İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/132 E. 2026/912 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/132
Karar No
2026/912
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/132 Esas - 2026/912 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/132 Esas KARAR NO : 2026/912

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki dolayısıyla; davalının davacı şirkete borçlanmış ancak borcunu ödememiş olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıdığını, cari hesap ekstrelerini sunduklarını, davacı şirket ile davalı firma arasında 09.06.2022 tarihli taşeron sözleşmesi yapıldığını, davalının taşeron firmaya avans ödemeleri, işçileri yönünden SGK ödemeleri, malzeme alımları gibi vs. hususlarda ödemeler yapılmış ve bu ödemeler faturalandırılmış olduğunu, davalı firma tarafından işbu faturalara herhangi bir itiraz edilmemiş ve fatura bedelleri kesinleşmiş olduğunu, bununla birlikte davalı firma tarafından kendisine yapılan ödemeler karşılığı işler tamamlanmamış, eksik/ayıplı iş ve imalatlarından kaynaklı cari hesap borcu doğmuş olduğunu, davalı firma tarafından yapılan işler faturalandırılmış olup işbu faturalar karşılığı da davacı şirketin kayıtlarına alınarak ödenmiş olduğunu ancak davalının taahhüt ettiği işleri tamamlayamaması, eksik ve ayıplı iş yapması, imalat ayıpları ve eksikliklerinin kendisi tarafından tamamlanmaması ve bu işlerin davacı tarafından 3. Kişilere yaptırılması sonucunda cari hesap borcu kapanmamış olduğunu, davalıya kesilen tüm faturaların işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, görüleceği üzere davalı cari hesap borçlarından kaynaklı fatura kesilmesine rağmen ödemelerini yerine getirmemiş olduğunu, bu hususun ticari defter ve kayıtların incelemesi ile de ortaya çıkacağını, davalı ödeme yapmadığı gibi herhangi bir neden de bildirilmediğinden işbu davaya konu icra takibi açılması zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu, davalının, takip dosyasını semeresiz ve sürüncemede bırakmak amacıyla borca itiraz etmiş olduğunu, bu haksız ve kötü niyetli itiraz üzerine takibin durmuş olduğunu, takibe itiraz sonrasında arabuluculuğa başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu belirterek, izah edilen nedenlerle takibe devam edebilmek için davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve kötü niyetli davalıdan %20 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ederiz. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davacının takip talebine hiçbir dayanak belge sunmadığını, dava konusu işin TOKİ idaresinde yapılan asıl işveren olan TOKİ idaresinden müvekkile ve davacı şirkete ait tüm belge ve kayıtların celbini karar verilmesini, müvekkil tarafından üstlenilen işin eksiksiz olarak ifa edildiğini, davacı tarafından ayıplı ve eksik olduğu ileri sürülen işlere ilişkin herhangi bir ihtar, tutanak ve ayıp ihbarı bulunmadığını, taraflar arasında cari hesapların mutabakat formu gönderilerek karşılıklı bakiyede mutabık kalındığını, müvekkilin ayıpsız olarak teslim ettiği ürünlere davacının çalışanları tarafından zarar verildiğini, davacı tarafından tek taraflı olarak hazırlanan faturaların delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte faturaya konu edilen bedellerin iddia edilen ayıplı işten mi kaynaklı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafından iddia olunan faturaların hiçbirinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, haksız davanın reddini, davacı tarafından iş bu haksız haciz de haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere aleyhine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmektedir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 2024/67088 E. sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Gevher Nesibe Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu ilgili evrakın dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin 10/10/2025 tarihli keşfinde dinlenen Davacı tanığı Halil Aksoy; "Ben davacı Erkut inşaat şirketinde teknik destek ekibinde çalışmaktayım, davalı tarafından takılan mutfak tezgahlarının bir kısmında oturanların şikayeti üzerine gittiğimizde genel olarak kırık ve çatlak olduğu su giderinde şişme ve suyun gidişinde sorun olduğu şeklinde şikayetler aldık, bu durumu davalı tarafa da bildirdik, davalı