Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1751 E. 2026/1639 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1751
- Karar No
- 2026/1639
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1751
KARAR NO: 2026/1639
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi (Kapatılan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi)
TARİHİ: 07.07.2026 tarihli ek karar
NUMARASI: 2026/133 D.iş -2026/134 Karar
DAVA: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verilen karara karşı, alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, dilekçesinde özetle; ...A.Ş. ... Şubesine ait, 08.02.2025 düzenleme tarihli 217.890,44 TL bedelli bir adet çek nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu ileri sürerek, çek borçluları olan keşideci ..., ..., ...nin menkul ve gayrımenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haczine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesinin 13.05.2026 tarihli kararı ile İİK'nın 257. maddesi uyarınca talebin %15 teminatla kabulüne, karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden keşideci/borçlu ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; alacaklının ... seri numaralı, 217.890,44 TL bedelli çeke dayanılarak .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında kambiyo takibi başlattığını ve ihtiyati haciz kararı aldığını, uygulanan haciz nedeniyle müvekkilinin baskı altında takip dosyasına yaklaşık 453.000 TL ödemeyi ihtirazi kayıtla yapmak zorunda kaldığını, takibe konu çekin lehtar ... tarafından kaybedildiğini ve İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/937 Esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını, ödeme yasağı kararı alındığını, müvekkilinin bu ara karara dayanarak iptal davasının sonucu beklenmeksizin ...ne 20.02.2025 tarihinde “... nolu 08/02/2025 vadeli çeke istinaden” açıklamasıyla 217.890,44 TL ödeme yapıldığını, çekin arkasındaki lehtar cirosunun sahte olduğunu, şirketin lehdar ile ilgisi olmayan kişilerce imzalandığını, lehdarın bu nedenle Bakırköy 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2026/418 Esas sayılı dosyasında imzaya itiraz ve takibin iptali davası açtığını ve dosyada takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verildiğini, lehdar cirosu sahte olduğundan ciro silsilesi kopuk olduğunu, bu nedenle talepte bulunan ...'un yetkili hamil olmadığını, yetkili hamil olmayan kişinin kambiyo hukukundan kaynaklanan takip ve ihtiyati haciz talep hakkı bulunmadığını, çeke bankaya ibrazdan sonra açık şekilde tahrifat yapıldığını bankadan temin edilen çek görüntülerinde, çekin ibraz anındaki ciro silsilesinde sırasıyla ..., ..., ..., ..., ... isimlerinin yer aldığını, ... adına herhangi bir kayıt bulunmadığını, çekin son hamil ... tarafından bankaya ibraz edildiğini, ancak takip dosyasına sunulan çek örneğinde karalama ve eklemeler yapılarak ... sonradan ciro silsilesine dahil edilmiş gibi gösterildiğini, bankadan çekin ibrazı anında ki halinin istenmesi durumunda bu durum ortaya çıkacağını, talep ekinde çekin bankaya ibraz edilen halinin sunulduğunu, bu durum açık tahrifat niteliğinde olduğunu, bankaya ibraz sonrası çek üzerinde yapılan değişiklikler nedeniyle çekin kambiyo vasfını yitirdiğini, ve bunun mahkemece re’sen dikkate alınması gerektiğini belirterek, davalının yetkili hamil olmaması, ciro silsilesinin kopuk olması, çek üzerinde sahtecilik ve tahrifat yapılması ve çek bedelinin ödenmesi nedeniyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 07.07.2026 tarihli ek kararda ; "...İtiraza dayanak deliller ve dosyanın incelenmesi sonucunda; ihtiyati haciz talebine konu edilen .... şubesine ait 08.02.2025 keşide tarihli ... seri numaralı, 217.890,44 TL bedelli çekin bankaya ibraz edildiği çek görüntüsü ile mahkememize ibraz edilen çek karşılaştırılarak incelendiğinde ihtiyati haçze itiraz eden şirketin keşideci, diğer borçlu olarak gösterilen ...'nin lehtar / ciranta ve diğer borçlu olarak gösterilen ...'nin ciranta olduğu bu aşamadan sonra çekin bankaya ibraz edildiğinde bir sonraki cirantanın ... ,,,,,....Şti., ...ve ... olduğu fakat mahkememize sunulan çekte bu üç ciranta imzasının karalanarak kapatıldığı ve araya ... imza ve cirosunun yerleştirilmeye çalışıldığı, senette yapılan tahrifatın gözle görülür nitelikte olup yargılamayı gerektirdiği, ...'un usulüne uygun ciro silsilesi ile yetkili hamil olmadığı, ayrıca tarafların kabulünde olduğu üzere çek bedelinin ödenmiş olduğu..." gerekçesiyle, yapılmış olan itirazın kabulüne, mahkemece 2026/132 Değişik İş sayılı dosya üzerinden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhtiyati hacze itirazın süresinde olmadığını, mahkemenin itirazın süresinde olduğunun tespitinin hatalı olduğunu, ihtiyati haciz kararının .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında uygulanarak esas takibe geçildiğini, 14.06.2026 tarihinde ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun taşıtları ile taşınmazlarına kaydi haciz uygulandığını, aynı tarihte banka hesaplarına İİK.89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, banka hesaplarına haciz uygulandığından haberdar olan ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun 15.05.2026 tarihinde ihtiyati haciz miktarı olan 217.890,44 TL'yi dosyaya yatırdığını, bu nedenle borçlunun haczi 15.05.2026 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekeceğini, itirazın ise 25.05.2026 tarihinde 7 günlük yasal süre geçtikten sonra yapıldığını ve süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle itirazın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini,
