İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/654 E. 2026/647 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/654
Karar No
2026/647
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/654 Esas KARAR NO : 2026/647

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 26/08/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ...Tic. A.Ş. (...) arasında örme kumaş alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen 10/04/2025 tarihli “Verilen Teklif Örme Kumaş Teyit Formu” ile KDV dahil 12.540.000,00 TL tutarında sipariş verildiğini, sipariş bedeline karşılık davalı ...’a avans niteliğinde, müvekkilinin ve müşterilerinin keşidecisi olduğu çeklerin teslim edildiğini, 10/05/2025 tarihinde teslimi gereken 58.259,59 kg ürünün teslim edilmediğini, müvekkilinin ... 14. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile mal teslimini veya bedelin/çeklerin iadesini istediğini, davalı ...’ın ... 21. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesinde de teslimin yapılmadığını kabul ettiğini, buna rağmen çeklerin faturasız ve cari hesaba ilişkin belge düzenlenmeksizin, organik bağı bulunan dava dışı ...Ltd. Şti. (...) aracılığıyla davalı ... A.Ş.’ye (...) devredildiğini, ...’in 6361 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca gerekli istihbaratı yapmadığını ve çekleri iktisap ederken bile bile müvekkilinin zararına hareket ettiğini, bu nedenle şahsi defilerin ...’e karşı da ileri sürülebileceğini belirterek, aşağıda dökümü yer alan1) ... seri nolu, 15/11/2025 vade tarihli, 1.020.000,00 TL bedelli çek; 2) ... Bankası ... seri nolu, 29/11/2025 vade tarihli, 1.020.000,00 TL bedelli çek; 3) ... Bankası ... seri nolu, 13/12/2025 vade tarihli, 1.020.000,00 TL bedelli çek; 4) ... Bankası ... seri nolu, 31/01/2026 vade tarihli, 1.020.000,00 TL bedelli çek; 5) ... A.Ş. ... seri nolu, 30/10/2025 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli çek; 6) ...bank A.Ş. ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 190.000,00 TL bedelli çek; 7) ... ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli çek; 8) ... A.Ş. ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli çek; 9) ... A.Ş. ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli çek; 10) ... A.Ş. ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli toplam 7.320.000,00 TL bedelli 10 adet çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine,. .. 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş, ...K. sayılı ve 06/08/2025 tarihli İİK m.72/2 tedbir kararının devamına veya yeniden tedbir kararı verilmesine, davalıların dava konusu bedelin %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalı şirketin merkezinin ... olduğunu ve İİK m.72 uyarınca Gaziantep mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, davacının kambiyo senedine karşı ileri sürdüğü bedelsizlik iddiasını kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini (HMK m.190), hangi teslimatın hangi çeke karşılık geldiğine ilişkin tasfiye cetveli, irsaliye, sevk veya kabul tutanağı sunmadığını, müvekkili şirketin 11/05/2025 tarihinde konkordato başvurusunda bulunduğunu ve ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...Esas sayılı dosyasında 12/05/2025 tarihinde geçici mühlet verildiğini, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı, rapor sonrası beyanlarında da defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, 7 adet çek karşılığında mal teslimi yapıldığının sabit olduğunu, bakiye 3 adet çekin ise kendi ticari ilişkisi çerçevesinde dava dışı ...’a ciro edilmesinin hukuka uygun olduğunu ve avans iddiasının yazılı delille ispatlanamadığını savunmuştur. Davalı ... vekili cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı ... ile...tarih ve ... sayılı Genel Faktoring Sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşme kapsamında 15/04/2025, 30/04/2025 ve 05/05/2025 tarihlerinde yapılan faktoring işlemlerinde ...tarafından davalı ... adına düzenlenmiş faturalardan doğan alacakların temlik alındığını ve faturaların ödeme aracı olan çeklerin (dava konusu çekler dahil) ciro yoluyla iktisap edildiğini, işlem sırasında fatura borçlusu ...’dan faturaların kayıtlara işlendiği, mal ve hizmetin eksiksiz teslim alındığı ve çeklerin faturaların tasfiyesi amacıyla verildiği yönünde yazılı teyit, beyan ve taahhüt alındığını, Merkezi Fatura Kaydı Sistemi’ne bildirimlerin yapıldığını, davacının faktoring işleminin tarafı olmadığını, 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca şahsi defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, çekleri iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmediğini, ... ile ... arasında organik bağ bulunmadığını ve çeklerin gerçek bir mal ve hizmet ilişkisine dayandığını belirterek davanın reddini, davacının dava konusu bedelin %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir. DELİLLER Dava, takip öncesi açılmış İİK m.72 kapsamında menfi tespit davasıdır. Davalı ...’ın yetki itirazı, davalılardan ...’in yerleşim yerinin ...’da bulunması, İİK m.72 son fıkrası ile HMK m.7/1 uyarınca birden fazla davalı bulunan davalarda davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilmesi nedeniyle reddedilmiştir.Dava şartı olan arabuluculuk (TTK m.5/A) sürecinin tamamlandığı anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış; davalı ...’ın ticari defter ve kayıtları üzerinde ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 03/04/2026 tarihli rapor ile 18/06/2026 tarihli ek rapor alınmıştır. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde ise bilirkişi ... tarafından 24/04/2026 tarihli kök rapor ile 21/05/2026 tarihli ara karar üzerine 03/08/2026 tarihli ek rapor düzenlenmiştir. Ayrıca Finansal Kurumlar Birliği Merkezi Fatura Kayıt Sistemi’ne, Gelir İdaresi Başkanlığı’na, Finansal Kurumlar Birliği’ne ve Bankalar Birliği’ne müzekkereler yazılmış, cevaplar dosyaya alınmıştır. Davalı ...’ın defterleri üzerinde bilirkişi ... tarafından yapılan incelemede; 2025 yılı yasal defterlerinin TTK m.64 ve m.65’e uygun, e-defter olarak ve kayıt nizamına uygun tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2024 yılından devreden bakiye ile 2025’te de sürdüğü, davalı ...’ın 13/05/2025 itibarıyla davacıya 7.635.752,63 TL borçlu göründüğü, dava konusu 10 çekten toplamı 6.270.000,00 TL olan 7 adedi karşılığında davacıya mal ve hizmet teslimi yapıldığının, toplamı 1.050.000,00 TL olan 3 adedi karşılığında ise mal ve hizmet teslimi yapılmadığının davalının yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, çeklerin tamamının davalı ... tarafından ...’a ciro edildiği ve ...’ın bunları finansman amacıyla ...’e verdiği,... ile ... arasındaki ilişkinin de gerçek mal ve hizmet alımına dayandığı tespit edilmiştir. Ek raporda bu tespitler korunmuştur. Davacının defterleri üzerinde yapılan incelemede; 2024-2025 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yaptırıldığı ve usulüne uygun tutulduğu, 08/05/2025 tarihine kadar davalı ...’dan 7.348.481,92 TL mal alımı yapıldığı, davalıya 12.520.000,00 TL tutarında 23 adet çek verildiği, bunlardan 10’unun dava konusu edildiği, dönemsel bakiye yöntemiyle yapılan analizde; 6.270.000,00 TL bedelli 7 adet çekin 11/04/2025 tarihli bordro ile verilip 14/04/2025’te kayıtlara intikal ettiği tarihte davacının davalıya 4.632.349,27 TL fatura borcunun bulunduğu, çek ve 112.325,08 TL havale mahsup edildiğinde oluşan 1.749.975,81 TL fazlalığın 28/04/2025 tarihli davalı faturaları ile mahsup edilmesi gerektiği ve bu 7 çekin faturaya dayalı borca karşılık verildiği; buna karşılık 250.000,00 TL bedelli ... seri nolu çekin 25/04/2025’te, 500.000,00 TL bedelli ... seri nolu ve 300.000,00 TL bedelli ... seri nolu çeklerin 30/04/2025’te davacı kayıtlarına intikal ettiği tarihlerde ise davalının davacıya borçlu olmadığı, aksine davacının davalıdan alacaklı bulunduğu, dolayısıyla bu 3 çekin (toplam 1.050.000,00 TL) avans olarak verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Ek raporda kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi ayrıca mersis kayıtlarına göre ... ile ...’