İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/355 E. 2026/844 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/355
Karar No
2026/844
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/355 Esas - 2026/844 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/355 Esas KARAR NO : 2026/844

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan 448.492,17-TL tutarında alacaklı olduğunu, söz konusu alacağın dosyaya sunulan mutabakat mektubunda görüldüğünü, bu alacağın oluşumuna ilişkin faturaların dosyaya sunulduğunu, davalının mutabakat mektubunda kabul ve imzası bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2025/13926 E sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ve iptali gerektiğini belirterek itirazın iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı şirket tarafından müvekkil şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2025/13926 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, cari hesap ekstresinin hukuki bir dayanağının olmadığını, davacı tarafın dayanak gösterdiği 04.03.2025 tarihli mutabakat mektubunun müvekkil şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, söz konusu belgenin müvekkil şirketin bilgisi dahilinde olmadığını, mutabakat mektubunda belirtilen mail adresinin müvekkil şirkete ait olmadığını, SNM2025000001447, SNM2025000001156, SNM2025000001021, SNM2025000001022, SNM2025000000832, SNM2025000000819, SNM2025000000818, SNM2025000000642, SNM2025000000644, SNM2025000000460, SNM2025000000461, SNM2025000000136 ve SNM2025000000137 numaralı faturalardan kaynaklandığı iddia edilen 448.492,17 TL tutarındaki bakiye alacağın ve 448.492,17TL tutarındaki toplam borcun gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın borcun varlığını ispat edemediğini, bu nedenle icra takibine, asıl alacağa, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiklerini, icra dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava konusu icra takibine (ticari alacak) davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinden ibarettir. Kayseri Genel İcra Dairesi 2025/13926 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının Sönmez Gümrük Müşavirliği Nakliye Antrepo İşletmeciliği İnşaat Ve Taahhüt Limited Şirketi, borçlusunun Denka Çelik Metal Serbest Bölge İşletmeleri Mehmet Katartaş Kollektif Şirketi olduğu, toplam alacak tutarının 452.543,96-TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz'in 20/11/2025 tarihli celsesinin 7 nolu ara kararında; "Her iki taraf şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir mali bilirkişi vasıtasıyla... bilirkişi raporu alınmasına," karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Davacının ticari defterlerinin e-defter statüsüne tabi olduğu anlaşıldığını, Davacı tarafça dosya kapsamına e-defter dataları sunulmamıştır. Hal böyle olunca ticari defterlerin GİB sisteminden doğruluğu teyit edilemediğini, bu haliyle davacı defterlerinin usulüne uygun olduğuna ilişkin değerlendirme yapılamadığını, davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde faturalar, mutabakat belgesi ve cari hesap ekstresi dayanak gösterildiğini, davacının davalı adına düzenlediği faturalar, davalı hesabına borç kaydettiği tutarlar (damga vergisi, davalı adına ödendiği belirtilen yolluk, fazla mesai vb.) ile davalının ödemesi bir bütün olarak dikkate alındığında 451.752,17-TL alacak hesaplandığını, ancak halihazırda bu tutar ispatlanmış değildir, davacı tarafça flash bellek içinde sunulan faturalar, davalı adına yapıldığı belirtilen borç dekontları ve damga vergisi ödemeleri ile diğer dayanak belgelerin ve davalının ithalat/ihracatına ilişkin gümrük giriş ve çıkışlarına ait belgelerin gümrükçü bilirkişi tarafından incelenerek davacının düzenlediği faturalara dayalı hizmetin sunulup sunulmadığı, davalı adına ödemeler yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise tutarının tespiti ve davacının alacaklı olduğu tutarın hesaplanması gerektiği bildirilmiştir. Mahkememiz'in 02/04/2026 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararında; "Dosyada rapor sunan mali müşavir bilirkişinin yanına Gümrük alanında uzman bilirkişi eklenerek, bilirkişi raporuna karşı itiraz ve USB bellek dikkate alınarak ek rapor alınmasının istenilmesine," karar verilmiştir. Bilirkişiler tarafından sunulan raporda özetle; Davacının 2025 yılına ilişkin 4 aylık e-defter datası sunulmuştur. Söz konusu datalar tarafımızca incelenmiş ve her ayın beratının zamanında alındığı, görülmüştür, kapanış beratının alınma süresinin henüz sona ermediğini, Envanter defterine ilişkin yeni sunulan flash bellek içinde bilgi bulunmamaktadır. Kök raporumuzda envanter defterinin sadece noter tasdikli ön yüzü sunulduğu için yazılı olup olmadığına ilişkin tespit yapılamadığı belirtildiğini, Davacının davalıdan talep ettiği tutara ilişkin kök raporumuzda yapmış olduğumuz tespitlerin tamamının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş ve rapor ekinde sunulduğunu, davalı taraf, SBBUP kayıtlarında sabit olan mal ve hizmetler teslim almış, işlemlerin yürütülmesi için davacıya tam yetkili gümrük vekaletnamesi vermiş ve ticari ilişkinin devamında davacıya 150.000,00 TL ödeme yaptığını, Davalının fatura ve dekont tutarlarına yönelik soyut itirazı, gümrük işlemlerinin resmi ve maktu masrafları (dekontlar) ile asgari ücret tarifesi (faturalar) karşısında mesnetsiz kalmaktadır. Aksi ispat edilemeyen yasal belgeler uyarınca davacının 451.752,17-TL bakiye alacağının yerinde olduğu bildirilmiştir. Ön inceleme celsesinin 12 nolu ara kararında davalı şirketin mutabakat mektubuna dair imza inkarı vs savunmalarına dair isticvabına karar verilmiştir. Davalı şirkete verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen duruşmaya katılmadığı, beyanda da bulunmadığı anlaşılmakla, 1 nolu celsenin 2 nolu ara kararında davalının mutabakat mektubu içeriğini ve imzayı ikrar ettiği kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, mutabakat mektubu ve faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında hak düşürücü süre 1 yıl olup, süre itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başlamaktadır.{İİK m.67} Somut olayda davanın süresinde açıldığı görülmektedir. Davacı vekili müvekkilinin davalıya mal ve hizmet sağladığını, taraflar arasındaki mutabakat sözleşmesi gereği borç ikrar edildiği halde takip konusu faturaya dair davalı tarafından ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Davalı taraf aralarındaki cari hesap ilişkisini, mutabakat mektubunu ve imzayı inkar etmiştir. Davacının fatura gereği alacağını ispat edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi hususunda ara karar kurulmuş ve gerekli ihtarat yapılmıştır. Davalı defter ibraz etmemiştir. Davacının ise defterleri tasdikli olup delil niteliğindedir. Davacının defterinde dava konusu faturanın kayıtlı olduğu görülmüştür. Gümrük bilirkişisinin raporuna göre davacının takip ile istemiş olduğu alacak tutarı; gümrük işlemlerinin resmi ve maktu masrafları ile uyumlu olup, dekontlar ve faturalar karşısında davalının aksi delil ikamesi sağlayamadığı görülmüştür. Mutabakat mektubunu 1 nolu celsenin 2 nolu ara kararı ile davalı tarafın ikrar ettiği görüldüğünden, bilirkişi raporları ile alacağı teyit edilen davacının; HMK 190 ve TMK 6 maddeleri uyarınca takibe konu alacak miktarını ispat ettiği, davalı tarafın ise aksini ispat edemediği görülmüştür. Neticede sübut bulan davada takibin asıl alacak üzerinden devamına, takibe konu alacağın likit olduğu ve sair unsurların kamilen sağlandığı anlaşılmakla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile; -Kayseri Genel İcra Dairesinin 2025/13926 esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile asıl alacak 448.492,17-TL bakımından takibin devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, asıl alacağın (448.492,17-TL) %20'si tutarında olmak üzere 89.698,43-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 30.636,50-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 5.396,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.240,09-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 6.099,31-TL, posta ve tebligat masrafı 2.347,50-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL, olmak üzere toplam 20.446,81-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 71.758,75-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.24/09/2026 Katip

Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/355, K. 2026/844, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-355-e-2026-844-k-226a19e7fec2