Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1333 E. 2026/1315 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1333
- Karar No
- 2026/1315
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1333 KARAR NO : 2026/1315
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU :İhtiyati Haciz
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ :15/10/2026
İlk Derece Mahkemesince geçici hukuki koruma talebi hakkında verilen kararın istinaf incelemesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz isteyen vekili; müvekkili ... ile karşı taraf ...'nin şirket yetkililerinin birbirini tanıdıklarını ve karşı tarafın talebi üzerine müvekkili tarafından karşı tarafa ... TL borç para/ödünç (karz) verildiğini, bu ödemenin ... Bankası A.Ş. İnternet Şubesi’nin ... tarihli işlem dekontu ile yazılı olarak belgelendiğini, ayrıca şirket yetkilileri arasında yazışmada da bu paranın ödünç verildiğinin ve karşı tarafın bunu ikrar ettiğinin görüldüğünü, alacağın muaccel olduğunu, müvekkili tarafından ... tarihli ihtarname ile karşı tarafa 3 (üç) günlük süre verilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin ... tarihinde Diyarbakır .... Noterliği aracılığıyla tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden, alacağın muaccel hale geldiğini ve borçlunun temerrüde düştüğünü, alacağın rehinle temin edilmediğini beyan ederek; borçlunun taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 2004 sayılı İİK m. 257 vd. uyarınca ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; dosyaya sunulan dekontta herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, dolayısıyla bu dekontun borç ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, mesaj kayıtlarının bu aşamada incelenmesinin mümkün olmadığı, talebin yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz talep edenin iddiasını ispatlar nitelikte dosyaya kazandırılmış herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, 2004 sayılı İİK m. 257/2 uyarınca yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı, ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz isteyen vekili; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, dekontun içeriği açık olduğunu ve borç ilişkisini gösterdiğini, dekontta “Gönderilen EFT Tutarı: ... TL”, “Alıcı: ....” yazdığını, İlk Derece Mahkemesinin “açıklama bulunmadığı” gerekçesinin yerinde olmadığını, taraflar arasında akdi bir ilişki (borç para verme) mevcut olduğunu, ... yazışmalarının yaklaşık ispat için dikkate alınması gerektiğini, borç muaccel olup temerrüdün gerçekleştiğini, 2004 sayılı İİK m. 257/1 koşullarının oluştuğunu, m. 257/2 hükmüne dayanmasının hatalı olduğunu, alacak miktarı yüksek olup telafisi güç zarar doğacağını beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Talep, 2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. 2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz isteyen tarafından karşı tarafa borç para verildiği, borcun ödenmediği ve alacağın muaccel olduğu iddiasıyla ihtiyati haciz talep edildiği, talepte ... tarihli dekonta dayanıldığı, söz konusu dekontun incelenmesinden "borç ödeme Günüç İnşaat Anonim Şirketi" açıklamasına yer verildiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince kararda "dosyaya sunulan dekontta herhangi bir açıklamaya yer verilmediği" tespitine yer verilmiş ise de bu tespitin hatalı olduğu, dekontta "borç ödeme" ibaresinin yer aldığı, sunulan belgenin 2004 sayılı İİK m. 257/1 hükmü uyarınca vadesi gelmiş bir borcun bulunduğunun ispatına yeterli olmadığı, 2004 sayılı İİK m. 257/2 hükmündeki hususların ispatına yönelik herhangi bir somut delil de ibraz edilmediği, dolayısıyla taraflar arasındaki iddia edilen ödünç (karz) sözleşmesi ile alacağın varlığının ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)İhtiyati haciz isteyenin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar harcının ihtiyati haciz isteyen tarafından yatırılan peşin harçtan mahsubu ile harcın yeterli olması nedeniyle başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-)İstinaf yargılama giderlerinin ihtiyati haciz isteyen üzerinde BIRAKILMASINA, 4-)Dairemiz kararının 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-f hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.