Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/375 E. 2026/1171 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/375
- Karar No
- 2026/1171
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM 53. HUKUK DAİRESİ T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/375 KARAR NO : 2026/1171
TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : (KAPATILAN)BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/02/2025 NUMARASI : 2024/547 Esas, 2025/188 Karar
DAVACILAR : 1-...ORUÇ REİS MAH GİYİMKENT SİTESİ 20 SOKAK NO. 89 ESENLER/ İSTANBUL 2-... - ... KARAYOLLARI MAH. ABDİ İPEKÇİ CAD. GAZİOSMANPAŞA/ İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - Gürsel Mah. Özoğul Cad. Nuran Bıçaker Apt. No:8 D:7 Çağlayan Şişli/ İSTANBUL
DAVALI : ... GIDA SAN VE TİC AŞ - Akçaburgaz Mah 3106 Sk No : 3 Esenyurt/ İSTANBUL VEKİLİ : Av. ...
BİRLEŞEN Bakırköy 7. ATM'nin 2018/98 Esas 2018/320 Karar sayılı dosyası
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - Gürsel Mah. Özoğul Cad. Nuran Bıçaker Apt. No:8 D:7 Çağlayan Şişli/ İSTANBUL DAVALI : ... GIDA SAN VE TİC AŞ - Akçaburgaz Mah 3106 Sk No : 3 Esenyurt/ İSTANBUL VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 14/10/2026 K. YAZILDIĞI TARİH :18.10.2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I- DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalıların 4 adet asansörün revizyonunun yapılması hususunda anlaştıklarını, davacı firmanın revizyonu tamamladığını, asansörlerin yeşil etiketlerini aldığını ve asansörleri şartlara uygun kullanılır vaziyette davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın bu yönde hiçbir itirazının olmadığını ve yeşil etiketin alınması ile eser sözleşmesinin sona erdiğini, ancak davalı tarafın asansörlerin bakımını gereği gibi yapmadığını, kendi kusurundan kaynaklı problemleri davacı tarafa yüklemeye çalıştığını, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında iş bedelinin KDV hariç 65.000 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin davalıya davaya konu teminat senedini verdiğini, müvekkilince tüm edimlerin yerine getirilmiş olmasına rağmen davalının davaya konu teminat senedini takibe koyduğunu ve müvekkili hakkında Bakırköy 8 İcra Müdürlüğünün 2017/18689 esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını belirtilerek işbu icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30/12/2014 tarihinde asansör revizyon sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince işin 28/02/2015 tarihi itibari ile bitirip teslim edilmesi gerektiğini, aynı sözleşme ile davacının sözleşme konusu işle ilgili 2 yıl garanti verdiğini, ayrıca cezai şart maddesi gereğince sözleşme şartlarının ihlali halinde müvekkilinin zararlarının giderileceği, sözleşme ile üstlenilen işlerin davacı tarafından eksik ya da hiç yapılmaması, işin üçüncü bir kişiye / firmaya yaptırılması halinde aradaki farktan davacının sorumlu olacağının belirlendiğini, aynı madde kapsamında 28.02.2015 tarihi itibariyle işin tesliminin gecikmesi halinde davacının davalıya günlük 1.000,00 TL ceza ödeyeceğini, 30/12/2014 tarihli sözleşme kapsamında davacının sözleşmede geçen hizmeti gününde teslim etmediğini, dolayısıyla davacılar vekilinin menfi tespit davasındaki iddialarının hiçbir yasal ve hukuki dayanağının bulunmadığını, sözleşme şartlarının tam olarak yerine getirildiğinin, 4 asansör için yeşil etiket alındığının davacı tarafın ispatlaması gerektiğini, icra takibine konu senedin teminat senedi olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatı talebininin reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak alacağının bulunduğunu, davalıya noter ihtarnamesi ile yapılan işin teslim edildiğini, asansörlere yeşil etiket alındığını, asansörlere yeşil etiket alınması ile sözleşmenin sona erdiğinin, borcun ödemesi gerektiğinin ihtar edildiğini, bu alacağı içerir cari hesap ekstresindeki miktarın tahsili için icra takibi yapıldığını, ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini belirtilerek Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü' nün 2018/36 E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacının iddiası aksine müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını, taraflar arasında 30/12/2014 tarihinde asansör revizyon sözleşmesi yapıldığını, davacının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediğini, davacının yüklendiği işleri sözleşmede öngörülen sürede teslim etmemesi sebebiyle cezai şart alacakları olduğunu, sözleşme şartlarının tam olarak yerine getirildiğinin, 4 asansör için yeşil etiket alındığının davacı tarafın ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, taraflar arasında 30.12.2014 tarihinde 1 adet insan ve 3 adet yük asansörünün revizyonu konusunda sözleşme yapıldığı, davacı şirketin sözleşme kapsamında yüklenici sıfatına haiz olduğu, işin bedeli olarak 65.000,00 TL, teslim süresi olarak 28.02.2015 tarihinin belirlendiği, taraflar arasında iş bitimi sonrasında kabul tutanağı düzenlenmediği, 3 adet asansör yönünden yeşil etiketin alındığı, ancak 1 adet asansör yönünden sarı etiket alındığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterleri ve cari hesap kayıtlarının incelenmesinde; 13.04.2016 tarihi itibariyle davalının davacıya 17.185,82 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, her iki tarafın defterlerinin bu alacağı teyit ettiği, davalının defterlerinde yer alan 31.10.2017 tarih 26.550,00 TL tutarlı "modernizasyon ve proje be" açıklamalı faturanın, davacı defterlerinde yer almadığı, davacıya gönderilen bu faturanın süresi içerisinde iade edildiği, bu sebeple davalı lehine delil niteliğinin bulunmadığı, Bakırköy 8 İcra Müdürlüğünün 2017/18689 Esas sayılı takibe konu 65.000,00 TL miktarlı bononun davalının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığına dair bilirkişiler tarafından herhangi bir tespitin yapılmadığı, bono üzerindeki miktarın taraflar arasındaki sözleşmedeki miktar ile aynı olduğu, bonodaki tediye tarihinin sözleşme tarihi ile aynı olduğu, davalı ile davacı arasında bonodaki miktara yönelik başka bir iş ilişkisinin olmadığı, davalı tanığının açıkça teminat senedi olarak alındığını belirttiği, taraflar arasındaki işin görüldüğü de anlaşılarak senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı, teminat senedi vasfında olduğu, davacıların senede dayalı takip açısından borçlu olmadıklarının tespiti gerektiği, teminat senedi olmasına rağmen icra takibine konu yapılması sebebiyle (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12.12.2013 Tarih ve 11630/22745 E-K. Sayılı ilamı) davacıların lehine kötüniyet tazminatına hükmedildiği, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olarak iş sahibi davalının yer teminini usulüne uygun yapmadığı, asansör revizyonu için 1 asansör yönünden sarı etiket alınmasına sebebiyet veren durumun mülkün kendisinden kaynaklandığı, kuyu dibinin yetersiz olduğu, bu haliyle davacının kendisinden kaynaklı olmayan sebepler dolayısıyla süresinde ve tam olarak teslim yapmaması nedeniyle davalının sözleşmedeki maddeler dolayısıyla cezai şart ya da başka bir alacak talep edemeyeceği, ancak hakkaniyet gereği, davacı şirketin de revizyon teklifini sunarken zemin incelemesini tam ve düzgün yapıp ona göre sözleşme ve fiyat teklifinde bulunması gerektiği, bu yükümlülüğü davacının tam olarak yerine getirmediği ve 1 asansör yönünden 5.750,00 TL ek bir masrafla düzeltme sağlanacağının bilirkişi raporu ile belirlendiği, bu miktardan davacı şirketin sorumlu olduğu, icra takibindeki asıl alacak miktarından mahsubu gerektiği, bakiye asıl alacağın 11.435,82 TL olacağı ve yine bu alacağa mahkemece resen yapılan hesaplama ile 109,97 TL faiz talep edilebileceği, icra takibindeki alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile, Asıl Davanın KABULÜ İLE, Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/18689 Esas sayılı takip içeriğindeki borç yönünden davacıların borçlu olmadığının tespitine, İcra takibindeki alacağın %20'si olan 16.863,76 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Birleşen Bakırköy 7. ATM'nin 2018/98 Esas 2018/320 Karar sayılı dosyasındaki davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/36 Esas sayılı takip dosyasındaki davalı itirazının iptali ile takibin 11.435,82 TL asıl alacak ve 109,97 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 11.545,79 TL üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, İcra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davalar davalı vekilli istinafa başvurmuştur. Yerel mahkeme kararı asıl ve birleşen davalı vekilince istinaf edilmiştir. Dairemizin istinaf incelemesinden sonra verdiği kaldırma kararında, davacı yüklenicin sözleşmenin teminatı olarak iş sahibine verdiği teminatı iade alabilmesi veya teminat olarak verdiği bono nedeni ile borçlu olmadığını ileri sürebilmesi ve/veya iş bedeline hak kazanabilmesi için işi eksiksiz ve ayıpsız olarak sözleşmeye uygun bir şekilde tamamlayarak teslim etmesi gerekir. Oysa somut olayda davacı yüklenicinin sözleşme ile taahhüt ettiği işi eksik yaptığı dosya içindeki belgelerden sabittir. Bir adet asansöre taahhüde rağmen yeşil etiket alınamamıştır. Her ne kadar yeşil etiket alınamamasının nedenleri arasında iş sahibinin sorumluluğunda bulunan hususlara da yer verilmiş ise de eser sözleşmelerinde yüklenici işin yapılacağı yeri görerek ve inceleyerek işin yapılmasında hukuki veya fiili bir engel olup olmadığını tespit edip var ise bunları ihbar yükümlülüğü gereği iş sahibine usulünce bildirerek onu bilgilendirmek zorunda olup aksi halde bundan kaynaklanan zararlardan sorumlu olacağı, somut uyuşmazlıkta yüklenici basiretli bir yüklenici olarak sözleşme konusu asansöre mevcut haliyle yeşil etiket alınamayacağına dair iş sahibini uyardığını iddia ve ispat edemediği, buna göre davacının sözleşme konusu edimini eksik yerine getirmiş olduğu kabul edilmesi gerektiği, eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli götürü olarak kararlaştırılmış ise yüklenicin alacağının bulunup bulunmadığı veya iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığının fiziki orana yöntemine göre tespiti gerektiği, bilirkişi tarafından eksik iş bedelinin davacının sunmuş olduğu revize fiyat teklifine göre belirlenmesi hatalı olduğu, bilirkişice yapılacak iş sözleşme götürü bedelli (toplam fiyat) olduğundan fiziki oran yöntemine göre eksik iş bedelini tespit gerektiği, bunun için, eksik ve ayıplı hususlar belirlenerek buna göre işin fiziki gerçekleşme oranı saptanıp götürü bedele uygulandıktan sonra bulunacak tutardan varsa kabul edilen veya ispatlanmış ödemeler düşülerek sonuca gidilmesi gerektiği, davacı yüklenici işi sözleşmede öngörülen sürede teslim ettiğini yazılı kabul tutanağı ile ispatlayamadığı, işin geciktiği sabit olup, sözleşmede gecikme hali için cezai şart belirlenmiştir. Usulüne uygun yapılmış bir kabul tutanağı bulunmadığından, teslimde iş sahibinin cezai şart talep etmediği bu konuda itirazi kayıt koymadığı bu nedenle cezai şart talep edemeyeceği yönündeki bilirkişi görüşü hatalı olduğu, yapılacak iş işin teslim tarihinin belirlenerek, iş sahibinin gecikme nedeniyle isteyebileceği cezai şart miktarının tespit edilerek bu cezai şart bedelinin mahsubu ile davacı yüklenicinin talep edebileceği alacağın tespiti, yapılan ve ispatlanan ödeme düşüldükten sonra oluşacak sonuca göre davacı yüklenicinin alacağının olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar vermek olması gerektiği, anılan hususlara göre inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğu belirtilerek, asıl ve birleşen dava yönünden davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek, yerel mahkeme kararı kaldırılmıştır. Mahkemece kaldırma kararından sonra verilen kararda, 24/12/2024 tarihli celse ile davacı vekiline yemin delilini kullanıp kullanmayacağı hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, yemin deliline dayanmaya karar verilmesi halinde verilen bu süre içerisinde aynı zamanda yemin metnini sunması gerektiği hususunun ihtarına, yemin deliline dayanacak olması halinde süresinde yemin metnini sunmaması durumunda dosya kapsamına göre karar verileceği hususunun ihtarına karar verilmiş olup davacı yan yemin deliline dayanmayacağını beyan dilekçesi ile mahkememize sunduğu, davacı tarafından Mahkemede açılan dava davalının kambiyo senedine dayalı olarak başlattığı icra takibine yönelik borcun bulunmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davası olduğu, birleşen Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/98 Esas sayılı davası ise davacı ile davalı arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı yüklenicinin alacaklarının ödenmediği iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının itirazı neticesinde itirazın iptali talebi olduğu, taraflar arasında dosya içerisinde bulunan eser sözleşmesinin akdedildiği ve Mahkemece asıl dosyasındaki menfi tespit talebine konu kambiyo senedinin eser sözleşmesi kapsamında davalıya verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesi eksik ifa edilmesi iddiasından kaynaklı olarak davalının cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı, davacı yüklenicinin birleşen davada eser sözleşmesinden kaynaklı hak ediş alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, taraflar arasındaki eser sözleşmesi incelendiğinde; davacı ile davalı arasında 4 adet asansörün revizyonunun davacı tarafından yapılması ve asansörler için yeşil etiket alınması hususunda anlaşma yapıldığı sabit olduğu, kaldırma kararından sonra, taraflar arasındaki eser sözleşmesi sonucunda davacı tarafından yapılan asansör revizyonu neticesinde sözleşmeye konu 3 asansör yönünden etiket alınabildiği, bir asansör yönünden ise sarı etiket alınabildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca sözleşmeye konu bir asansör yönünden taahhütlerini yerine getiremediği, ilgili asansör yönünden sözleşme kapsamında taahhüt edilen gerekli etiketin alınamadığı sabittir. Davacı söz konusu etiketin alınamama sebebinin davalıdan kaynaklı eksiklikler nedeniyle meydana geldiğini iddia etmiş ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 08/05/2024 tarih ve 2022/636 Esas - 2024/517 Karar sayılı ilamındaki "Somut uyuşmazlıkta yüklenici basiretli bir yüklenici olarak sözleşme konusu asansöre mevcut haliyle yeşil etiket alınamayacağına dair iş sahibini uyardığını iddia ve ispat edememiştir." gerekçe gözetildiğinde davacının iddialarına itibar edilmediği, taraflar arasındaki dosya içerisinde bulunan eser sözleşmesi gereğince tüm asansörler için yeşil etiket alınması sözleşmenin esaslı unsurlarından olup, ilgili yönetmelikler gereğince asansöre verilen sarı etiket niteliği gereği asansörün kusurlu olduğunu, uygunsuzlukların yönetmelikte belirtilen süresi içerisinde giderilmemesi halinde asansörün mühürlenerek kullanım dışı bırakılması sonucuna yol açacağı, bu bağlamda davacı tarafından yapılan işler neticesinde bir asansör yönünden sarı etiket alındığı ve yönetmeliğe aykırı olduğu, davacı tarafından yönetmelikte belirtilen süre içerisinde asansördeki uygunsuzlukların giderildiğinin iddia ve ispat edilemediği ve sarı etiketin kullanıma uygun etikete davacı tarafından çevrilmediği sabit görülmüş olup, davacının bu suretle taraflar arasındaki eser sözleşmesinde üstlendiği edimleri bir asansör yönünden tamamen eksik olarak ifa ettiği, asansör periyodik kontrol yönetmeliği gereğince sarı etiketin yaptırımı yukarıda da belirtildiği üzere verilen süre içerisinde eksikliklerin giderilmemesi halinde asansörün idare tarafından mühürlenerek tamamen kullanım dışı bırakılması olduğu ve mevzuat gereği kullanılmasının mümkün olmadığı ve iş sahibinin bu şekilde kullanıma ve kabule zorlanamayacağı, davacı yüklenici tarafından 4 adet asansör için taahhüt verilmesine rağmen 1 adet asansör yönünden kullanımı sakıncalı nitelikte sarı etiket alınabildiği gözetildiğinde ve taraflar arasındaki sözleşme kapsamında asansörler için ayrı ayrı fiyat belirtildiği ve asansörlerin taraflarca sözleşmede ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulmadığı anlaşılmakla toplam asansör sayısına göre eksik iş kapsamında olan asansör adeti gözetildiğinde oranlama yöntemine göre %25 eksik iş olduğunun kabulü gerektiği, zira yukarıda detaylıca açıklandığı üzere sözleşme konusu olan 4 adet asansörden 1 adeti için sarı etiket alınmış olup, sarı etiketin yönetmelik sonuçlarına göre süresi içerisinde eksiklerinin giderilmemesi halinde idare tarafından mühürlenmesi ve kullanıma kapatılarak kullanımının engellenmesi sonucu doğacak olup, iş sahibinin sarı etiketle kullanıma zorlanması mümkün olmayıp, taraflar arasındaki sözleşme gereğince kullanıma uygun etiketin alınmasının sözleşmenin esaslı şartlarından olduğu gözetildiğinde sarı etiket nedeniyle davacı yüklenici tarafından yapılan işin %25 eksik yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, bilirkişi raporunda çeşitli parçalar ve parça fiyatları gözetilerek oranlama yapılmış ise de taraflar arasındaki sözleşme ve asansör periyodik kontrol yönetmeliği ile etiket sınıflandırmaları ve asansörün kontrolü sonucunda etiket düzenlenmesinin idari yönünün de bulunduğu, idari yön ve asansör güvenliğinin kamu sağlığı açısından öne gözetildiğinde asansör güvenliği ve kullanımının tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir durum olduğundan idari yönden kusurlu olarak tanımlanan ve kullanımı sakıncalı bulunan asansörün yalnızca parça fiyatları gözetilerek eksik iş oranlaması yapılamayacağı Mahkemece değerlendirilmiş ve taraflar arasındaki sözleşmeye konu 4 adet asansör için kullanıma uygun ve güvenlik etiketinin alınamadığı, bir asansörün kusurlu bulunduğu ve kullanımının sakıncalı olduğuna dair sarı etiket alındığı bu suretle sözleşmeye konu işin %25'inin davacı tarafından eksik iş olarak bırakıldığı sonucuna ulaşıldığı, taraflar arasındaki eser sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin götürü bedelli olarak belirlendiği, her bir asansör için ayrı fiyat belirlenmediği anlaşılmakta olup, yüklenici tarafından %25 eksik iş nedeniyle götürü bedelin %75'inin talep edilebileceği sonucuna ulaşıldığı, bu bağlamda 65.000,00-TL götürü bedelli sözleşmenin %25'ine isabet eden eksik iş miktarı 16.250,00-TL olarak tespit edilecek olup, davacı yüklenicinin hak ediş bedeli 48.750,00-TL olarak tespit ve kabul edildiği, kaldırma ilamı ile davalı iş sahinin cezai şart alacağını talep edebileceği gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmış olup bu minvalde inceleme yapılması da gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme ile 6098 sayılı TBK hükümleri kapsamında işin teslimine dair davalıdan sadır bir kabul tutanağı sunulamadığı, bilindiği üzere 6098 sayılı Kanun gereğince eserin teslim ve kabulünü ispat yükü yüklenici üzerinde olup, davacı tarafından ispat yükü yerine getirilemediği, Mahkemece teslim tarihi hususunda davacının ispat yükünü yerine getirmesi için ve dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmekle ve davacı vekili tarafından talep edilmesi üzerine 24.12.2024 tarihli celsede davacıya yemin teklifi için süre verilmiş, davacı tarafından kesin süre içerisinde yemin deliline dayanılmamış, yemin metni sunularak davalıya yemin teklif edilmemiş, davacının bu suretle de teslim ve kabul hususunu ispatlayamadığı, bu sebeple davalının kabulü ve beyanı doğrultusunda inceleme yapıldığı, taraflar arasındaki ihtilaf bulunmayan eser sözleşmesi incelendiğinde; "... sözleşme konusu asansörlerin ... 