Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1400 E. 2026/1364 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1400
- Karar No
- 2026/1364
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1400 Esas 2026/1364 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1400 KARAR NO : 2026/1364
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/07/2026 NUMARASI : 2024/1026 Esas 2026/665 Karar
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 01/02/2022
KARAR TARİHİ : 09/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :12/10/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı asıl borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri kapsamında davalı firmaya krediler kullandırıldığını, diğer davalı ...'ın sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kullandırılan kredilerin ödenmemesi sebebi ile davalılara Beyoğlu 48. Noterliği'nin 18/10/2021 tarihli kat ihtarnamesi keşide edilerek kredi hesaplarının kat edildiğinin ihtaren bildirildiğini, ihtara rağmen borçların ödenmemesi üzerine davalılar aleyhinde 10/11/2021 tarihinde Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2021/7147 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, ancak davalıların haksız, kötü niyetli ve icra takibini uzatmak maksatlı 26/11/2021 tarihli itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz eden borçlular aleyhinde alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalılar vekilli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafça başlatılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın dayandırdığı delillerin hiç bir örneğinin davalılara tebliğ edilmediğini, bu husustaki eksiklik giderilmeden ön inceleme aşamasına geçilemeyeceğini, davalıların bankaya borcu bulunmadığını, davacının likit bir alacağı olmadığından tazminat talep edemeyeceğini, davacı bankanın davalının banka hesabında bulunan mevduatını davalının bilgisi ve onayı olmadan vadesiz hesaba aktararak zarara sebebiyet verdiğini, bankanın bir alacağı mevcut ise bu zararın alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, tüm bu sebeplerle haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 04/06/2026 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, davalıların Eskişehir 8.İcra Müdürlüğünün 2021/7147 Esas sayılı dosyasında yapmış oldukları itirazın kısmen iptaline, takibin 1.129.616,01 TL asıl alacak, 19.574,09 TL işlemiş faiz, 978,71 BSMV, 3.218,05 TL masraf olmak üzere toplam 1.153.386,86 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,55 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si oranında takdir edilen 230.677,37 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bilirkişi raporunda bankanın depo talebine konu ettiği çeklere ilişkin çek basım tarihlerinin 31/08/2020 ve 29/06/2020 olduğu bu itibarla bilirkişi raporu tarihi ve karar tarihi itibariyle Çek Kanunu'nun 3/9. maddesi uyarınca bankanın ödeme yükümlülüğünün kalmadığı anlaşıldığından depo bedeli yönünden karar verilmesine yer olmadığı, dava tarihi itibariyle bu hususta bankanın hem asıl borçlu hem de kefil yönünden talebinde haklı olduğu hususu yargılama giderlerinin hesabında dikkate alınmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince takipte ve sözleşme uyarınca talep edilen %46,80 temerrüt faizi yerine %28,55 oranının uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çek depo talebinin dava tarihinde geçerli ve haklı olmasına rağmen, bu durumun yargılama giderleri ile vekâlet ücretlerine gereği gibi yansıtılmadığını, davacı banka lehine hükmedilen vekâlet ücretinin eksik hesaplandığını, davalılar lehine hükmedilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin hukuki dayanağının bulunmadığını, hüküm fıkrasının faiz, yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri yönünden denetime elverişli olmaması nedeniyle düzeltilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayri nakdi alacağın tahsili/deposu için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava konusu Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2021/7147 Esas sayılı dosyasının incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 1.180.794,25 TL asıl alacak, 38.333,97 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.916,44 TL faizin %5 gider vergisi ve 3.218,05 TL masraf olmak üzere toplam 1.224.262,71 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek %46,8 temerrüt faizi (davalı asıl borçlu ... San ve Tic. Ltd. Şti.'nin asıl alacağın 1.183.610,03 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla) ve iade edilmeyen 38 adet çek bedeli 101.460,00 TL tutarında nakdi teminatın depo edilmesi amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların 12/11/2021 tarihinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 30/03/2021 tarihli 2.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi tanzim edildiği, davalı ... 'ın iş bu sözleşmeye aynı limitle kefil olduğu görülmüştür. Yargılama aşamasında hükme esas alınan 04/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davalı asıl borçlu ... San. ve Tic.Ltd.Şti ve müteselsil kefil ...'ın kullandırılan ticari kredi borçlarından kaynaklı davacı ...Bankası AŞ'ye 1.129.616,01TL asıl alacak, 19.574,09TL işlemiş temerrüt faizi, 978,71 TL BSMV, 3.218,05 TL masraf toplamı 1.153.386,86 TL nakit borçlu olduğu ve yine bankanın davalı borçlu ve müteselsil kefilden takip tarihinde 101.460,00 TL çek sorumluluk tutarlarının depo edilmesi talebinin yerinde olduğu ancak davacı banka şubesinde yerinde yapılan incelemede bankaca talep edilen 38 adet çekten kaynaklı 101.460,00 TL Gayri Nakit (Çek) Depo Talebi riskinin rapor tarihi itibariyle ilgili çeklere ilişkin 5 yıllık ibraz süresi dolduğundan 101.460,00 TL riskin davacı banka tarafından risk düşümü yapılarak sıfırlandığı tespit edilmiştir. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi/gayri nakdi kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda 04/06/2026 bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ... 'ın iş bu sözleşmeye aynı limitle kefil olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesi nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazı temerrüt faiz oranına ve aleyhlerine hükmedilen veklaet ücreti ve yargılama giderlerine yöneliktir. Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 11. maddesinde düzenlenen " Temerrüt " başlıklı maddesinin (b) bendi uyarınca, “MÜŞTERİ, temerrüt halinde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihinden; bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları BANKA'ya bu Sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın kullanmış olduğu tüm kredilere, mevzuatta farklı bir faiz oranının uygularıması zorunlu kılınmadıkça; BANKA'nın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 (yüzde otuz) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Temerrüt faiz oranının tespitinde; TL borç için, BANKA'nın TCMB'ye TL krediler için bildirmiş olduğu, muacceliyet tarihi itibari ile geçerli olan, en yüksek kredi faiz oranının %30 (yüzde otuz) fazlası ve yabancı para (döviz borcu için, BANKA'nın TCMB'ye yabancı para (döviz) krediler için bildirmiş olduğu, muacceliyet tarihi itibari ile geçerli olan en yüksek kredi faiz oranının %30 (yüzde otuz) fazlası dikkate alınacaktır. MÜŞTERİ'ye uygulanacak temerrüt faizi hiç bir durumda; bu Sözleşme'nin Faiz maddesinde belirtilen azami kredi faiz oranlarına; bu oranın %100 (yüzde yüz) ilavesi ile bulunacak oranı aşmayacaktır." hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre temerrüt faizi, davacı bankaca mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 ilavesi olabilecektir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece davacı bankaya, temerrüt tarihi itibari ile benzer krediler için fiilen uygulanan faiz oranlarının bildirilmesi için kesin süre verilmesine rağmen davacı bankaca fiilen uygulanan faiz oranları dosyaya İbraz edilmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı bankaca davalı asıl borçlu firmaya kullandırılan nakdi kredilere uygulanan en yüksek kredi faiz oranının %21,96 , temerrüt faizinin %30 fazlası %28,55 olarak uygulanabileceği tespit edilmiş olup, bilirkişi tarafından davacı bankaca başka kredilere de uygulanan fiili faiz oranı tespit edilememesi hukuka aykırı olmakla birlikte istinafa gelenin sıfatına göre bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Davacı bankaca da bilirkişinin belirlediği orandan daha yüksek fiili faiz oranını ispatlayamadığından , davacı bankanın bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Hal böyle olunca mahkemece, davacı yanın temerrüt tarihinde benzer kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının daha yüksek olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacı bankanın davalıların işbu kredi ilişkisinde fiilen uyguladığı tespit edilen akdi faiz oranı esas alınarak bu oran üzerinden sözleşme hükümleri gözetilerek temerrüt faiz oranının tespit edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması sözleşmeye aykırı ise de, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığından eleştirilmekle yetinilmiş, davacının buna yönelik istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Yine davacı vekilince gayri nakdi alacak yönünden davanın konusuz kaldığı , mahkemece davacı yanın gayri nakdi alacak yönünden haklı kabul edilmesine rağmen ilk derece mahkemesince vekalet ücreti ile kabul red oranı esas alınarak yargılama giderinin yanlış hesaplandığı, davalılar lehine hükmedilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin hukuki dayanağının bulunmadığı gibi taraflarına eksik vekalet ücreti hükmedildiğini ileri sürülmüştür. Davacının istinaf itirazı doğrultusunda somut olay irdelendiğinde; Davacının davasının toplam 1.325.722,71 TL üzerinden harçlandırmak suretiyle açtığı, söz konusu harçlandırılan bedelin 101.460,00 TL'si gayri nakit alacağı deposuna ilişkin olup bakiye 1.224.262,71 TL'nin nakit alacak istemine ilişkin olduğu ihtilaf konusu değildir. Mahkemece davacının toplam 1.153.386,86 TL nakdi alacağa yönelik talebinin kabulüne, 70.875,85 TL nakdi alacağa ilişkin isteminin reddine, 101.460,00 TL gayri nakdi alacağa yönelik talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı lehine hükmedilen 45.000,00 TL ücretine yönelik davacının istinafı değerlendirildiğinde; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/(1) maddesi uyarınca hükmedilen nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağı , bu hale göre davanın red edilen 70.875,85 TL nakdi alacağa yönelik hesaplanan vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olmayacağından , mahkemece davalı lehine 45.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Davacı yanın lehine eksik vekalet ücreti hükmedildiğine yönelik istinafı itirazına gelince, Mahkemece davacı lehine davanın kabul edilen ve hüküm altına alınan toplam 1.153.386,86 TL nakdi alacağa yönelik kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/(1) maddesi uyarınca hesaplanan 179.008,03 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş olmasına rağmen konusuz kalan gayrı nakit alacak yönünden vekalet ücreti hususunda karar verilmemiştir. Gayri nakit alacağa ilişkin dava konusuz kaldığından yargılama giderleri yönünden davadaki haklılık durumunun dava tarihine göre tespiti gerekecektir. Mahkemece davacı bankanın gayrı nakit depo talebi yönünden dava tarihi itibariyle hem asıl borçlu hem de kefile yönelik talebinde haklı olduğu kanaatine varılmış , davalı yanca bu hususta istinafa gelinmemiştir. Bu durumda mahkemece konusuz kalan gayrı nakit depo talebi yönünden davacı lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken , konusuz kalan gayrı nakit depo talebi yönünden vekalet ücretine hükmedilmeyerek davacı yan lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davacı bankanın bu yöndeki istinaf itirazı yerinde bulunmuştur.
