uyarınca genel kredi sözleşmesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiğini, mahkeme tarafından kat ihtarındaki miktar üzerinde ipotek olduğu gözetilerek talebin reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İİK 45.maddesi gereğince ipotek limitini aşan alacak için talepte bulunulduğunu, mahkeme tarafından kat ihtarındaki miktarın üzerinde ipotek olduğu gözetilerek belirtilmiş isede gerekçenin yerinde olmadığını, hesap kat ihtarnamesi ile borçlunun temerrüte düşürüldüğünü, ihtarnameyi itiraz edilmediğinden hesap özetinin kesinleştiğini, İİK 68/1.fıkradaki belgelerden biri haline geldiğini belirterek, kararın şirket yönünden kaldırılmasını, borçlu şirketten olan 1.994.904,61 TL nakit alacağının tahsilini teminen borçlunun taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, ihtiyati haciz talebinin reddedilen kısmının İİK'nın 258. maddesi gereğince istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kısmen kabul kısmen reddine dair 26.03.2026 tarihli kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Talep eden banka tarafından kredi sözleşmeleri, noter ihtarname örneği ve ipotek belgeleri dosyaya delil olarak ibraz edilmiştir.

İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.

İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.

Yukarıda belirtildiği üzere vadesi gelen para alacağı rehinle teminat altına alınmışsa bu alacakla ilgili olarak ihtiyati haciz istenemez; rehin ibaresi konusunda İİK'nın 23. maddesi gözetilmelidir. İİK'nın 45. maddesinde önce rehne müracaat kuralı benimsenmiş, 257. maddesinde ise rehinle temin edilmemiş alacaklar bakımından ihtiyati haciz talep edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Rehinli malın değerinin borcu karşılayamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, aşan kısım için alacaklı ihtiyati haciz isteyebilir.

Alacaklı lehine limit ipoteği tesis edilmiş ancak alacaklının limitten fazla alacağının bulunması halinde limit fazlası alacak yönünden ihtiyati haciz istenebilir. Somut olayda, borçlu şirket ile talep eden banka şubesi arasında genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmeye istinaden borçlulardan ... adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine 09.04.2019 tarihinde ipotek tesis edilmiştir. İpotek bedelinin talep eden bankanın kabulüne göre 1.dereceden 13.300.000,00 TL olduğu tartışmasızdır. Banka tarafından kat ihtarnamesi .... Noterliğinde 13.01.2026 tarihli olarak düzenlenmiştir. Kat ihtarnamesinde 18.12.2025 tarihi itibari ile alacaklarının 11.943.776,56 TL olduğu belirtilmiştir. Talep eden vekili söz konusu açıklamalara yer verdikten sonra ihtiyati haciz tarihi itibariyle kefiller yönünden 11.943.776,50 TL nakit alacağın asıl borçlu yönünden ise 17.03.2026 tarihi itibariyle teminat altına alınmayan 1.994.904,61 TL teminat harici alacaklarının olduğunu iddia ederek ihtiyati haciz talep etmiştir.

İİK 45.maddede rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar başlığı ile 1.fıkrada; " Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Kural olarak alacağın rehinle temin edilmiş alacaklı öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorundadır. Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmadan, ilamlı veya ilamsız icra takibi ve borçlu iflasa tabi kişilerden ise iflas yolu ile takip yapamaz. Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonunda alacaklı alacağın karşılanmayan kısmı için ilamlı veya ilamsız takip yapabilir. Ancak Yargıtay 'ın Yerleşik İçtihatlarına göre takip konusu alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının belirgin olması karşısında tüm alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla haciz yolu ile takip yapılabilir. Somut olayda, kat ihtarnamesi tarihi ile ihtiyati haciz talep tarihi arasında yaklaşık iki aylık bir süre geçmiştir. Alacaklı vekili rehinle temin edilemeyen kısmın 1.994.904,61 TL olduğu iddiasında bulunmuştur.

Bu kapsamda , İİK 258.maddede belirtilen şekilde kanaat verici delillerin dosyaya ibraz edilmiş olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 26.03.2026 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,

3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 24.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1687, K. 2026/1582, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1687-e-2026-1582-k-ddb4a76cae23