ın farklı adreslerde faaliyet gösterdiğini, ortaklık ve yönetim yapılarının farklı olduğunu, ...’ın 04/01/2021’de kurulan tek ortaklı limited şirket olduğunu ve ortaklık yapısının kuruluştan beri değişmediğini tespit etmiştir. Finansal Kurumlar Birliği’nin ... tarihli cevabı ve eki dökümden, temlik alınan 18 adet fatura bakımından her faktoring işlem tarihinde Merkezi Fatura Kayıt Sistemi’ne bildirim yapıldığı; dava konusu çeklerden toplam 6.270.000,00 TL bedelli 7 adedinin 15/04/2025, 250.000,00 TL bedelli 1 adedinin 30/04/2025, toplam 800.000,00 TL bedelli 2 adedinin ise 05/05/2025 tarihinde bildirildiği, kayıt dışı temlik edilmiş fatura veya çek bulunmadığı anlaşılmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 02/06/2026 tarihli cevabına göre ... tarafından ... adına düzenlenen ticari e-faturalar alıcıya iletilmiş, alıcı tarafından süresinde kabul yanıtı verilmiş, red yanıtı veya iptal/itiraz talebi bulunmamıştır. Finansal Kurumlar Birliği ve Bankalar Birliği’nin 21/05/2026 tarihli cevaplarında çeklere ilişkin başkaca kayıt bulunmadığı bildirilmiştir. Raporlar taraflara tebliğ edilmiş; davacı vekili raporlara itiraz etmiş, çeklerin tamamının avans olduğunu, ... defterlerindeki 7 çeke ilişkin tespitin dayanağının anlaşılamadığını ileri sürmüş ve finans uzmanı bilirkişi görevlendirilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili aleyhe tespit edilen 3 çek yönünden raporlara itiraz etmiştir. Raporların mahkeme ve istinaf denetimine elverişli olduğu anlaşıldığından itirazlar ve ek bilirkişi görevlendirme talebi kabul edilmemiştir. Davacı vekili ayrıca dava konusu çek bedellerinin dava sonrasında ödendiğini bildirerek davaya İİK m.72/6 uyarınca istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İİK m.72/1 uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak menfi tespit davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davalıya aittir. Ancak çek, kambiyo senedi olarak mücerret bir borç ikrarı içerdiğinden ve kural olarak mevcut bir borcun ifası için verildiğinden, çekin bedelsiz olduğunu veya avans olarak verildiğini ileri süren keşideci/ciranta, davalı ile arasındaki temel ilişkiye dayanan bu savunmayı ispat etmek zorundadır (HMK m.190). Çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki hamil çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun (TTK m.687, m.818/1-e). Çekin doğrudan muhatabı olan ve temel ilişkinin tarafı bulunan davalı yönünden ise bu defi ileri sürülebilir. Ticari defterler, TTK m.64 ve m.65 ile HMK m.222 uyarınca usulüne uygun tutulmuş ve kayıtları birbirini doğrulamışsa delil olarak değerlendirilir; sahibi aleyhine olan kayıtlar da aynı hükümler çerçevesinde delil değeri taşır. Faktoring şirketi ise 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi gereği kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacakları devralamaz; faktoring işlemine taraf olmayan kambiyo borçlusu bakımından ise aynı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmedikçe, borçlu temel ilişkiye dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03/11/2010 tarih ve... E., ... K. sayılı kararı ile 30/03/2022 tarih ve ... E.,...K. sayılı kararında; faktoring işleminin müşteri, faktoring şirketi ve borçlu olmak üzere üç taraflı olduğu, işlemin tarafları arasında alacağın temliki hükümlerinin (TBK m.188/1) uygulanacağı, 9/3. madde hükmünün ise faktoring işleminin tarafı olmayan kambiyo borçluları bakımından uygulanacağı, ancak bu ayrımdan önce 9/2. maddedeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re’sen denetlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 06/10/2020 tarih ve... E.,...K. sayılı kararı da mevcuttur Davalı ... yönünden; Davacı ile ... arasında örme kumaş alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu ve dava konusu çeklerin davacı tarafından ...’a verildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Uyuşmazlık, çeklerin karşılığında mal teslim edilip edilmediği, bir başka anlatımla çeklerin faturaya dayalı borca mı yoksa avans olarak mı verildiği noktasında toplanmaktadır. Bu konuda hem davacının hem de davalı ...’ın ticari defterleri incelenmiştir. İki taraf defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, kayıtların birbirini doğruladığı ve her iki incelemede aynı sonuca varıldığı görülmektedir. HMK m.222/2 ve 3 uyarınca bu defterler delil niteliğindedir. Ayrıca davalı ...’ın kendi defterlerinde yer alan davacı lehine kayıtlar, 3 çek bakımından mal teslimi yapılmadığını göstermekte olup sahibi aleyhine bir kayıt niteliğinde olup ayrıca delil değeri taşımaktadır. Bilirkişi incelemesinde, davacıya 11/04/2025 tarihli bordro ile verilip 14/04/2025’te kayıtlara intikal eden aşağıdaki 7 adet çekin, davalının aynı dönemde düzenlediği ve GİB cevabına göre alıcı tarafından kabul edilen faturalara dayalı borca karşılık verildiği, bu çekler karşılığında ...’ın defterlerinde 6.270.000,00 TL tutarında mal ve hizmet teslimi kaydı bulunduğu belirlenmiştir:- ... Bankası ... seri nolu, 15/11/2025 vade tarihli, 1.020.000,00 TL bedelli çek;- ... Bankası ... seri nolu, 29/11/2025 vade tarihli, 1.020.000,00 TL bedelli çek;- ... Bankası ... seri nolu, 13/12/2025 vade tarihli, 1.020.000,00 TL bedelli çek;- ... Bankası ... seri nolu, 31/01/2026 vade tarihli, 1.020.000,00 TL bedelli çek;- ... A.Ş. ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 190.000,00 TL bedelli çek;- ... ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli çek;- ... A.Ş. ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli çek; Toplam: 6.270.000,00 TL Bu çeklerin verildiği tarihte davacının davalıya fatura borcu bulunduğu, ...’ın defterlerinde de aynı bedellere karşılık mal teslimi kaydı bulunduğu için davacı, bu 7 çek yönünden bedelsizlik veya avans iddiasını ispatlayamamıştır. Davacının 14/04/2025 tarihinde ortaya çıkan 1.749.975,81 TL’lik fazla ödemesi 28/04/2025 tarihli faturalar ile mahsup edilecek nitelikte olup, bu durum çeklerin avans olduğunu göstermez. Davacının ...’dan cari hesap alacağı bulunduğu doğru olmakla birlikte, bu alacak davaya konu edilmeyen diğer çeklerden kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin ... defterlerindeki 7 çeke ilişkin tespitin dayanağının anlaşılamadığı yönündeki itirazı yerinde değildir; tespitler ...’ın usulüne uygun defter kayıtlarına, fatura ve çek bordrolarına dayanmaktadır ve davacının kendi defterleri üzerinde yapılan inceleme ile de örtüşmektedir. Bu nedenle davanın bu 7 çeke ilişkin 6.270.000,00 TL’lik kısmı yönünden ... aleyhine kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır. Buna karşılık aşağıdaki 3 çek yönünden dosya kapsamı farklıdır:- ... A.Ş. ... seri nolu, 30/10/2025 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli çek;- ... A.Ş. ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli çek;- ... A.Ş. ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli çek; Toplam: 1.050.000,00 TL Bu çeklerin davalıya teslim edildiği tarihlerde (25/04/2025 ve 30/04/2025) davacının davalıdan alacaklı olduğu, yani davalının davacıya borçlu durumda bulunduğu, dönemsel bakiye analiziyle ve davalı ...’ın kendi usulüne uygun defterleriyle ortaya konmuştur. ...’ın defterlerinde de bu 3 çek karşılığında davacıya mal veya hizmet teslimi kaydı bulunmamaktadır. Nitekim ...’ın defterlerinde 13/05/2025 itibarıyla davacı lehine 7.635.752,63 TL bakiye görünmesi de aynı yöndedir. Öyleyse bu çekler, ortada borç bulunmadığı bir dönemde, gelecekte teslim edilecek mal bedeli için avans olarak verilmiş; ancak karşılığında mal teslim edilmemiştir. Davacı, bu 3 çek yönünden avans iddiasını, ...’ın aleyhine olan kendi defter kayıtları ve kendi defterlerindeki dönemsel bakiye ile ispatlamıştır. Davalı ...’ın bu çekleri ...’a ciro ederek kendi borcunu ödemesi, davacı ile arasındaki temel ilişkiye dayalı bedelsizlik savunmasını ortadan kaldırmaz; zira çekin ciro edilebilmesi ile temel ilişkideki edimin ifa edilmesi ayrı hususlardır. ... vekilinin yazılı delil bulunmadığına ilişkin itirazı da, yukarıda açıklanan ve aleyhe kayıtlar içeren ticari defterler ile 10/04/2025 tarihli teyit formu ve çek bordroları karşısında yerinde görülmemiştir. Bu nedenle davacının ...’a karşı bu 3 çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı vekilinin, çek bedellerinin banka aracılığıyla dava sonrasında ödendiği gerekçesiyle davaya İİK m.72/6 uyarınca istirdat davası olarak devam edilmesi talebi yönünden ise davalı ...'