taraf bildirimde bulunmamıza rağmen söylenilen sorunları gidermedi, telefonlarımıza da cevap vermedi, anlaşma konusu yerde toplam 572 daire vardır benim şahit olduğum 60-65 tane mutfak tezgahında sıkıntı oluşmuştur ve bunlar davacı tarafça farklı bir firma olan Boran mermer isimli firmaya değiştirilmiştir, ürünlerin hepsi tek ölçü değildi, bildiğim kadarıyla 3-4 farklı kalıp vardı ve her ayrı kalıpta da sıkıntı çıktığını gördük, söylemiş olduğum gibi sorunlu ürünler Erkut inşaat tarafından yenisi ile değiştirilmiştir, yine mermerlerde hatırladığım kadarıyla çatlak, şişme, kırık, dışında delik olanlarda vardı, mermerlerden aşağıya su sızdığı da oluyordu, benim görevim dairelerde sorun olduğu takdirde bunları tespit edip sorunları giderecek ekip temin etmektir, biz sorunlu olduğu söylenen ürünleri anahtar tesliminden sonra ev sahibinin bize haber vermesi üzerine öğrendik, işin teslim alma konusunda yetkim yoktur, hatırladığım kadarıyla keşfe konu olan TOKİ inşaat işinde 2022 - 2023 yıllarında çalıştım, tanıklık ücret talebim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür. Mahkememizin 10/10/2025 tarihli keşfinde dinlenen Davacı tanığı Hakkı Başyiğit; "Bun Erkut inşaatta hakediş mühendisi olarak çalışmaktayım, TOKİ inşaatına konu toplam 572 daire vardır, bunların 65 tanesinde sorun olduğu bilgisi gelince biz davalı şirkete durumu bildirmemize rağmen davalı mutfak tezgahlarındaki sorunu gidermediği için biz söz konusu tezgahları Boran mermer isimli şirkete değiştirdik, TOKİ işinde önce geçici kabul yapılmakta, kesin kabule kadar da şikayetler daire sahiplerinden alınmaktadır, TOKİ şikayet olduğunda bu iş düzeltilmeden işe devama izin vermediği için biz davalı tarafa bildirimde bulunduktan sonra bir süre bekledik, onlar bu süre zarfında sorunu gidermediği için mermeri değiştirerek işimize devam ettik, ben şikayetleri aldıktan sonra davalı şirkete ve davacının yetkilisine bildiririm, inşaatı gelip gözlemlemedim o yüzden mermerlerdeki sorunlardan görgüye dayalı bilgim yoktur, sorun çıkan evlerin özelliklerini yada tek tip mermer şeklinde olup olmadıklarını bilemiyorum, Boran şirketinin daha sonra yapmış olduğu işten dolayı bir şikayet almadık, onların taktığı tezgahları değiştirmedik, TOKİ'nin geçici kabulünde değil kesin kabulünde bulundum, ben şikayetleri öğrendikten sonra bağlı olduğum müdür olan Aykut Çelikadam'a bildirdim, sonrasındaki işlemleri kendisi yapmıştır, işimizdeki prosedür bu şekildedir, tanıklık ücretim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür. Mahkememizin 10/10/2025 tarihli keşfinde dinlenen Davalı tanığı Kani Yolci; "Ben Kazım Aslantaş ile çalıştım, döküm mermer işi yapmaktayım, keşfe konu TOKİ'deki mutfak tezgahlarını biz taktık, ben döküm ve montaj işinde çalıştım, 3 farklı mutfak tezgahı ürettik ve sorunsuz bir şekilde ürünlerin montajını yaptık, ilk blok teslim edildikten sonra davacı yetkilileri geldi teslimi gerçekleştirdikten sonra diğer bloklara geçtik, bu şekilde bütün bloklardaki mutfak tezgahlarını taktık, yetkililer geldi kontrol etti, bize elinize sağlık dediler biz bu şekilde işi teslim ederek inşaattan ayrıldık, teslimden sonra ben yaklaşık 6 ay daha Kazım Aslantaş ile çalışmaya devam ettim bu süre zarfında bize herhangi bir ayıp bildirimi olmadı, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür. Mahkememizin 10/10/2025 tarihli keşfinde dinlenen Davalı tanığı Bilal Yolci; "Ben Kazım Aslantaş ile çalıştım, döküm mermer işi yapmaktayım, keşfe konu TOKİ'deki mutfak tezgahlarını biz taktık, ben döküm ve montaj işinde çalıştım, 3 farklı mutfak tezgahı ürettik ve sorunsuz bir şekilde ürünlerin montajını yaptık, ilk blok teslim edildikten sonra davacı yetkilileri geldi teslimi gerçekleştirdikten sonra diğer bloklara geçtik, bu şekilde bütün bloklardaki mutfak tezgahlarını taktık, yetkililer geldi kontrol etti, bize elinize sağlık dediler biz bu şekilde işi teslim ederek inşaattan ayrıldık, teslimden sonra ben 2-3 ay daha Kazım Aslantaş ile çalışmaya devam ettim bu süre zarfında bize herhangi bir ayıp bildirimi olmadı, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür. Mahkememizin 10/10/2025 tarihli keşfinde dinlenen Davalı tanığı Kazım Aslantaş; "Davacı şirket ile taşeron sözleşmesini eşim adına vekaleten ben imzaladım, keşfe konu TOKİ işinde 3 çeşit farklı mutfak tezgahı taktık, biz davacı ile anlaşmamız üzerine ilk bloku teslim ettikten sonra davacı yetkilileri kontrol ederek işi teslim alır ve sonra diğer bloklara geçeriz, bu şekilde işi sorunsuz bitirdik, işin tesliminden sonra da bize herhangi bir ayıp ihbarı olmadı, biz yaptığımız bu işten dolayı tüm hak edişleri de aldık, tarafımıza gelen bildirimler işin tamamen tesliminden önce gelen bildirimlerdir, gelen bildirimler sonrasında biz eksiklikleri tamamladık ve işi söylemiş olduğum gibi eksiksiz tamamlayarak davacı şirkete teslim ettik, biz işi teslim ettiğimiz zamanda davacının yetkilisi Hamza bey'di soy ismini hatırlamıyorum, eşime sözleşmeden kaynaklı teminat iadesi yapılmamıştır, tanıklık ücretim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür. Mahkememizin 10/09/2025 tarihli ön inceleme zaptının 9 nolu ara kararı gereğince dosyanın mali müşavir, nitelikli hesap uzmanı ve inşaat mühendisi bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek 10/10/2025 tarihinde keşif yapılarak rapor alınmasına karar verildiği ve 05/12/2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle;''Raporumuz içinde belirttiğimiz tarafların ticari defterlerinin incelenmesinden ulaştığımız tespitler şöyledir: 1. Davacının ve davalının ticari defterleri incelendiğinde davacının talep ettiği alacak tutarının davalıya düzenlenen 31.12.2023 tarihli KAR2023…193 numaralı 54.858 TL tutarlı fatura ile 11.09.2024 tarihli KAR2024…129 numaralı 298.095,90 TL tutarlı faturalarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 2. Tarafların ticari defterlerinde bu faturalar düzenlenmeden önce birbirlerine borçlu olduğu gözükmektedir. Hal böyle olunca bahse konu faturalar düzenlenmeden önceki davacının aleyhine delil teşkil eden ticari defter kaydında bulunan davalıya borcunun devir tutar olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bu durumda davacının alacağı şöyle hesaplanmaktadır: Takip Tarihi Bakiye 346.714,27 3. Davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için buradaki faturalara dayalı mal ve hizmet teslimini davacının ispatlaması gerekmektedir. 4. Davacının davalıya düzenlediği yukarıdaki faturalar sebebiyle yapmış olduğu mal ve hizmet teslimini heyetimizde yer alan inşaat mühendisi bilirkişinin keşif sırasındaki gözlemleri belirleyecektir.'' inşaat mühendisi raporunda özetle; ''1. Davacı tanık ifadelerinde 60-65 adet mutfak mermerinde problem çıktığı ifade edilmektedir. Dava dilekçesinin ekinde bulunan Erkut Yapı End. Firması tarafından Sibel Aslantaş’a tanzim edilen 11.09.2024 tarihli faturada 31,19 adet döküm mermer tezgah değişimi yapılması, 91,59 adet döküm mermer tezgahı, 20 adet tamir tadilat yazmakta olduğu görülmüştür. Buna göre değişen mutfak mermer tezgah sayısı 31,19+91,59+20= 142,78 ad olduğu anlaşılmakla, tanzim edilen faturadaki mermer tezgah sayısının davacı tanık anlatımlarından fazla olmak kaydıyla uyumsuz olduğu görülmüştür. 2. Keşif tarihinde davacı tanıklarının davalı tarafından yapıldığı ifade edilen mutfak mermer tezgahların evye içinin su akıntısının doğru olmadığı ve bu nedenle su birikmesine neden olduğu görülmüştür. Söz konusu hatalı işlerin teslim alındığında anlaşılamayan, ancak kullanmaya başlayınca ortaya çıkan türden hatalar olduğu değerlendirilmiştir. 3. Heyetimiz kesin kabul tutanağında TOKİ tarafından kusurlu bulunan mutfak mermeri sayısı ve tanık ifadelerinde bulunan kusurlu mutfak mermeri sayısına göre terditli hesaplama yaparak Takdiri Sayın Mahkemeye bırakmıştır. A- Kesin Kabul Tutanağı Eksik listesinde toplam 39 dairenin mutfak mermerinin kırık olduğu ifade edilmektedir. Buna 39 dairenin mutfak mermerinin taraflar arsındaki sözleşmeye göre bedeli 39 ad x 2,99 mtül x 595,00 TL/mt= 69.382,95 TL + KDV= 83.259,54 TL olarak hesaplanmıştır. B- Tanık ifadelerinde 60-65 adet mutfak mermerinin hatalı olduğu ifade edildiğinden 65 adet mutfak mermerinin taraflar arasındaki sözleşmeye göre bedeli 65 ad x 2,99 mtül x 595,00 TL/mt = 115.638,25 TL+KDV = 138.765,90 TL olarak hesaplanmıştır. 4. Taraflar arasındaki sözleşmede mutfak mermeri metre birim fiyatı üzerinden anlaşılmıştır. Ancak iş bu dava kapsamında davalı tarafa kesilen faturaların adet birim fiyatı üzerinden kesilmiş olduğu görülmektedir. Takdir sayın mahkemenindir.'' nitelikli hesap uzamanı raporunda özetle; ''Heyetimizde yer alan inşaat mühendisi bilirkişi tarafından yapılan incelemede, yapılan imalatlarda mevcut hataların montajdan kaynaklı olduğu ve kullanım ile ortaya çıkacak olan gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu hususta davacı tarafından davalıya gönderilmiş olan herhangi bir ayıp bildirime rastlanılmamıştır. Davalı tarafından işin eksiksiz yerine getirildiği bildirilmiş ancak davacı işlerin ayıplı olduğunu belirtmiştir. Bu hususta inşaat mühendisi bilirkişi tarafından yapılan incelemede sözleşmenin metretül üzerinden yapılmış olduğunu ancak dava dışı 3.kişiye yaptırılan işlerin ise adet olarak fatura edildiğini tespit etmiştir. Bu nedenle de ayıplı olan işlerin ne kadarlık kısmının ayıplı olduğu ve dava dışı 3.kişiye yaptırılıp davalıya ise fatura edilen (icra takibine dayanak fatura) kısmın bedeli tespit edilememiştir. Dosyada mevcut tanık ifadeleri kapsamında değerlendirme yapılmıştır.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.

Mahkememizin 15/04/2026 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğince daha önce rapor alınan bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği ve 18/05/2026 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi ek raporunda özetle; '1-) Dava konusu mutfak mermerinde bulunan kusurlu imalatların sonradan başka imalatların yapılırken bu imalatlara zarar verilerek meydana gelmesinin veya kullanıcı kaynaklı olmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. 2-) Davacı tarafından 31,19 adet, 1 adet, 91,59 adet, 20 adet, 1 adet döküm mermer mutfak tezgahı değişim bedeli faturaları kesilerek alacak talebinde bulunulmaktadır. Dava konusu mutfak mermerinin virgülden sonra küsüratlı adet ile fatura kesilmesi inşaat imalatları yönünden teknik olarak anlaşılması mümkün olmamıştır. Zira mutfak mermer adedinin tam sayı olup virgülden sonrası anlam verilememiştir. Alçı yapılmadan net ölçü alınamayacağı bu nedenle adet olarak fatura kesilmesi inşaat tekniği açısından anlamlı bir ifade değildir. İşin sonunda net ölçü alınması doğru olsa da bunun mtül olarak hesaplanmasının mümkün olduğu değerlendirilmiştir. 3-) Keşif tarihinde davacı vekili tarafından talep edilen bu adetler tarafımıza gösterilememiştir. Kusurlu ürünlere ilişkin dosya içinde delil tespiti de bulunmamaktadır. 4-) Harici iddia ve itirazlar şahsımın uzmanlık alanına girmemektedir. Yukarıda arz edilen nedenlerle ana rapordaki hesaplamalarda ve kanaatlerimde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. Takdir sayın mahkemenindir.'' mali müşavir bilirkişi ek raporunda özetle; '' Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkilinin ticari defterlerinin tasdik yönünden usulüne uygun olduğunu, davalının ticari defterlerini sunmadığını ve müvekkilinin ticari defterlerinin delil olarak dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Bu husus mahkemece değerlendirilecek bir konudur. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkilin davalıya kestiği 31.12.2023 tarihli 54.858,00 TL ve 11.09.2024 tarihli 298.095,90 TL tutarlı faturalar ile ilgili olarak mal ve hizmet tesliminin ispatlanması gerektiğinin belirtildiğini, bu faturaların yeni bir mal satışı olmadığını, davalının ayıplı ifası nedeniyle müvekkilin uğradığı zararın (yeniden üretim ve tamirat bedelinin) yansıtılmasına yönelik fatura olduğunu ve ispatın gerçekleştiğini belirtmiştir. Ancak bu husus tarafımızın uzmanlık alanı değildir. Davacı vekilinin belirttiği konunun teknik bilirkişilerce değerlendirilmesi ve davalının yapmış olduğu ifanın ayıplı olması ve bahse konu ayıbın düzeltilmesine yönelik düzenlenen faturadaki bedellerin de uygun olması durumunda davacı alacağına eklenmelidir. Takdir mahkemenindir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde taraflar arasında cari hesaplar konusunda mutabakat olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili ayrıca davacının ileri sürdüğü fatura içeriğini kabul etmediklerini, faturaların icra takibinden sonra dahi tebliğ edilmediğini, tek taraflı faturanın kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmüştür. Davalı vekilinin ileri sürmüş olduğu hususa yönelik olarak davacı itirazı yukarıda değerlendirilmiştir. Netice itibariyle kök raporumuzdaki görüş ve