Davacı yanın yargılama giderine yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde; Davacı yanın harca esas dava değeri 1.325.722,71 TL olup, yerel mahkemece davacının iş bu talebinden toplam 1.153.386,86 TL nakdi ve 101.460,00 TL gayri nakdi alacak talebine ilişkin haklı bulunup, davacının 70.875,85 TL nakdi alacağa ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. Bu hale göre mahkemece 1.254.846,86 TL 'lik kısım hakkında davacı haklı bulunmuş, 70.875,85 TL lik kısım hakkında davasında isabet görülmemiş olup , davacının haklılık oranı % 94.65, davalının ise % 5.35 olmaktadır. Mahkemece tarafların haklılık oranları olan % 94.65 - % 5.35 oranları esas alınmak suretiyle tarafların katlanmakla yükümlü olduğu yargılama giderleri belirlenmesi gerekmesine rağmen , davacı lehine olacak şekilde kabul ve red oranı %95 ve %5 olarak belirlenmek suretiyle kararda yazılı yargılama giderine hükmedilmiştir. Bu hale göre mahkemece davacının haklılık oranı % 94.65 % oranı aşar şekilde %95 oran üzerinden yargılama giderine hükmedil usul ve yasaya aykırı ise de , istinafa gelenin sıfatı dikkate alındığında bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik kısmının kabulü ile sair itirazlarının reddine , ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kısmen kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 16/07/2026 tarih ve2024/1026 Esas 2026/665 Karar sayılı kararının vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA, B)1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, Davalıların Eskişehir 8.İcra Müdürlüğünün 2021/7147 Esas sayılı dosyasında yapmış oldukları itirazın kısmen iptaline, takibin 1.129.616,01 TL asıl alacak, 19.574,09 TL işlemiş faiz, 978,71 BSMV, 3.218,05 TL masraf olmak üzere toplam 1.153.386,86 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,55 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında takdir edilen 230.677,37 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Konusuz kalan depo bedeli talebi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Alınması gereken 78.787,85 TL harçtan peşin alınan 16.011,42 TL harç ile 6.628,61 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 56.147,82 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, (01/12/2022 tarih 2022/114 esas 2022/644 karar sayılı dosyamızdan yazılan 2022/717,2022/718,2022/720 sayılı harç tahsil numaralı harç müzekkerelerinin mahkememize iadesi, 2022/720 sayılı harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edilen 60,00 TL'nin yatırana iadesi için Eskişehir Defterdarlığına müzekkere yazılmasına) 5-Davacı tarafından yapılan 16.011,42 TL peşin harç ile 80,70 TL başvurma harcı ve 6.628,61 TL icra peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 266,50 TL tebligat gideri, 93,50 TL dosyanın BAM'a gidiş dönüş gideri, 10,00 TL müzekkere gideri, 3.700,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.070,00 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 3.866,50 TL 'lik kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 Sayılı Yasanın 18/A-13 maddesi gereği suç üstü ödeneğinden ödenen arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL'nin davanın red/kabul oranına göre 1.254,00 TL.'lik kısmının davalılardan, 66,00 TL'lik kısmının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 179.008,03 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Konusuz kalan gayri nakit alacak yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davanın reddedilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansı ile davalı tarafından yatırılan delil avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya/davalıya iadesine, C)1-Davacı tarafından yatırılan 4.023,03 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından posta ve tebligat gideri olarak yapılan 530,00 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 501,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-İİK'nun 36. maddesindeki koşullar oluşmadığından yatırılan teminatın bu aşamada iadesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -