Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/203 E. 2026/1659 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/203
Karar No
2026/1659
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/203

KARAR NO: 2026/1659

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 24.10.2022

NUMARASI: 2022/308 Esas - 2022/935 Karar

DAVA: Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin akdi taşıyıcı sıfatıyla dava dışı ... AŞ firmasına ait muhtelif donuk gıda emtiasının İzmir'den ...'a nakliyesi için anlaştığını, bu ürünler için müvekkilince emtia sahibine 17.08.2021 tarihli navlun faturasının düzenlendiğini, davacının da fiili taşımacı olarak bu taşımayı üstlenerek 17.08.2021 tarihli navlun faturası ile İzmir ... arasındaki taşımayı üstlendiğini, davacı ile ... Şirketi arasında TTK'nın 856/2.maddesine uygun olarak taşıma sözleşmesinin müvekkili adına davalı tarafından ifa edildiğini, yükün alıcısının talebi ile ürünlerin -15 -20 santigrat derecelerde taşınması gerekirken, -8-10 derecelerde taşınmasından dolayı bozulduğunu ve ürünlerin alıcı tarafından iade edildiği, davacının zarardan sorumlu tutularak 03.09.2021 tarihli zarar yansıtma faturası tanzim edildiği ve zararın ödendiğini, TTK'nın 888. maddesi gereği davalının söz konusu yansıtma zararından sorumlu olduğunu zararın 20.09.2021 tarihli yansıtma faturası ile davalıdan talep edildiğini ancak ödenmediğini ileri sürerek, 11.998,02 TL'nin talep edildiği, ancak davalının faturayı iade ettiği ve itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının 17.08.2021 tarihinde dava dışı ... firmasına ait 32 palet muhtelif dondurulmuş ürünün İzmir'den ... ve Trabzon'a taşınmasını talep ettiği, 16 paletin ..., 16 paletin ise Trabzon alıcı şubelerine taşınmak üzere teslim alındığını, ... yükü olan 16 paletten 14 paletin uygun bulunmasına karşın 2 palet emtianın teslim alınmadığını, davacının talebi üzerine bu 2 paletin belirtilen adrese indirilerek Trabzon sürecinin devam ettirildiği ve 16 paletin de alıcı tarafından uygun bulunarak teslim alındığı, davalının özellikle soğutmalı yük taşıması yaptığını, taşımanın başlangıcında aracın -16 derecede yüklemeye hazır hale getirildiği, taşımanın -15- 18 derecede yapıldığı, yüklemenin satıcı, boşaltmanın alıcı firma yetkililerince yapıldığı, yükleme öncesi yükün davacı depolarında beklediği, 32 paletten 30 palet tam ve sağlam doğru derecede taşınmış iken, 2 palette sıcaklık tutmamasının taşıyıcının sorumluluk alanında olmadığını, araç ısısının yükselmesi halinde tüm yük bozulması gerektiğini, meydana gelen zarardan davalının sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".. TTK’nın 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı ancak TTK'nın 875/2, 876 ve 878. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabilir.

Fiilî Taşıyıcı başlıklı 888/1.maddesi; Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiilî taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir.

Maddenin diğer betleri;(2) Fiilî taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def'ileri ileri sürebilir. (3) Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar. (4) Fiilî taşıyıcının yardımcılarına başvurulursa 887 nci madde hükmü uygulanır. (5) Fiilî taşıyıcı taşıma senedinde veya diğer bir belgede kendisine teslim olunan eşyanın ne hâlde bulunduğunu tespit ettirebilir. Bu hükme uyulmadığı takdirde 858 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır şeklinde düzenlenmiştir.

Sevk irsaliyeleri, faturalar,ba-bs formlarıı ,imha tutanağı, yansıtma tutanağı dosya arasına sunulmuştur.

HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmıştır.

18/07/2022 Tarihli Bilirkişi ... Raporunda,

I- Davalı yanın fiilen taşımasını üstlendiği 32 palet emtiadan 2 paletinin soğuk zincir sıcaklık şartlarını sağlamadığı için zayi olduğu, meydana gelen kısmi zayi zararından sorumluluğunun fiili taşıyıcı ve davacının müteselsil sorumluluğunu gerektirdiği,

II- Davalının 32 paletten 30 paleti tam ve sağlam gerekli sıcaklıkta taşımasına karşın 2 paleti gerekli sıcaklıkta taşıyamadığı ve alıcının malı kabul etmediği hususunda itirazı da olmadığı,

