Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/934 E. 2026/1155 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/934
- Karar No
- 2026/1155
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/934
KARAR NO : 2026/1155
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi (Kapatılan)İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 08/07/2025
NUMARASI : 2023/365 Esas, 2025/548 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 14/10/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı taraf ile 38.822,00 TL bedel mukabilinde 2 adet vibrasyonlu besleme sistemi yapımı için anlaştığını ve bu sistemi davalıya teslim ettiğini, çek mukabili 15.600,00 TL tahsilat yapıldığını, teslim tarihinin 23.08.2017 olduğunu, bakiyenin tahsil edilemediğini, kalan 23.222,00 TL için icra takibine geçildiğini borçlu davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla, İtirazın iptali ile takibin devamına, %20.den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davacı şirket yetilişi ...'e defalarca ayıp ihbarında bulunulduğu, bu ihbarlara karşılık verilmediği, 6098 sayılı TBK'nun 475-1/2 bendinde alıkonan eserin ayıp oranında bedelden indirim isteme hakkının düzenlendiği, bu nedenle bilirkişi incelemesi yaptırılarak teslim edilen ürünlerin, taraflar arasındaki anlaşmadaki özelliklere sahip olup olmadığı ve sair diğer açık örtülü gizli ayıplarının tespitini talep ettikleri, Bu nedenle, öncelikle davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise yenilik doğuran hak olarak dayanılan 6098 sayılı TBK'nun 475-1/2 bendinde alıkonan eserin ayıp oranında bedelden indirimine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin 23.222,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. DAİREMİZİN İLK KALDIRMA KARARI
"..., istinaf incelemesine konu davada usulüne uygun bir taraf teşkili yapıldığından bahsedilemeyeceğinden, davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken usulsüz tebligat ile yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde gerekçe ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İKİNCİ KARARI
Mahkemece, tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacı tarafın davalıdan 09.04.2019 takip tarihi itibariyle 23.222,00 TL tutarınca alacağının bulunduğu, davacı ve davalı tarafın defterlerinin birbirini doğruladığı, her ne kadar davalı taraf müvekkiline teslim edilen malların ayıplı olduğu iddiası ile makine mühendisi tarafından inceleme yapılmasını talep etmiş ise de, davalı tarafından ayıpların niteliğine ve süresi içerisinde ayıp ihbarı yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığından davalının bu talebinin yerinde görülmediği, dosya kapsamında davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtar bulunmadığından ve somut olayda borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi durumu söz konusu olmadığından davalının takipteki işlemiş faiz talebine yönelik itirazının haklı olduğu, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının itirazının kısmen iptali ile, takibin 23.222,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. DAİREMİZİN İKİNCİ KALDIRMA KARARI
"..., her ne kadar mahkemece, davalı tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarı yapıldığı gerekçesiyle buna dair talebi yerinde görülmemiş ve bu hususta herhangi bir araştırma ve delil toplanması yoluna gidilmemiş ise de, davalı tarafça cevap dilekçesiyle ileri sürülen ayıplı ifa savunmasına karşı davacı tarafça sunulan bir cevaba cevap dilekçesi bulunmadığı gibi davalı vekilinin sonrasında katıldığı duruşmalarda da bu savunmaya karşı bir beyanda ve davalının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığına dair bir itirazda bulunmadığı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin ve Diremizin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere "davalının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı" hususunun Mahkemece re'sen dikkate alınamayacağı, bu nedenle Mahkemece, davalının ayıplı ifa savunması ile keşif ve bilirkişi incelemesi delilleri doğrultusunda, davaya konu sistem üzerinde bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, ayıplı ifa olup olmadığının ve varsa mevcut ayıplı ifa nedeniyle davacının iş bedelinden düşülmesi gereken meblağın (nefaset bedelinin) ne kadar olması gerektiğinin tespit ettirilmesi, sonrasında yapılan ihtilafsız ödemeler düşülerek davacının bakiye alacağının belirlenmesi ve neticesine göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı, ayrıca davalı vekilinin kullanmak istediği yemin delilini hangi hususa ilişkin olarak kullanmak istediğinin kendisine açıklattırılması gerekirken bu talebinin doğrudan gerekçesiz olarak reddedilmiş olmasının da hatalı olduğu anlaşılmıştır." şeklinde gerekçe ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
VII. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI
Mahkemece, talimat mahkemesince alınan her iki bilirkişi raporunda da makinelerden beklenen faydanın mevcut hali ile sağlanamayacağı, makinelerin ayıplı üretildiği, mevcut hali ile davalının makineyi kullanamayacağı, onarımın mümkün olmadığı, dolayasıyla semenden indirilecek onarım bedeli hesaplanamayacağı tespiti dikkate alınarak, davacı taraf kendi yükümlülüklerini taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gerekçesiyle davalı taraftan ödenmeyen bakiye kısmı talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir.
VIII. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararlarının yanlış olduğunu, bilirkişi raporlarının hükme esas almaya yeterli nitelikte olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
IX. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı yüklenici taraflar arasındaki "2 adet vibrasyonlu besleme sistemi yapımı"na dair eser sözleşmesi ilişkisine dayalı olarak bakiye iş bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali talep etmiş, davalı işi sahibince ayıplı ifa savunmasında bulunularak bu ayıpların tespiti ile davacı alacağından düşülmesini talep etmiş, mahkeme bilirkişi raporuna göre işin ayıplı olduğunu sabit görerek davanın reddine karar vermiş olup, verilen karar davacı yüklenici tarafından istinaf edilmiştir.
İhtilaf konusu ürün üzerinde keşfe dayalı yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporun özetle, ayıbın gizli nitelikte olduğu, ürünün kendisinden beklenen işlevi yerine getirmediği, ayıbın boyutu itibariyle bedelden indirimin uygun olmadığı, makinelerden beklenen faydanın sağlanmadığı görüşü bildirilmiştir. Farklı bir bilirkişiden alınan raporda da aynı doğrultuda görüş bildirilmiştir.
Yukarıda içeriği açıklanan mahkeme ve istinaf kaldırma kararları, teknik inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, alacağın dayanağı olan fatura konusu ürünlerin ayıplı olduğu anlaşılmakla, davanın reddine dair mahkeme kararı doğru ise de, davalı uhdesinde kalan imalatla ilgili şartları da varsa iade ile ilgili talepte bulunulmasında bir engel bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/07/2025 tarih ve 2023/365 Esas, 2025/548 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 14/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.