'e kurumunun ardından, asansörün tam randımanlı çalıştığı taraflarca tespit edilip” kabul tutanağı” nın karşılıklı şirket yetkilileri tarafından düzenlenip imza altına alınması durumunda asansör teslim alınmış sayılacaktır. Asansörlerin teslim alınmış olması ileride doğabilecek imalat hatalarının ve ayıpların kabul edildiği anlamına gelmeyecektir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, yine sözleşmenin 6. Maddesinde "6.1 Sözleşme konusu 1 adet insan ve 3 adet Yük asansönü çalışır halde 28.02.2015 tarihinde tam olarak randımanlı çalışır durumda ... 'e teslim edilecektir. İşveren tarafından yaşanan aksaklıklar iki tarafın yazılı onayı ile süreye eklenecektir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2. Maddesinde cezai şarta ilişkin şu düzenleme bulunmaktadır: "... sözleşme ile üstendiği yükümlülükleri ihlal etmesi taahhütlerini yerine getirmemesi, geç teslimat yapması halinde ... in zararını karşılamayı kabul ve taahhüt etmiştir. ... bir başka asansör firması ile çalışmak zorunda kalırsa aradaki farkı vb. zararlarını ... tarafından karşılanacaktır. Asansörlerin teslim süresi aşıldığında geç teslim edilen her gün için günlük 1.000,00.-TL ceza bedeli yüklenecek hak edişinden düşülecektir." davaya konu somut olayda da taraflar arasındaki eser sözleşmesinde düzenlenen cezai şart alacağı geç teslime ilişkin olup, günlük 1.000,00-TL olarak belirlenmiş ve davacı yüklenicinin hak edişinden düşüleceği belirtildiği, davacı tarafından taraflar arasındaki eser sözleşmesine göre bitiş tarihi olan 28.02.2015 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmeye konu 4 adet asansörün davalı iş sahibine teslim edilerek yeşil etiket alındığı ispatlanamamış olup, bir asansör yönünden de hiç yeşil etiket alınamamış olduğu ve tamamen eksik iş bulunduğu anlaşılmakla davalının cezai şart talebinde bulunabileceği, Mahkemece asıl davasında davaya konu 65.000,00-TL'lik kambiyo senedinin taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince davalıya verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, 65.000,00-TL'lik senet miktarı 65 günlük cezai şarta tekabül ettiği, Davacı tarafından 28.02.2015 tarihinden sonra 65 günlük süre içerisinde taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu işin sözleşmeye uygun olarak bitirilerek, asansörlerin tamamına yeşil etiket alınarak davalıya teslim edilmediği sabit görülmüş, davalı tarafından da davacının iddia ettiği teslim tarihi kabul edilmemiş inkar edilmiş, davacı tarafından da aksi ispatlanamamış olmakla Mahkemece asıl davasında davacının takibe konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ispatlayamadığı, davalının cezai şart alacağını taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince verilmiş kambiyo senedi ile takibe konu edebileceği anlaşılmakla davacının asıl davadaki menfi tespit talebinin reddine karar vermek gerektiği, davacının iddialarına göre dahi yeşil etiket alınan 3 asansör için yeşil etiketin alındığı tarih 10.07.2015 tarihi olup, bu tarihte bir asansör için kullanıma uygun herhangi bir etiket alınamadığı, sarı etiket alındığı anlaşılmakta olup, teslim tarihi olan 28.02.2015 tarihinden 10.07.2015 tarihine kadar geçen süre ve sonrasında sarı etiket alınan asansör için mavi etiket alınan tarih gözetildiğinde davalının 65 günlük cezai şart alacağı talebinin usul ve yasaya uygun olduğu, takibe konu kambiyo senedinin bedelsiz olmadığı, davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği, yukarıda detaylıca açıklandığı ve belirtildiği üzere davacı yüklenici tarafından yapılan eksik iş oranı %25 olarak kabul edilmiş olup, bu suretle 65.000,00-TL götürü bedelli sözleşmenin %25'ine isabet eden eksik iş miktarı 16.250,00-TL olarak tespit edilmiş, davacı yüklenicinin hak ediş bedeli ise 48.750,00-TL olarak tespit ve kabul edildiği, Mahkemece bozma öncesinde alınan bilirkişi raporlarında tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, davacı tarafından revizyon sözleşmesi dışında da faturadan kaynaklı alacaklarının olduğu ve birleşen dosyadaki takibe konu alacağın bu nedenle de ortaya çıktığını iddia etmiştir. Mahkememizce söz konusu bilirkişi raporu incelenmiş olup; davalı iş sahibi tarafından davacıya 67.360,00-TL'lik ödeme yapıldığı, davacı yüklenici tarafından davalıya revizyon sözleşmesi