III- Davacının TTK m.875/1 gereği sorumlu olduğu ve katlandığı tazminatı, iç ilişkide TTK m.888 gereği davalıya rücu edebileceği,

IV- Dosya kapsamında yansıtma faturaları konusu tazminat alacağı bakımından katlandığı tüm tazminatı davalı sorumluluğunda olduğunun değerlendirildiği,

V- Davacı yana fatura edilen ve davacı yanca davalıya yansıtılan tazminat miktarı 11.998,02 TL miktarının TTK m.880 hükmüne uygun olması halinde; TTK m.882 hükümlerine göre tespit edilen sınırlı sorumluluk limitini de aşmadığı,

VI- Davalı yanca zarar miktarı konusunda bir itirazda bulunulmamış, 2 palet zayihususu teyit edilmiş olmakla birlikte; davacının dayanak fatura tutarını ödeyip ödemediği ve zarar katlanması hususunun ticari defter kayıt ve belgeleri ile denetlenmesi bakımından takdirin yüce Mahkemeye ait olduğu kanaati ile rapor düzenlenmiştir.

Dosya arasında yer alan imha tutanağı incelendiğinde 17/08/2021 tarihli ... taşımasına konu 2 palet 1.019,20 kg ürün zayi olduğu, iş bu zararın sınırlı sorumluluk limitini aşmadığı, dosya arasına sunulan ürünlerin sıcaklık ölçümünü gösteren görseller ve imha tutanağı birlikte değerlendirildiğinde davalının taşıma edimini gereği gibi yerine getirmediği, davacı ile birlikte zarardan müteselsilen sorumlu olduğu..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 11.998,02 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

Davaya konu taşımada taşınan emtiadan sadece iki palette ortaya çıkan hasardan fiili taşımacı olan davalının sorumlu tutulduğunu, ancak davalının soğutmalı taşımacılık sektöründe çalıştığını, ürünlerin kalite standartları gereği belirlenen derecelerde muhafaza edilerek teslimatının yapılması ve işin icabı olarak aracının soğutma sisteminin daima kullanıma hazır olması gerektiğini bilebilecek tecrübe ve öngörüye sahip olduğunu, bu nedenle sevkiyat ve teslim öncesi gerekli kontrolleri yaptığını ve aracın -16 derece sıcaklıkta ürünlerinin yüklenmesi için hazır hale getirildiğini, taşıma sırasında aracın -15 ila -18 sıcaklıkları arasında sevk edildiğini, sıcaklığa ilişkin fişlerin ibraz edildiğini, ancak bilirkişi raporu ile mahkeme kararında araç içi sıcaklık değerleri değerlendirmeden müvekkilin sorumlu tutulduğunu, bu belgelerin yok sayılarak farazi bir değerlendirme yapıldığını, raporda sadece kanun hükümlerinin değerlendirildiğini ve teknik bir değerlendirme yapılmadığını, rapora itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını,

TTK'nın 878. maddesine göre zayi veya hasarın "Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği...", " Taşıyıcı, sözleşme uyarınca eşyayı sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, neme, sarsıntılara ya da benzer etkilere karşı özel olarak koruma yükümlülüğü altında ise, birinci fıkranın (d) bendine ancak, hâl ve şartlara göre, özellikle de gerekli donanımın seçimi, bakımı ve kullanımına ilişkin kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir." düzenlemesi bulunduğunu, buna göre müvekkilinin ancak kendisine ait yükümlülüklere uymaması halinde sorumlu tutulabileceğini, zararın meydana gelmesinde gönderenin kusurunun olup olmadığı hususu yeterince araştırılmadan özellikle araç içi sıcaklık raporu görmezden gelinerek peşin hükümle zarardan fiili taşımacının sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, aynı araç içerisinde taşınan 32 palet üründen sadece 2 palet üründe bozulma olmasının, diğer paletlerdeki ürünlerde herhangi bir bozulma olmamasının, ürünün zayinin, yükleme öncesi dönemde meydana geldiğini gösterdiğini, şayet ürünlerdeki zayiatın müvekkilinin nakliye işlemi sırasında meydana gelmiş olsaydı sadece 2 palet ürün değil tüm ürünlerin bozulmasının gerekeceğini, ancak mahkemece yapılan yargılamada bu hususun değerlendirmeye hiç alınmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, taşıma sözleşmesi sırasında zayi olan emtia bedelinin fiili taşıyıcıdan tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde davacı aktif taşıyıcı olarak dava dışı ... AŞ firmasına ait muhtelif donuk gıda emtiasının İzmir'den ...'a nakliyesi için anlaşma yapmıştır. Taşımaya ilişkin navlun sözleşmesi davacı tarafından düzenlenmiş ve davacı aktif taşıyıcı olarak taşıma işinde aktif olarak yer almıştır.

Davacı daha sonra bu taşımayı fiili taşımacı olarak 17.08.2021 tarihli davalı tarafından düzenlenen navalun faturasıyla fiilen davalıya taşıtmıştır. Taşıma ilişkisinden meydana gelen zararın akdi ve fiili taşıyıcı taşıtana karşı birlikte sorumludurlar. Bu nedenle kural olarak yükü aktif taşıyıcı sıfatıyla taşıyan davacı, taşımayı fiilen yapmıştır. Fiili taşımacının verdiği zararları ödeyip bu zararı fiili taşıyıcıdan talep edebilir. TTK'nın 879. maddesinde de yardımcı kişilerin kusurundan kaynaklanan zararlardan taşımacının sorumlu olduğu düzenlenmiştir.

Ancak davalı vekili cevap dilekçesinde, taşımanın soğutucu araçla yapıldığını, araç iç ısısının taşınan ürünlere uygun şekilde sabit tutulduğunu, buna ilişkin ısı kayıtlarının mahkemeye sunulacağını, taşınan 32 palet emtiadan 2 palet ürünün taşıma sırasında bozuk olduğunun iddia edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu ürünlerin yükleme öncesi depoda bekletilmesinden kaynaklı bozulmuş olabileceğini, aksi halde taşınan tüm ürünlerin bozulduğunu savunmuştur. Mahkeme 13.06.2022 tarihli duruşmada ısı kayıtlarının sunulması için davalıya bir haftalık kesin süre vermiştir. Davalı tarafından 13.06.2022 tarihinde UYAP ortamında bulunan 63 sayfa ısı kaydı ibraz edilmiştir. Mahkeme aynı oturumda sadece taşıma konusunda uzman olan bir bilirkişi görevlendirmiş ve bilirkişi inceleme sonucunda 18.07.2022 tarihli raporunu ibraz etmiştir. Taşıma uzmanı bilirkişi raporunda, uzmanlık alanının dışında bulunması nedeniyle sunulan ısı kayıtlarını incelememiştir. Davalı bilirkişi raporuna karşı 15.08.2022 tarihinde itiraz etmiş ve ısı kayıtlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasını talep etmiştir.

Mahkeme ek rapor alınmasına ilişkin itirazın gerekçeli kararda değerlendirileceğini belirterek 24.10.2022 tarihli ara kararla itirazı reddetmiştir. Ancak gerekçeli kararda ısı kayıtlarının değerlendirmediği görülmüştür. HMK'nın 266. maddesinde; "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." düzenlemesi ile bilirkişiye başvurulabilecek hâller düzenlenmiştir. Bilirkişi incelemesine mahkemece de re'sen karar verilebilir. Kaldı ki dava dilekçesinde davacı tarafça bilirkişi deliline dayanılmıştır. Somut olay, özel veya teknik bilgiyi gerektiren taşıma ve taşımaya konu edimin ifa edilip edilmediğine ilişkin olup, taşıma sürecine ilişkin mahkemece bilirkişi raporu alınmıştır. Ancak olayda çözülmesi gereken temel sorun emtianın sağlam olarak teslim edilip edilmediği, taşıma sürecinde araç içi ısı kayıtlarının taşınan emtianın niteliğine uygun aralıklarda tutulup tutulmadığıdır. Zira davalı aynı nitelikte 32 palet emtiayı ... ve Trabzon'a taşımıştır.

Dosyadaki belgelerden ...'a indirilen 16 palet üründen iki paletinde hasar bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu yükün tahliyesi sonrası taşımacının yolculuğa devam ettiği ve kalan yükün sağlam şekilde Trabzon'da indirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda gıda konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak gıda maddesinin uygun sıcaklıkta taşınıp taşınmadığı, taşınan tüm gıda maddelerinin aynı nitelikte olup olmadığı, bu maddelerin diğer gıda maddeleriyle aynı araçta taşınması nedeniyle bozulmasını gerektirir bir durum bulunup bulunmadığının değerlendirildiği bir rapor alınmadan karar verilmesi hatalıdır. Uyuşmazlıkta esas bilirkişi incelemesine konu husus yukarıda değinilen husus olup, sunulan ısı kayıtları ve davalının talebine rağmen bu belgelerin değerlenmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,

2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Davalı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,

4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,

5-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/203, K. 2026/1659, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-203-e-2026-1659-k-1833e9d4511e