Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1374 E. 2026/1158 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1374
Karar No
2026/1158
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1374

KARAR NO : 2026/1158

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi (Kapatılan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi)

TARİHİ: 20/12/2024

NUMARASI : 2022/233 Esas, 2024/1228 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 13/09/2014

BİRLEŞEN BAKIRKÖY (Kapatılan) 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN

2014/253 ESAS 2014/226 KARAR SAYILI DOSYASI

DAVA:Tazminat(EserSözleşmesindenKaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 08/09/2014

KARAR TARİHİ : 14/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 07/05/2014 tarihli inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ve inşaatı davalıya teslim ettiğini, davalının sözleşme uyarınca ödemekle yükümlü olduğu inşaat bedelini tamamen ödemediğini, bakiye 30.718 TL için Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 07/05/2013 tarihli anahtar teslimli sözleşme akdedildiğini, davacının eser sözleşmesinden belirtilen şartlara göre işi yapmadığını, sözleşmeye göre inşaat ruhsatı alındıktan sonra 6 ay içinde tamamlanacağı, inşaatın 2 bodrum, zemin, 3 normal kat ve çatı arası piyesinden oluşacağı, tüm katlara hizmet verecek şekilde asansörlü olacağı, sözleşme bedelinin 350.000 TL olacağı, ancak davacının sözleşmeye aykırı olarak 1 bodrum kat yapıldığı ve asansörün 1-2-3. Katlara hizmet verdiği, davacının eksik yapımı nedeniyle sözleşme bedelinden mahsubuna ilişkin Bakırköy 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/253 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, eksik işler nedeniyle ödemenin yapılmadığını, inşaatın 5 aylık gecikme sonrasında teslim edildiğini, gecikme tazminatını talep ettiklerini, davacının takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleştirilen Bakırköy 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/253-226 E-K sayılı dosyasında davacı tarafından taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı ...'nın üstlendiği edimlerini yerine getirmediğini, eksik ve ayıplı imalat nedeniyle 30.718 TL'nin sözleşme bedelinden indirilmesini, 5 aylık kâr kaybından 40.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI

Mahkemece, dava konusu olayda iş sahibinin bedel ödeme borcu sözleşmede 350.000,00 TL olarak kararlaştırılmış olup bu bedelden bakiye kalan 30.718 TL'nin ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusu olmadığı, sözleşme incelendiğinde ruhsat alındıktan sonra 6 ay içinde inşaatın tamamlanarak anahtar tesliminin gerçekleşeceği belirlenmiş olup ... Denetim firmasınca düzenlenen iş bitirme tutanağına göre yapı ruhsatının 22/10/2013 tarihinde alındığı, işin 31/03/2014 tarihinde %100 seviyesinde tamamlandığı, davacı yüklenicinin eseri yapma borcunu yerine getirdiği anlaşılmış olup eserin teslim edilip edilmediği, ihtilaf konusu olduğundan dava konusu sözleşmede teslim için iskân şartı aranmadığı, yapı ruhsatının alındığı tarih ile yapının tamamının bittiği, iki tarih arasında 6 aylık sürenin henüz dolmadığı, yapının sözleşmede öngörülen sürede tamamlandığı, yapılan tespitte taşınmazların kiraya verildiğinin görüldüğü, bu nedenle teslim olgusunun gerçekleştiği , davacı tarafından inşaat tamamlanarak davalıya teslim edilmiş ise de sözleşmede belirtilen şartlara uygun olarak tamamlanmadığı, yapılması gerekli olan bodrum katın yapılmamış olması ve asansörün tüm katlara gitmesine ilişkin sözleşmeye rağmen sadece zemin kata kadar hizmet verdiği göz önüne alındığında eksik iş yapıldığı, davacının eksik ifası olan sözleşme gereği yapılması gereken eksik 1 kat asansörün değerinin inşaatın teslim tarihi itibariyle 1.580 TL, yapılması gereken bir bodrum kat için ve bu katın asansör bedelinin inşaatın teslim edildiği tarih itibariyle 34.775 TL olduğu, davalı şirketin sözleşme gereği taraflarca ödenmeyen bedel olarak 30.718 TL'nin kabul edildiği, davalı birleştirilen davanın davacısı eksik işler nedeniyle uğradığı zararın bakiye bedelden mahsubunu talep ettiği göz önüne alındığında eksik iş miktarının 30.718 TL olduğu gerekçesiyle, esas dava yönünden Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapılan takipte 30.718 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takip tarihiden itibaren % 9 faizi ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, birleştirilen Bakırköy 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/253 esas sayılı dosyasından asıl alacak üzerinden 30.718 TL taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle indirim yapılmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI

"..., Taraflar arasındaki sözleşme götürü bedel usulüne göre düzenlenmiştir. Götürü bedel düzenlemiş sözleşmede yüklenicinin talep edeceği bakiye bedel alacağı, eksik ve ayıplı hususlar dikkate alınarak öncelikle işin fiziki gerçekleşme oranı belirlenip sözleşme bedelinin bu bedele oranlanarak bulunacak sonucuna, ihtilafsız veya kanıtlanmış ödemeler düşüldükten sonra kalan miktara hükmedilmesi şeklinde hesaplama yapılması gerekir.

Asıl davada, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yol ve yönteme göre bir hesaplama yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Davacı birleşen davalı istinafında delil tespiti dosyasında yapılan yargılama giderlerinin asıl davada hesaba katılması gerektiğini belirtmiş, mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.

Davacı başka bir istinaf sebebi olarak sözleşme bedelinden 15.000 TL düşüldüğünü iddia ederek sözleşme bedelinin farklı olduğunu iddia etmiş, mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. Mahkemece asıl davada, davacının bu iddiasının varsa "yemin" delilline göre incelenip araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.

Asıl davada eksik ve ayıplı hususlar, iş bedeli belirlenirken değerlendirileceğinden, birleşen dava yönünden, taraf vekillerinin istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir.

Dosya arasındaki bir kısım belgelerden yapı ruhsat tarihine ilişkin muhtelif tarihlerin belirtildiği, mevcut yapı ruhsat belgesine aykırı olarak ( gerek bilirkişi raporu gerek yazışmalarda ) farklı tarihlerin belirtildiği, bu hususların açığa kavuşturulması gerektiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.

Dava konusu taşınmazın iskanının alınıp alınmadığı açıklığa kavuşturulup , iskan alınıp alınmadığının tespiti ve alınmış olması halinde her iki dava yönünden etkisinin mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.

Birleşen davada yüklenici tarafından fiili teslim olgusunun olup olmadığı da mahkemece araştırılmamıştır. Mahkemece fiili teslim olgusunun araştırılması , fiili teslim tarihinin tespiti ile gecikme tazminatının bu tarihe kadar talep edilebileceği hususu gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, yukarıda açıklanan sebeplerle, usul yasa ve dosya kapsamına uygun olmayan mahkeme kararının kaldırılmasına ve taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar vermek gerekmiştir." şeklinde gerekçe ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI

Mahkemece, 19/12/2022 tarihli rapora göre davacıya sözleşme kapsamında yapılan işlere ilişkin ödenen toplam tutarın KDV dahil 350.000 TL – 30.718 TL = 319.282 TL olduğu, toplam iş tutarı 308.000 TL olup davacı yana KDV dahil (319.282 – 308.000) = 11.282 TL fazla ödendiği, dolayısıyla davacı yanın bir alacağının bulunmadığı, dava dilekçesi incelendiğinde yemin deliline dayanılmadığı, asıl dava bakımından ispatlanamayan davanın reddine, kötüniyet tazminat şartları oluşmadığı,

İskan izninin alındığı tarihi 06/07/2015 olduğu, iş bitirme tutanağı her ne kadar 22/10/2013 olsa ve bilirkişiler süresinde teslim olduğu yönünde tespit yapılmış ise de ruhsatın alınmamış olması nedeni ile teslimin gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, yine sözleşme kapsamında 2 bodrum kat yapılması gerekir iken 1 bodrum yapılması ve asansör yapılmaması eksik ifa niteliğinde olduğu, dolayısıyla birleşen dosya davacısının eksik iş bedelleri üzerinden indirim talep etme hakkı bulunduğu, bu yönü ile davasını ispatladığı anlaşılmakla davacının sözleşme bedeli üzerinden eksik işler nedeni ile indirim yapılmasına ilişkin talebinin kabulü ile sözleşme bedelinden (350.000,00-TL) üzerinden eksik iş bedeli olan 30.718 TL indirim yapılması gerektiği, iskan ruhsatının alınmamış olması nedeni ile teslimin gerçekleşmediği kabul edildiğinden 40.000,00-TL gecikme tazminatı talebinde bulunabileceği gerekçesiyle,