kanaatlerimizde bir değişiklik söz konusu olmamıştır Takdiri mahkemeye ait olmak üzere arz ederim.'' nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ek raporunda özetle; ''Heyetimizde yer alan inşaat mühendisi bilirkişi tarafından yapılan incelemede, yapılan imalatlarda mevcut hataların montajdan kaynaklı olduğu ve kullanım ile ortaya çıkacak olan gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu hususta davacı tarafından davalıya gönderilmiş olan herhangi bir ayıp bildirime rastlanılmamıştır. Davacı tarafından Bilirkişi Heyet Raporuna itiraz dilekçesinde; “Davalı taraf her ne kadar ayıplara ilişkin kendisine ihbar yapılmadığını iddia etmişse de sözleşmede iletişim numarası olarak belirtilen 0553 352 44 75 numaraya müvekkil tarafından TOKİ'nin kesin kabul inşaat eksik ve kusurları olarak belirtilen mutfak tezgahlarında yer alan kusur ve eksikliklerin listesi gönderilmiştir." denilmek suretiyle ayıp ihbarında bulunulduğu belirtilmiştir. Yapılmış olan bildirim hususunda ise takdir Sayın Mahkemeye aittir.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.

Dava konusu talep yönünden Mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için yazılan müzekkereye Gevher Nesibe Vergi Dairesi tarafından cevap verildiği, davalının bilanço usulü defter tuttuğu ve tacir olduğunun belirtildiği görülmekle Mahkememizin görevli olduğu anlaşılarak yargılamaya devam edilmiş ve esas hakkında karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, takibe konu cari alacaktan kaynaklı davacının alacaklı olup olmadığının tespiti için deliller toplanmış ve mahallinde bilirkişiler eşliğinde tanıklar dinlenerek keşif yapılmış ve 05/12/2025 tarihli kök ve 18/05/2026 tarihli ek raporlar alınmıştır. Davacının eksik, ayıplı iş iddiasında olduğu görülmekle birlikte bu konuda yapılmış bir delil tespitinin veya davalıya yapılmış ve tam olarak ayıplı ürün miktarını içeren belgeleri ile birlikte ihtarın bulunmadığı görülmüş, tanık beyanlarının bu konuda miktarı yönünden ispat için yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Davalının düzenlediği faturaların davacının defterinde kayıtlı olmasına rağmen davacının düzenlediği takibe esas 2023 tarihli faturanın davalının defterinde kayıtlı olmadığı, diğer faturanın ise kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği, ispat yükünün davacıda olmasına rağmen davacının bu ayıplı ürün miktarını ispat edemediği görülmüştür. Bu durumda rapor ile tespit edilen Toki kesin kabul tutanağındaki ayıplı ürün miktarının esas alınması gerektiği değerlendirilmiş ve bu miktarında raporda belirtildiği üzere 83.259,54 TL olduğu görülmüş ve bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü gerektiği anlaşılmış, dava konusu değerin bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş olması nedeni ile alacağın likit olmadığı görülmüş ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmiş ve böylece, DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/67088 E. sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 83.259,54 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları oluşmadığından ve alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/67088 E. sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 83.259,54 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Şartları oluşmadığından ve alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 5.687,46 TL karar ve ilam harcından 4.187,45 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 1.500,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.187,45 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.802,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere gideri 18.953,00 TL ve 4.361,50 keşif harcı gideri olmak üzere toplam 23.314,50 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 5.598,72 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 60,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 45,59 TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 1.104,64-TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın red oranına göre belirlenen 3.495,36-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/10/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/132, K. 2026/912, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-132-e-2026-912-k-5035034ce6f5