İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/879 E. 2026/746 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/879
Karar No
2026/746
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/879 Esas - 2026/746 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/879 KARAR NO: 2026/746

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya nakliye hizmeti verdiğini, bu hizmet karşılığında düzenlenen 19/06/2025 tarihli, 97.440,00 TL bedelli faturanın ödenmediğini, alacağın tahsili için Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sadece faturaya dayalı takip başlatıldığını, taşıma ve teslim belgelerinin sunulmadığını, takipte göstermediği belgelere işbu davada dayanamayacağını, faturanın tek başına ilişkinin varlığını ispata elverişli olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, faturanın davacı defterlerinde dahi kayıtlı olmadığını, temerrüt ihtarında bulunulmadığını, takip öncesi faiz talep edemeyeceğini, alacağın likit olmadığını takibin kötü niyetli olduğundan bahisle davanın reddi ile davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. TOPLANAN DELİLLER : -Taraflara ait Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosya arasına alınmıştır. -Kahramankazan İcra Müdürlüğü' nün .... takip sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. -Kahramankazan Vergi Dairesi ile Etimesgut Vergi Dairesi Müdürlüklerinden tarafların 2025 yılına ait kayıtları celp edilmiştir. -Taraflara Ticari Defter ve Kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere süre verilmiş, taraflarca söz konusu kayıtların bulunduğu yerlerin bildirildiği anlaşılmıştır. -Davacı vekiline faturada belirtilen nakliye işine ilişkin nakliye belgeleri, teslim belgeleri, CMR belgesi, sevk irsaliyesi gibi bilgi ve belgeleri sunmak üzere süre verilmiş, mahkememizce talep edilen belgeler dosya arasına alınmıştır. -Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulundan resen seçilen SMM bilirkişi ile Taşımacılık alanında uzman Bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya 10/08/2025 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından 04/08/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın 17/09/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere bir adet Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." denilmektedir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde; davaya konu edilen faturanın her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından ise yevmiye ve defteri kebirinin usulüne uygun tutulduğunu, envanter defterinin ise sunulmadığı tespit edilmiştir. HMK’nın 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi bakımından karşı tarafın usulüne uygun defterlerindeki kayıtlarla doğrulanması önem taşımakta olup, davalının defterlerinde dava konusu fatura kayıtlıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, ticari defter ve kayıtları, dava konusu faturalar, taşıma ve sevk irsaliyeleri ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce yazılan müzekkereye cevaben ..... Lojistik ve Taşımacılık A.Ş tarafından dava dosyasına sunulan .... Company adlı firmanın Bingazi/ Libya adresine gönderilmek üzere İZmir Limanına taşındığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 856/2 maddesi gereğince eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karine teşkil edeceğinden davacı firma ile davalı firma arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerekmiştir.

Yine davalının cevap dilekçesinin ve aşamalardaki beyanlarının incelenmesinde, taraflar arasındaki ilişki reddedilmiş ise de ; davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerine itirazsız kayıt edildiği hususu dikkate alındığında davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi reddeden savunmalarına itibar edilmemiştir. Şöyle ki; Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı) Somut olaya gelindiğinde davacının davaya ve takibe konu ettiği faturaların hem davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, hem de kendi defter ve kayıtlarına itirazsız şekilde işlendiği görülmektedir. Yukarıda değinilen yargı kararı dikkate alındığında işbu durum başlı başına aradaki sözleşmenin varlığını ve teslimi ispatlar mahiyettedir. Davalı tarafından borcun doğmadığı veyahut ödendiği usulünce ispatlanabilmiş değildir. Mahkememizce alınan 01/03/2026 ve 17/07/2026 tarihli bilirkişi ek ve kök raporlarında özetle; '' 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 856. maddesinin 2. fıkrası gereğince eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karine teşkil edeceğinden davacı firma ile davalı firmanın arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğunun kabulünün gerektiği, Davacı Şirketin Ocak/2025-Eylül/2025 dönemine ait Yevmiye ve Kebir Defterlerinin; 6102 sayılı TTK’nun 64/3 maddesinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, Davalı Şirketin Ocak/2025-Eylül/2025 dönemine ait Yevmiye ve Kebir Defterlerinin; 6102 sayılı TTK’nun 64/3 maddesinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu. Envanter defterinin ise kanuni şartlara uygun olarak tutulup/tutulmadığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı, Davacı tarafından,Davalı adına 19.06.2025/ ....... Tarih Nolu KDV Dahil 97.440,00.-TL tutarında düzenlenen faturanın; taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu.Bu şekilde taraf ticari defter kayıtlarının birbirini teyit edip,doğruladığı.Yine taraf ticari defterlerinde 04/08/2025 takip tarihinde;Davacı Şirketin 97.440,00.-TL tutarında Alacak Bakiyesinin kayıtlı olduğu, " nun belirlendiği anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından 21/07/2026 tarihinde bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini ıslah ettiğine ilişkin dilekçe sunulmuş, ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davalı tarafından takibe konulan faturaları kendi defterlerine işlediği, faturanın içeriğine ilişkin itirazının bulunduğuna dair herhangi belge sunulmadığı, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit eder mahiyette olduğu, davalının ödemeye ilişkin de herhangi bir belge sunmadığı dikkate alınarak davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen asıl alacak kadar borçlu olduğu, davacının belirlenen anapara üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmış, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştu H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 97.440,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacak (97.440,00-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (19.448,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 6.656,13-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 1.647,00-TL olmak üzere toplam 2.262,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.393,73-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 2.262,40 -TL harç ile 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.877,80 TL' nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 16.276,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/09/2026

Katip ..... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/879, K. 2026/746, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-879-e-2026-746-k-595cf210a5a9