Asıl davanın reddine, Davalının kötüniyet tazminatının talebinin şartları oluşmadığından reddine, Birleşen davanın kabulüne, Davacının sözleşme bedeli üzerinden eksik işler nedeni ile indirim yapılmasına ilişkin talebinin kabulü ile sözleşme bedelinden (350.000,00-TL) üzerinden eksik iş bedeli olan 30.718 TL indirim yapılmasına, Davacının gecikme tazminatı olarak 40.000,00-TL nin temerrüt tarihi 25/07/2014 tarihinden itibaren işleyeck avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı-birleşen dosya davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiili teslim olgusu araştırılmadan karar verildiğini, davalı şirketin kiracıya kullandırdığını ve satışını yaparak elden çıkardığını, teslimin yalnızca iskana bağlı teslime dair mahkeme kararının hatalı olduğunu, sözleşmeye göre iskan alma yükümlülüğünün davalıda olduğunu, teslim olgusunun yalnızca ruhsata bağlanmasının hatalı olduğunu, bu nedenle geç teslim nedeniyle alacak talep edilemeyeceğini, gecikme var ise bunun yıkım ve hafriyat işini süresinde yapamayan davalı kusurundan kaynaklandığını, yemin delilinin kullandırılmadığını, ödeme miktarı konusunda tanık dinlenmediğini ve davalı defterlerinin incelenmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

VII. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Asıl davada davacı yüklenici taraflar arasında düzenlenen 07.06.2013 tarihli götürü bedelli inşaat sözleşmesi kapsamında edimini yerine getirdiğini belirterek bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı iş sahibi ise ayıplı-eksik ifa ile sözleşmede kararlaştırılan iskan alma şartının yerine getirilmemesi nedenleriyle bakiye iş bedelini ödemediğini belirterek davanın reddini savunmuş,

Birleşen davada davacı iş sahibi ayıplı-eksik ifa nedeniyle sözleşme bedelinden indirim, geç teslim nedeniyle kar kaybının tahsilini talep etmiş,

İstinaf kaldırma kararı kararı sonrasında mahkeme asıl davanın reddine, birleşen davada eksik iş bedeli olarak 30.718 TL ve gecikme tazminatı olarak 40.000 TL yönünden davanın kabulüne karar vermiş olup, verilen karar yüklenici vekilince istinaf edilmiştir.

Asıl davanın reddine ve birleşen davada hükmedilen eksik iş bedeline yönelik mahkeme kararı istinaf edilmediğinden, bu kapsamda inceleme ve değerlendirme yapılmamış olup, ileri sürülen istinaf nedenlerine göre yalnızca birleşen davada hükmedilen gecikme tazminatı kapsamında inceleme ve değerlendirme yapmak gerekmiştir.

Kaldırma kararı sonrasında belediye cevap yazısına göre yapı ruhsatının 06.06.2013 tarihli, tadilat ruhsatının 22.10.2013 tarihli ve iskan ruhsatının 06.07.2015 tarihli olduğu anlaşılmıştır.

Eser sözleşmelerinde işin teslimi maddi olay niteliğinde olduğundan, işin teslim edildiği yüklenici tarafından her türlü yasal delille kanıtlanabilir.

Dairemizin kaldırma kararı neticesinde yapılan yargılama aşamasında, birleşen dosya davalısı yüklenici fiili teslim tarihini yasal delillerle ispatlayamadığı için, istinafa gelenin sıfatı ve istinaf sebebine göre, mahkemenin iskan tarihine göre değerlendirme yaparak gecikme tazminatına hükmetmesine yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-(KAPATILAN)BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/12/2024 tarih ve 2022/233 Esas, 2024/1228 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-Asıl dava yönünden; Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı-birleşen davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

Birleşen dava yönünden; Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı-birleşen davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı-birleşen davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 14/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1374, K. 2026/1158, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1374-e-2026-1158-k-07621caf8105