ın çeklerin hamili olmadığı ve ödemenin bu davalıya yapılmadığı anlaşıldığından yerinde görülmemiş ve menfi tespit hükmü kurulmuştur. Davalı ... yönünden; öncelikle, ...’in çekleri 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi ile Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesine uygun şekilde iktisap edip etmediği re’sen incelenmiştir. Yönetmelik uyarınca keşideciye başvurularak borcun teyidi ancak gerektiğinde başvurulacak bir yöntem olup, somut olayda fatura borçlusunun yazılı teyidi, Merkezi Fatura Kayıt Sistemi kontrolü ve fatura bilgilerinin doğrulanması yapılmıştır. Dosyaya sunulan 11/03/2024 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesi, 15/04/2025, 30/04/2025 ve 05/05/2025 tarihli faktoring işlem belgeleri, Finansal Kurumlar Birliği cevabı ile Merkezi Fatura Kayıt Sistemi bildirimleri, Gelir İdaresi Başkanlığı cevabında alıcı tarafından “KABUL” yanıtı verildiğinin belirtilmesi, fatura borçlusu ...’dan alınan yazılı teyit ve taahhüt ile bilirkişi raporlarında ... ile ... arasında gerçek bir cari hesap ve mal-hizmet ilişkisinin bulunduğunun belirlenmesi birlikte değerlendirildiğinde, çeklerin fatura ile tevsik edilen alacakların ödeme aracı olarak ve Yönetmelik’in öngördüğü istihbarat ve kayıt işlemleri yapılarak iktisap edildiği anlaşılmıştır. Davacının, faturasız çeklerin devralındığı yönündeki iddiası kurum cevapları ve raporlarla doğrulanmamıştır. Faktoring işleminin tarafları ... (müşteri), ... (faktoring şirketi) ve fatura borçlusu ...’dır. Davacı ... ise çekin keşidecisi/ciranta olarak kambiyo ilişkisi içinde yer almakla birlikte, faktoring işleminin tarafı değildir; faktoring müşterisi ... ile doğrudan bir hukuki ilişkisi de bulunmamaktadır. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulu’nun yukarıda belirtilen kararları uyarınca somut olaya TBK m.188/1 değil, 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uygulanır. Davacı, ...’a karşı sahip olduğu bedelsizlik defisini ancak ...’in çekleri iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi halinde ona karşı da ileri sürebilir; bu hususu ispat yükü davacıdadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 28/05/2024 tarih ve ... E., ... K. sayılı kararında onanan istinaf gerekçesinde de, faktoring işleminin dışında kalan keşidecinin şahsi defilerini ileri sürebilmesi için faktoring şirketinin kötü niyetle çek iktisap ettiğini kanıtlaması gerektiği, fatura ile tevsik edilmiş ve kayıtlara işlenmiş bir iktisapta kötü niyetin kanıtlanamadığı kabul edilmiştir. Davacı, ... ile ... arasında organik bağ bulunduğunu, çeklerin şahsi defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülmesini önlemek için ...’a ciro edildiğini iddia etmiştir. Yapılan araştırmada; ... ile ...’ın farklı adreslerde faaliyet gösterdikleri, ortaklık ve yönetim yapılarının farklı olduğu, ...’ın 04/01/2021’den beri aynı ortak tarafından işletilen tek ortaklı şirket olduğu, taraflar arasında 2024’ten gelen ve 2025’te de süren, hacimli ve gerçek bir ticari cari hesap ilişkisi bulunduğu ve bunun her iki şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Ortakların yakınlık ilişkisine ilişkin iddia dosya kapsamındaki kayıtlarla doğrulanmadığı gibi, tek başına faktoring şirketinin iktisap sırasında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini de göstermez. Davacının dayandığı Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 30/06/2014 tarih ve...E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 12/06/2023 tarih ve ... E., ... K. sayılı kararında ise, lehtar ile ciranta şirketlerin adreslerinin ve ortaklarının aynı olduğu, faktoring şirketinin fatura aslı ve istihbarat yükümlülüğünü yerine getirmediği olaylar söz konusudur; somut dosyada böyle bir unsur bulunmadığından bu kararlar uyuşmazlığa uygulanamaz. Ayrıca davacının ...’a gönderdiği ihtarname 14/05/2025, ...’