de dahil olmak üzere toplam 84.545,82-TL'lik fatura kesildiği aradaki farkın 17.185,82-TL olduğu, davacı tarafından birleşen davaya ilişkin icra takip dosyasında da 17.185,82-TL alacağın talep edildiği, Mahkemece tespit edilen taraflar arasında 65.000,00-TL götürü bedelli asansör revizyon sözleşmesinden davacı yüklenicinin talep edebileceği alacağın 48.750,00-TL hak ediş bedeli olduğu yukarıda detaylıca tespit edilmiş ve açıklanmış olup, 84.545,82-TL'lik toplam faturadan 16.250,00-TL eksik iş oranı düşüldüğünde davacının toplam alacağının 68.295,82-TL olduğu anlaşıldığı, Davalı tarafından davacıya yapılan ihtilafsız ödeme miktarı ise 67.360,00-TL olarak ticari defterden tespit edilmiş olup, aradaki fark 935,82-TL olarak ortaya çıktığı, buna karşılık taraflar arasındaki eser sözleşmesinin 8.2. Maddesinde şu düzenleme bulunmaktadır: "... sözleşme ile üstendiği yükümlülükleri ihlal etmesi taahhütlerini yerine getirmemesi, geç teslimat yapması halinde ... in zararını karşılamayı kabul ve taahhüt etmiştir. ... bir başka asansör firması ile çalışmak zorunda kalırsa aradaki farkı vb. zararlarını ... tarafından karşılanacaktır. " ilgili hükümden görülebileceği üzere yüklenicinin edimini gereği gibi yerine getirmemesi halinde ortaya çıkan zarardan ve başkaca bir firma tarafından eksikliğin tamamlanması halinde bu zarardan yüklenicinin sorumlu olacağı taraflarca sözleşmede hüküm altına alınmış olup, davacı yüklenicinin eksik bıraktığı işler için davalı iş sahibi tarafından başka bir firma ile anlaşıldığı ve eksikliğin bu firma tarafından tamamlanarak diğer asansör için kullanıma uygun mavi etiket alındığı anlaşılmakta olup, bu bağlamda davalı iş sahibinin işi yaptırdığı ve sonunda mavi etiket aldığı iş bedeli için uğradığı zararı da talep edebileceği davalı iş sahibinin üçüncü kişilere yaptırdığı iş bedeline ilişkin faturaları sunduğu, faturanın davalı iş sahibinin ticari defterine kayıtlı olduğu ve üçüncü kişiye ödendiği anlaşılmakla davacı iş sahibinin birleşen dosyaya konu icra takip dosyasında herhangi bir cari alacak talebinde bulunamayacağı, davacının hak edişlerinin davacıya ödendiği, cezai şart ve davalının uğradığı zararlar ile üçüncü kişiye yaptırdığı iş bedellerini davacının hak ediş alacağından mahsubu sonucunda davacı iş sahibinin alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davacı iş sahibinin birleşen davasındaki itirazın iptali talebinin de reddine karar verildiği, Mahkemece asıl dosyasındaki menfi tespit davasında tedbir kararı verildiği ve uygulandığı anlaşılmakla tazminat koşullarının oluştuğu görülmüş, Mahkememiz asıl dosyası yönünden davaya konu asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 16.863,76-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine de karar verildiği, birleşen dava yönünden tazminat talep edilmiş ise de davacının kötü niyetinin ispatlanamadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla davalının birleşen dosyadaki tazminat talep koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla tazminat talebinin reddine karar verildiği belirtilerek, asıl dava ve Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/98 Esas sayılı davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV- İSTİNAF Davacı/birleşen davacı vekili istinafında, müvekkilinin süresinde işi yapıp teslim ettiğini işin teslim edildiğine dair deliller olduğunu, işverenin TSE'ye başvurarak asansörlerin revizyon işinin bittiğine dair muayene talebi olduğunu, davalıya revizyon bedellerine ilişkin fatura tebliğ edildiğini, davalının da itiraz etmeden ticari defterine kaydettiğini, davalının cezai şart talep edemeyeceğini, alacaklı ifayı çekincesiz kabul ettiğinde ceza koşulunu talep edemeyeceğini, davalının ifayı kabul ettiğini yeşil etiket almak üzere kuruma bizzat müracaat ettiğini, sözleşme bedeli kadar miktarlı teminat senedinin teminat olarak verildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, her iki davalarının da kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V-DEĞERLENDİRME Asıl dava takip dayanağı bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda taraflar arasında 30/12/2014 tarihli asansör revizyon sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşme konusu işi tamamlayarak teslim ettiğini, sözleşme kapsamında teminat bonosu verildiğini, davalı iş sahibinin iş bedelinin bir kısmını ödemediğini belirterek asıl davada teminat olarak verilen bononun haksız takibe konulduğunu belirterek bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitini, birleşen davada bakiye iş bedeli alacağı için yaptıkları takibe itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya içinde bulunan belgelerden, taraflar arasında 30/12/2014 tarihli asansör revizyon sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye göre tarafların davalıya ait 3 adet yük 1 adet insan taşıma asansörünün revizyonun 28/02/2015 tarihine kadar yapılması konusunda anlaştıkları, sözleşmede bedel olarak KDV hariç 65.000 TL öngörüldüğü, davacı yüklenicinin revizyon yapılacak asansörlere yeşil etiket almayı üstlendiği, sözleşmenin 4. Maddesine göre asansörlerin kurulumundan ve randımanlı çalıştığının tespitinden sonra kabul tutanağı düzenleneceğinin, karşılıklı kabul tutanağının imzalanması ile teslim edilmiş sayılacağının, 8.1 Maddede de garanti süresinin 2 yıl olduğu, 8.2 Maddede yüklenicinin edimlerini ihlal etmesi, taahhütlerini yerine getirmemesi, geç teslim halinde iş sahibinin uğrayacağı zararları karşılamayı ve geç teslim nedeniyle günlük 1.000 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiği, anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, kendisi resen davacı yüklenici tarafından 4 adet asansör için taahhüt verilmesine rağmen 1 adet asansör yönünden kullanımı sakıncalı nitelikte sarı etiket alınabildiği gözetildiğinde ve taraflar arasındaki sözleşme kapsamında asansörler için ayrı ayrı fiyat belirtildiği ve asansörlerin taraflarca sözleşmede ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulmadığı anlaşılmakla toplam asansör sayısına göre eksik iş kapsamında olan asansör adeti gözetildiğinde oranlama yöntemine göre %25 eksik iş olduğunu kabul ederek, bu bağlamda 65.000,00-TL götürü bedelli sözleşmenin %25'ine isabet eden eksik iş miktarı 16.250,00-TL olarak tespit edildiği, davacı yüklenicinin hak ediş bedeli 48.750,00-TL olarak tespit ve kabul edildiği, kaldırma ilamı ile davalı iş sahinin cezai şart alacağını talep edebileceği 28.02.2015 tarihinde tam olarak randımanlı çalışır durumda ... 'e teslim edilecektir. İşveren tarafından yaşanan aksaklıklar iki tarafın yazılı onayı ile süreye eklenecektir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2. Maddesinde cezai şarta ilişkin şu düzenleme bulunmaktadır: "... sözleşme ile üstendiği yükümlülükleri ihlal etmesi taahhütlerini yerine getirmemesi, geç teslimat yapması halinde ... in zararını karşılamayı kabul ve taahhüt etmiştir. ... bir başka asansör firması ile çalışmak zorunda kalırsa aradaki farkı vb. zararlarını ... tarafından karşılanacaktır. Asansörlerin teslim süresi aşıldığında geç teslim edilen her gün için günlük 1.000,00.-TL ceza bedeli yüklenecek hak edişinden düşülecektir." davaya konu somut olayda da taraflar arasındaki eser sözleşmesinde düzenlenen cezai şart alacağı geç teslime ilişkin olup, günlük 1.000,00-TL olarak belirlenmiş ve davacı yüklenicinin hak edişinden düşüleceği belirtildiği, davacı tarafından taraflar arasındaki eser sözleşmesine göre bitiş tarihi olan 28.02.2015 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmeye konu 4 adet asansörün davalı iş sahibine teslim edilerek yeşil etiket alındığı ispatlanamamış olup, bir asansör yönünden de hiç yeşil etiket alınamamış olduğu ve tamamen eksik iş bulunduğu anlaşılmakla davalının cezai şart talebinde bulunabileceği, Mahkemece asıl davasında davaya konu 65.000,00-TL'lik kambiyo senedinin taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince davalıya verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, 65.000,00-TL'lik senet miktarı 65 günlük cezai şarta tekabül ettiği, Davacı tarafından 28.02.2015 tarihinden sonra 65 günlük süre içerisinde taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu işin sözleşmeye uygun olarak bitirilerek, asansörlerin tamamına yeşil etiket alınarak davalıya teslim edilmediği sabit görülmüş, davalı tarafından da davacının iddia ettiği teslim tarihi kabul edilmemiş inkar edilmiş, davacı tarafından da aksi ispatlanamamış olmakla Mahkemece asıl davasında davacının takibe konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ispatlayamadığı, davalının cezai şart alacağını taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince verilmiş kambiyo senedi ile takibe konu edebileceği anlaşılmakla davacının asıl davadaki menfi tespit talebinin reddine karar vermek gerektiği,, Mahkemece bozma öncesinde alınan bilirkişi raporlarında tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, davacı tarafından revizyon sözleşmesi dışında da faturadan kaynaklı alacaklarının olduğu ve birleşen dosyadaki takibe konu alacağın bu nedenle de ortaya çıktığını iddia etmiştir. Mahkememizce söz konusu bilirkişi raporu incelenmiş olup; davalı iş sahibi tarafından davacıya 67.360,00-TL'lik ödeme yapıldığı, davacı yüklenici tarafından davalıya revizyon sözleşmesi de dahil olmak üzere toplam 84.545,82-TL'lik fatura kesildiği aradaki farkın 17.185,82-TL olduğu, davacı tarafından birleşen davaya ilişkin icra takip dosyasında da 17.185,82-TL alacağın talep edildiği, Mahkemece tespit edilen taraflar arasında 65.000,00-TL götürü bedelli asansör revizyon sözleşmesinden davacı yüklenicinin talep edebileceği alacağın 48.750,00-TL hak ediş bedeli olduğu yukarıda detaylıca tespit edilmiş ve açıklanmış olup, 84.545,82-TL'lik toplam faturadan 16.250,00-TL eksik iş oranı düşüldüğünde davacının toplam alacağının 68.295,82-TL olduğu anlaşıldığı, Davalı tarafından davacıya yapılan ihtilafsız ödeme miktarı ise 67.360,00-TL olarak ticari defterden tespit edilmiş olup, aradaki fark 935,82-TL olarak ortaya çıktığı, sözleşmesinin 8.2. Maddesinde şu düzenleme bulunmaktadır: "... sözleşme ile üstendiği yükümlülükleri ihlal etmesi taahhütlerini yerine getirmemesi, geç teslimat yapması halinde ... in zararını karşılamayı kabul ve taahhüt etmiştir. ... bir başka asansör firması ile çalışmak zorunda kalırsa aradaki farkı vb. zararlarını ... tarafından karşılanacaktır. " ilgili hükümden görülebileceği üzere yüklenicinin edimini gereği gibi yerine getirmemesi halinde ortaya çıkan zarardan ve başkaca bir firma tarafından eksikliğin tamamlanması halinde bu zarardan yüklenicinin sorumlu olacağı taraflarca sözleşmede hüküm altına alınmış olup, davacı yüklenicinin eksik bıraktığı işler için davalı iş sahibi tarafından başka bir firma ile anlaşıldığı ve eksikliğin bu firma tarafından tamamlanarak diğer asansör için kullanıma uygun mavi etiket alındığı anlaşılmakta olup, bu bağlamda davalı iş sahibinin işi yaptırdığı ve sonunda mavi etiket aldığı iş bedeli için uğradığı zararı da talep edebileceği davalı iş sahibinin üçüncü kişilere yaptırdığı iş bedeline ilişkin faturaları sunduğu, faturanın davalı iş sahibinin ticari defterine kayıtlı olduğu ve üçüncü kişiye ödendiği anlaşılmakla davacı iş sahibinin birleşen dosyaya konu icra takip dosyasında herhangi bir cari alacak talebinde bulunamayacağı, davacının hak edişlerinin davacıya ödendiği, cezai şart ve davalının uğradığı zararlar ile üçüncü kişiye yaptırdığı iş bedellerini davacının hak ediş alacağından mahsubu sonucunda davacı iş sahibinin alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davacı iş sahibinin birleşen davasındaki itirazın iptali talebinin de reddine karar verilmiştir. Yine dosyaya gelen TSE Marmara bölge koortinatörlüğünün yazısından sözleşmeye konu 3 adet asansör için 11/07/2015 tarihinde yeşil etiket verildiği, bir tanesine 10/04/2015 tarihli kontrolde güvensiz (sarı etiket) etiket verildiği anlaşılmaktadır. Daha önceki Daire kararımızda davacının edimini 1 adet sarı etiketli asansör sebebiyle eksik yerine getirdiği ve bu sebeple götürü bedelli sözleşme gereği fiziki oran kullanılarak varsa ödemeler düşülerek, yapılan iş bedeli ve eksik iş bedelinin tespit edilerek sonuca gidilmesi gerektiğini belirtmiştik. Ancak dosyada alınan bilirkişi raporunda %6 yapılmayan iş tespit edilmişken, yerel mahkemece resen kendiliğinden, bir bilirkişi raporuna dayanmaksızın, 1 asansörün sarı etiketli olması sebebiyle %25 oran tespit edilerek hesaplamalar yapılarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından yapılan işin bedeli ve eksik işin bedelinin hesaplanabilmesi için fiziki oran yöntemi uygulanarak hesaplama yapılması için dosyada yeniden ek rapor alınmalı ve sonucuna göre değerlendirme yapılmalıdır. Ayrıca Dairemizce, iş sahibinin gecikme nedeniyle isteyebileceği cezai şart miktarının tespit edilerek bu cezai şart bedelinin mahsubu ile davacı yüklenicinin talep edebileceği alacağın tespiti ile yapılan ve ispatlanan ödeme düşüldükten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle yerel mahkeme kararı kaldırılmıştır. Ancak Mahkemece, kaldırma kararımızda belirtilen cezai şart miktarının açıkça tespit edilmediği anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece yapılacak iş, çelişkinin giderilmesi için, davacı tarafından yapılan işin bedeli ve eksik işin bedelinin hesaplanabilmesi için fiziki oran yöntemi uygulanarak hesaplama yapılması için dosyada yeniden ek rapor alınmalı ve sonucuna göre asıl ve birleşen davada değerlendirme yapılmalıdır. Ayrıca cezai şart miktarı net olarak belirlenmeli ve sonucuna göre cezai şart ve varsa diğer ödemelerin mahsup edilerek, asıl ve birleşen davalarda karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verildiği için, asıl ve birleşen dava açısından , asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi içsyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı-birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-(KAPATILAN)BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/02/2025 tarih, 2024/547 Esas, 2025/188 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı-birleşen davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı-birleşen davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.