Mahkemenin esasa ilişkin gerekçesinin de hatalı olduğunu, çek bedelinin ödendiğine dair gerekçenin elle tutulur bir tarafı bulunmadığını, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu lehdarın itiraz dilekçesinde lehtarın İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/937 Esas sayılı dosyası ile çek iptal davası açtığı ve ödemeden men kararı verildiğini, lehtarın mağdur olmaması amacıyla çek iptal kararını beklemeksizin 20.02.2025 tarihinde lehdar olan ... firmasına 217.890,44 TL ödeme yapıldığının iddia edildiğini, iptal kararı verilmeden önce sadece tedbir kararı uyarınca çek bedelinin bankadaki hesap yerine lehdara ödendiğini, oysa çek bedelinin yetkili hamile veya bankadaki çek hesabına ödenmesi gerektiğini,
Mahkemenin ayrıca bankaya ibraz edilen çek görüntüsü ile mahkemeye ibraz edilen çekin karşılaştırılması sonucu da talebi kabul ettiğini, oysa itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayıldığını, mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin dayandığı nedenlerin itiraz sebepleri olduğunu, belirtilen nedenin bunlardan olmadığını, çek aslı icra dairesinde olup, çekteki karalama ve eklemeler tahrifat niteliğinde olmadığından çekin kambiyo vasfına halel getirmeyeceğini, çekin kambiyo vasfına halel getirecek çekilde çekin ön yüzünde bir tahrifat bulunmadığını, sadece arka yüzde bazı ciroların silindiğini, çekin kambiyo vasfına itirazın bu davanın konusu olmadığını, ciro silsilesinin şeklen muntazam olduğunu, kaldı ki bunun itiraz nedeni de olmadığını, mahkemenin de çekin görüntüsünün bankadan istenmeyerek borçlunun sunduğu surete itibar edildiğini, müvekkilinin cirosunun sonradan atıldığına ve müvekkilin yetkili hamil olmadığına dair gerekçenin hatalı olduğunu ve yargılamayı gerektiren bu hususların ihtiyati haciz itirazı nedenlerinden olmadığını,
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, İİK'nın 265. madde gereğince ihtiyati hacze itirazın kabulü kararının istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Talep eden vekili; borçlu ... tarafından borçlulardan ...AŞ emrine düzenlenen ... ... Şubesine ait 08.02.2025 keşide tarihli 217.890 TL bedelli ve ... numaralı çeki ciranta olarak ibraz ederek, ibrazında çekin karşılıksız çıkması nedeniyle İİK 257.maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Çekin alacaklı tarafından ibraz edilen suretinde, çekin arka yüzünde ilk ciro lehdara aittir. Lehdrar cirosundan sonra aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ... Limited Şirketinin cirosu ondan sonra da alacaklı ...'un adı ve cirosunun bulunduğu görülmektedir.
Bu çek suretinde davacının cirosundan sonra gelen diğer ciroların karalandığı ve alacaklının cirosunun araya sıkıştırıldığı anlaşılmıştır. Mahkeme bu çeke göre ihtiyati haciz kararı vermiştir. Ancak itiraz eden borçlu keşideci tarafından ibraz edilen ve bankanın 10.02.2025 tarihli işleminin üstündeki cirolarda, davacının adının ve cirosunun bulunmadığı, ...Şirketinin cirosundan sonra sırasıyla ... ... ....Şti., ...ve ...'ın ciroları bulunduğu, bankanın karşılıksız kaşesinin son cironun altına yapıldığı ve burada alacaklının cirosunun bulunmadığı görülmüştür.
İbraz sonrası çekin cirosu mümkün olmakla birlikte bu ciro alacağın devri hükümlerine tabidir. Alacaklının bu devre ilişkin bir kanıt sunmadığı anlaşılmıştır.
İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.
İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Bu durumda, yokluğunda ihtiyati haciz yapılan veya hesaplarına haciz uygulanan kişinin bundan haberdar olması değil haciz tutanağının tebliği ile itiraz süresi başlamaktadır. İtiraz eden borçluya haciz tutanağının tebliğine ilişkin bir kanıt bulunmadığından itirazın süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Çekin ciro silsilesinden hak sahibi olan kişinin anlaşılması ve cironun teşhis fonksiyonunu eksiksiz şekilde yerine getirmesi gerekmektedir. Bankaya ibraz edilen çekte alacaklının cirosu bulunmamaktadır. Mahkemece incelenen çek suretinden bu hususun anlaşıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle dairemizce yeniden çek aslının incelenmesine gerek bulunmamaktadır.
Davacının hakkını bir birini takip eden muntazam ciro silsilesinden anlaşılmadığı, aksine çekin ibrazı sırasında alacaklının ciranta olarak yer almadığı, ibraz sonrası diğer ciroların silinerek alacaklının adının araya yazıldığı, ibraz sonrası yapılan cironun alacağın devri hükümlerine tabi olduğu ve bu hususta kanıt sunulmadığı, alacaklının gerekli ispat vasıtaları ile başvurması halinde ihtiyati haciz konusunda mahkemece her zaman yeniden değerlendirme yapılabileceği, bu talebe konu incelemenin sunulan delillere göre yapılması gerektiği ve mahkemece ihtiyati hacze yönelik itirazın kabulüne karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bu hali ile alacaklının çeke bağlı hakkın sahibi olduğunu kanıtlayamadığı ve bu durumun ihtiyati haciz nedenine ilişkin olması nedeniyle ihtiyati hacze itiraz sebebi olduğu anlaşılmakla, alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu ....07.2026 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun olup, alacaklı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Alacaklı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,
3-Alacaklı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.09.2026