Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/663 E. 2026/1995 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/663
- Karar No
- 2026/1995
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/663 - 2026/1995 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/663 KARAR NO : 2026/1995
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2025 NUMARASI : 2025/1741 Esas ve 2025/1032 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1 - DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :26/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :26/06/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2025 tarih, 2025/1741 Esas ve 2025/1032 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....Aile Mahkemesi’nin 2019/619 Esas sayılı dosyasında, davacı ... ile davalı ... arasında görülen mal rejiminden kaynaklanan dava kapsamında ...’ın ... Maddeleri Otomotiv Taşımacılık Otelcilik Ticaret Limited Şirketi’ndeki hissesi üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, Mahkemenin 13.09.2019 tarihli ve 2019/619 Esas sayılı yazısı, 16.09.2019 tarihinde ... Ticaret Sicili Müdürlüğü evrakına ... gelen evrak kayıt numarasıyla kaydedildiğini, ancak, söz konusu tedbir kararının uygulanmasından sonra, sehven ... 17.04.2024 tarihinde 2 adet pay karşılığı 1.000.TL ...’a 10.07.2025 tarihinde ise ... 1681 pay karşılığı 420.250.TL'yi ...’a, 400 pay karşılığı 100.000.TL ...’a,1600 adet pay karşılığı 400.000.TL ...’a devir ettiğini, 17.04.2024 tarihli tescil işlemi,Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... sayı,... nolu sayfasında 10.07.2025 tarihli tescil işlemi Türkiye Ticaret sicili gazetesinin ... sayı,... nolu sayfasında ilan edildiğini, her ne kadar ilgili ...’ın ortaklığı hali hazırda devam etsede Mahkeme kararı gereğince devrin yasaklanmış olması, depremden dolayı fiziki arşiv ile ilgili sorun olması nedeniyle sehven yapılan bu tescil işleminin hukuka aykırı olduğunu ve geçerliliğini yitirdiğini, bu nedenle, tescilin iptali ve tedbir kararı gereğince önceki halin yeniden tesis edilmesi gerektiğini, bu sebeplerden ötürü;17.04.2025 tarih,... sayı, ... nolu sayfa ile 10.07.2025 tarih,... sayı,... nolu sayfada yayımlanan ... Maddeleri Otomotiv Taşımacılık Otelcilik Ticaret Limited Şirketi’ne ait hisse devirlerine ilişkin tescil işleminin iptaline, dava süresince anılan tescil işleminin telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasının önüne geçilmesi açısından tedbiren hükümsüz sayılmasına ve sonuçlarının durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2025 tarih, 2025/1741 Esas ve 2025/1032 Karar sayılı kararında, TTK'nın 34. maddesine göre ise ilgililer tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebileceğini, İtiraz talebinde, ilgili ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğunu, görüldüğü üzere TTK'nın 34. maddesi ile Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22. maddesinde bu davayı ilgililerin açabileceğini, bu maddeye göre, sicil müdürlüğü tarafından verilen kararlara karşı iptal istemini karardan hukuken etkilenenler ilgili kişi olarak kabul edildiğini, açılan herhangi bir davada veya itirazda, dava açan yahut itiraz eden kişinin bu davayı açmaya veya itiraza yetkisi olup olmadığını, yani aktif dava veya itiraz ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun saptanması resen göz önünde tutulacağını, davacının TTK'nın 34. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22. maddesine göre ilgililer kapsamına girmediğini, buna göre davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin aktif husumet ehliyetine ilişkin değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin ret gerekçesinde "sicil müdürlüğü Kanun'daki ve Yönetmelik'teki ilgililer kapsamına girmediğinden 6102 sayılı kanunun 34/2 maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapılarak davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir" ibaresinin yer almadığını, mahkeme, TTK m. 34 kapsamında “ilgili” sıfatının müvekkiller Ticaret Odası ve Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden "ilgili" kapsamında girmedikleri gerekçesiyle davayı usulden reddettiğini, oysa ki, müvekkiller Ticaret Sicilin de ... Ticaret ve Sanayi Odası'nın da, üyeleri ve ticari düzen açısından doğrudan ve güncel hukuki yararın bulunduğunu, kanundaki "ilgililer" ibaresi geniş yorumlanmadığını, müvekkillerin de "ilgili" olduğu hususu sayın mahkemece kabul edilmesi gerektiğini, bunun aksi yönde bir karar verilmiş olmasında ötürü işbu yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini, Yargıtay kararları “ilgili” kavramının geniş yorumlanması gerektiğini açıkça belirtildiğini, bu içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin “davacının ilgili olmadığı” yönündeki yorumunun yerleşik yargı içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, Oda Kanunu ve TTK gereği davacının doğrudan hukuki yararının bulunduğunu, sicilin, tedbir kararına rağmen sehven yapılmış hukuka aykırı tescil işlemler; bu görevleri doğrudan etkilediğini, somut olayda; ...’a ait paylar üzerinde tedbir kararı bulunmasına rağmen, Sicil müdürlüğünce sehven pay devri tescil edilmiş olduğunu, bu tescil ilan edilerek üçüncü kişilere duyurulmuş olduğunu, kamu düzeni niteliğindeki sicile duyulan güvenin zedelendiğini, bu nedenle Odanın aktif husumet ehliyetinin açık olduğunu, davanın esasından incelenmesinin zorunlu olduğunu, mahkemece “ilgili sıfatı yokluğu” gerekçesiyle davanın esasının incelenmediğini, oysa hatalı ve tedbir kararına aykırı tescil işlemi, tescilin butlanına ve iptaline konu edilebilecek nitelikte olduğunu, açıklanan nedenlerle; sayın yerel mahkeme kararının bozulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2026 tarih, 2025/1741 Esas ve 2025/1032 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, Hisse Devrine İlişkin Tescil İşleminin İptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davacının aktif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, ....Aile Mahkemesi’nin 2019/619 Esas sayılı dosyasında, ... ile ... arasında görülen mal rejiminden kaynaklanan dava kapsamında ...’ın ... Maddeleri Otomotiv Taşımacılık Otelcilik Ticaret Limited Şirketi’ndeki hissesi üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, ancak, söz konusu tedbir kararının uygulanmasından sonra, sehven ...'ın paylarının ...’a ...’a, ...’a devir ettiğini, 17.04.2024 tarihli tescil işlemi,Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... sayı,... nolu sayfasında 10.07.2025 tarihli tescil işlemi Türkiye Ticaret sicili gazetesinin ... sayı,... nolu sayfasında ilan edildiğini, her ne kadar ilgili ...’ın ortaklığı hali hazırda devam etsede Mahkeme kararı gereğince devrin yasaklanmış olması, depremden dolayı fiziki arşiv ile ilgili sorun olması nedeniyle sehven yapılan bu tescil işleminin hukuka aykırı olduğunu ve geçerliliğini yitirdiğinden bahisle hisse devrilerine ilişkin tescil işleminin iptaline karar verilmesi talep edilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 34.maddesinde ticaret siciline tescil ile sicilde değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı itiraz hakkı "ilgililere" tanındığı, anılan Kanun'da "ilgililer" denilmekle itiraza konu işlemden hakkı etkilenen kimselerin kastedildiği, davaya konu tescil işleminden davacının hakkı etkilenmediğinden bu konuda işlemin iptalini talep hakkının da bulunmadığı, buna göre ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun olduğundan, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40.TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 26/06/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır