İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/249 E. 2026/725 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/249
Karar No
2026/725
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/249 Esas KARAR NO : 2026/725 İcra Dosya No : ... İcra Dairesi 2025/... Esas

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/03/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 09.10.2023-09.10.2024 tarihleri arasında ... sayılı Genişletilmiş Binek Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış olduğunu, ... plakalı aracın davalının sigortacısı olduğu ... plakalı sayılı araç ve dosya dışı ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu çok taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kusur tespitlerine istinaden davalıya rücu talebinde bulunduklarını ancak olumsuz geri dönüş aldıklarını ve ... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasıyla başlattıkları icra takibine itiraz edildiğini beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise; sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, kusursuzluk sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini ve hükmedilecek tutardan iskonto indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazası nedeniyle sigortalısına ödeme yapan kasko sigortacısı tarafından ZMM sigortacısına rücu amacıyla başlatılan ... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; haklarına halef olunan dava açsa idi ne şekilde dava görülecek idiyse halef olanın açacağı rücu davasının da aynı şekilde görüleceği belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK 49. maddesi : '' Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren,bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. '' şeklindedir. 6098 sayılı TBK 50. maddesi : '' Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. '' şeklindedir. Haksız fiil 6098 sayılı TBK'nın 49 vd. maddelerinde düzenlenmiş olmakla kısaca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür şeklinde tanımlanmıştır. Haksız fiilin unsurlarını hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirtmek mümkündür. 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi ile zarar görenin zararı ve zarar verenin kusurunu ispat yükü olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla haksız fiil sorumlusunun kim olduğu,haksız fiil sonrası zararın miktarı ve haksız fiil sorumlusunun kusurunu ispat yükü zarar görenin üzerindedir. Nitekim gerek 4721 sayılı Medeni Kanunun 6. maddesinde gerekse 6100 sayılı HMK'nın 190/1. maddesinde ispat yükünün iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce kurulan ara karar sonrası düzenlenen 20/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda : '' ... plaka sayılı araç sürücüsünün, sevk ve hakimiyetinde bulunan aracın hızını, teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak, dikkat ve özenden uzak biçimde kullandığı, aracının ön kısımları ile önünde aynı şeritte seyir halinde bulunan ... plakalı aracın arka kısımlarına çarptığı (ŞEKİL1), çarpmanın etkisiyle savrulan ... plakalı aracın da sol ayna kısımlarıyla, sol şeritte durma duraklama halinde bulunan ... plakalı aracın sağ aynasına çarptığı (ŞEKİL2) tespit edilmiştir. Kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında; ... plaka sayılı araç aynı kanun yönetmeliğinin 135/A1 maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaatine ... plaka sayılı araç yönünden iştirak edebileceğim, ancak Şekil 1'de de izah edildiği üzere ... plaka sayılı aracın kusuru nedeni ile meydana gelen trafik kazasından ve hasardan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, dava konusu trafik kazasının 2 ayrı kaza olarak değerlendirilmesi gerektiği; Kaza 1 (Şekil1) ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan kusurlarından Madde 52/C (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal ederek söz konusu maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği ve %100 oranında KUSURLU davrandığı, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun; Trafik kazasına sebebiyet verecek bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Kaza 1 (Şekil1) Karayolları Trafik Yönetmeliği Karayolunda Bozulup Kalan Araçlar Madde 135- Herhangi bir arıza veya trafik kazası nedeniyle karayolunda sürülemeyecek araçlar için aşağıdaki esas ve usuller uygulanır. a) Durumlarına göre bozulan araçlar için park etme ve duraklamada alınacak önlemlerden gerekli olanlar uygulanmakla birlikte; 1) Yol, hava ve trafik durumu ile gece ve gündüz oluşuna göre nizami park ve kuyruk ışıkları yakılmadığı, yakılamadığı veya yakılması halinde dahi 150 metre mesafeden diğer araç sürücüleri tarafından açıkça görülemediği takdirde, bozulan aracın ön ve arkasına uygun yerlere diğer araç sürücülerinin 150 metre mesafeden açıkça görebilecekleri şekilde birer kırmızı yansıtıcı veya kırmızı ışıklı cihaz konulması, Olarak hüküm altına alındığı, ancak kazanın meydana gelme şekli değerlendirildiğinde ... plaka sayılı aracın ... plakalı aracın çarpmasıyla savrulduğu, ... plakalı aracın yukarıda yazılı tedbirleri alması durumunda da kazanın önlenemez olduğu değerlendirilerek, bu kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ve ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun kusurlarının bulunmadığı, 2. Kazanın meydana gelmesine de ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın neden olduğu kanaatine varılmıştır.'' şeklinde tespitte bulunulmuştur. Eldeki dosya incelendiğinde : Kazaya karışan araçlar ... ve ... olmakla davacı ... plakalı aracın kasko sigortacısıdır. Dava dışı sigortalısına zararını ödeyerek haklarına halef olan davacı, sigortalısı talepte bulunsa ne şekilde haklara sahip olacak ise eldeki davada da aynı şekilde talepte bulunma hakkına sahip olacaktır. Bu nedenle zararın varlığı ve davalının kusur durumunu ispat külfeti davacı üzerindedir. Davalı ... plakalı aracın ZMMS'si olmakla sorumluluğu sigortalı aracının kusuruna bağlıdır. Davacının sigortacısı olduğu ... plakalı araç arkadan ... plakalı araca çarpmış ve daha sonra ... plakalı araç da ... plakalı araca çarpmıştır. Yukarıda haksız fiilin unsurları açıklanan zararın talep edilebilmesi için öncelikle uygun illiyet bağı bulunmalıdır. ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması sırasında yani diğer bir deyişle ilk kaza anında, davalının sigortalısı ... plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde bir etkisi bulunmamaktadır. Kaza tespit tutanağında görüleceği üzere ... plakalı araç sol şeritte arızalı şekilde durmaktadır. ... plakalı aracın çarpmasının sebebi ... plakalı aracın sol şeritte duraklaması ile ilgili değildir. ... plakalı aracın ... plakalı araç sürücüsünün görüşünü kısıtladığı durum da mevcut değildir. Dolayısıyla ... plakalı aracın duraklaması nedeniyle bir kusur var ise bunu ileri sürebilecek taraf ... plakalı araç olmayıp ancak ilk çarpmanın devamında meydana gelen 2. çarpma sebebiyle ... plakalı araç ileri sürebilecektir. Dolayısıyla bilirkişi tarafından meydana gelen kazanın 2 ayrı kaza olarak ayrıştırılması yerinde olup davalı sigortalısının kusurunun bulunmadığı teknik tespiti de yerindedir. Davalının sigortalısının, davacı sigortalısı açısından kusuru bulunmamakla davanın reddine karar verilmiştir. Salt takip başlatmakla davacı kötü niyetli olmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının 854,36 TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 122,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/249, K. 2026/725, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-249-e-2026-725-k-e98852cea1ea