ın cevabi ihtarnamesi 15/05/2025 tarihli olup, ...’in dava konusu çekleri iktisap ettiği son tarih 05/05/2025’tir. ...’in, çekleri iktisap ettiği tarihlerde davacı ile ... arasındaki avans uyuşmazlığını bildiğine veya bilmesi gerektiğine ilişkin bir delil de sunulmamıştır. Çek devirlerinde başkaca bir hile veya muvazaa da ispatlanamamıştır. Bu durumda ...’in kötü niyetli iktisabı kanıtlanamadığından, davacı ...’a karşı sahip olduğu bedelsizlik defisini ...’e karşı ileri süremez ve ... yönünden davanın reddi gerekir. Davacı vekilinin finans uzmanı bilirkişi talebi, uyuşmazlığın bilirkişi raporları ve resmi kurum cevaplarıyla aydınlanmış olması nedeniyle yerinde görülmemiştir. Davacı, dava öncesinde .. 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasında İİK m.72/2 uyarınca tedbir talep etmiş, 06/08/2025 tarihli ve ... K. sayılı kararla %20 (1.464.000,00 TL) teminat karşılığında çeklerin icra takibine konu edilmemesine karar verilmiş, Mahkememizce 26/08/2025 tarih ve... Esas sayılı tensip ara kararı uyarınca;... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/08/2025 tarihli ... değişik iş ve... karar sayılı kararına istinaden İİK m. 72/2 uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiş ise de karara yapılan itirazın reddi kararının istinaf edilmesi üzerine tedbir kararının kaldırıldığı anlaşıldığından İİK 72/4 maddesi gereği davalılar lehine tazminat takdirine yer olmadığına, karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının ... seri nolu 500.000,00 TL, ... seri nolu 250.000,00 TL ve ... seri nolu 300.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar lehine tazminat takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davalı ... Şirketi yönünden davanın REDDİNE, 2-Davalı .... Şirketi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile dava konusu ... A.Ş'ye ait ... çek seri numaralı 30/10/2025 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli çek, ... A.Ş.'ye ait, ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 250.000,00-TL bedelli çek ve ... A.Ş.'ye ait, ... seri nolu, 31/10/2025 vade tarihli, 300.000,00-TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-İİK 72/4 maddesi gereği davalılar lehine tazminat takdirine yer olmadığına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 71.725,50 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 124.764,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 53.038,50 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan toplam 72.428,50 TL (87,60 TL VSH, 615,40 TL BVH, 71.725,50 TL peşin harç) harcın davalılardan ... Şirketi'inden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 26.085,80 TL ( 25.000,00 TL bilirkişi ücreti 1.085,80 TL tebliler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre 3.749,11 TL'sının davalı ...A.Ş.'den alınarak, davacıya verilmesine, 7- Davalı ... Şirketi yönünden kabul edilen miktar üzerinde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 163.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı .... Şirketi'nden alınarak, davacıya verilmesine, 8-Davalı ... A.Ş. Tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 9-Davalı ... Şirketi yönünden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 776.460,21 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı davalı .... Şirketi'ne verilmesine, 10-Davalı ... A.Ş. Şirketi yönünden yönünden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 860.460,21 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... A.Ş.'ne verilmesine, 11-Davalı ... A.Ş. tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.000,00 TL (bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı ... A.Ş.'ne verilmesine, Dair, davacı vekilinin ( e duruşma ) , davalı ...vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026

Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/654, K. 2026/647, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-654-e-2026-647-k-e0a4bdd73bc3